Dowsing: Suyu Çubuklarla Tespit Etmek Mümkün Mü?
Dowsing tekniği su, gömülmüş metal ile değerli taşlar ve mezarlar gibi yer altındaki şeyleri bulabilmek için kullanılan bir yöntemdir. Genel olarak L şeklinde iki adet ya da Y şeklinde bir adet tahta veya metalden yapılmış çubuklardan oluşur. Rönesans dönemi Almanya’da doğmuş olabileceği düşünülen bu teknik bazı çiftçiler tarafından halen kullanılmaktadır ve hatta Türkiye’de kayıp oğullarını arayan aktör Russell Crowe’ın oynadığı The Water Diviner - Son Umut (2014) filminde de yer almaktadır. Bu gibi objeler bir şeyleri sezebilmek (İng.: Divination) için kullanılmaktadır ve günümüzde bir sarkaç görevinde olan kristalin bir zincire bağlanarak aynı amaçlarla kullanıldığını da görebilirsiniz. Bu zinciri kullanan kişi hangi yöne döndüğüne bağlı olarak “evet” ya da “hayır” anlamına geldiğini önceden belirlemektedir. Hatta sezgisel araçlara dair inanış öylesine yaygınlaşmıştı ki askeriye bile farklı cihazlar tedarik edilmiştir ve bunlar genel olarak bomba ile uyuşturucu tespitlerinde kullanılmıştır (elbette sonuçlar negatif çıkmıştır). Bir ABD hükumet araştırması bu gibi işe yaramaz ekipmanların alımına dair uyarılarda bulunmuştu. İşte o cihazlardan bazıları:
- ADE 651: ABD’nin uyarılarına rağmen 2008 senesinde Irak yetkilileri tarafından ATSC (UK) Ltd. adlı şirketten $32 milyona 800 adet sipariş edilmişti ve ardından yeni siparişler de verildi. Neredeyse 20’den fazla Orta Doğu ile Asya ülkesine satıldığı görülmüştür.
- Quadro QRS 250G Detector: Antenası olan bu plastik kutunun uyuşturucu, silahlar ve hatta kayıp eşyaları bile tespit edilebileceği iddia edilmişti. Adedi $1000’a satılmasına rağmen bazı okullar ve hükumet ajansları neredeyse her ünite için $8000 harcamışlardı.
- DielectroKinetic Laboratories (DKL) LifeGuard: Sofistike bir teknoloji ile insan kalp atışını beton ya da çelikten olan bir duvardan bile tespit edebildiğini iddia etmiştir. $6000 ila $14.000 arasında ilk yardım amacıyla satışa çıkarılmıştı.
- GT-200: Global Tehcnical Ltd. adlı İngiliz şirketi tarafından adet başına neredeyse £22,000’e Meksika ordusu ile polisine ve Tayland ordusuna satılmıştı. Meksikalılar bu çubukların uyuşturucu tespit edebileceğine inanırken Tayland’lılar da bombaları bulabildiğine inanmıştı.
Kim bilir kaç insan bu işe yaramaz cihazlar sebebiyle tutuklandı, yaralandı ya da hayatını kaybetti... Papaz Alex Bouly (1865-1958), 1927 yılında “Radyestezi” (İng.: Radiesthesia) terimini bulup Radyestezi Dostlar Derneği’ni kurmuştu. Radyestezi, genel anlamıyla maddelerden yayılan ışınım veya enerji alanlarının bir cihaz olmaksızın yerleri veya özellikleri hakkında bilgi verme yeteneğidir. Bouly ve müritleri de bu yeteneğe sahip olarak yeraltı kaynaklarını bulabileceklerine inanmıştır, hatta söylentilere göre Bouly’nin I Dünya Savaşı’nda yer altındaki bombaları sadece bulmakla kalmayıp Alman ve Fransız üretimli olup olmadığını da anlayabilmektedir. Dowsing’de ise bir araca (bu durumda çubuklara ya da zincirlere) ihtiyaç duyulmaktadır. Daha da geçmişe gidersek, metalürji ve madencilik üzerine George Agricola tarafından yazılan De Re Metallica (1556) kitabında bazı kişilerin iddiasına göre yazar dowsing yönteminin zengin mineral kaynaklarını bulabileceğini belirtmiştir. Burada iki ayrı safsataya başvurulduğunu görebiliyoruz. Birincisi geleneğe güvenmeye dair safsatadır, o da “madem yüzlerce senedir yapılıyor, o zaman vardır bir doğruluğu” düşüncesidir. Hekimler neredeyse 2000 senedir kan akıtmanın (İng.: Bloodletting) hastaları iyileştirebileceğine inanmıştır, ancak bunun doğru olmadığını bugün gayet iyi biliyoruz. İkincisi de, kitapta Agricola’nın öyle bir iddiada bulunmamasıdır. Hatta tam aksine mineral aramalarında şöyle demektedir:
...büyüleyici bir daldan faydalanmamalı, çünkü eğer doğal işaretlerde ihtiyatlı ve yetenekli ise, çatal bir sopanın onun için hiçbir faydası olmadığını anlayacaktır.
Dowsing’e dair yapılan hiçbir araştırma ve deneyde gerçekten işe yaradığına dair bir kanıta rastlanmamıştır. Hatta tüm parametrelerce düzgünce yapılmış olmasına rağmen Münih Deneyleri’nde bile dowserların başarılarına dair yapılan çıkarım eksikti, çünkü verilerin tam analizi başarının aksini göstermekteydi. Hatta Maine’de (ABD) Amerikan Psişik Araştırmalar Derneği tarafından 1949 yapılan bir deneyde bile 27 dowsercı suyun varlığına dair birçok işaret taşıyan bir arazide bile suyun derinliğine ve miktarına dair düzgün hesapta bulunamadılar, ancak bir jeolog ve mühendis başarılı bir şekilde aynı arazida 16 farklı noktada suyun derinliğini başarılı bir şekilde tespit edebildiler. Dowserları başarılı gösteren araştırmalarda ise şunu unutmamak gerekir ki su, Dünya yüzeyinin neredeyse her yerinde bulunmaktadır. Ancak suyun miktarı, kalitesi ve derinliğine dair bilgi alabilmek için hidroloji, jeoloji ve jeofizik gibi alanların kullandığı teknikleri bilmek gereklidir.
Dowserların başarısında şans faktörünün yer aldığı, bazı yer işaretlerinden faydalandıkları ve Ouija Tahtasında da olduğu gibi Ideomotor Etkisi’nin olduğu (yani ellerindeki çubukları kendileri hareket ettirmiyormuş hissiyatı) görülebilmektedir. 21. yüzyılda Sarah Parcak gibi uzmanların yeraltı arkeolojik alanları tespit etmekte kullandıkları uydu teknolojisi gibi inanılmaz çalışmalar bile varken, halen tahta çubuklarla su aramaya çalışanların olması akılları kurcalamaya yetmektedir. Üstelik malzeme bilgisine dair edindiğimiz onca şeye rağmen dowsing’de kullanılan tahta ve metallerin ne gibi bir sezgi özelliği bulunmaktadır bilinmiyor, oysa çok çok basit yollarla bile ölçülebilir olmalı. Sonuçta çubukla suyun ya da cesedin arasında bir tür iletişim olmalı. Kızıl ötesi sinyallerini ve nice şeyleri algılayabiliyorsak, bunu da algılamak (eğer varsa) zor olmamalı.
İçeriklerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!
Bu içeriğimizle ilgili bir sorunuz mu var? Buraya tıklayarak sorabilirsiniz.
Soru & Cevap Platformuna Git- 56
- 12
- 11
- 10
- 10
- 9
- 7
- 7
- 6
- 4
- 4
- 3
- USGS. Water Dowsing. (27 Ağustos 2019). Alındığı Tarih: 27 Ağustos 2019. Alındığı Yer: USGS | Arşiv Bağlantısı
- R. T. Carroll. Dowsing (A.k.a. Water Witching). (29 Ekim 2015). Alındığı Tarih: 27 Ağustos 2019. Alındığı Yer: The Skeptic's Dictionary | Arşiv Bağlantısı
- J. T. Enright. Testing Dowsing: The Failure Of The Munich Experiments. (27 Şubat 1999). Alındığı Tarih: 27 Ağustos 2019. Alındığı Yer: The Skeptical Inquirer | Arşiv Bağlantısı
- B. Radford. Dowsing: The Psuedoscience Of Water Witching. (17 Mayıs 2013). Alındığı Tarih: 27 Ağustos 2019. Alındığı Yer: Live Science | Arşiv Bağlantısı
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?
Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 21/11/2024 11:35:45 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/7947
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.