Bu Reklamı Kapat
Bu Reklamı Kapat

Biyofili Hipotezi: Doğa Neden İnsana Çekici Gelir?

Yaşama ve Yaşayan Sistemlere Duyduğumuz Cazibenin Kökeni Nedir?

Biyofili Hipotezi: Doğa Neden İnsana Çekici Gelir? Wallpaper Access
İnsanların fiziksel dünyaya olan takdiri ve ilgisi, biyofili hipotezini destekleyen bulgulardan biridir.
9 dakika
18,187
  • Evrimsel Biyoloji
  • Evrimsel Psikoloji

Biyofili Hipotezi Nedir?

Evrimsel psikoloji alanında biyofili hipotezi (BET), insanların diğer yaşayan (biyolojik) sistemlere karşı içgüdüsel bir duygu ve bağ beslediğini savunan bir argümandır. Yani temelde yaşama ve yaşayan sistemlere karşı duyulan "sevgi" denilebilir. İlk olarak psikanalist Erich Fromm tarafından 1973 yılında yayınlanan The Anatomy of Human Destructiveness isimli kitabında "Canlı ve yaşamsal olan şeyler tarafından cezbedilme yolundaki psikolojik saplantı." şeklinde tanımlanmıştır. Bu durumun insan türünün hayatta kalma potansiyelini ve motivasyonunu artırdığını savunmuştur. Ardından 1984 yılında biyolog Edward Wilson, Biophilia adlı kitabında bu terimi açmış ve detaylandırmıştır. Edward'ın tanımına göre biyofili, "Yaşayan organizmalar ile çevrili olmanın getirdiği zengin ve doğal hazdır." Bu bilim insanlarından önce Antik Yunan filozofu Aristoteles, "doğa sevgisi" terimini "iş birliği" anlamında kullandığı için benzer tanım yaptığı dile getirilir.

Biyofilik açıdan tasarlanan ev mimarileri.
Biyofilik açıdan tasarlanan ev mimarileri.
Cottages Gardens

Evrimsel Açıdan Ne Sağlar?

Edward Wilson anlatımlarına göre insanların yaşamsal olarak biyolojik sistemlere karşı geliştirdiği cezbedilme duygusunun evrimsel süreçte getirdiği genetik temelleri bulunur. Doğanın kendisi, insanın hayata tutunma iradesi lehine motivasyon sağlar. Özetle Conatus'unu destekler. Böylece genlerini aktarma başarısı da artar. Çünkü "doğa" yaklaşık 4 milyar yıldır şekillendiğimiz coğrafyadır. Yine bu yüzdendir ki ufak bebeklerin büyük gözleri bizlere çok çekici ve tatlı gelir. Çünkü diğer bireyler tarafından korunacak olan yavrunun evrimsel başarısı artar.

Bu Reklamı Kapat

Conatus, felsefede bilincin iradi boyutudur. Spinoza'ya göre kişinin kendi varlığını koruması amacına yönelmiş eğilimlerinin tamamıdır. İlginçtir, diğer yandan ilk olarak bilimkurgu yazarı James Lovelock’un düşündüğü Gaia hipotezine göre gezegen bütünüyle bir organizma gibi davranır. Gezegenin okyanusları, ormanları ve toprağı bütünüyle bir süper-organizma gibi davrandığı savunulur. James Cameron'un Avatar (2009) filminde işlenen Pandora uydusu ve Stanisław Lem'in Solaris yapımı da bu argümandan esinlenilen kurgulardır. Fakat yapılan bilimsel çalışmalar ile argümanın pek tutarlı olmadığı görülmüştür. Bu yüzden bilim dünyasında bir nevi "romantik hipotez" olarak duygusal anlamda yer almıştır.

Biyofilik tasarım sahibi Singapur oteli.
Biyofilik tasarım sahibi Singapur oteli.
EHS

İnsanın Doğa ile İlişkisi Nasıldır?

Anekdotal ve nitel kanıtların gösterdiğine göre insanlar "doğal olarak" tabiata ilgi duyar. Örneğin doğanın fiziksel görünümü (morfolojisi), yeşil arazileri, karlı dağları, mavi denizi ve gökyüzü bütün insanlara ilgi çekici gelir. Ayrıca doğa tarafından şekillenen insanın kültürel araçlarına da şekillendirmiştir. Örneğin dil içerisindeki atasözlerinde de çoğu zaman hayvanlardan, doğadan karakterler bulunur. Doğanın bu sembolik kullanımı da hipotezi destekleyici niteliktedir. Evren formdan forma girip nitelikler üretiyor. Sonra da kendi kendisini izleyen bir şey haline geliyor. Biz evrenin ürünüyüz ve evreni seyrediyoruz.

Bu Reklamı Kapat

Teknolojinin gelişmesi ile birlikte 19. ve 20. yüzyıl içerisinde insan türü kendini doğadan izole etmeye başladığı için, kendi sentetik doğasını yaratmaya başladı. Hal böyle olunca birtakım etkileşimler değişmeye başladı. Burada şunu vurgulamakta fayda var, bu durumu "kötü" veya "iyi" diye sınıflayamayız. Keza bu sınıflandırmaları zaten insan türü olarak biz yapıyoruz. Doğanın bir ürünü olan bizler, doğadan bağımsız hareket edemeyiz zaten. Kullandığımız teknolojiler, ilaçlar, araçlar ve onca materyalin temeli "doğadan" alınan ve değiştirilen süreçleri kapsar. Fakat 19. yy'da net bir biyocoğrafya değişimi yaşandığı su götürmez bir gerçektir.

İnsana "tatlı" göründüğü için insan gibi baskın türler tarafından korunan yavrunun evrimsel başarısı.
İnsana "tatlı" göründüğü için insan gibi baskın türler tarafından korunan yavrunun evrimsel başarısı.
All Things Dogs

Yavru Memelilere ve Çiçeklere Duyulan İlgi Neden?

Özellikle yetişkin memeliler (başta insan), yavru memelileri "tatlı" ve "ilgi çekici" bulur, bu da yavrunun evrimsel başarısını muazzam derecede artırır. Yetişkin memeliler, yavru memelilerin koca kafalarını ve iri gözlerini tatlı bulması biyofilik davranışın en belirgin özelliklerinden biridir. Yavruların benzer davranış nedeniyle nesiller boyunca seçilim göstermiş olması muhtemeldir. Aslında evrimsel gelişim biyolojisi (evo-devo) alanında çalışılan konulardan biridir. Yavruların karakteristik özelliklerinin yırtıcılar tarafından elenmesi sonucu, seçilim sürecinde avantaja sağlayan karakterler olan "iri gözler" ve "koca kafalar" baskınlaşmış olabilir.

Ayrıca bu argüman, bazı insanların neden birlikte yaşadığı diğer hayvanları (kümes/evcil) bu kadar koruduğunu da açıklayabilir. Örneğin birlikte yaşadığı köpeği kurtarmak için kendi hayatını riske eden bireyler gibi. Zira yaşamsal olana cezbedilme dürtüsü nedeniyle insanın kendisi hayata bağlandığı için olabilir. Karşılıklı bir kısır döngü gibi. Aynı şekilde neden etrafımızı "çiçekler" ile donatmak istememiz de buna benzer. Çünkü "çiçek" atalarımız için meyve/besin kaynağının sembolüdür. Çoğu meyve olgunlaşmadan önce çiçek benzeri filizler verir. Bu da evrimsel uyum başarısını artıran özelliklerin nesiller içerisinde davranışlarımızın genetik ve epigenetik temeline işlenmesi olarak düşünülebilir.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Yılan korkusunu tetikleyen bir fotoğraf.
Yılan korkusunu tetikleyen bir fotoğraf.
Psych Times

Korkuyu İçeren Tersi Biyofobi Nedir?

İnsan ile doğa arasındaki en belirgin ilişkiyi gösteren psikolojik çalışmalar "biyofobi" alanından gelir. Bu durumun en güzel örnekleri araknofobi (örümcek gibi araknid korkusu) ve ofidiyofobi (yılan korkusu) tipleridir. Öyle ki yılan korkusunun, insan popülasyonunun 1/3'ünde görüldüğü tespit edilmiştir. Primatlarda seçilim göstermiş bir genetik davranıştır. Korku, insan türünün hayatta kalmasını sağlayan temel dürtülerden biridir. Bu yüzden evrimsel süreçte insanın yaşadığı ortam olan "doğa" ile yakın ilişkiler geliştirmesini sağlamıştır.

Biyofili ile ilişkilendirilmiş genler henüz tespit edilememiştir. İnsanın kendini izole etmesi ise doğa renkleri ile yaşananın bu ilişkinin zayıflamasına neden olmuştur. Bazı araştırmacılara göre bu biyofilik davranışın azalması, tabiat ile etkileşim ilgisinin kaybolmasına neden olmuştur. Bu da tabiata olan saygı ve sevginin yitirilmesine, böylece biyoçeşitlilikte büyük oranda azalmaya neden olacağı dile getirilmiştir. Bu yüzden biyofilik davranışın, yaban hayatını koruma açısından önemli rolü olduğu savulunulur.

Manzaraların "büyüleyici" gelmesinin nedeni biyofili hipotezidir.
Manzaraların "büyüleyici" gelmesinin nedeni biyofili hipotezidir.
Medical News Today

Teknoloji Biyofiliyi Öldürmüş Müdür?

Hayır! Teknoloji nedeniyle biyofilik davranışın "azaldığı" temelinde yanlış bir tanımdır. Çünkü teknoloji zaten "insanın doğaya karşı cezbedilme (biyofili)" dürtüsünün bir uzantısıdır. Biyolog Edward Wilson ve sosyal ekolog Stephen R. Kellert, 1993'deki çalışmalarında bu argümanı savunmuşlardır. Ardından sundukları konferansta ise diğer bilim insanları tarafından destek görmüştür.

Zira günümüzde çalışılan bilim dalları dahilindeki teknolojik gelişimlerin hepsi, insanın biyofilik serüveni sayesinde mümkün olmuştur. Günümüzün biyofilik davranışı da "evrimleşerek" kendini teknolojiye bırakmıştır. Hatta genetik mühendislik ve moleküler biyoloji alanındaki çalışmalar sayesinde insan türü kendi müdahelesi sayesinde yeni yaşam formları üretebilmiştir. Astrobiyoloji alanında Dünya dışı yaşam arayışı da bu serüvenin devamı niteliğindedir.

George Carlin bir zamanlar konuşmasına "Plastikleri belki de gezegenimiz istedi ve onu üretmesi için insanlar evrimleşti." temalı bir cümle kurmuştu. Aslında demek istediği bizim gibi, gezegenin de değişmeye tâbi olduğudur. Yani biz olsak da, olmasak da sürekli değişeceği idi. Konuşmanın devamında kullandığı sözler:

Bu Reklamı Kapat

"Bu gezegen, biz göçüp gittikten çok uzun bir süre daha burada olacak ve kendini iyileştirecek. Çünkü bu onun yaptığı bir şey. Kendi kendini iyileştiren bir organizma. Değişecek ve gelişecek. Ölü şehirlerimizi kendisine katacak ve başka bir şeye dönüşecek. Ama Güneş'in etrafında dönüyor olacak. En azından birkaç milyar yıl daha... Eğer plastik parçalanamazsa bile, gezegen plastiği kendisine dahil edecek ve farklı bir şeye evrimleşecek."
Hijyen hipotezini destekleyen birçok kanıt mevcut olmasına rağmen aksini iddia eden çalışmalar vardır.
Hijyen hipotezini destekleyen birçok kanıt mevcut olmasına rağmen aksini iddia eden çalışmalar vardır.
Country Living

Biyofilik Davranışın Sağlık Açısından Faydası Var Mıdır?

Elbette, herkesin savunacağı gibi doğada yürüyüş yapmak insana "huzur" verecektir. Deniz manzarası veya tuzlu su kokusu kimseye kötü gelmez sonuçta. Tabiat içerisinde vakit geçirmenin psikolojik anlamda faydaları olduğu görülmüştür. Yapılan bir çalışmaya göre haftada sadece 2 saat doğada vakit geçirmenin önemli ölçüde hoşnutluk sağladığı görülmüştür. Çocuklarda ise fiziksel aktivite ve oyun ile ilişkilidir. Ayrıca Tamamlayıcı Tıp Dergisi'nde yayımlanan çalışmaya göre operasyon sonrasında hastaların odalarında bulunan bitkiler nedeniyle hastanın toparlanma süreci hızlanmış olabilir.

Doğanın, çocukların bağışıklık sistemini çeşitlendirerek alerjik hastalık riskini azalttığını savunan hijyen hipotezi vardır. Söz konusu argümana göre evcil hayvanlar veya çiftlik gibi bölgelerde sık görülen yaban hayatı ile iç içe büyüyen çocuklar daha çok antijene maruz kaldığı için bağışıklık sistemi sürekli meşgul durumdadır. Fakat nispeten izole hayatlar yaşayan çocukların bağışıklık sistemleri az sayıda antijen ile karşılaştığından duyarlılıkları artıyor ve vücuda giren en ufak antijene reaksiyon gösterebiliyor (alerji).

Sonuç

Özetle biyofilik davranış, evrenin ürünü olan insanın kendisine ilgi ve motivasyon sağlamasını savunan bir argümandır ve davranışın temellerine işlenmiştir. Teknolojinin evrimi ile birlikte çeşitliliği artmış ve değişmiştir. Yerine aynı kökenden gelen farklı davranış ve ham madde (bina, gökdelen) çeşitlerine bırakmıştır. Günümüzde halen doğaya olan cezbedilme dürtümüz nedeniyle ona ilgi besliyoruz. Sonuçta orası bizim "evrimiz." Değiştiğimiz zaman, evimizi unutmamız lazım. Carl Sagan'ın efsanevi Soluk Mavi Nokta kitabındaki tabiri ile:

Bizler avcı ve toplayıcıydık. Keşif alanımız her yerdi. Sadece Dünya, okyanus ve gökyüzü ile sınırlıydık. Halen uzun yol bize sakince sesleniyor. Su ve karadan oluşan küçük dünyamız. Yüzlerce, binlerce, milyonlarca dünyanın sanki tımarhanesi. Kendi gezegenimizi, evimizi bile düzene sokamayan biz rekabet ve nefretle paramparça olduk. Bütün bunların üzerine uzaya açılmaya cüret edebilecek miyiz? Bize en yakın başka bir güneş sistemine yerleşmeye hazır olduğumuzda değişmiş olacağız. Gelip geçen pek çok nesil bizi değiştirmiş olacak. İhtiyaçlar bizi değiştirmiş olacak. Bizler uyum sağlayabilen türleriz. Ama Alpha Centauri ve yakınındaki yıldızlara ulaşanlar bizler olmayacağız. Bize çok benzeyen bir tür olacak; Fakat güçlü yönleri daha fazla, zayıf yönleri daha az. Daha özgüvenli, öngörülü, becerikli ve basiretli... Tüm başarısızlıklarımız, sınırlarımız ve hatalarımıza rağmen biz insanlar büyük olmayı becerebiliriz.

Acaba şu an hayal edilmemiş hangi büyük fikirler bir sonraki nesilde edilmiş olacak? Ya da bir diğer nesilde? Göçebe türümüz gelecek yüzyılın sonuna doğru ne kadar uzağa gidebilmiş olacak? Ya da gelecek binyılın? Ortak mirasları, ana gezegenlerine saygıları ve başka nasıl bir yaşam tarzları olursa olsun evrendeki insanların sadece Dünya'dan geldiği bilgisi ile güneş sistemi ve ötesinde pek çok dünyaya usulca yerleşen uzak nesillerimiz bir bütün haline gelecek. Gözlerini yukarı dikip kendi gökyüzlerinde mavi noktayı bulmaya çalışacaklar. Saf potansiyel kaynağın bir zamanki narinliği karşısında hayran kalacaklar. Bebekliğimiz ne kadar da tehlikeli... İlk adımlarımız ne kadar da alçakgönüllü... Yolumuzu bulmadan önce daha kaç nehir geçmemiz gerekiyor?"

Okundu Olarak İşaretle
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 37
  • Muhteşem! 22
  • Umut Verici! 17
  • Merak Uyandırıcı! 15
  • Bilim Budur! 7
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 7
  • İnanılmaz 4
  • Güldürdü 1
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • Merriem Webster. Biophilia. (25 Şubat 2020). Alındığı Tarih: 11 Nisan 2020. Alındığı Yer: Merriem Webster | Arşiv Bağlantısı
  • Britannica. Biophilia. (11 Nisan 2020). Alındığı Tarih: 11 Nisan 2020. Alındığı Yer: Encyclopedia of Britannica | Arşiv Bağlantısı
  • Quan Van Le. (2013). Pulvinar Neurons Reveal Neurobiological Evidence Of Past Selection For Rapid Detection Of Snakes. PubMed, sf: 5. | Arşiv Bağlantısı
  • Wikipedia. Biophilia Hypotesis. (11 Nisan 2020). Alındığı Tarih: 11 Nisan 2020. Alındığı Yer: Wikipedia | Arşiv Bağlantısı
  • romm, Erich. (1964). The Heart Of Man. Yayınevi: New York, Harper & Row.
  • Kellert, Stephen R. (1993). The Biophilia Hypothesis. ISBN: 1-55963-147-3. Yayınevi: Island Press.
  • Biophilic Cities. Connecting Cities And Nature. (11 Nisan 2020). Alındığı Tarih: 11 Nisan 2020. Alındığı Yer: Biophilic Cities | Arşiv Bağlantısı
Bu Reklamı Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 30/06/2022 05:16:57 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/8524

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Bu Reklamı Kapat
Size Özel (Beta)
İçerikler
Sosyal
Gönderiler
Küresel Isınma
Semptom
Pandemik
Yaşamın Başlangıcı
Gazetecilik
Spor
Taksonomi
Yapay
Sağlık
Dişler
Mers
Jeoloji
Beslenme Bilimi
Örümcek
Kimyasal Bağ
Bilgi
Beslenme Davranışları
Hidrotermal Baca
Wuhan Koronavirüsü
Deprem
Sars
Viral Enfeksiyon
Kalıtım
Abiyogenez
Kedi
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Bağlantı
Gönder
Ekle
Soru Sor
Daha Fazla İçerik Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Paylaş
Soru Sor
Görsel Ekle
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform, aklınıza takılan soruları sorabilmeniz ve diğerlerinin sorularını yanıtlayabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Gerçekten soru sorun, imâdan ve yüklü sorulardan kaçının.
Sorularınızın amacı nesnel olarak gerçeği öğrenmek veya fikir almak olmalıdır. Şahsi kanaatinizle ilgili mesaj vermek için kullanmayın; yüklü soru sormayın.
2
Bilim kimliğinizi kullanın.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla sorular ve cevaplar, bilimsel perspektifi yansıtmalıdır. Geçerli bilimsel kaynaklarla doğrulanamayan bilgiler veya reklamlar silinebilir.
3
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Sahtebilimi desteklemek yasaktır.
Sahtebilim kategorisi altında konuyla ilgili sorular sorabilirsiniz; ancak bilimsel geçerliliği bulunmayan sahtebilim konularını destekleyen sorular veya cevaplar paylaşmayın.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nda reklamları 2 şekilde kapatabilirsiniz:

  1. Ücretsiz üye girişi yapmak: Sitedeki reklamların %50 kadarını kapatmak için ücretsiz bir Evrim Ağacı üyeliği açmanız ve sitemizi/uygulamamızı kullanmanız yeterli!

  2. Maddi destekçilerimiz arasına katılmak: Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın

Önizleme
Görseli Kaydet
Sıfırla
Vazgeç
Ara
Raporla

Raporlama sisteminin amacı, platformu uygunsuz biçimde kullananların önüne geçmektir. Lütfen bir içeriği, sadece düşük kaliteli olduğunu veya soruya cevap olmadığını düşündüğünüz raporlamayınız; bu raporlar kabul edilmeyecektir. Bunun yerine daha kaliteli cevapları kendiniz girmeye çalışın veya diğer kullanıcıları oylama, teşekkür ve kabul edilen cevap araçları ile daha kaliteli cevaplara teşvik edin. Kalitesiz bulduğunuz içerikleri eleyebileceğiniz, kalitelileri daha ön plana çıkarabileceğiniz yeni araçlar geliştirmekteyiz.

Alıntı Ekle
Eser Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, fark edildiğinde ufku genişleten tespitler içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Formu olabildiğince eksiksiz doldurun.
Girdiğiniz sözün/alıntının kaynağı ne kadar açıksa o kadar iyi. Açıklama kısmına kitabın sayfa sayısını veya filmin saat/dakika/saniye bilgisini girebilirsiniz.
2
Anonimden kaçının.
Bazı sözler/alıntılar anonim olabilir. Fakat sözün anonimliğini doğrulamaksızın, bilmediğiniz her söze/alıntıya anonim yazmayın. Bu tür girdiler silinebilir.
3
Kaynağı araştırın ve sorgulayın.
Sayısız söz/alıntı, gerçekte o sözü hiçbir zaman söylememiş/yazmamış kişilere, hatalı bir şekilde atfediliyor. Paylaşımınızın site geneline yayılabilmesi için kaliteli kaynaklar kullanın ve kaynaklarınızı sorgulayın.
4
Ofansif ve entelektüel düşünceden uzak sözler yasaktır.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Sözlerinizi tırnak (") içine almayın.
Sistemimiz formatı otomatik olarak ayarlayacaktır.
Gönder
Tavsiye Et
Aşağıdaki kutuya, [ESER ADI] isimli [KİTABI/FİLMİ] neden tavsiye ettiğini girebilirsin. Ne kadar detaylı ve kapsamlı bir analiz yaparsan, bu eseri [OKUMAK/İZLEMEK] isteyenleri o kadar doğru ve fazla bilgilendirmiş olacaksın. Tavsiyenin sadece negatif içerikte olamayacağını, eğer bu sistemi kullanıyorsan tavsiye ettiğin içeriğin pozitif taraflarından bahsetmek zorunda olduğunu lütfen unutma. Yapıcı eleştiri hakkında daha fazla bilgi almak için burayı okuyabilirsin.
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform; okuduğunuz kitaplara, izlediğiniz filmlere/belgesellere veya takip ettiğiniz YouTube kanallarına yönelik tavsiylerinizi ve/veya yapıcı eleştirel fikirlerinizi girebilmeniz içindir. Tavsiye etmek istediğiniz eseri bulamazsanız, buradan yeni bir kayıt oluşturabilirsiniz. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Önceliğimiz pozitif tavsiyelerdir.
Bu platformu, beğenmediğiniz eserleri yermek için değil, beğendiğiniz eserleri başkalarına tanıtmak için kullanmaya öncelik veriniz. Sadece negatif girdileri olduğu tespit edilenler platformdan geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
2
Tavsiyenizin içeriği sadece negatif olamaz.
Tavsiye yazdığınız eserleri olabildiğince objektif bir gözlükle anlatmanız beklenmektedir. Dolayısıyla bir eseri beğenmediyseniz bile, tavsiyenizde eserin pozitif taraflarından da bahsetmeniz gerekmektedir.
3
Negatif eleştiriler yapıcı olmak zorundadır.
Eğer tavsiyenizin ana tonu negatif olacaksa, tüm eleştirileriniz yapıcı nitelikte olmak zorundadır. Yapıcı eleştiri kurallarını buradan öğrenebilirsiniz. Yapıcı bir tarafı olmayan veya tamamen yıkıcı içerikte olan eleştiriler silinebilir ve yazarlar geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
4
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Eser Ara
Aradığınız eseri bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.