Geçenlerde sosyal medyada bir mesaj görmüştüm, aynen şöyle yazıyordu: “ Einstein yanıldı, tanrı zar atıyor.” Denecektir ki sosyal medyada dilin kemiği, elin ölçüsü yok; dileyen dilediği gibi “saçmalama hakkına sahiptir.” Fakat başka mecralarda da bilimle ilgili olan insanların benzer ifadelerini okudum. Bu site, evrimagaci, bir felsefi ya da teoloji amaçlı bir site değil, bildiğim kadarıyla! Böyle bir tartışma açmak niyetinde de değilim. Nedenlerini uzun uzun açıklarım elbette; fakat dünyayı, evreni (yani maddeyi) tesadüf ve olasılık yaklaşımları ile açıklamak artık o kadar çok kullanılmaya başlandı ki “saçmalama” seviyesi bile geçilmiş durumda.
1) Olasılık teorileri, modolleri hem matematikte hem de fiziksel bilimlerde kullanılan ve kendi içinde algoritması olan modellerdir. Olasılık denince “her türlü” ihtimal kastedilmez. Hatta bilimsel bir konuda olasılık kuramınden söz edilirse o konuyla ilgili bir “olasılık kümesi”, “olasılık evreni” tanımlanır, açıklanır. Yani, sonuçta ortaya çıkabilecek veriler söz konusu o olasılık kümesi içinde belirtilir( olasılık yoğunluğu, olasılık eğirisi vb). Kümesi, evreni tanımlanmayan, tanımlanamayan bir olasılık ise bilimsel olmaz. Olsa olsa falcılık olur. 50 bin yıldır insanların fizyolojik formları, şekilleri bellidir (bildiğimiz somut verilerle). Picasso’nun resimlerine benzeyen insası türü bir canlının olma olasılığı teorik olarak söylenebilir olsa bile, gerçekte yoktur. Bilimde buna ihmal edilebilir derecede küçüklükler diyoruz. Bu tarz ihmal edilebilir ve gerçekte hiç bir etkisi olmayan olasılığı ise etki faktörü yüksekmiş gibi gösterip doğanın işleyişini tamamen tesadüflere indirgemek en hafif bir deyimle şarlatanlık olsa gerek. Bu tarz insanlar olası diye bahsettikleri olaylarla ilgili asla ve hiç bir zaman bir olasılık uzayının gerekliliğini görmek istemezler, hatta görmezden gelirler.
2) Olasılık ve tesadüf konusunu bilimin merkezine koyan insanların en büyük sorunu ise asla bilmiyorum/bilmiyoruz diyememektir. Genellikle felsefi yönleri olmayan ve pozitif bilimlere adeta tapan bu kişiler bilmiyoruz diyerek felsefeye, teolojiye yer bırakmamak için saçmalıyorlar. Oysa 5 bin yıllık bilmsel devrimlerin sürecine bakmak bile bu gibi kişilerin ne kadar yanlış olduğunu göstermektedir. Hiç bir aleti olmayan fakat Güneş ve Ay’ı Dünya’nın çevresinde deviniyormuş gibi , çıplak gözle görerek, (somut veri gözlem oluyor), onların Dünya çevresinde döndüğünü ve Dünya’nın da evrenin merkezi olduğunu söyleyen bilim adamlarıyla bugünkü bilim adamları arasında metadolojik bir fark yoktur. Her ikisi de gözlem ve somut veriye dayanıyor. Sadece miras olarak aldığımız bilgi birikimi ve kullandığımız aletler farklı. İnsan hayatı var oldukça, düşüncesinin ve merakının sonu olmayacağını, doğayı/evreni keşfetmek konusunda sürekli çalışacağını söyleyebiliriz. Bu noktada bizden 2-3 asır sonra gelecek bilim adamları da şimdi sizlerin tesadüf/olası diye bahsettiğiniz açıklamaların yerine daha belirgin somut moeller koyacaklardır. 5 bin yıllık bilinen tarihe baktığımızda bunu rahatlılka söyleyebiliriz. Dolayısıyla, evreni/doğayı/insanı tesadüflerle açıklamaya çalışan insanların iki tane temel eksikliklerini söyleyebiliriz : Birincisi bilim tarihini ve sürecini ihmal ediyorlar, ikincisi ise felsefi ve epistemolojik tutarlılıktan uzaklar.
3) En önemli soru/sorun ise tesadüfün hiç bir şekilde bir bilimsel veri olmayacağı, olamayacağı, hatta olmaması gerektiğidir. En temel bilimsel düşünce yaklaşımı gözlem ve test edilebilir kriterlerini içermek zorundadır. Bu anlamda tesadüfen olan hiç bir şey bilimsel bir yönteme giremez. Nedeni ise kendi içinde saklıdır. Çünkü hiç bir yasa/kuram/model tesadüfen oluşmaz.
4) Bilimsel yöntem ve modelleri daha iyi anlamak için Duncan Pritchhard’ın Bilgi Felsefesi Nedir adlı kitabını tavsiye edebilirim. Hem akademik bir ders kitabı olması hem de çok yalın ve somut argümanları tartışması açısından faydalı olabilecek bir kitap.
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?
Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 27/05/2026 09:49:57 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/17513
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.