Feminizm ve insanlığın güncel dönemindeki kadın-erkek dengesi ile ilgili kafama takılan birkaç şeyi paylaşmak istiyorum. (Öncelikle şunu söylemeliyim ki; bu mücadeleyi yargılamanın bir erkek olarak bana düşmediğinin farkındayım. Ancak bu toplumun bir parçası, dolayısıyla bu sorunun ve de doğal olarak arzulanan çözümün bir parçası olduğumu düşünüyorum. Bu bir yargılama değil, bazı gözlemlerimi ve soru işaretlerimi paylaşma yazısıdır.) Kadın mücadelesini ve dayanışmasını gerçekten tüm benliğimle anlıyorum ve destekliyorum. İnsanlık tarihine ve hatta günümüze bile bakacak olursak hala gerçekten ortada mücadele edilmesi gereken büyük bir sorun var. Bu kadar geniş bir konuda, son derece ağır eşitsizlik ve zulümlere henüz giremeden en temel kısmıyla bile; çok net ve üzerine söz söylenemeyecek kadar haklı bir neden var ortada "Öldürülüyoruz!". Bu yüzden bu konuda konuşurken kelimeleri seçmek gerçekten zor. Bununla birlikte kafama oturmayan önemli noktalardan biri, bu haklı mücadelenin yarattığı etkinin günümüzde esas ve ilk olarak ne tarzda düşünce yapısına sahip erkekler üzerinde olabildiği. Ne yaparsan yap, ne anlatırsan anlat, kadınları yalnızca cinsiyetleri nedeniyle zaten ciddiye almayıp aşağı görecek kadar kıt bir zihne sahip olan ve ne yazık ki hayatının sonuna kadar muhtemelen bu kafa yapısı değişemeyecek olan gerçek tehdit unsuru erkek popülasyonu üzerinde mi? Yoksa daha ziyade eşitlikçi, dinlemeyi ve empati yapmayı bilen, kadınları anlayarak bu mücadelenin bir parçası olmak için uğraşan erkek toplumu üzerinde mi? Biraz agresyonu ve bir nevi "ezilenlerin milliyetçiliği"ni anlıyorum. Ancak günümüz çağında zihninde yeterli eşitlikçilik, hümanizm altyapısı olmayan ve saldırgan hale gelmiş halde; ana medya akımları ve çoğunlukla da sosyal medya manipülasyonları nedeniyle tüm erkekleri bir bütün organizmaymış gibi değerlendirip, (ortadaki esas sorun olan, erkeklerin kadınlara yaptığı ayrımcılığı ve ötekileştirmeyi aynen uygulayarak) toptan aşağılama ve değersizleştirmeye odaklı yaklaşımı anlayamıyorum. Yeni ve daha "doğru" bir toplum yaratma idealinden bahsederken, gerçekten sizinle yürümeye hazır insanları bir kalemde yok edebilmeyi ve bu insanlara dışlanmışlık duygusunu sert bir şekilde yaşatarak onların da bir "karşı taraf" olduklarını hissettirmekten çekinmemeyi anlayamıyorum. Üstelik esas tehdide etki bile edilemedi henüz. İçinde yaşadıkları kültürel ve toplumsal "fanusları" bu mücadelenin geçişine izin vermiyor hala çünkü. Ceza uygulamaları ve yaptırımların yetersizliğinden bahsetmiyorum bile zaten. Bu yüzden bu yaklaşım, sineklerle mücadele etmek amacıyla bir ilaç üretmek için uğraşıp; bu ilacın sineklere henüz hiç zarar veremeden tüm kurbağaları öldürmesi ve bu kurbağaların da bu mücadelede gözden çıkarılmış olmasından farklı gelmiyor açıkçası. Halbuki doğal yapıları zaten bu mücadelenin parçası. Bahsettiğim ikinci tip erkek populasyonunun yalnızca erkek olması; ataerkil düzenin adeta neferi olacak düşünce yapısındaki kadınların da yalnızca kadın olması nedeniyle bu konuda çoğunlukla yerleştirildikleri konumlar çelişkili geliyor bana. Burada bence karar verilmesi gereken önemli bir nokta var. Erkeklerin ilkel benlik dürtüsüyle yaptığının aynısını yapmaya çalışıp, üstünlük göstermek arzusuyla aynı çarpık düzenin faklı bir versiyonunu yaratmaya çalışır gibi davranmak mı; yoksa gerçekten birlikte daha güzel yarınları inşa etmek için aynı niyetlere sahip "tüm insanlık" ile birlikte hareket edebilmek mi? Yalnız şu konuda yanlış anlaşılmak istemem; "Feminizm ve kadın mücadelesi bunu yapıyor" gibi bir şey söylemeye çalışmıyorum. Bu mücadelenin içinde bulunan ve benden çok daha derin bilgi birikimine sahip birçok kişi olduğunu düşünüyorum. Bu açıdan beni yorum ve katkılarınızla aydınlatırsanız da ayrıca çok mutlu olurum. Bu eleştirim ve görüşüm yalnızca bu konuya bahsettiğim şekilde yaklaşan insanlar hakkında. Sorunlar ortada ve inkar edilemez şekilde net. Ancak bazı yaklaşımları gözden geçirerek, biraz daha kapsayıcı ve bütün bir toplum olarak çözüme yönelik hareket etmeye çalışmakta fayda var gibi duruyor sanki.
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?
Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 08/02/2026 17:52:40 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/22081
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.