Devasa Buzdağları Bir Zamanlar İngiltere Kıyılarına Kadar Sürüklendi!
/content/83307c94-6d59-4a49-a4e9-2f81a7cc1fd8.jpeg)
- Basın Bildirisi
- Bilim Haberciliği
- Jeoloji
Eski Haber
Nature Communications dergisinde yayınlanan Yeni bir çalışma, günümüz Antarktika'sında gördüğümüz gibi devasa buzdağlarının bir zamanlar İngiltere kıyılarına 145 kilometreden daha kısa bir mesafede sürüklendiğini ortaya koyuyor.[1]
Bilim insanları ilk kez, bu muhteşem devlerin 18.000 ila 20.000 yıl önce İngiltere'nin doğu kıyısında yer alan Kuzey Denizi'nin tabanında sürüklenirken alt taraflarında bıraktıkları izleri keşfetti. Bu dönem, iklimin ısınmasıyla İngiltere ve İrlanda Adaları'nın büyük bölümünü kaplayan buzul örtüsünün gerilediği son buzul çağının sonlarına denk geliyor.
Yüzlerce metre genişliğindeki tarak izini andıran derin yarık izleri deniz tabanının altında kalan tortul katmanlarda bugüne kadar korunmayı başardı. Bu yarıklar, İskoçya ve Norveç arasında yer alan Witch Ground Havzası'nda sondaj platformlarının nereye kurulacağına karar vermek için kullanılan sismik araştırma verilerinde görülebiliyor. Paralel şekilde uzanan bu yarıkların boyutuna bakarak bilim insanları bunlara sebep olan buzdağlarının ne kadar büyük olduğunu tahmin edebiliyor. British Antarctic Survey'den deniz jeofizikçisi Dr. James Kirkham, şöyle anlatıyor:
Devasa düz tepeli buzdağlarından bahsediyoruz. Temkinli bir tahminle, bu buzdağlarının genişliği beş kilometreden birkaç onlarca kilometreye kadar çıkıyor. Bu da Cambridge ya da Norwich gibi orta büyüklükteki bir İngiliz şehri kadar bir alana denk geliyor. Kalınlıkları ise birkaç yüz metreyi buluyor.
Küçük buzdağlarının altındaki dar sırtların oluşturduğu tekli izler daha önce gözlemlenmişti. Ancak Witch Ground'daki bu geniş paralel izler, Kuzey Denizi’nde dev buz bloklarının da dolaştığının şimdiye kadar ortaya çıkan ilk açık kanıtı olarak görülüyor.
Antarktika'da bu tür düz tepeli buzdağları, karadan denize akan yüzen buz raflarından koparak ayrılır. Beyaz kıtanın %75’i bu yüzen buz raflarıyla çevrilidir. Kuzey Denizi’nde de benzer dev buzdağlarının var olmuş olması, İngiltere ve İrlanda Buz Tabakası'nın de tıpkı Antarktika gibi buz raflarına sahip olduğunu gösteriyor. Bu tür yapılar buz tabakasının stabilitesi için önemlidir. Bu yapılar, aksi takdirde okyanusa çok daha hızlı akacak olan buzula destek sağlar ve buzulu geri tutar. Devasa düz tepeli buzdağlarının buz raflarının ön ucundan zaman zaman koparak ayrılması, arkalarında kalan buzulların sabit bir durumda veya dengede kalmasına yardımcı olur.
Dünyanın giderek ısınmasıyla bu dengenin Antarktika’da nasıl değişeceği henüz bilinmiyor. Ancak araştırmacılar, Kuzey Denizi’nde bulunan bu eski buzdağı izlerinin değerli bilgiler sunabileceğini düşünüyor. Çalışmanın yazarlarından British Antarctic Survey'de deniz jeofizikçisi olarak çalışan Dr. Kelly Hogan, şöyle anlatıyor:
Elimizdeki verilerle, son buzul çağının sonunda bu buz raflarının nasıl felaket niteliğinde çöktüğünü belgeleyebiliyoruz. Çünkü yaklaşık 18.000 yıl önce, deniz tabanı tortullarında kaydedilen buzdağı izlerinde belirgin bir değişim tespit ediyoruz. Normalde buz raflarının doğal kopma döngüsüyle oluşan devasa düz tepeli buzdağlarının yerini raflar parçalandıkça çok daha fazla sayıda ve daha küçük buzdağları almaya başlıyor.
Günümüz Antarktikası’nda bu geçiş sürecine dair çok az örnek var. Ancak belki de en dikkat çekeni, Larsen B buz rafının başına gelenler olabilir. 2002 yılında, yüzeyinde biriken su, rafın içine sızarak yapının tamamını yalnızca bir hafta içinde sayısız küçük buzdağına parçaladı. Bu buz rafı çöktükten sonra daha önce arkasında tutulan buzullar eski hızlarının birkaç katına çıkarak deniz seviyesinin yükselmesine katkı sağladı.
Ekip, benzer bir olayın Kuzey Denizi'nde çok daha büyük bir ölçekte yaşandığını düşünüyor. Bu olay, İngiltere ve İrlanda Buz Tabakası'nın kenarlarının yılda 200–300 metre gibi yüksek bir hızla küçüldüğü bir döneme denk geliyor.
Ancak araştırmacılar hâlâ bu hızlı geri çekilmenin buz raflarının parçalanması sonucu mu başladığını yoksa zaten başlamış olan büyük kütle kayıplarının bir sonucu olarak mı buz raflarının parçalandığını kesin olarak söyleyemediklerini belirtiyor. Tortul katmanların daha hassas şekilde tarihlendirilmesi bu sorunun cevabını verebilir. Çalışmanın yazarlarından Dr. Rob Larter şöyle anlatıyor:
Bu, buz raflarının günümüz Antarktika Buz Tabakası üzerindeki etkisinin tam merkezine dokunan önemli bir soru. Eğer büyük tabular buzdağlarından daha küçük buzdağlarına geçişin benzerini gözlemlersek, bu kıtanın önemli ve hızlı bir kütle kaybıyla karşı karşıya kalmak üzere olduğunu gösterebilir.
Bu makale üzerine konuşmaya devam et
Topluluk sohbetine katıl, yorum bırak veya ayrıntılı bir soru sor.
- Tebrikler!2

- Muhteşem!1

- Bilim Budur!0

- Mmm... Çok sapyoseksüel!0

- Güldürdü0

- İnanılmaz0

- Umut Verici!0

- Merak Uyandırıcı!0

- Üzücü!0

- Grrr... *@$#0

- İğrenç!0

- Korkutucu!0

- ^J. D. Kirkham, et al. (2025). Change In Iceberg Calving Behavior Preceded North Sea Ice Shelf Disintegration During The Last Deglaciation. Nature Communications, sf: 1-11. doi: 10.1038/s41467-025-58304-5. | Arşiv Bağlantısı
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misin?
Şu iki siteden biriyle hemen destek olabilirsin:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracıyla 25.10.2026 05:08:00 tarihinde oluşturuldu. Evrim Ağacı'ndaki içerikleri birden fazla editör sürekli gözden geçiriyor, güncelliyor ve geliştiriyor. Bu çıktıdan sonraki güncellemeleri görmek ve içeriğin en güncel hâlini okumak için şu adrese git: evrimagaci.org/s/20482
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı sürece izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş hâlleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz.