Varlık üzerine
Bu metin, özellikle epistemoloji ve teoloji arasındaki o ince çizgide bir akıl yürütme sunuyor.
Pinterest
- Blog Yazısı
En başından alalım. "Tanrı var mıdır?" sorusu ile başlayalım ve olmadığı durumu ele alalım. Bir şeyin yokluğunu kanıtlamaya çalışmak, varlığını kanıtlamaya çalışmaktan kat ve kat zordur. Daniel Defoe'nun "...gerçekte var olan herhangi bir şeyi, var olmayan bir şey ile göstermek kadar mantığa uygundur." Sözü gibi. Elimizde hiçbir olgu, bulgu ve kanıt yokken zaten olmayan bir şeyin var olmadığını kanıtlamaya çalışılıyor. Bunu yapmak ise kanıtları veya gözlemler sonucu insanların olduğuna inandığı şeyi kanıtlamaya çalışanlar ile yarışma konusunda dezavantajlı başlamaya yol açar. Örnek olarak basit bir şekilde olmayan bir şeyi düşünelim. Olmuyor değil mi? Dünyada daha doğrusu kainatta olmayan bir şeyi düşünmek bizi aşıyor. Olmayan bir rengi kanıtlamaya çalışmak imkansızdır çünkü yeryüzünde var olan renkleri ispatlamanın, en azından insanlar nezdinde, düşünsel, gözlemsel ve deneysel gibi yolları vardır. Yani olmayan bir şey bize olmadığı hakkında hiçbir kanıt gönderemeyeceğinden, eğer gönderirse o şeyin yokluğunu kanıtlarla açıklamaya başlarsak bu o şeyin aslında kanıtlanabildiğini yani varlığını işaret eder.
Şimdi Tanrı'nın varlığını ele alalım. Bir şeyin varlığını kanıtlamanın birçok yolu olduğundan bahsettik. Düşünsel olarak ilk akla gelen kainattaki düzendir. Bu koskoca ve mükemmel dengeye sahip evrenin bir yaratıcısı olması gerekir denir. Burada da bilim devreye girer ve "işte, ben varım. Ne açıklaması" der. Biz de "ee, sen nasıl oldun?" sorusunu sorup Tanrı'ya ulaşırız en sonunda, en azından insanlar böyle yapar ve iş burada derinleşip din belirlemeye gelir. Bir de düşünce/ide vardır ki ademoğlunun Tanrı'yı aramasındaki en büyük etkendir. Her insan inanacak bir şey, dayanacak bir dayanak, sığınacak bir liman arar. Buna mecburdur belki de doğası gereği. Eğer inancı, inandığı bir şey varsa uzun süre dayanabilir insan. Bu hayatta inanç ve duygulardan başka ne vardır ki insanı ayakta tutup ilerlemesini sağlayan. Biz insanlar duygularımıza göre yaşarız ve duyguların bittiği yerde bir dayanak ararız. Bazı insanlar için bu gelip geçici bir şey seçip buna tutunurlar. İnsanların çoğu ise duyguların yetmediği yerde mistik veya ulvi bir güç arar. İnsan gücünün oyun dışı kaldığı yerde her şeyden üst, her şeyden yüce olanı arar kendisine yetmesi için. Bunun sonucu da Tanrı'ya olan inanç ile sonuçlanır genelde.
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?
Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 10/02/2026 05:55:20 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/22254
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.