Gece Modu

Bu yazı, Scientific American isimli kaynaktan birebir çevrilmiştir. Çevirmen tarafından, metin içerisinde (varsa) açıkça belirtilen kısımlar haricinde, herhangi bir ekleme, çıkarma veya değişiklik yapılmamıştır. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Koronavirüs salgını hepimiz, özellikle de sağlık çalışanları ve diğer belli gruplar için büyük bir stres kaynağı haline gelmiş durumda.

Yeni koronavirüs birçok olumsuzlukla beraber bir başka halk sağlığı sorununu da gündeme getirdi: Acil durum müdahalesinin gerektirdiği uyum.

Ortaya çıkan diğer salgın ve hastalıklar gibi, COVID-19 da ciddi psikososyal endişeler yaratıyor. COVID-19'un diğer hastalıklardan farkı, tespit edilmesinin ve daha iyi huylu hastalıklardan (örneğin grip) ayırt edilmesinin zor olması.

Uzun süren ve sürekli değişen salgın koşulları, eninde sonunda kaygıya sebep olacaktır. İşler, iyiye gitmeden önce bir süre kötüye gidecek. Henüz aşı bulunmadığından, farmakolojik olmayan müdahaleler şu an için enfeksiyonları önlemenin tek yolu. Bu durum da günlük bedensel alışkanlıklarda, sosyal etkileşimlerde ve ekonomik değişimlerde sorunlara yol açıyor.

Salgınlar Sırasında Davranışlarımız Değişiyor!

Virüsün ortaya çıkışıyla büyük ölçüde artan market alışverişleri toplumda ortaya çıkan endişenin bir işareti. Enfeksiyondan kaçınmak için yapılan kişisel eylemler (el dezenfektanı stoklamak gibi) de insanlara belirsiz bir tehlikeyi kontrol altına alma hissi veriyor.

Ancak risk iletişimindeki mevcut gelişmeler, yaygın endişeyi hafifletebilir. (Risk iletişimi: Risk analizi sürecinde risk değerlendiricileri, risk yöneticileri ve diğer ilgili tarafların, tehlike, risk, riskle ilgili faktörler ve riskin algılanmasına ilişkin bilgi ve görüşler ile risk değerlendirmesi bulguları ve risk yönetimi kararlarının açıklamalarını da kapsayan bilgi ve düşüncelerin paylaşımı) Bu süreçte üst düzey yetkililer ve sağlık yetkilileri; insanların korkusunu ve stresle verilen tepkileri anlamalı, virüsten korunmak için yapılacaklara dair net bir rehberlik sağlamalı, ruh sağlığı da dahil olmak üzere sağlık için alınacak önlemleri öğretmeli ve sık sık sabır ve dayanışma mesajları paylaşmalı.

Ancak bunlarla birlikte daha fazla müdahale gerekli; çünkü hem akut hem de kalıcı duygusal sorunlar açısından belirli gruplar daha fazla risk altında. Salgında ön saflarda bulunan sağlık çalışanları birçok farklı stres kaynağıyla karşılaşıyor: daha fazla ve daha uzun vardiyalar, koruyucu materyallerin sınırlı sayıda olması, eve enfeksiyon getirme korkusu, meslektaşların hastalanmasına tanıklık etmek zorunda olmak, mekanik ventilatörler gibi sınırlı ama hayat kurtarıcı kaynakların kullanımına karar verme...

Enfeksiyona maruz kalan/maruz kalma ihtimali olan kişiler de birçok zorlu koşulla karşı karşıya kalıyor. Başkalarını korumak adına "kendi kendine karantina" durumuna giriyor. Hastalığın kuluçka döneminde, sosyal bağları korumaya çalışırken aynı zamanda büyük bir belirsizlikle ve sınırlı fiziksel temasla yaşamak durumunda kalıyor. Başkalarına karşı hissettikleri zorunlulukları yerine getirememek ve gelirle ilgili sıkıntılar da stresi artırıyor.

Enfekte olma süreci ilerledikçe kişi hastalanabiliyor, gereğinden uzun bir iyileşme süreci yaşayabiliyor, hastalıktan kurtulan kişinin suçluluğunu hissedebiliyor ve tam bir iyileşmeye rağmen diğerleri tarafından hala kaçınılacak bir birey olarak görülebiliyor.

Halihazırda zihinsel sağlık problemleri olan kişiler içinse, salgın, kişilerin kaygılarını artırabilir ve dürtüsel bazı davranışları tetikleyebilir. Önceki semptomlar alevlenebilir ve kriz öncesi, gerekenden fazla bir bakım gerektirebilir. Altüst olan destek sistemleri ve sosyal izolasyon, zihinsel sağlık problemleriyle boğuşan kişileri akut stres reaksiyonlarına karşı özellikle savunmasız bırakabilir.

NPR

Diğer gruplar ise daha farklı stres kaynaklarıyla karşı karşıya kalıyorlar. Yaşlı ve engelli kişilerden toplum dışında kalmaları ve daha az ziyaretçi kabul etmeleri isteniyor; zaten toplum hayatının büyük oranda dışında olan bu grupların yalnızlık hissi daha da derinleşebiliyor. Asyalı göçmenler ve Asyalı-Amerikalı kişiler damgalanmaya ve ayrımcılığa maruz kalabiliyor. Geçmiş salgınlarda eşitsizliklere, uyumsuzluklara sahip ırksal ve etnik topluluklar, bu olayda da aynı sorunları yaşama korkusuna kapılabiliyor. Fiziksel olarak küçük olmalarına rağmen, çocuklar içlerinde derin duygular besler ve mevcut krizle başa çıkmak için gereken beceri ve gelişimden yoksun olabiliyor.

COVID-19'un psikososyal etkilerinin hem evrensel hem de hedefli olarak azaltılması ihtiyacı, oldukça kırılgan bir ABD ruh sağlığı sistemi bağlamında ortaya çıkmaktadır. Fiziksel sağlıkla aynı öneme sahip olmak üzere hizmet kapasitesini, finansman yapıları ve duygusal refahı güvence altına almak için ciddi bir mücadele devam ediyor. ABD'de ruh sağlığı uzmanı eksiği olduğundan birçok Amerikalı ya maliyetten ya damgalanmadan ya da süreci nasıl yürüteceklerini bilemediklerinden tedaviden vazgeçiyor. Bu tür sorunlar uzun vadeli bir sistematik değişimi gerektiriyor. Yine de; karar alma mercileri, çalışanlar ve topluluklar, salgın kaynaklı duygusal sıkıntıyı hafifletmek için hala harekete geçebilir.

COVID-19'un Psikososyal Etkilerini Kontrol Etmek İçin Neler Yapmalı?

Öncelik ruh sağlığı olmalı: Mevcut ve gelecekteki COVID-19 yardım fonları tahsis kararları, ruh sağlığını içermeli. Sağlık yetkilileri, salgını hafifletme planları için davranış sağlığı uzmanlarıyla çalışmalı; risk ve kriz iletişimini, sosyal mesafelendirme protokollerini, hızlı tanı kitleri gibi geniş çaplı yönetim gerektiren operasyonları, halka sakin, sabırlı ve umutlu olmayı aşılayacak şekilde sunmalıdır.

İşletmeler, çalışanlarına sanal olanlar da dahil olmak üzere COVID-19 kaynaklarını içeren yardım programlarını sağlamalıdır. Sağlık sistemleri, çalışanlara durumla başa çıkmalarına yardımcı olan zamanı, yeri ve destek personelini sunmalıdır. Komşular, sağlık çalışanlarının çocuk bakımı, ev yemeği hakkındaki endişelerini yüklenmelidir.   

Zihinsel sağlık desteğini temin edilebilir ve sürdürülebilir kılmalı: Medicare üzerinden, telepsikiyatri de dahil olmak üzere, telesağlık hizmetlerine erişim kısıtlamasının kaldırılması büyük bir ilerlemedir. Bazı özel sağlık sigortası şirketlerinin teletıp hizmetlerinin maliyetini paylaşma, önceki tedavi masraflarını askıya alma, çalışanlarına ruh sağlığı hatları sağlama gibi girişimleri de bu ilerlemeye örnektir. Daha fazla sigorta şirketi bu önlemleri almalıdır.

Kanıtlara dayalı mobil uygulamalar artık kişilerin işlerini halletmelerine ve içinde bulundukları durumları kendi kendilerine halletmelerine olanak sağlıyor; bu yüzden abonelik isteyen uygulamalar ücretlerini geçici olarak askıya almalı ya da azaltmalıdır. Uygulayıcılar telesağlık seçeneklerini araştırmalı, iş sürekliliği planlarını buna göre güncellemeli ve geçici süreliğine cepten ücret kesmelidir.

Ruh sağlığı çalışanlarının işlerini kolaylaştırmalı: Tüm inançların manevi liderleri davranış sağlığı uzmanları ile işbirliği içinde olmalı; kriz iletişimini, karşılıklı yardım ağlarını geliştirecek ve salgından etkilenen toplulukların ruhsal sağlığını ve maneviyatını koruyacak diğer planları geliştirmelidir.

Kasırga, sel, yangın gibi felaketlerde hizmet veren ve afet ruh sağlığı konusunda uzman olan gönüllü kuruluşlar, bu bulaşıcı hastalık felaketi sırasında kişilere rehberlik etmelidir.

Son olarak, uzman olmayanlar, başkalarının salgının getirdiği stres ve travma ile başa çıkmasına yardımcı olmak adına "psikolojik ilk yardım (PİY veya PFA)" öğrenmelidir.

ABD, salgının fiziksel etkilerini önlemek için cesur hamleler alıyor; ancak, ülkenin salgının duygusal etkilerine karşı direncini de güçlendirmeliyiz.

Çünkü bulaşıcı hastalık tehdidi azaldıkça, salgının psikolojik yankıları zirveye çıkacaktır.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 4
  • Tebrikler! 7
  • Bilim Budur! 1
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 2
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 2
  • Umut Verici! 0
  • Merak Uyandırıcı! 1
  • Üzücü! 1
  • Grrr... *@$# 1
  • İğrenç! 1
  • Korkutucu! 1
Kaynaklar ve İleri Okuma

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 09/04/2020 17:57:04 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/8379

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Bizler, birer insan olarak, insanlığa sesleniyoruz: İnsanlığınızı hatırlayın ve gerisini unutun. Bunu yapabilirseniz yeni bir cennetin yolunu açmış olacağız. Eğer yapamazsanız, evrensel bir ölüm sizi bekliyor olacak.”
Russell - Einstein Manifestosu'ndan Bir Bölüm
İnsan Zekasının Evrimi: Neden Sadece İnsanın Beyni Bu Kadar Evrimleşmiştir?
Geri Bildirim Gönder