Gece Modu

Bu yazı, Evrim Ağacı'na ait, özgün bir içeriktir. Konu akışı, anlatım ve detaylar, Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından hazırlanmış ve/veya derlenmiştir. Bu içerik için kullanılan kaynaklar, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Lütfen açıklamayı okumadan önce şu videoyu izleyiniz:

***

Evet, gülmeniz veya en azından gülümsemeniz sona erdi mi? Öyleyse buyrun:

Sahiden, neden güldünüz? Komik bir şey mi vardı ortada? Biri bir fıkra anlattı ya da komik bir hareket mi yaptı? Tek izlediğiniz, sıradan özelliklere sahip bir adamın, pek de komik ya da sıradışı olmayan bir şekilde, katıla katıla gülmesiydi... Peki siz neden güldünüz?

Bu sorunun sırrı tabii ki evrimsel biyolojide ve psikolojide yatıyor. Güldünüz, çünkü gülmenin gerek nörofizyolojik olarak, gerek anatomik olarak, gerek kültürel olarak evrimleşmesinin bir sebebi var: sosyal ilişkileri kuvvetlendirmek ve tür içerisindeki diğer bireylere mesaj verebilmek... "Ben iyiyim ve mutluyum." 

İnsan türü, günümüzdeki tüm fenalıklarına rağmen, ilk evrimleştiği zamanlarda son derece "sevimli" ve doğaya adaptif bir türdü. Varlığını sürdürübilmesini, diğer tüm türlerden gelişmiş olan beynine borçluydu.

Vücuduna oranla "devasa" sayılabilecek beyne ve kazandırdıklarına karşılık, neredeyse tüm fiziksel becerileri vasatın altına gerilemişti. Beynini ve kıvrak ellerini kullanarak yaptıkları hayatta kalmasını sağladı, ancak normal şartlarda bu ikisi, hayatta kalmak için yeterli olmaktan çok çok uzaktı... Çok daha önemli bir şey gerekiyordu: sosyal yapı.

İşte insan, diğer hiçbir türde rastlamadığımız kadar karmaşık bir kültürel ve sosyal yapı inşa etmeye başladı. Bunu, öncelikle zekası sayesinde türünü ve diğer bireyleri daha iyi tanımasıyla başlattı, yerleşik hayata geçmesiyle hızlandırdı ve geliştirerek sürdürdü. Yüz binlerce ve milyonlarca yıl süren bu süreç, atalarından aldığı bazı özelliklerle birleşerek önemli sinyalleri ve iletişim metotlarını doğurdu. Gülmek de, bunlardan biri...

University College London'dan nörobilimci Dr. Sophie Scott'un da doğruladığı gibi, siz gülerseniz, Dünya da sizinle birlikte güler... Scott'un sözlerine kulak verelim:

Uzun bir süredir biriyle irtibat kurduğumuzda beynimizin karşımızdakinin davranışlarını taklit ettiğini biliyorduk. Kullandığı kelimeleri kopyalıyor, jestlerini taklit ediyoruz. Şimdi bunun gülme için de geçerli olduğunu ispatladık. En azından beynin belli bir düzeyi için...

Araştırmacılar denekleri farklı seslere tabi tuttular ve fMRI kullanarak beyin tepkilerini ölçtüler. Sonuçlar ilginçti: gülme veya zafer naraları beyinde pozitif tepkiler doğururken, çığlık veya kusma sesi beyinde negatif tepkiler yaratıyordu. Tüm bu sesler beynin premotor korteksinde değerlendiriliyordu ve bu da, yüzün ilgili tepkileri vermesini sağlıyordu. Ancak ilginç olan, pozitif seslerin negatif seslere göre çok daha güçlü tepkiler doğurmasıydı. Scott durumu şöyle açıklıyor:

Yaptığımız araştırmalarda, kahkaha sesi duyan insanların gülmeye başladığını tespit ettik, ancak öğürme sesi duyanların yüzleri buruşmuyordu. Olumlu duyguların bulaşıcı olması çok önemli bir sosyal faktör. (...) Bu, bir grup içerisindeki bireylerin güçlü sosyal bağlar kurabilmesi için çok büyük öneme sahip olabilir.

Dolayısıyla gülmek (veya pozitif duyguları sinyallemek), evrimsel açıdan insan türü için çok kritik bir öneme sahipti. Bu yüzden, atalarımızın evrimleştirdiği bir özelliği torunlar olarak halen sürdürüyoruz. Artık pek de şaşırtıcı olmayan bir diğer bilgi ister misiniz? En yakın kuzenlerimiz şempanzeler de bizler gibi gülüyor, kahkaha atıyor ve aynı bizler gibi kahkahaya istemsiz olarak gülerek veya kahkaha atarak tepki gösteriyor.

Kahkahanızı Silmek İsteyenlere İnat, Gülün!

Gülmek, hatta daha ileri boyutunda kahkaha atmak, antik zamanlardan beri insanların dikkatini çekmiş bir davranış biçimidir. Öyle ki günümüzde primatlarda da bu davranışa yönelik incelemeler yapılmaktadır ve tahmin edebileceğiniz gibi şempanzeler gibi yakın kuzenlerimizde bizdekine benzer kahkaha davranışları tespit edilebilmiştir. İçli edebiyat eserlerine, örneğin şiirlere konu olmuştur. 

“O içten gülüşünü

Bir gün

Dudağından çalıp

Gözlerinin önünde

Yüreğimin ortasına koyup

Öpeceğim…”

demiştir Ahmet Telli mesela. Bir başka şair de eklemiştir:

Sonra gülüşün geldi aklıma ve içimden dedim ki; yine gelsen, yine severim seni.

Kahkaha atmak zaman zaman kötülükleri çağıracağı veya "ayıp" olduğu gerekçesiyle baskılanmış olsa da (ve hatta bazı gelişmemiş coğrafyalarda bu baskı halen sürüyorsa da), bilimin ilgili her sahasında yapılan çalışmalar bir insanın mümkün olduğunca fazla kahkaha atmasının ve gülmesinin bireylere ve topluma çok daha faydalı olacağını göstermektedir. Örneğin mutluluk tek başına bulaşıcı değildir; ancak kahkahaların bulaşıcı olması sebebiyle mutluluk da toplumda yayılabilir.

Dolayısıyla yaşadığı toplumun refahını isteyen, iyi niyetli olan hiç kimse, hiçbir bireyin veya grubun mutluluğunu yansıtmasını, hele ki bunu yansıtmanın en doğal yolu olan kahkahayı baskılamamalı ve engellememelidir. Birinin gülmesinden rahatsızlık duymak, günümüz toplumlarında kabul edilemez bir baskı unsuru olarak görülmeli ve derhal karşı konulmalıdır. Çünkü gülmenin engellenmesi, iyi niyetle yapılan bir davranış olamaz.

Bugün biliyoruz ki mutluluğun toplum içerisindeki taşıyıcısı konumundaki kahkaha ve gülme, esnemeden bile daha bulaşıcı, kalıcı ve etkileyicidir. Bir arada bulunan insanların gülmeleri ve kahkahalarının onları bağlayıcı, birleştirici, bütünleştirici bir etkisi olduğu keşfedilmiştir.

Bu bağ, elbette sihirli değildir. Kahkahanın vücutta yarattığı fiziksel değişimlerin bir sonucudur. Yapılan çalışmalar daha fazla gülen ve espri yapan insanların savunma sistemlerinin güçlendiğini, bu kişilerin enerjilerinin daha yüksek olduğunu, bu sırada duyulan acıların şiddetlerinin azaldığını ve özellikle de stresin vücutta yarattığı birçok olumsuz etkiye karşı faydalı olduğunu göstermektedir.

İçten gelen bir kahkaha sırasında olumsuz duygular barınamaz. Örneğin neşeyle kahkaha atarken tedirgin, öfkeli veya üzgün hissedemezsiniz; çünkü bu duygulara neden olan hormonlar vücutta salgılanmaz. Kahkaha sayesinde vücudun gevşediği ve rahatladığı bilinmektedir; bu da toplumsal yapıdaki türümüzün sorunlarının azalmasında önemli bir faktördür.

Kahkaha atarak gülmenin vücuda faydaları saymakla bitmez: Kortizol ve epinefrin seviyelerini düşürerek stresi azaltır, zorlu koşullarla mücadele etme gücünü arttırır, kan basıncı ve akışını düzenler, sık yapıldığında faydalı bir vücut egzersizidir (100 kahkahanın bir spor salonunda 15 dakikalık bisiklet çalışmasına eşdeğer olduğu hesaplanmaktadır), kan şekerini düzenler, acıya direnci arttırır, kalp-akciğer-beyin gibi organlara giden kanı arttırır, savunma sistemini güçlendirir ve daha nicesi...

Ancak belki de hepsinden daha önemlisi, toplum dinamiklerini olumlu etkiler. Sadece yüksek beyin fonksiyonlarına sahip ve güçlü sosyal yapısı olan türlerde görülmesi de, bunun önemli bir göstergesidir. Örneğin yapılan araştırmalar, tek başınıza kahkaha atmanıza kıyasla, toplum içerisinde kahkaha atmanızın gülüşün etkilerinin vücudunuzda daha güçlü hissedilmesini sağladığını göstermektedir. Çünkü kahkaha, toplumsal ilişkileri düzenleyici bir role de sahiptir. Bazı uzmanlar, bebeklerin bile 2-3 haftalıktan itibaren gülümsemeye, sonrasında da gülmeye başladıklarını göz önüne alarak toplum içerisinde atılan kahkahayı "bir insanın doğuştan sahip olduğu hak" olarak tanımlamaktadırlar.

Dolayısıyla timsah gözyaşlarına ve her fırsatta ağlayarak prim yapmayı marifet bilenlere inat, toplum sağlığı ve kendi mutluluğumuzu paylaşmak için hangi cinsiyete, hangi coğrafya insanına, hangi düşünce ve ideolojiye sahip olursanız olun neşeyle kahkaha atmaya devam! 

Kahkahalarınızı herkesle paylaştığınız bir gün geçirmeniz dileklerimizle!

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 8
  • Tebrikler! 8
  • Bilim Budur! 2
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 1
  • Güldürdü 2
  • İnanılmaz 0
  • Umut Verici! 1
  • Merak Uyandırıcı! 1
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • R. M. Griffin. Give Your Body A Boost -- With Laughter. (2008, Nisan 10). Alındığı Tarih: 25 Temmuz 2019. Alındığı Yer: WebMD
  • C. Thaik. Why Laughing Is Good For Your Health. (2014, Mart 16). Alındığı Tarih: 25 Temmuz 2019. Alındığı Yer: HuffPost
  • Daily Health Post. 8 Health Benefits Of Laughter. (2018, Mart 31). Alındığı Tarih: 25 Temmuz 2019. Alındığı Yer: Daily Health Post
  • M. Breyer. 8 Health Benefits Of Laughter. (2019, Temmuz 25). Alındığı Tarih: 25 Temmuz 2019. Alındığı Yer: Care2

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 06/12/2019 15:06:02 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/7503

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Zihnim, doğadan topladığım gerçekleri genel geçer yasalara dönüştüren bir çeşit makinaya dönüştü.”
Charles Darwin
Geri Bildirim Gönder