Evrim Ağacı
Reklamı Kapat

Doğanın Öfkesi: Süperhücre (Supercell) Orajı, Fırtınalar, Kasırgalar ve Daha Fazlası!

Doğanın Öfkesi: Süperhücre (Supercell) Orajı, Fırtınalar, Kasırgalar ve Daha Fazlası!
Tavsiye Makale
Reklamı Kapat

Bu yazı, Evrim Ağacı'na ait, özgün bir içeriktir. Konu akışı, anlatım ve detaylar, Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından hazırlanmış ve/veya derlenmiştir. Bu içerik için kullanılan kaynaklar, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Gök gürültüsünün ve şimşeğin yağmura eşlik ettiği fırtınalara verilen isim olan, İngilizcede "thunderstorm", Türkçede ise meteoroloji alanında kullanıldığı tabiriyle Fransızca kökenli "oraj", doğanın en sık karşılaşılan fenomenlerinden bir tanesidir. Dünyanın geri kalanında olduğu gibi ülkemizin de genelinde oldukça sık rastlanan bir doğa olayı olan oraj, bazı durumlarda gündelik yaşantımızda kolay kolay göremeyeceğimiz ve dış dünyadan gelen bir oluşum şeklinde gözümüze görünebilir. Ülkemizde hemen hemen yok denebilecek kadar az sayıda karşılaşılan bir oraj tipi olan süperhücre orajı, belki de görüp görebileceğiniz en ihtişamlı ve ihtişamlı olduğu kadar da korkutucu bir doğa olayıdır.

Süperhücreyi tanımlamak için öncellikle fırtına konseptini temel olarak tekrardan ele almak daha iyi olur. Fırtına atmosferdeki hava dengesi ve akımın bozulması sonrasında ortaya çıkan ve genellikle kötü hava koşullarıyla özdeşleştirilen bir hava olayıdır. Bir kötü hava koşulunun fırtına sayılabilmesi için rüzgarın 60 km ve üzeri hızda esmesi şart sayılır ama halk arasında şiddetli sağanak yağmur ve gökgürültüsünün eşlik ettiği tüm doğa olaylarına hatalı olarak fırtına denebilmektedir.

Fırtına, yüksek basınçlı havanın çevrelediği bir alçak basınç odağının ortaya çıkması sonucunda oluşur. Ortaya çıkan basınç dengesizliği nedeniyle kuvvetli rüzgarlar doğar ve bu rüzgarlar da fırtına bulutları olarak bilinen cumulonimbus bulutlarını oluştururlar. Dengesiz havadan ortaya çıkan bu bulutlar da kendi içlerinde dengesiz havayı korudukları ve çevrelerindeki havanın basıncını etkiledikleri için gittikçe büyürler ve ortaya fırtına sistemi denilen bir bulut formasyonu ortaya çıkar. Fırtınalar karakteristik olarak yüksek hızda rüzgarlar ve şiddetli yağmurlar ile tanımlanırlar ancak her fırtınaya gök gürültüsü ve şimşek eşlik etmez. Ettiği zaman hava olayının adı oraj olur. Kısacası her oraj bir fırtınadır ancak her fırtına bir oraj değildir diyebiliriz. 

Orajlar kendi içerisinde dört kategoriye ayrılır. Bunlar tek hücre, çoklu hücre, squall hattı (kasırga hattı) ve süperhücre şeklindedir. Bu yazıda diğer tipleri es geçerek en kuvvetli ve tehlikeli oraj tipi olan süperhücreyi inceleyeceğiz.

Fırtına ve ileri evresi olan orajla ilgili genel bilgiyi verdiğimize göre, makalenin konusu olan superhücre orajından bahsedebiliriz. Süperhücre orajı veya süperhücreli oraj, İngilizcesi ile "supercell thunderstorm", içinde bir mezosiklon, yani daimi olarak dönme hareketinde olan yukarı akım barındıran bir fırtına sistemidir. Bu yüzden bazı kaynaklarda süperhücrelere “dönen oraj” denebilmektedir.

Kimi ülkede siklon veya tayfun olarak da bilinen kasırgalar, tek bir gün içerisinde 9.1 trilyon litre yağış bırakabilirler! Bu aşırı yıkıcı fırtınalar, okyanusun 26.7 santigrattan sıcak noktalarında meydana gelirler ve genellikle ekvatorun 5-15 derece kuzey ve güneyindeki enlemlerde oluşmaya meyillidirler. Küresel ısınmanın en büyük tehlikelerinden birisi, giderek sayıca artan ve şiddetçe güçlenen kasırgaların yaratılıyor olmasıdır.
Kimi ülkede siklon veya tayfun olarak da bilinen kasırgalar, tek bir gün içerisinde 9.1 trilyon litre yağış bırakabilirler! Bu aşırı yıkıcı fırtınalar, okyanusun 26.7 santigrattan sıcak noktalarında meydana gelirler ve genellikle ekvatorun 5-15 derece kuzey ve güneyindeki enlemlerde oluşmaya meyillidirler. Küresel ısınmanın en büyük tehlikelerinden birisi, giderek sayıca artan ve şiddetçe güçlenen kasırgaların yaratılıyor olmasıdır.

Süperhücreler, diğer orajlara nazaran çok daha güçlü ve tehlikeli doğa olaylarıdır. O kadar kuvvetlidirler ki etraflarındaki havayı 35 kilometreye kadar değiştirebilirler. Yani İstanbul’un Kadıköy ilçesinde meydana gelen (pek mümkün olmasa da) bir süperhücre yüzünden Kocaeli’nin Gebze ilçesi civarları çok şiddetli rüzgarlar ve sağanaklardan etkilenebilir.

Süperhücreler kendi aralarında klasik, az yağışlı ve çok yağışlı şeklinde üçe ayrılır. Klasik süperhücre genel geçer olarak tüm süperhücre fırtınalarına verilen isimdir, az yağışlı süperhücreler diğerlerine göre göreceli olarak daha az tehlikelidirler, hortum yaratma olasılıkları daha düşüktür, yarattıklarında ise görüş açısı fazla olduğu için uzaktan görülebilir. Çok yağışlı süperhücreler ise üçünün arasında en tehlikeli türdür zira hortum yaratma olasılıkları çok fazla olduğu gibi, ciddi sağanak yağıştan dolayı hortumları gizleyebilir ve önlem alınma ihtimalini azaltabilirler. Buradaki “daha az tehlikeli” tanımı yanlış yönlendirmesin, süperhücrelerin tamamı normal bir fırtınaya ve oraja göre çok daha tehlikeli orajlardır ve kendi içlerinde göreceli olarak daha az veya çok tehlikelidirler.

Dönen Mezosiklon
Dönen Mezosiklon

Süperhücreler genellikle hızı 90 kilometrelere rahatlıkla ulaşan rüzgarlar ve çok ağır ve ani yağışlarla karakterize olurlar. Yağış her zaman yağmur olmayabilir, süperhücrelerin bir kısmı tek damla yağmur bırakmadan ciddi bir dolu sağanağına sebep olabilir. Anatomik olarak ciddi orajların bir numaralı belirtisi olan karakteristik örs şekilli cumulonimbus bulutu süperhücrelerde de mevcuttur. Örs şeklinde atmosfere doğru yükselen bulutun sebebi, yukarı doğru yükselen akımın çok şiddetli olması dolayısıyla bulutun atmosferin üst katmanına doğru genişlemesi, ancak troposferin en üst katmanlarındaki aşırı basınç, nem ve yoğunluk yüzünden daha yukarıya ilerleyemeyip katmanın etrafında görünmez bir bariyer varmışçasına genişlemesi sebebiyle oluşur. Genellikle örs kısmı ne kadar genişse yaklaşan fırtına o kadar ciddidir ve örsün atmosferin üst katmanındaki kısmı genellikle asıl fırtına bulutlarından önce gelir ve gün ışığını keser. Fırtına yaklaşırken havanın gitgide daha çok kararmasının altında bu yatmaktadır. Örs bulutu atmosferde 22 km kadar yüksekliğe çıkabilir. Normal bir yolcu uçağı ortalama 10 km yükseklikte uçmaktadır, bulutun yüksekliğini buradan hesap edebilirsiniz.

Süperhücre orajlarını oluşturan bulutların ağır yağış veren kısımları ve hiç yağış olmayan kısımları mevcuttur. Genellikle bulutların ön ve arka kısımları yağış getirirken fırtınanın ortasında yağış olmaz, hatta hava dingin bile olabilir, buna da"fırtınanın gözü" (eye of the storm) denmektedir. Fırtına sistemi kendi içinde sürekli aşağı ve yukarı rüzgar akımı alışverişinde olduğu için, yağışın geçtiği bölgelerde serinlemiş olan hava, arkadan gelmekte olan fırtınanın merkezindeki ciddi akım dengesizliği yüzünden bulutun içine doğru çekilir. Bu ıslak ve doygun hava yukarı doğru çekildikçe yoğunlaşır ve yer ile bütünleşik bir bulut oluşturmaya başlar. Buluttan aşağıya doğru iniyormuş gibi görünen bu bulut aslen yerden yukarı doğru yükselmektedir ve bu buluta "duvar bulutu" (wall cloud) denir. Duvar bulutunun varlığı hortum çıkabileceğinin bir işaretidir. Duvar bulutu kendi etrafında dönüyorsa, parçalanıp tekrar birleşiyorsa ve yaklaşık on dakikadan daha uzun bir sürede dağılmadıysa bir hortuma dönüşme ihtimali yüksektir, bu yüzden duvar bulutu görüldüğü anda hortum alarmları verilir, storm-chaser adı verilen fırtınaları takip eden insanlar da duvar bulutunu gördükleri anda olası bir hortumu kaydetmek için hazırlık yaparlar.

Süperhücreler uzaktan bakıldığında derhal anlaşılabilecek kadar münhasır doğa olaylarıdır, zira yukarıda bahsedilen ciddi hava akımı yüzünden oluşan mezosiklon dönerek yere doğru alçalır ve bulutlardan yeryüzüne doğru inen devasa bir hortum görüntüsü oluşturur, ancak bu mezosiklon hiçbir zaman yere değmez ve dönmeye devam eder. Yukarı hava akımı ne kadar kuvvetli olursa mezosiklon o kadar fazla beslenir ve büyür ve hava şartlarını daha kötü hale getirme olasılığı artar.

Süperhücre orajları doğal afetler arasında en yıkıcı olanlardan birisidir. Ani ve çok yoğun yağış yüzünden sel baskınları, düşen yıldırımlar yüzünden çarpılmalar ve çıkan yangınlar (oraj bol yağışlı ise çıkan yangını söndürebilir ancak yangın sönmezse ve şiddetlenirse ortaya çıkan dumanlar yüzünden pyrocumulonimbus isimli yeni bir fırtına bulutu oluşarak daha fazla yıldırım da düşürebilir!), kasırga şiddetindeki rüzgarlar yüzünden evlerin çatılarını ve arabaları havaya fırlatma ve en tehlikelisi çıkabilecek hortumlar yüzünden hem can, hem de mal kaybında büyük artış meydana getirebilmektedirler. Fujita klasmanında en tehlikeli hortumlar sayılan F3 ve üzeri hortumlar süperhücrelerden doğmaktadır. 1999 yılında Oklahoma, ABD’de ortaya çıkarak tarihteki en şiddetli hortum olarak kayıtlara geçen Bridge Creek-Moore hortumu F5 skalasında bir hortum olup rüzgar hızı saatte 484 km olarak ölçülmüştür ve bu hortum o ana kadar görülmüş en büyük süperhücre orajlarından birinden doğmuştur.

Amerika Birleşik Devletleri’nin iç bölgelerinde Kansas ve Oklahoma eyaletleri arasında Tornado Alley (Hortum Koridoru) olarak adlandırılan bir bölge vardır. Bölgenin bu ismi alma sebebi Amerika’da en çok hortum görülen bölge olmasıdır. Yapılan araştırmalar sonucunda, bölgenin iki taraftan da dağ sırasıyla çevrili olması sebebiyle dağdan gelen soğuk hava ve aradaki yaylanın sıcak havası özellikle bahar ve yaz aylarında çatıştığı zaman şiddetli süperhücre orajları meydana gelmekte ve bunların da çoğunluğunun hortum oluşturmakta olduğu anlaşılmıştır. Tornado Alley çevresinde yerleşim yeri bu sebeple azdır ve bu bölgede ev yaparken ilave güvenlik kuralları da zorunlu kılınmıştır.

Sonuç

Sonuç olarak, süperhücre bizim ülkemizde kolay kolay görülebilecek bir fırtına tipi değil, zira denizlere olan kıyılarımızın fazla olduğunu düşünürsek süperhücrelerin oluşması için gereken hava koşulları mevcut değil. Fırtına ve orajlar ülkemizin ikliminin de bir parçası, hatta zaman zaman denizde çıkan hortumlara da aşinayız. Ancak yakın zamanda İstanbul’un Tuzla ilçesinde ilk defa bir hortumun denizden karaya çıktığını ve ufak skalada olmasına rağmen ciddi hasarlar verdiğini, 2014 yazında İstanbul’da çıkan başka bir orajda gene kasırgaya yakın kuvvette rüzgarlar estiğini düşünürsek, yarın bir gün gökyüzünde bir süperhücre bulutu gördüğümüzde çok fazla şaşırmamak ve gerekli önlemlerimizi almak gerek.

Son olarak Mayıs 2014’te Wyoming, ABD’de timelapse şeklinde videosu çekilmiş olan bir süperhücre videosunu da, tüm bu tanımlanan fenomeni canlı olarak görebilmeniz için paylaşıyoruz:


Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Merak Uyandırıcı! 1
  • Korkutucu! 1
  • Muhteşem! 0
  • Tebrikler! 0
  • Bilim Budur! 0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Umut Verici! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 27/09/2020 19:37:37 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/3454

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Reklamı Kapat
Güncel
Karma
Agora
Balık Çeşitliliği
Primat
Endokrin Sistemi
Sürüngen
Astrobiyoloji
Oyun Teorisi
Doğru
Hız
Obezite
Doktor
İletişim
Manyetik Alan
Güneş Sistemi
Taksonomi
Richard Dawkins
Kelebek
Veri
Albert Einstein
Psikiyatri
Sağlık Bakanlığı
Süpernova
Müfredat
Ölümden Sonra Yaşam
Biyolojik Antropoloji
Yaşamın Başlangıcı
Daha Fazla İçerik Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Reklamı Kapat
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Eğer keman, müzik enstrümanlarının en kusursuzu ise; Antik Yunan, insan düşüncesinin kemanıdır.”
Helen Keller
Geri Bildirim Gönder