Tanrı var mı ? (kendimle tartışma)
- Blog Yazısı
Merhaba arkadaşlar.
Son zamanlarda Evren, Tanrı ve ölümden sonrası hakkında fazlasıyla düşünmeye başladım.
İşin içinden çıkamadığımı fark edince hem kendi düşüncelerime biraz netlik kazandırmak hem de siz değerli okurların fikirlerini duymak için bu metni yazmak istedim.
Beni daha iyi anlayabilmeniz için, içimde tartışmaya neden olan kimlik yanımdan biraz bahsetmek istiyorum.
Müslüman bir ülkede büyümüş ve tarih, felsefe, mitoloji gibi konulara tutkuyla bağlı biri olarak; peygamberler, sahabeler, melekler, âlimler, evliyalar gibi konularda, dinlediğimde beni yürekten etkileyen birçok hikâye duydum.
Öte yandan bilime de fazlasıyla bağlı yetiştim. Hatta bu bağlılığı öyle abarttım ki, bir noktadan sonra duyguların bile matematiğini yapar hâle geldim.
Tam da bu yüzden, içimdeki iki zıt yön uzun süredir galibi olmayan bir savaş veriyor.
Aklım, her şeyin bir sonu olduğunu ve bu yüzden ölümden sonra sonsuz bir yaşamın mümkün görünmediğini söylüyor.
Kalbim ise yok olma fikrini kaldıramadığından, mutlaka bir yaratıcının olması gerektiğini; aksi hâlde yaşadığımız her şeyin boşuna olacağını fısıldıyor.
Şu anki benliğimde, bu sorulara kesin bir yanıt bulamayacağımı bildiğim için benim gibi düşünmüş bilim insanlarını ve din âlimlerini araştırmaya başladım.
Bunların arasında beni en çok etkileyen şüphesiz Charles Darwin oldu. Çünkü yaşadığı içsel çatışma benimkine çok benziyordu. Hatta kendime ait sandığım bazı düşünceleri, benden yaklaşık 170 yıl önce onun dile getirdiğini öğrenince şaşırdım. Bu metinde o sözlerden birine yer vermek istiyorum:
Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.
KreosusKreosus'ta her 50₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.
Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.
PatreonPatreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.
Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.
YouTubeYouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.
Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.
Diğer PlatformlarBu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.
Giriş yapmayı unutmayın!Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.
(1870, mektup)
“Doğadaki düzen insanı bir tasarımcı olduğuna inandırıyor.
Fakat akıl yürüttüğümde bunun zorunlu olmadığını görüyorum.
Bu gerilim beni zihnen yıpratıyor.”
Üstelik bu sözler, kuantum mekaniğinin keşfinden yaklaşık 30 yıl öncesine ait.
Peki bu ne demek?
Einstein’ın ünlü “Tanrı zar atmaz” sözü, hepinizin bildiği gibi bilimin en meşhur cümlelerinden biridir.
Fakat bugünkü bilim bize, Einstein’ın bu konuda yanıldığını ve evrenin mutlak bir düzene sahip olmadığını gösteriyor.
(Konu uzun olduğundan burada detaya girmeyeceğim; istek olursa buna özel ayrı bir metin yazabilirim.)
Bir diğer neden ise evrenin büyüklüğü ve bizim küçüklüğümüz.
Birçok insan için bu, Tanrı’nın kudretinin bir göstergesidir; ama bana evrenin sandığımızdan çok daha rastgele olma ihtimalini düşündürüyor.
Çünkü kuantum mekaniğine göre evren, mikro ölçekte rastgelelik içerirken makro ölçekte düzene benzer bir yapı sergiliyor.
Bence bunun bir sebebi, bizim makro ölçeği gözlemleyecek büyüklükte olmamamız.
Evren’in tamamını düşündüğümüzde, Güneş Sistemi bile “mikro” kalan bir ölçek hâline geliyor.
Bu durumda evrenin aslında rastgele olma ihtimali zihnimi meşgul ediyor.
Bilimsel kısmı bir kenara bırakıp, Tanrı’nın var olduğuna neden inandığıma gelirsem…
Benim için Tanrı’ya inanmak bir tercihten çok bir zorunluluk.
Çünkü Tanrı olmadan hiçbir şeyin bir anlamı olmaz (en azından benim için).
Tanrı olmadan iyi ya da kötü de olmaz.
Bunu bugün anlamak zor, çünkü dünyada bir düzen var.
Ama yüzlerce yıl öncesine gidip, hiçbir devletin, hukukun, sistemin olmadığı bir dünyayı düşünün.
Güçlünün güçsüzü ezdiği ve bunun bedelini asla ödemediği bir dünya…
Böyle bir yerde kimin haklı olduğunun bir önemi kaldığı gibi “iyi” ve “kötü” de anlamını yitiriyor, değil mi?
Gelelim bir diğer nedene…
Kimsesi olmayan biri olduğunuzu düşünün. Zora düştüğünüzde, hastalandığınızda, karanlığa gömüldüğünüzde… Dua edip yardım isteyebileceğiniz bir yaratıcıya inanmak, insan için güçlü bir dayanak noktasıdır.
Biliyorsunuz ki kimseniz olmasa bile yalnız değilsiniz.
Dünyaya çok kötü şartlarda gelmiş ve bu şartları hiç değiştirememiş birini düşünün.
Eğer Tanrı yoksa, böyle birinin yaşamak için tutunacağı ne kalır?
Darwin’in başka bir sözünü daha anmak istiyorum:
(1860, Asa Gray mektubu)
“Doğada bu kadar acı ve israf varken iyiliksever bir Tanrı fikrine nasıl tutunabilirim?”
Evet, Tanrı kötülüğü tamamen engellemiyor.
Evet, bazen savunmasız bir çocuğa yapılan zulüm, birçoğumuzun “iyiliksever Tanrı” fikrini zorlaştırıyor.
Ben bu konuyu içimde açıklamak için “belgeselci metaforunu” kullanıyorum:
Bir belgeselci düşünün.
Yeni doğmuş bir ceylanı aslanın hedef aldığını görürüz.
Ekranın başında “keşke kurtarsa” deriz.
Belgeselci ise hiçbir şey yapmaz. Bu, o ceylanı sevmediği için değildir.
Tam tersine, günlerini onun yanında geçiren o kişi, o ceylana bizden çok daha büyük bir sevgi besleyebilir.
Ama yine de müdahale etmez — çünkü doğanın kendi akışı vardır.
Tanrı’nın kötülüklere müdahale etmemesine dair bazı dindar insanlar şöyle der:
“Çocuk günahsız olarak gitti” ya da “Belki büyüse kötü biri olacaktı.”
Ben bu açıklamalara pek katılmıyorum.
Benim bakışım biraz daha farklı:
Kötülük yapmaya niyetlenen bir caninin, bunu yapamadan ölmesini düşünün.
Bu durumda Tanrı, o kişiyi büyük bir günahın yükünden kurtarmış olmaz mı?
Unutmayalım: İnsan günah işler.
Eğer Tanrı tüm büyük günahları engelleseydi, bu dünyadaki sınavın bir anlamı kalmazdı.
Konu birçok yere uzandı ama içimde hissettiklerimin temeli bunlar.
Umarım okuyanlara bir şey katabilmiştir.
Emek verip okuyan herkese teşekkür ederim. <3
Not: Kalbim ve aklım arasındaki savaşın bir kazananı hâlâ yok.
Fakat dinler inanç meselesidir, apaçık ortada olan şeylere “inanmaya” gerek yoktur.
(Örneğin bir parayı havaya attığınızda yere düşeceğine “inanmazsınız”, bunu bilirsiniz.)
Ben de bu yüzden, yeri ve göğü yaratan Rabbime iman etmeyi seçtim.
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- Charles Darwin. Https://Www.darwinproject.ac.uk. Alındığı Tarih: 28 Kasım 2025. Alındığı Yer: Darwin Correspondence Project | Arşiv Bağlantısı
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?
Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 29/11/2025 12:39:05 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/21867
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.