Çanakkale Boğazı’nın dar sularında dünya tarihinin en büyük deniz savaşlarından biri yaşanırken, Rumeli Mecidiye Tabyası’nda fizik kurallarını yeniden yazan bir olay gerçekleşiyordu. İngiliz zırhlısı Ocean’ın ağır bombardımanı sırasında tabyadaki vinç mekanizması parçalanmış, Türk bataryasının en kritik savunma hattı devre dışı kalmıştı.Normal şartlarda mekanik bir kolun veya buharlı bir vincin kaldırabileceği yaklaşık 215 kilogramlık (bazı kayıtlara göre 276 kg) devasa top mermisi, bir insanın tek başına hareket ettirebileceği bir nesne değildi. Bu mermi, sadece bir metal kütlesi değil, içinde barındırdığı barut ve çelik yoğunluğuyla devasa bir kütle çekim direnci oluşturan, statik bir engeldi.
Havranlı Seyit Onbaşı bu noktada devreye girdiğinde, aslında sadece bir ağırlığı değil, imkansız kabul edilen bir mühendislik problemini sırtlanıyordu. Bir insanın biyolojik yapısı, yerçekimi ivmesinin bu denli yoğun baskısı altında ezilmeye mahkumdur. Ancak Seyit Onbaşı, statik bir kütleyi dinamik bir işe dönüştürmek zorundaydı. Bu süreçte sadece fiziksel güç değil, kütle merkezinin korunumu ilkesi de hayati bir önem taşıyordu. Merminin her bir gramı, omurga üzerindeki disk basıncını logaritmik olarak artırıyordu.
Adrenalin Patlamasının Gizli Sınırları İnsan vücudunun iskelet yapısı, üzerine binen yükü dağıtmak üzere tasarlanmıştır ancak 200 kilogramın üzerindeki bir yükün dikey olarak taşınması, omurga (columna vertebralis) üzerindeki sinir ağlarını felç edebilecek bir risk taşır. Seyit Onbaşı’nın bu mermiyi sırtına alıp o basamakları tırmanabilmesi için vücudunun "Acil Durum Modu"na (Fight or Flight) geçmesi gerekiyordu. O an beyin, kaslara giden tüm güvenlik sınırlarını (golgi tendon organı) tamamen devre dışı bırakmıştı. Hücresel Seviyede Seferberlik: %100 Kas Kapasitesi Normalde bir insanın kas liflerinin sadece %20-30’u aktif olarak kullanılırken, Seyit Onbaşı o an %100 kapasiteyle çalışmaya başlamıştı. Bu devasa enerji patlaması, merminin ağırlık merkezini (Center of Gravity) kendi vücut ekseniyle mükemmel bir şekilde hizalaması sayesinde felaketle sonuçlanmadı. Seyit Onbaşı, mermiyi vücuduna tam temas ettirerek moment kolunu sıfırlamış ve yükün %90’ını vücudun en güçlü kas grubu olan alt ekstremite (bacak ve kalça) kaslarına aktarmayı başarmıştı. Bu, biyomekanik bir kaldıraç sisteminin insan vücudunda kusursuzca uygulanmasıydı. Fizik Ve İrade: Moment Ve Tork Etkisinin Kontrolü Mühendislik perspektifinden bakıldığında, her bir basamak, yerçekimi potansiyel enerjisine karşı yapılan devasa bir mekanik iş demekti. Seyit Onbaşı, mermiyi sırtında her santimetre yukarı taşıdığında, saniyeler içinde binlerce Newton-metre iş üretiyordu. Eğer bu tırmanış sırasında tek bir saniyelik denge kaybı yaşasaydı, merminin oluşturacağı devasa tork (moment) etkisi vücudunu geriye doğru bir kaldıraç gibi fırlatabilirdi. Ancak o, adımlarını bir mühendislik hassasiyetiyle atarak süreci yönetti.
Ocean Zırhlısına Doğru Son Adım Seyit Onbaşı, ayak bileği, diz, kalça ve belden oluşan kinetik zinciri asla bozmadan mermiyi namlunun ağzına kadar ulaştırdı. Bu eylem, sadece bir güç gösterisi değil, bir insanın fiziksel sınırlarını idealleri uğruna nasıl bükebileceğinin evrensel bir kanıtıydı.Ocean zırhlısını sulara gömen o efsanevi üçüncü atış, aslında bu muazzam mühendislik başarısının ve insan iradesinin fizik kurallarına karşı kazandığı zaferin final sahnesiydi. Bugün bile modern tıp ve fizik, o anki muazzam yük dağılımını hayretle incelemektedir
İLGİNÇ NOT: Savaştan hemen sonra, bu efsanevi anı ölümsüzleştirmek isteyen Müstahkem Mevki Komutanı Cevat Paşa, Seyit Onbaşı’dan mermiyi tekrar sırtlanmasını ve bir fotoğraf çektirmesini istemiştir. Ancak hayret verici bir olay yaşanır: Savaşın en kızgın anında o devasa kütleyi üç kez üst üste taşıyan Seyit Onbaşı, barışın sessizliği içinde mermiyi yerinden bile oynatamamıştır. Seyit Onbaşı o an Paşa’ya dönerek tarihe geçen şu sözleri söyler: "Paşam, bu mermiyi sırtlanmak sadece kas gücüyle değil, o anki iman ve vatan aşkıyla mümkündü. Yine savaş çıksın, yine kaldırırım." Bu durum, bilimsel olarak "Histerik Güç" (Hysterical Strength) olarak adlandırılan fenomene mükemmel bir örnektir.
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?
Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 08/04/2026 18:31:28 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/22662
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.