Antik Çağlarda İnsanlar Mavi Rengi Göremiyor muydu?
World History Encyclopedia
- Blog Yazısı
Denizler hangi renktir? Hava durumuna, derinliğe ve coğrafi konuma bağlı olarak hafif maviye çalan koyu gri, sıcak tonlu turkuaz veya koyu bir mavi diyebilirsiniz; ama hiç denizi şarap karası olarak betimlediniz mi?
On dokuzuncu yüzyılın önemli bilim insanlarından biri olan William Gladstone, Homeros'un en ünlü destanlarından Odysseia'yı okurken tuhaf bir durum fark etti. Homeros, kitap boyunca denizi "şarap karası" (İng: "wine-dark") olarak veya farklı nüanslarla betimliyordu ama "mavi" kelimesini asla kullanmıyordu.[2]
/old/content_media/d713af876cc3b67dccbd457bf6e3c614.jpeg)
Alman filozof ve filolog Lazarus Geiger; Gladstone'un bulgularının izini sürdü ve bazı eski İzlanda destanlarını, Kuran'ı, Hinduizm'i, Çin folklorunu ve İncil'in eski bir İbranice versiyonunu analiz etti. Çalışmaları sonucunda bu kaynakların hiçbirinde "mavi" kelimesinden bir kez bile bahsedilmediğini keşfetti.[3]
Eski Uygarlıklar Gerçekten Mavi Rengi Göremiyor Muydu?
Bunca kültürün mavi rengi için bir kelime bulundurmaması, bilim insanlarını eski çağlardaki insanların bu rengi algılayamadıklarını ve dolayısıyla bunu tanımlayacak bir kelime türetmediklerini düşünmeye iteledi.[4]
Homeros'un denizi "şarap karası" olarak betimlerken aklından tam olarak ne geçtiği bilinmiyor ancak antik çağlardaki insanlar kesinlikle bugün olduğu gibi bizimle aynı optik biyolojiye ve maviyi görme yeteneğine sahipti. Fakat eğer bazı şeyler için kullandığımız kelimeler yoksa onları gerçekten göremiyor muyuz? Tabii ki de hayır. Bu tuhaf durumun sebebi, eski çağlardaki insanların maviyi bizim şu an yaptığımız gibi ayrı bir renk kategorisinde değerlendirmek yerine yeşil ile aynı kategoriye koymalarından kaynaklanıyor.[4]
Mavi ve Yeşil Karmaşası
Mavi kelimesinin dilde ne zaman yer edindiğini araştıran Geiger, bütün dünyada tekrarlanan bir örüntüyle karşılaştı; her dil öncelikle siyah ve beyaz renkleri için karanlığı ve ışığı temsil etmesi amacıyla kelimeler türetiyordu, daha sonrasında ise kanı ve şarabı betimlemek için kırmızı ortaya çıkıyordu. Dilde yer edinen bir sonraki renkler yeşil ve sarı oluyordu; ve dünyadaki her dilde bu sıralamanın sonunda mavi rengi yer alıyordu.[5]
2006 yılında Goldsmiths Londra Üniversitesi'nden bir psikolog olan Jules Davidoff, Namibya'da bulunan Himba kabilesiyle bir araştırma projesi yürüttü. Bu kabilenin konuştuğu dilde ne mavi rengi için bir kelime bulunuyordu ne de mavi ile yeşili birbirinden ayırıyorlardı. Araştırmacılar, bu kabilenin üyelerinin gerçekten mavi rengi görüp göremediklerini anlamak için onları bir teste tabi tuttular; testin içeriğinde ise 11 yeşil kare ve 1 mavi kare bulunuyordu.[6]
/old/content_media/c9b41fd2312f5815e55bb0e5ee8ee1f6.jpeg)
Bizim için bunu yapmak basit olsa da, Himba Kabilesinin üyeleri Davidoff'a karelerden hangisinin farklı renkte olduğunu söylemekte çok zorlandılar. Aradaki farkı görebilen katılımcılar bile mavi kareyi ana dili İngilizce olan bir insana göre çok daha uzun sürede tespit edebildi.
Buna karşın Himba Kabilesinde yeşil türleri için İngilizceden veya Türkçeden daha fazla kelime bulunuyor. Katılımcılar, sadece biraz farklı bir gölgelendirmeye sahip yeşil karelerden oluşan başka bir daireye bakarken farklı olanı hemen fark edebildiler.[6]
/old/content_media/cc66f25afd43682c1a47efeccefc6ad8.jpeg)
Belirli bir renk için türetilmiş bir kelime olmadan onu ona yakın diğer renklerden farklı olarak tanımlamanın bir yolu yoktur; ve bu şekilde o rengi başka bir rengin bir tonu olarak algılarız. Yani mavi rengi için özel bir kelime türetilmeden önce insanlar mavi rengindeki objeleri yeşilin bir tonu olarak algılıyordu.[7]
Sonuç
Bu çalışmalardan da anlaşılacağı üzere, biz insanların algımız dışında var olan gerçeklerden "habersiz" olduğumuz söylenebilir. Özetle insan deneyimi zihinde gerçekleşir, fakat gerçekliği dil ve kültür yoluyla paylaşırız ve bunlar da yaşadıklarımızı nasıl algıladığımızı belirler.[1]
Aslında maddi destek istememizin nedeni çok basit: Çünkü Evrim Ağacı, bizim tek mesleğimiz, tek gelir kaynağımız. Birçoklarının aksine bizler, sosyal medyada gördüğünüz makale ve videolarımızı hobi olarak, mesleğimizden arta kalan zamanlarda yapmıyoruz. Dolayısıyla bu işi sürdürebilmek için gelir elde etmemiz gerekiyor.
Bunda elbette ki hiçbir sakınca yok; kimin, ne şartlar altında yayın yapmayı seçtiği büyük oranda bir tercih meselesi. Ne var ki biz, eğer ana mesleklerimizi icra edecek olursak (yani kendi mesleğimiz doğrultusunda bir iş sahibi olursak) Evrim Ağacı'na zaman ayıramayacağımızı, ayakta tutamayacağımızı biliyoruz. Çünkü az sonra detaylarını vereceğimiz üzere, Evrim Ağacı sosyal medyada denk geldiğiniz makale ve videolardan çok daha büyük, kapsamlı ve aşırı zaman alan bir bilim platformu projesi. Bu nedenle bizler, meslek olarak Evrim Ağacı'nı seçtik.
Eğer hem Evrim Ağacı'ndan hayatımızı idame ettirecek, mesleklerimizi bırakmayı en azından kısmen meşrulaştıracak ve mantıklı kılacak kadar bir gelir kaynağı elde edemezsek, mecburen Evrim Ağacı'nı bırakıp, kendi mesleklerimize döneceğiz. Ama bunu istemiyoruz ve bu nedenle didiniyoruz.
Türkçe konuşan bireyler olarak bugün 1 milyon renk arasında ayrım yapabilirken algımız hala büyük ölçüde 11 renk kategorisiyle sınırlıdır: Beyaz, siyah, gri, kırmızı, sarı, yeşil, mavi, kahverengi, pembe, turuncu ve mor. Daha da enteresan olanı ise biz insanların sadece üç tür fotoreseptör tipi koni hücreleriyle (Yani kabaca kırmızı, yeşil ve maviye duyarlı dedektörlerle) idare ettiğimiz gerçeğidir.
- 2
- 2
- 1
- 1
- 1
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- ^ M. Garmon. Gateless Gate 29. (12 Kasım 2015). Alındığı Tarih: 9 Mart 2023. Alındığı Yer: Bowz Westchester | Arşiv Bağlantısı
- ^ F. MacDonald. There's Evidence Humans Didn't Actually See Blue Until Modern Times. (7 Nisan 2018). Alındığı Tarih: 9 Mart 2023. Alındığı Yer: ScienceAlert | Arşiv Bağlantısı
- ^ A. Cowie. Invisible Blue: The Color That Ancient People Could Not See. (5 Mart 2021). Alındığı Tarih: 9 Mart 2023. Alındığı Yer: Ancient Origins | Arşiv Bağlantısı
- ^ a b A. M. Brown. (2015). Color Dictionaries And Corpora. Encyclopedia of Color Science and Technology, sf: 1-9. doi: 10.1007/978-3-642-27851-8_54-1. | Arşiv Bağlantısı
- ^ C. Hall. Blue Is The Rarest Color: Language And Visual Perception. (30 Ağustos 2018). Alındığı Tarih: 9 Mart 2023. Alındığı Yer: Burnaway | Arşiv Bağlantısı
- ^ a b M. Liberman. It's Not Easy Seeing Green. (2 Mart 2015). Alındığı Tarih: 9 Mart 2023. Alındığı Yer: Language Log | Arşiv Bağlantısı
- ^ D. Roberson, et al. (2005). Color Categories: Evidence For The Cultural Relativity Hypothesis. Cognitive Psychology, sf: 378-411. doi: 10.1016/j.cogpsych.2004.10.001. | Arşiv Bağlantısı
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?
Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 22/05/2026 09:00:26 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/14176
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.