Chopin’in Müziği ve Sigara Bağımlılığı ile Ortak Noktası: Beklenti ve çözülme
Beklenti ve çözülme (tension-release) döngüsündeki dopamin dinamikleri üzerine
Neuroscience News
- Blog Yazısı
Chopin (Şopen)’i çok seven biri olarak onun müziğini farklı kılan şeyler hakkında daha önce pek detaylı düşünmemiştim. Bilmediğim bir parçası çalındığında kendi kendime “Oha Chopin çalıyor galiba lan” deyip de Shazamladığımda gerçekten Chopin çıkması aşırı hoşuma gidiyordu. Bugün bunu merak edip ChatGPT’ye Chopin’in diğer bestecilerden bariz farklarının olup olmadığını sordum; konu konuyu açtı ama epey bilgi edindim bu sayede Chopin’in müziği hakkında.
Bir “average music fan” gözünden Chopin’i bilmeyenler için şöyle açıklayabilirim: 39 yıllık ömründe ürettiği eserleri, 2007 ve sonrası Radiohead şarkıları gibidir o dönem için, denenmemişleri dener. Müziği, o dönemin geleneksel müziğinden farklı elementler barındırır; kadansların (karar akoru, tamlayıcı akor) zamanlamasıyla oynar, elastik rubato tekniğini kullanır (sol el metronom gibi ritmi tutar ancak sağ el o ritmin dışına çıkar ve gecikir; bir sonraki adımda bu sefer sağ el hızlı çalar ve ölçü tastamam tamamlanır). Kendisi eserlerinin çoğunu piyanoda yazdı ve piyanoya yazdı. [1] Beethoven, Mozart gibi diğer büyükler ise orkestral düşünürlerdi ve zaten genelde orkestra ile icra edilen eserler ürettiler. Chopin’in besteleri biraz da bu sayede olsa gerek, vermek istediği melodiyi çok daha özgün bir ölçüyle, çok daha detaylı, ustaca ve olabilecek en lezzetli şekilde dinleyiciye ulaştırır. Biraz da edebiyat parçalayarak şöyle daha iyi açıklayabilirim:
Chopin’in elinde cümle gibi melodiler vardır. Cümleyi hemencik bitirmek yerine onu geciktirir, geciktirir bir beklentiye sokar seni ve noktayı koymak için en can alıcı noktayı bulur. O nokta biraz da Türkçe’deki yüklem gibidir; bütün anlamı değiştirebilir ve her hâlükârda cümle o son noktayla bir anlam bulur. Noktayla her şey çözülür, açıklığa kavuşur. (Nocturne in C# minor bunun en güzel örneği olan parça, bendenizce. The Pianist filminin de zaten en vurucu sahnelerinden birinin başrolündeydi kendisi.)
Edebiyatımı da yaptığıma göre gelelim olayın bilimsel boyutuna ve sigara ile ortak noktası kısmına. Bu durumdan pek memnun olmasam da günlük sigara kullanan biriyim. Pakete uzanma ile ilk nefesi çekme arasındaki “hazzın”, neredeyse sigara içerkenki “haz” kadar fena olduğunu diğer bağımlılar benim kadar iyi bilirler. Bugün biliyoruz ki madde kullanımı öncesi eylemler beynin VTA (Ventral tegmental area) bölgesinden, ventral striatum’un motivasyon ile sorumlu bölgesi olan nucleus accumbens’e dopamin akışına sebep oluyor ve bunu biz o “haz” olarak algılıyoruz. [2] Henüz sigara ağza bile koyulmadı, yakılmadı, nikotin ortada bile yok ama beyin o eylemin bir bakıma “yapılmasını istediği için” seni o eylemi yapmaya daha da motive ediyor ki kesinlikle yapasın. Bu arada bu, birçok bağımlılık türünde de benzer şekilde tetiklenen bir mekanizma ama tabii ki bu da başka bir videonun konusu hehe.
Chopin dinlerken fark ettiğim asıl olay şuydu: eserlerin melodilerinde, özellikle de bir eserin en melankolik kısmındaki melodilerin karar akora, yani o parçanın bir bakıma üzerine kurulu olduğu temel akora bağlanmasına kadar geçen süre, en az o karar akor kadar zevkliydi; hele ki en son gelen o kısacık sessizlik… Saniyeleri geçtim, saliselerden bahsediyorum neredeyse! Sigara gerçekten kötü bir şey olduğu için romantize etmeyeceğim burada ama burada tasvir etmiş olduğum, sigarayı paketten çıkarırken aldığım haz ile Chopin’in müziğinin beni bekletirken verdiği hazzı birbirine çok benzettim. İki hazzın ortak noktasına dair henüz bir çalışma yapılıp yapılmadığını merak ettim ve yapılmamış olmasını da diledim, ne yalan söyleyeyim; kimse yapmadan kendim yapacaktım güya
Chopin özelinde olmasa da müzik genelinde tam olarak nokta atışı bir araştırmayla karşılaştım. Ocak 2011’de yayımlanan Nature Neuroscience dergisindeki “Anatomically distinct dopamine release during anticipation and experience of peak emotion to music” makalesinde[3] değinildiği üzere, müzikteki belli elementler, soyut olmalarına rağmen —yani herhangi bir fiziksel ödüle götürmemelerine rağmen— dinleyiciye tıpkı bir madde alınacakmış gibi gelmekte olan o karar akor, o climax/patlama anı için bir beklentiye sokuyor, ona haz veriyor! O favori DJ’in parçasındaki drop’a gelene kadarki o yükselme anı, Kaan Tangöze’nin şarkının patladığı yerde söze geç girmesi… Beklenti artıyor, artıyor ve en sonunda çözülme gerçekleşiyor. Chopin bir bakıma bunun mucitlerinden; ya da en azından klasik müzikte döneminin sanatçılarının aksine bunu sıkça kullanan bir efsane.
Chopin veya Duman bunu bilinçli olarak dinleyiciyi parçayı beğenme yoluna doğru “manipüle etmek” için mi yapıyor, yoksa bu sadece onlara da mı daha duygulu geliyor, orası tartışılır ancak böyle çok güzel oluyor.
İyi günler efendim.
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- A. Szumowska-Adamowska. An Appreciation Of Chopin (1910) – Polish Music Center. Alındığı Tarih: 7 Şubat 2026. Alındığı Yer: polishmusic | Arşiv Bağlantısı
- L. V. Moran, et al. (2018). Nicotine Increases Activation To Anticipatory Valence Cues In Anterior Insula And Striatum. Nicotine & Tobacco Research, Volume 20, Issue 7, sf: 851–858. doi: 10.1093/ntr/ntx217. | Arşiv Bağlantısı
- ^ V. N. Salimpoor, et al. (2011). Anatomically Distinct Dopamine Release During Anticipation And Experience Of Peak Emotion To Music. Nature Neuroscience, sf: 257–262. | Arşiv Bağlantısı
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?
Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 09/02/2026 16:19:10 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/22252
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.