Tüm Reklamları Kapat

Epigenetik: Tüm Hastalıkların %1'inden Azı ''Bozuk'' Tekil Genlerden Kaynaklanıyor!

2dk
Epigenetik: Tüm Hastalıkların %1'inden Azı ''Bozuk'' Tekil Genlerden Kaynaklanıyor!
Tüm Reklamları Kapat

Bu Makalede Neler Öğreneceksin?

Bu bölümü yapay zekâ hazırlar.
  • İnsan genomunda sadece 20.000-25.000 gen bulunur ve tek bir genin hastalık nedeni olması nadirdir, çünkü genetik hastalıkların %1'inden azı nokta mutasyonlardan kaynaklanır.
  • Epigenetik, DNA'nın nasıl ifade edileceğini belirleyen kimyasal mekanizmalardır ve çevresel faktörler, beslenme ve duygular gibi etkenlerle genlerin aktivitesi değiştirilebilir.
  • Epigenetik faktörlerin etkisiyle bazı monogenik hastalıkların belirtileri besinler ve kimyasallarla azaltılabilir veya düzelebilir, bu da genetik hastalıkların tedavisinde yeni yaklaşımlar sunar.

Ana akım medyada ve bu tür medyayı tüketmeye programlanmış zihinler arasında bozuk genler sanki birer "patlamayı bekleyen saatli bombaymış" gibi aktarılır. Sanki atalarımızdan bize miras kalan hatalı genetik katkılarmış gibi... Ne var ki, tek bir gen üzerindeki tek bir nükleotitte meydana gelen mutasyonlardan (hatalardan) ötürü oluşan hastalıklar (monogenik hastalıklar) ile ilgili birçok yaygın kanının aksine, bu hastalıkların popülasyon içerisinde görülme sıklıkları aşırı nadirdir. Sayı vermek gerekirse, var olan bütün hastalıkların %1'inden daha azı, bu tür nokta mutasyonlardan kaynaklanır.

2003 yılında İnsan Genom Projesi'nin (İGP) tamamlanmasından sonra genlerimizin herhangi bir hastalığın "nedeni" olduğunu söylemek hatalı olmaya başladı. Tıpkı DNA'mızın vücudumuzdaki tüm proteinlerden sorumlu olduğunu iddia etmek gibi... Başlangıçtaki beklentilerimizin aksine, İGP insanın toplam DNA'sında (genomunda) sadece 20.000-25.000 gen olduğunu gösterdi. Bu projeden önce, vücudumuzda bulunan 100.000'den fazla proteinin (proteom) her birini kodlamak için, en az 100.000 genimiz olması gerektiğini düşünüyorduk.

Bu kısmı tam olarak anlatabildik mi bilmiyoruz: İnsanların vücudunda en temel proteinleri üretecek yapı taşlarına yetecek kadar bile gen yoktur; kaldı ki bu proteinlerin davranışlarının hastalık ve sağlık durumumuza karar verecek kadar gen bulunsun...

Tüm Reklamları Kapat

Genetiğin "mavi kopya" (blueprint) modeli şöyle söyler: 1 gen, 1 proteini üretir, 1 protein de 1 hücre davranışını belirler. Bu, bir zamanlar biyolojinin kutsal kasesi idi. Ancak şu anda epigenetik alanının doğmasıyla giderek gözden düşüyor. Epigenetik, kelimenin tam anlamıyla "genin kontrol edebileceğinin ötesinde" demektir. Bu kimyasallar, DNA'nın nasıl yorumlanacağını, çevrileceğini ve ifade edileceğini belirler. Tek bir gen birden fazla proteinin üretilmesinde kullanılabilir ve şu da anlaşılmalıdır ki DNA, hangi genlerin ifade edileceğini (proteine dönüştürüleceğine) karar veremez.

Bunun yerine, karaciğer hücrelerini beyin ya da deri hücrelerinden farklı yapan epigenetik faktörlere bakmamız gerekir. Tüm bu hücreler birebir aynı, 3 milyar baz çiftini barındırırlar. Ancak düzenleyici proteinler veya çeviri-sonrası modifikasyonları gibi epigenetik faktrörler, hangi genlerin aktive olup hangilerinin susturulacağını belirler. Bu da, her bir hücrenin fenotipini (fiziksel özelliklerini) belirler.

Dahası, epigenetik faktörler diyet, kimyasallara maruz kalma, hastalık yapıcı mikroplar (patojenler) ve diğer çevresel etmenlerden doğrudan veya dolaylı olarak etkilenirler. Düşünceler ve duygular da epigenetik faktörlerin nasıl iş göreceğini etkiler. Bu durum, bir zamanlar tamamen ebeveynden yavruya, dikey olarak aktarılan genetik bilginin aynı zamanda yatay ve çift yönlü olarak da aktarılabileceğini göstermektedir. Bu da, Fransız filozof Rene Descartes (1596-1650) tarafından "makinadaki hayalet" olarak tanımlanan "insan ruhunun" (bilinç, benlik, algılar, vb.), bedenden ayrı olarak tanımlanmasından kurtulması, beden ile zihnin bir bütün olması ve bu konunun nihayet yeniden biyolojik bilimlerin sahasına dönmesi anlamına geliyor.

Uzun lafın kısası, ne yediğimizden tutun da çevremizde nelere maruz kaldığımız bile DNA'mızı ve onun ifadesini etkilemektedir.

Tüm Reklamları Kapat

Bu durum, kistik fibrozis (KF) gibi tek genli (monogenik) hastalıkların klasik örnekleri olan durumların bile yeni bir açıdan incelenebileceği anlamına geliyor. KF hastalığında, kistik fibroz transmembran iletim düzenleyicisi (KFTİD) adı verilen genin hatalı ifadesi birçok sorunu doğurmaktadır. Ancak epigenetik faktörler ışığında bu genin Hint safranı (turmerik), Arnavut biberi ve soya fasulyesi gibi besinler içerisinde bulunan fitokimyasallara maruz bırakıldığında, ifadesinin kısmen veya tamamen düzelebildiği gösterildi. 

Dahası selenyum, çinko, riboflavin, E vitamini gibi kimyasalların ana rahminde yeterince alınamaması gibi durumların KFTİD gibi genlerin hatalı ifade etmesine sebep olmasının, epigenetik yöntemlerle engellenebileceği de anlaşılmış oluyor. Bu da, Kathrine Shores (1925-2004) vakasında görüldüğü gibi, bazı insanların bu hastalıklarla nasıl 70'li yaşlarına kadar yaşayabildiklerini açıklayabilmemizi sağlıyor.

Tüm bu bulgulardan elde edilen sonuçlar gerçekten baş döndürücüdür: epigenetik olan ve genetik olmayan faktörler, bir hastalığın sonuçlarını doğrudan etkileyebilmektedir. Bazı monogenik hastalıkların etkilerini tersine çevirme ihtimalimizi bir anlığına göz ardı etsek bile, Genom-Sonrası Dönem'de öğrendiğimiz üzere, tüm hastalıklarımızdan DNA'mızı sorumlu tutamayız. Elbette birçok hastalık genlerimizden doğrudan etkilenmektedir; ancak bununla birlikte, DNA'mızı ne tür kimyasallara maruz bıraktığımıza da odaklanmak, hastalıkların etkisini, şiddetini ve görülme sıklığını önemli miktarda etkileyebilir.

Rastgele Yazıya Git
26
Alt Başlıklar
MAKALE SONRASI

Bu makale üzerine konuşmaya devam et

Topluluk sohbetine katıl, yorum bırak veya ayrıntılı bir soru sor.

Bilimsel bir hata mı gördün?
Bu Makale Sana Ne Hissettirdi?
  • Merak Uyandırıcı!
    Merak Uyandırıcı!
    9
  • Muhteşem!
    Muhteşem!
    5
  • Mmm... Çok sapyoseksüel!
    Mmm... Çok sapyoseksüel!
    1
  • İnanılmaz
    İnanılmaz
    1
  • Tebrikler!
    Tebrikler!
    0
  • Bilim Budur!
    Bilim Budur!
    0
  • Güldürdü
    Güldürdü
    0
  • Umut Verici!
    Umut Verici!
    0
  • Üzücü!
    Üzücü!
    0
  • Grrr... *@$#
    Grrr... *@$#
    0
  • İğrenç!
    İğrenç!
    0
  • Korkutucu!
    Korkutucu!
    0
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misin?

Şu iki siteden biriyle hemen destek olabilirsin:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracıyla 25.10.2026 20:28:15 tarihinde oluşturuldu. Evrim Ağacı'ndaki içerikleri birden fazla editör sürekli gözden geçiriyor, güncelliyor ve geliştiriyor. Bu çıktıdan sonraki güncellemeleri görmek ve içeriğin en güncel hâlini okumak için şu adrese git: evrimagaci.org/s/3026

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı sürece izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş hâlleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz.

Keşfetmeye Devam Et