Dünya Saati: Yaz Saatinden Kurtulduk, Sırada Saat Dilimlerinden Tamamen Kurtulmak ve Tek Saatli Sisteme Geçiş Var!

Gece Modu

Bu yazı, Evrim Ağacı'na ait, özgün bir içeriktir. Konu akışı, anlatım ve detaylar, Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından hazırlanmış ve/veya derlenmiştir. Bu içerik için kullanılan kaynaklar, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Türkiye Cumhuriyeti, son derece yerinde ve isabetli bir karar alarak 2016 yılından itibaren yaz-kış saati uygulamasını durdurdu. Elbette bu kusursuz bir karar değil, bazı olumsuz tarafları da var. Örneğin saatin sabitleneceği meridyeni kabaca Kocaeli, Bilecik, Kütahya, Burdur ve Antalya'dan geçen 30o doğu meridyeni seçmek yerine, Türkiye'nin doğu sınırlarının bile dışında kalan 45o doğu meridyeni seçmek büyük ihtimalle hatalı bir karardır. Öte yandan şu gerçek de unutulmamalı: Türkiye zaten yılın 12 ayının 7'sinde 45o doğu meridyenini temel alan UTC+3 saatini ("yaz saati"ni) kullanıyordu; dolayısıyla öteki meridyen seçilseydi, 2 ay fazladan "bu değişimden kaynaklı sorun" yaşanacaktı.

Türkiye'de eskiden uygulanan yaz ve kış saatlerinin dayandığı meridyenler.
Türkiye'de eskiden uygulanan yaz ve kış saatlerinin dayandığı meridyenler.
Vikipedi

Fakat tüm tartışmalar bir yana, yaz/kış saati uygulamasından uzaklaşma kararının, enerji verimliliği ve teknolojik sistemlerin düzgün çalışması açısından bilimsel anlamda son derece yerinde olduğunu söyleyebiliriz. Bu konu, tarafımızdan Mart 2015'te burada analiz edilmişti. Bunun Türkiye'de başarılmasında muhtemelen herhangi bir rolümüz yoktur, varsa da ne kadar etkisi vardır bilemiyoruz.

Ancak şimdi, bir sonraki adımı öneriyoruz: Dünya'yı tek bir saat dilimi olarak görmek ve boylamlar arası saat farkından tamamen kurtulmak!

Yani önerdiğimiz şey, örneğin Türkiye'de saat 12 iken, ABD, Avustralya ve Fas'ta da saatin 12 olması! Ve buna, harika da bir isim koymak: Dünya saati! Ya da daha teknik adıyla: Koordineli Evrensel Zaman (KEZ ya da İngilizcesiyle UTC). Buna birçoklarının reaksiyonel tepkiler vereceğinden eminiz:

Ama öyle olur mu, şimdi her yerde 12 olursa bir yer gündüz olacak, bir yer gece olacak, nasıl olacak?"

Bu ve bunun gibi tepkiler, söz konusu tavsiyeye uzun bir süredir verilmektedir. Ancak nasıl ki 100 sene kadar önce Almanya tarafından uygulamaya sokulan "yaz-kış saati uygulaması" savaşlar haricinde pratik olarak tamamen kullanışsızsa (ve bu, bilimsel olarak da büyük oranda ispatlanmışsa), Dünya'yı sırf Güneş'in o andaki konumuna göre saatlere bölmek de aynı derecede anlamsız ve gereksiz olabilir. 

Tek Saat Dilimine Geçiş...

Elbette ki böylesi bir değişim son derece kafa karıştırıcı bir geçiş dönemini gerektirecektir. Sonuçta ABD'de saat 12 iken, Türkiye'de saat akşam 9 olmalıdır. Ama Dünya Saati o anda 5 ise, ABD'de de, Türkiye'de de saat 5 olacaktır. Ama sabah 5 mi, akşam 5 mi, 5 ne anlama geliyor, bunları nasıl bileceğiz?

Açıkçası, bilmeyeceğiz. Bunların birçoğu ya genel kültür olacak, ya da ilginizi özellikle çeken bir ülke varsa o ülkede saatlerin günün hangi ışık miktarlarına (sabah mı, öğlen mi, akşam mı, gece mi) denk geldiğini zaten öğreneceksiniz. Dünya üzerindeki her konum da, Dünya saatine göre günün hangi zaman dilimi içerisinde olduklarını öğrenmeleri gerekecek (örneğin Dünya saati ile 6 ABD'de gündüz, Türkiye'de akşam üzeri olabilir). Benzer şekilde, İstanbul ve o boylamdaki tüm şehirler kahvaltılarını Dünya saatine göre "öğlen" saatinde yapacaklar, akşam yemeklerini ise Dünya saatine göre "gece yarısı" olan 12'de yiyecekler. Buna karşılık Sidney'de Güneş Dünya saati ile 7'de batacak... 

Evet, kafa karıştırıcı, biliyoruz; ancak şöyle düşünün: Şu anda kullandığımız saat dilimlerin, zaten insanlar tarafından yaratılmış ve zaman içerisinde alıştığımız yapılar. Örneğin biz hep "yaz" veya "kış" diye bahsettiğimiz yılın zamanları, aslında Güney Yarımküre için tam tersidir. Biz "yaz ayları" derken, Avustralya'nın "kış ayları"ndan bahsetmekteyiz. Ancak kimse Avustralya'nın ne düşündüğünü umursamaz ve mevsimlerin orada ters olduğunu bir "genel kültür bilgisi" olarak bilir. Benzer şekilde, soralım: Şu anda Kazakistan'da saat kaç? Namibya'da? Gördünüz mü? Dünya'daki diğer yerlerin saatlerini de halihazırda bilmiyorsunuz; orada sabah mı, akşam mı, bilmenize ne gerek var? Yani bizim önerdiğimiz "tek Dünya saati" sisteminde de bir alışma süreci olacak; ancak sonrasında zaten herkes adapte olacak. 

Modern Saat Sisteminin Anlamsızlıkları

Hem şu andaki zaman dilimlerinin öyle çok doğal, çok bilimsel, çok mantıklı olduğunu zannediyorsanız da yanılıyorsunuz. Örneğin, 1 günde 24 saat olduğuna göre, Dünya'nın da 24 zaman dilimi olmalı, öyle değil mi? Hayır, tam 39 adet var. Bunların bazıları birbirinin içerisinden geçiyor, bazıları üst üste denk geliyor, bazıları Güneş'in konumunu bile dikkate almadan belirlenmiş, bazıları gerçekte olandan 30-45 dakika arası farklı bir zamanı gösteriyor, bazıları yerel coğrafyaya bağlı olarak değişim gösteriyor ve daha nice sorun!

Dünya'daki zaman dilimleri...
Dünya'daki zaman dilimleri...
EarthSky

Bunların hiçbirini bilmiyoruz ve umursamıyoruz; çünkü bir, bizi etkilemiyor ve iki, orada yaşayan insanlar da zaten sisteme alışıyorlar ve görmezden geliyorlar. Yani Dünya saati sistemine geçmek de, alıştıktan sonra herhangi bir zorluk yaratmayacak.

Neden Böyle Bir Şey Yapmalıyız?

Bunun ekonomiden bilgisayar sistemlerine, askeri sebeplerden ülkeler arası antlaşmaların detaylarına, gemiciliğe ve ticarete kadar birçok faydası olacağı öngörülüyor. Zaten birçok bilgisayar sistemlerinden havacılığa kadar birçok sektör halihazırda tek bir Dünya saatini çeşitli şekillerde uyguluyor. Ayrıca bu öneri ilk defa yapılan bir şey de değil, 1976 yılında bile Arthur C. Clarke gibi vizyoner bilimkurgu yazarları tarafından ileri sürülmüş bir tavsiye! 

Ancak bu yeni sistemin en sıkı taraftarları, Johns Hopkins Üniversitesi astrofizikçisi Richard Conn Henry ile aynı üniversitede ekonomist olan Steve H. Hanke'dir. Yıllardır bu sistemi savunan ikili, her ne kadar kulağa tuhaf gelse de, bu tuhaflığın çok kısa bir sürede aşılacağını düşünüyorlar. Şöyle söylüyorlar:

Bizler de dahil olmak üzere ekonomik sistemin içerisindeki her bir unsur, kalıcı bir 'harmonizasyon payı"na sahip olacaktır. Bu, tek bir zaman dilimine ait olmanın getireceği verimlilikten kaynaklanmaktadır. Peki kötü bir tarafı var mı? 'Bir yerlerde saat 5.' yazılı komik t-shirtler gereksiz hale gelecektir.

Dünya Saatini Neye Göre Belirleyeceğiz?

Muhtemelen Greenwich saatine göre.

Neden? Neden İngilizler Dünya'nın saatini belirlesin ki? Belli bir nedeni yok. Geleneksel olarak Greenwich ana meridyen olarak görüldü ve bu muhtemelen yakın zamanda değişmeyecek. Ancak makul bir öneriniz varsa dört kulakla dinliyoruz.

Değişime Ayak Diremek...

Bu değişime karşı olan insanlar yok değil. Ancak ne yazık ki bu tip köklü değişikliklere tepki gösteren insanlar genellikle tarihsel derinlikten yoksun bir biçimde konuya yaklaşıyorlar. Halbuki bundan 150 sene önce gezegenimiz üzerinde "saat dilimi" diye bir şey bulunmuyordu. Hatta ilk defa uygulamaya konduğunda, insanların umrunda bile olmadı; hatta birçokları sisteme karşı çıktı. New York, 18 Kasım 1883 Pazar günü ilk defa saat dilimlerini uyguladığında ortaya çıkan kafa karışıklığını şöyle izah ediyor:

Şu anda The Times gazetesini okuyan birinin kahvaltı yaptığı masa üzerindeki saat sabah 8'i gösteriyorsa, St. John New Brunswick'te saat 9 olacak, Chicago'da 7 olacak... Daha doğrusu St. Louis'te demeliyiz, çünkü Chicago yetkilileri standart zaman sistemini kabul etmediler ve bunun sebebi muhtemelen Chicago'nun ana meridyen olarak seçilmemiş olması. Denver, Colorado'da saat 6 olacak, San Francisco'da ise 5 olacak. Tüm olayın özü bu.

Günümüzde kullandığımız saat dilimlerinin büyük bir kısmı, tren üzerine dayalı ticaretten doğan bir sistemin uzantısı. Ancak günümüzde trenlere bağımlı yaşamıyoruz. Artık çok daha sıkı sıkıya bağlı bir gezegen üzerindeyiz ve saat dilimleri tamamen anlamsız bir hal almaya başladı.

Twitter, hangi zaman dilimine göre yönetilmektedir? Peki ya Facebook? Evrim Ağacı? Kabul etmeliyiz ki türümüzün "zaman" algısı asırlar içerisinde hızla değişmektedir. Önemli olan, vücutlarımızın Güneş'in konumuyla olan ilişkisidir, belli bir konuma ne isim verdiğimiz değil. Dolayısıyla gezegenimizi bir bütün olarak tek saat sistemine taşımak ve ona gururla "Dünya Saati" adını vermek, gelecek dönemlerde gündeme geleceğini ve dikkatle tartışılacağını umduğumuz bir değişimdir. Fransız roman yazarı Marcel Aymé, "Yaz Saati ile İlgili Problem" isimli, 1943 yılında yazdığı zaman yolcululuğu ile ilgili romanında şöyle söylüyor:

Göreli zaman, fizyolojik zaman, öznel zaman ve hatta sıkıştırılabilir zaman gibi birçok kavramla ilgili çok fazla muhabbet dönmektedir. Zaman geçtikçe anlıyoruz ki, milenyumlar boyunca atalarımızdan bize aktarılan zaman algısı gerçekte absürt bir saçmalıktan başka bir şey değildir.
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 2
  • Tebrikler! 10
  • Bilim Budur! 1
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Umut Verici! 5
  • Merak Uyandırıcı! 2
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 1
  • İğrenç! 1
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • J. Gleick. Time To Dump Time Zones. (2016, Kasım 05). Alındığı Tarih: 18 Nisan 2019. Alındığı Yer: The New York Times

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 15/12/2019 01:40:54 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/4678

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Bilimi anlatmamanın ahlaksızlık olduğunu düşünüyorum. Eğer ki aşıksanız, bunu bütün Dünya bilsin istersiniz.”
Carl Sagan
Geri Bildirim Gönder