Evrim Ağacı
Reklamı Kapat

Bir Koronavirüsün Evrimi: Yarasalardan İnsanların Akciğerlerine SARS-CoV-2 Nasıl Evrimleşti?

Binlerce Yıldır Evrim Geçiren Koronavirüsler Hakkında Şimdiye Kadar Neler Öğrendik?

Bir Koronavirüsün Evrimi: Yarasalardan İnsanların Akciğerlerine SARS-CoV-2 Nasıl Evrimleşti? The New Yorker
Tavsiye Makale
Reklamı Kapat

Bu yazı, The New Yorker isimli kaynaktan birebir çevrilmiştir. Çevirmen tarafından, metin içerisinde (varsa) açıkça belirtilen kısımlar haricinde, herhangi bir ekleme, çıkarma veya değişiklik yapılmamıştır. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Binlerce yıl boyunca, Güney Çin'deki nalburunlu yarasalar arasında isimsiz bir parazit mutlu bir şekilde yaşamaya devam etti. Yarasalar evrimleşirken, umursamadan gece uçuşlarına devam ettiler. Bir gün, koronavirüs atası olan parazit SARS-CoV-2, dünyasını genişletme fırsatı buldu; belki de, sürekli yaban hayatı kaçakçılığı kurbanı olan ve genellikle gizlice Güneydoğu Asya ve Çin'deki canlı hayvan pazarlarında satılan pullu bir karıncayiyen ve nesli tükenmekte olan bir tür olan pangolindi ya da değil. Çünkü, genetik yolak, belirsizliğini hâlâ koruyor.

COVID-19 salgını hakkındaki güncel bilgileri buradan alabilirsiniz.

Ancak virüs, yeni türler üzerinde hayatta kalabilmek için dramatik bir şekilde mutasyona uğramak zorunda kaldı. Yeni konağında zaten bulunan farklı bir koronavirüs suşunun bir bölümünü almış ve bir melez haline dönmüş olabilir; daha iyi, daha güçlü bir versiyon ve çeşitli türlerde başarılı olabilen patojenik sıradan bir virüs. Son zamanlarda, koronavirüs yeni bir tür buldu; bizi. Belki yorgun bir gezgin gözlerini ovuşturdu, burnunu kaşıdı ya da endişeyle ve bilinçsizce tırnaklarını ısırdı. Bir küçücük görünmez virüs kabarcığı ile bir insan yüzü ve işte buradayız, küresel bir pandemi ile mücadele ediyoruz.

Dünya'da teyit edilen vakaların (SARS-CoV-2'nin neden olduğu hastalık olan COVID-19 için pozitif laboratuvar testi olanlar) 19 Mart'ta yaklaşık 213,000 iken, 26 Mart’ta 467,000'e çıkarak yedi günde yaklaşık iki katına çıkmış oldu. Yaklaşık yirmi bin kişi öldü. Amerika Birleşik Devletleri artık, 26 Mart'ta seksen binden fazla vaka ile dünyadaki herhangi bir ülkeden daha fazla doğrulanmış vakaya sahip. Bu sayılar, gerçekte bilinmeyen toplam vakanın bir kısmıdır ve sayılar yükselmeye devam edecektir.

Science dergisinde bu ayın başlarında yayınlanan yeni bir araştırmanın arkasındaki bilim insanları, onaylanan her vaka için toplumda tespit edilmemiş enfeksiyonu olan muhtemelen beş ila on kişi daha olduğunu söylüyorlar. Bu büyük olasılıkla devam edecek. Columbia Üniversitesi'nde çevre sağlığı bilimleri profesörü olan Jeffrey Shaman, “Test sayısı yeterli değil” diyor. Acil servis doktorlarının yorumları, S.O.S. fişekleri gibi sosyal medyada dolaşıyor. Milan'ın kuzeyinde Bergamo'da bir doktor olan Daniele Macchini durumu, “Bizi bozguna uğratan tsunami” olarak nitelendiriyor.

Yale Global Health Review

SARS Hastalığı İle Koronavirüslerin Keşfi

Bilim insanları ilk olarak koronavirüslerin 2003 yılında Şiddetli Akut Solunum Yolu Sendromu'nun (SARS) patlak vermesinin ardından yarasalar arasında ortaya çıktığını keşfettiler. New York'taki EcoHealth Alliance'da epidemiyolog olan Jonathan Epstein, hayvanlardan insanlara geçebilen zoonotik virüsleri inceliyordu. Çin'in Guangdong eyaletinde, eşzamanlı SARS salgınlarının meydana geldiği ve hayvanlardan insanlara çok sayıda yayılma olduğunu gösteren bir araştırma ekibi ilk başta, Çin'in bazı bölgelerinde yaygın olarak yenen, firavun faresi benzeri bir tür olan hurma misklerinin, SARS salgınına bağlı pazarlarda yaygın olarak satıldıklarından onların sorumlu olduklarına inanıyorlardı.

Ancak Guangdong'dan başka yerlerde yetiştirilen misk türlerinin virüs için hiçbir antikoru yoktu, bu da pazar hayvanlarının sadece aracı, çok bulaşıcı bir konakçı olduğunu gösterdi. Epstein ve diğerleri; bölgenin kırsal, tarımsal tepelerinde, her yerde bulunan ve o sırada Guangdong'un ıslak pazarlarındaki kafeslerde satılan yarasaların koronavirüsün doğal rezervuarı olabileceğinden şüpheleniyorlardı.

Araştırmacılar kırsal alanda seyahat ettiler, kireçtaşı mağaraları içinde tarla laboratuarları kurdular ve gece boyunca düzinelerce yarasadan örnek aldılar. Aylar süren bir araştırmadan sonra, Epstein’ın ekibi SARS benzeri koronavirüs taşıyan, biri genetik olarak yüzde doksandan fazla benzeyen bir koronavirüs taşıyan dört nalburunlu yarasa türü keşfetti. Ekip bu yarasalar için, SARS öbeklerinin olduğu her yerde bulunduklarını söylüyorlar.

Yıllar süren yarasa sürveyansından sonra, araştırmacılar sonunda SARS için öncülük eden koronavirüsü ve altı kıtada yaşayan 1400 yarasa türü arasında dolaşan yüzlerce başka koronavirüsler buldular. Koronavirüsler ve diğer virüs aileleri, insan uygarlıkları boyunca ya da muhtemelen daha uzun süreler boyunca yarasalar ile birlikte evrimleştiler. Koronavirüs ailesi büyüdükçe, farklı suşlar aynı anda yarasaları enfekte ederek, yarasaların küçük bedenlerini virüs karıştırıcılarına dönüştürdüler. Her türden yeni suşlar yarattılar ve bazıları diğerlerinden daha güçlü oldu.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Bu süreç yarasaları hasta etmeden gerçekleşir; bilim insanları bunu yarasaların memeliler arasında uçma yeteneklerine tekabül ettiği bir fenomen olarak kabul eder. Bu marifetin getirisi olara da; bağışıklık sistemlerinin hücre hasarını onarması ve daha fazla iltihaplanmaya neden olmadan virüslerle savaşmak için daha iyi bir yol geliştirmesidir. Ancak bu virüsler yeni bir türe (pangolin, misk veya insan) sıçradığında sonuç; şiddetli ve bazen ölümcül bir hastalık olabilir.

New Atlas

SARS-CoV-2 Analizi ve Diğer Koronavirüslerle İlişkisi

2013 yılında, Epstein’in Çin'deki ana ortaklarından Shi Zheng-Li, yarasalarda bulunan bir koronavirüsü sıraladı ve Ocak ayında genomunun yüzde doksan altısının SARS-CoV-2 ile ortak olduğunu gördü. İki virüs, otuz ila elli yıl öncesine dayanan ortak bir ataya sahip ancak mükemmel bir eşleşmenin olmaması, diğer yarasa kolonilerinde ve daha sonra bir konakta daha fazla mutasyonun gerçekleştiğini düşündürmekte. Aralık ayında, Wuhan'da ilk kez kırk bir pnömoni vakası ilan edildiğinde, birçoğu kötü şöhretli vahşi yaşam bölümüne sahip ıslak bir pazara bağlandı. Hayvanlar kafeslerde istifleniyordu; yaban gelincikleri, porsuklar, miskler ve tavşanlar üstüsteydi. Epstein bu durum için, “Bu sadece dışkıların ve virüslerin kütleçekimsel bir değişimi” diyor.

Çinli yetkililer, pazardaki hayvanları test ettiklerini ve hepsinin negatif olduğunu belirtmişlerdi ancak hangi hayvanları test ettiklerini belirtmediler. Epstein'e göre bu çok önemli. Yetkililer daha sonra virüsü, pazarın masalarından ve oluklarından alınan örneklerde buldular. Ancak, ilk hastaların tamamının pazarla ilişkisi olmadığı veya birbirlerine bağlı olmadıkları için Epstein şöyle sorguluyor:

Bu durum, şu soruyu gündeme getiriyor; belki de 41 tane vaka ilk vakalar değildi.
SARS-CoV-2 Genomik Analizi
SARS-CoV-2 Genomik Analizi
Next Strain

SARS-CoV-2 genomunun analizleri tek bir yayılma olayını gösteriyor yani virüs bir hayvandan bir kişiye sadece bir kez atlamış gibi; bu da virüsün Aralık'tan önce insanlar arasında dolaştığını gösteriyor. Wuhan pazarındaki hayvanlar hakkında daha fazla bilgi yayınlanmadığı sürece, iletim zinciri asla net olmayacak. Bununla birlikte, çok sayıda olasılık var. Bir yarasa avcısı ya da vahşi yaşam kaçakçısı, virüsü piyasaya getirmiş de olabilir. Pangolinler, yıllar önce yarasalardan almış olabilecekleri ve genomunun önemli bir kısmında SARS-CoV-2 ile neredeyse aynı olan bir koronavirüs taşırlar. Hatta oradaki satıcılar bile pangolin ticareti yaptıkları halde henüz kimse pangolinlerin Wuhan pazarında olduğuna dair bir kanıt bulamadı. Vanderbilt Üniversitesi Tıp Merkezi Enfeksiyon, İmmünoloji ve Enflamasyon Enstitüsü'nde pediatrik bulaşıcı hastalıkların direktörü olan Mark Denison şöyle diyor:

Dünyamızda bir şekilde sorun yarattığı daha önce bilinmeyen bu virüslerin insan popülasyonlarına girmesine izin veren koşulları bir şekilde biz yarattık. Ve bu virüs; ‘burası gerçekten hoşuma gitti' demeye başladı.
Rocky Mountain Laboratories'deki araştırmacılara göre, bazı viral parçacıklar bakır üzerinde dört saate kadar, kartonda yirmi dört saat, plastik ve paslanmaz çelikte yetmiş iki saate kadar yaşayabilir ancak yaşayabilen parçacıkların sayısı dakikalar içinde azalmaya başlar.
Rocky Mountain Laboratories'deki araştırmacılara göre, bazı viral parçacıklar bakır üzerinde dört saate kadar, kartonda yirmi dört saat, plastik ve paslanmaz çelikte yetmiş iki saate kadar yaşayabilir ancak yaşayabilen parçacıkların sayısı dakikalar içinde azalmaya başlar.
The New Yorker

Yeni koronavirüs zorlu bir katil. İnsanlar bu türü daha önce hiç görmediği için, gizemini koruyan çok şey var henüz. Ancak sadece son birkaç haftada içinde, genetik iz sürme, atom düzeyinde görüntüleme, bilgisayar modelleme, SARS ve MERS (Orta Doğu Solunum Sendromu) dahil olmak üzere diğer koronavirüs tipleri hakkında daha önce yapılan araştırmalar, araştırmacıların bu virüs hakkında hızlı bir şekilde öğrenmelerine yardımcı oldu; özellikle sosyal uzaklaştırma önlemleri, antiviral ilaçlar ve nihayetinde bir aşı yoluyla onu tedavi edebilecek veya ortadan kaldırabilecek şeyler.

Ocak ayından bu yana, virüsle ilgili yaklaşık sekiz yüz makale (henüz hakemli olmayan çalışmalar) bir ön baskı sunucusu olan BioRxiv'de yayınlandı. Dünyadaki farklı vakalardan binden fazla koronavirüs genom dizisi, kamu veri tabanlarında paylaşıldı. Scripps Research'teki İmmünoloji ve Mikrobiyoloji Bölümü'nde profesör olan Kristian Andersen şöyle diyor:

Bu bir delilik. Hemen hemen tüm bilimsel alan bu virüse odaklanmış durumda. Savaş benzeri bir durumdan bahsediyoruz.

RNA veya DNA'dan Oluşan Virüsler ve Yapıları

Aramızda RNA veya DNA'dan yapılmış sonsuz virüsler var. Gezegende çok daha fazla miktarda bulunan DNA virüsleri; herpes virüsleri (suçiçeği içerenler), hepatit B ve kansere neden olan papilloma virüsleri gibi endemik, gizli ve kalıcı sistemik hastalıklara neden olabiliyorlar. Denison şöyle diyor:

DNA virüsleri bizimle yaşayan ve bizimle kalan virüslerdir. Onlar ömürlük virüsler.

H.I.V. gibi retrovirüslerin genomlarında RNA vardır ancak konakçıdaki DNA virüsleri gibi davranırlar. RNA virüsleri ise daha basit yapılara sahiptir ve hızla mutasyona uğrarlar. Epstein şöyle diyor:

Virüsler hızla değişiyor ve avantajlı özellikleri koruyabiliyorlar. Diğer ev sahiplerinde yaşayabilen ve çoğalabilen daha karışık ve daha genelci bir virüsün hayatta kalma şansı daha yüksektir.

Ayrıca, kızamık, Ebola, Zika gibi salgınlara; grip ve koronavirüsler gibi bir dizi solunum yolu enfeksiyonuna neden olma eğilimindedirler. Yale Üniversitesi'ndeki Rachel Carson ekoloji ve evrimsel biyoloji profesörü Paul Turner şöyle açıklıyor:

Bizi en çok şaşırtan ve en fazla zararı veren onlardır.

Bilim insanları 1950’li yıllarda, bulaşıcı olan bronşitli tavuklardan alınan örneklerde, elektron mikroskoplarından bakarken koronavirüs ailesini keşfettiler. Koronavirüs RNA'sı, genetik kodu, üç farklı protein türünde sarılır; bunlardan biri virüsün yüzeyini mantar benzeri sivri uçlarla süslüyor ve virüse bir tacın isimsiz görünümünü veriyor. Bilim insanları 1960’ların ortalarında, domuzlarda ve ineklerde hastalığa neden olan başka koronavirüsler buldular ve insanlarda soğuk algınlığına neden olan iki tane daha bulundular. Daha sonra, yaygın tarama ile soğuk algınlığından sorumlu iki insan koronavirüsü daha tanımladı.

Bu dört soğuk algınlığı virüsü, uzun zaman önce hayvanlardan gelmiş olabilir ancak şimdi tamamen insan virüsleri, mevsimsel soğuk algınlıklarının yüzde onbeş ila otuzundan sorumlular. Biz de onların doğal rezervuarıyız, tıpkı yarasaların yüzlerce koronavirüsün doğal rezervuarı olması gibi. Ancak, ciddi hastalığa neden olmadıkları için çoğunlukla göz ardı edilirler. 2003 yılında, nidovirales (koronavirüslerin yer aldığı taksonomik düzen) konferansı, ilgi eksikliği nedeniyle neredeyse iptal edilmişti. Sonra yarasalardan misklere, sonra da insanlara sıçrayan SARS ortaya çıktı. Konferans biletleri anında tükendi.

Wired

SARS şu anda karşılaştığımız yeni virüsle çok yakın. Soğuk algınlığı koronavirüsleri sadece üst solunum yollarını (esas olarak burun ve boğaz) enfekte etme eğilimindeyken, onları oldukça bulaşıcı hale getirir. SARS ise öncelikle alt solunum yolu sistemini (akciğerleri) enfekte eder ve bu nedenle yüzde on gibi çok daha ölümcül bir hastalığa neden olur. 2012'de Suudi Arabistan'da ortaya çıkan ve yarasalardan develere, sonra da insanlara bulaşan MERS, alt solunum sisteminde yüzde otuz yedi ölüm oranıyla ciddi hastalığa neden olmuştu. SARS-CoV-2, ondan önce gelen tüm insan koronavirüslerinin korkunç bir mutant melezi gibi davranıyor. Hava yolları ile bulaşabiliyor ve çoğalabiliyor. Otuz yılı aşkın süredir koronavirüsleri inceleyen bir mikrobiyoloji ve immünoloji profesörü olan Stanley Perlman şöyle diyor:

Bu yüzden çok kötü. SARS ve MERS koronavirüslerinin daha düşük solunum şiddetine ve soğuk algınlığı koronavirüslerinin bulaşabilirliğine sahipler.

SARS-CoV-2'nin çok yönlü ve çok başarılı olmasının bir nedeni, akciğer hücrelerine bağlanma ve kaynaştırma konusundaki özel yeteneği ile ilgilidir. Tüm koronavirüsler, karmaşık, çok aşamalı bir süreçle insan hücrelerine girmek için mızrak proteinlerini (İng. spike protein) kullanırlar. İlk olarak, mızrak mantar şekli gibi düşünülürse, şapka kısmı moleküler bir anahtar gibi davranarak hücrelerimizin kanallarına girerler. Bilim insanları buna kilit reseptörü diyorlar. SARS-CoV-2'de şapka, akciğerler ve böbrek hücreleri de dahil olmak üzere insan vücudunun çeşitli bölgelerinde bulunabilen ACE-2 adlı bir reseptöre mükemmel bir şekilde bağlanırlar. Koronavirüsler solunum sistemine saldırırlar çünkü ACE-2 reseptörleri dış dünyaya çok erişilebilirdir. Perlman şöyle diyor:

Virüs içeri giriyor, oysaki böbreğe ulaşmak kolay değildir.

SARS-CoV-2 virüsü SARS virüsünden on kat daha etkili bir şekilde reseptöre bağlanır. Ulusal Sağlık Aşı Araştırmaları Merkezi'nde koronavirüs programının bilimsel lideri olan Kizzmekia Corbett şöyle açıklıyor:

Bağlanma daha sıkıdır, bu da potansiyel olarak enfeksiyon sürecinin başlamasının sadece daha verimli olduğu anlamına gelebilir.

SARS-CoV-2’nin ayrıca, SARS ve MERS’in sahip olmadığı, insan dokusundaki enzimleri kullanmak (örneğin, vücudumuzda furin adında yaygın olarak bulunan bir tane) ve mızrak proteinini kökünden ayırmak gibi eşsiz bir yeteneği var gibi görünüyor. Ve böylece, kök virüs zarını ve insan hücre zarını bir araya getirerek virüsün RNA'sını hücreye saçmasına izin verebilir. Chapel Hill'deki Kuzey Carolina Üniversitesi Epidemiyoloji Bölümü'nde yardımcı doçent olan Lisa Gralinski'ye göre, ACE-2 reseptörüne bağlanma ve füzyonu aktive etmek için insan enzimlerini kullanma becerisini şöyle açıklıyor:

Bu yeni virüsün bulaşıcılığı ve enfeksiyonları yayması daha yüksek bir seviyede.

Bir koronavirüs bir kişiye girdiğinde, kendini üst solunum sistemine yerleştirir ve hücrenin donanımını ele geçirir ve hızla çoğalır. Çoğu RNA virüsü bir konakçıda çoğaldığında, okumalı düzeltme mekanizması olmadığı için işlem hızlı ve kirli olur. Bu sık ve rastgele mutasyonlara yol açabilir. Anderson şöyle açıklıyor:

Ama bu mutasyonların büyük çoğunluğu virüsü hemen öldürüyor.

Bununla birlikte, diğer RNA virüslerinin aksine, koronavirüsler çoğaldıklarında hataları kontrol etme kapasitelerine sahiptir. Denison şunları söylüyor:

Aslında hataları düzelten enzimleri var.

Koronavirüsler Gerektiğinde Çok Kolay Mutasyona Uğruyor

Vanderbilt'teki Denison’ın laboratuvarı, canlı virüsler üzerinde yapılan deneylerde, koronavirüsleri bir anlamda kurnaz mutasyoncular yapan bu enzimin varlığını ilk kez doğruladı. Değişmek için seçici bir basınç olmadığında virüsler bir konakta stabil kalabilir ancak gerektiğinde hızla gelişirler. Örneğin, her yeni türe dönüştüklerinde, yeni fizyolojisi ve savaşmak için yeni bir bağışıklık sistemi ile yeni çevrede hayatta kalmak için aceleyle dönüşebilirler. Virüs bir tür içinde bir kez kolayca yayılırsa, tutumu “Mutluyum, iyiyim, değişmeye gerek yok” oluyor diyor Denison. Bu durumda insanlarla oynuyor gibi görünüyor; SARS-CoV-2 dünyayı çevrelediğinden, suşları arasında küçük farklılıklar vardır ancak bunların hiçbiri virüsün davranışını etkilemez. Denison devam ediyor:

Bu hızla adapte olan bir virüs değil. Indy 500'deki en iyi araba gibi. Önde ve önünde hiçbir engel yok. Yani o arabayı değiştirmenin bir yararı yok.
Koronavirüs, konakçı hücrelere bağlanır ve viral genomunu serbest bırakarak, RNA'sını çoğaltmak ve yeni viral proteinler oluşturmak için hücrenin mekanizmasını gasp eder. RNA ve proteinler, daha fazla hücreyi enfekte etmek için hücreden atılan yeni virüs partiküllerine paketlenirler.
The New Yorker

Virüs, konağından (mukus, sümük, balgam ve hatta nefesimiz yoluyla) mümkün olan en kısa sürede yayılmaya devam edebilmek için çoğalır. Koronavirüs müthiş bir koruyucudur. Alman araştırmacılar tarafından bu ayın başında yayınlanan bir ön baskı çalışması olan ve COVID-19 teşhisi konan hastalardan gelen verileri inceleyen Çin dışındaki ilk çalışmalardan biri, enfekte olmuş kişilerin semptom geliştirmeden önce koronavirüsü önemli oranda sakladığına dair açık kanıt buldular. Gerçekten (muhtemelen hücrelerimize bağlanma ve kaynaştırma kabiliyetinden dolayı ) bir görünmezlik pelerini giyiyorlar. Bilim insanları yakın zamanda, belgelenmemiş COVID-19 vakalarının veya hafif semptomları olan enfekte kişilerin ciddi vakalar kadar bulaşıcı olup yüzde elli beş olduğunu tahmin ediyorlar. Başka bir çalışma, daha ciddi vakalarda (hastaneye yatmayı gerektiren) hastaların otuz yedi gün boyunca virüsü solunum yollarından attığını buldu.

Bir konağın dışında virüs inerttir, yani canlı değildir ancak ölü de değildir. Yüz milyon koronavirüs parçacığı bir iğnenin başına sığabilir ve uzun süreler yaşayabilirler. Tipik olarak bir hayvanı veya bir kişiyi enfekte etmek için binlerce veya on binlerce virüs gereklidir. Montana'daki Ulusal Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü'ne bağlı bir tesis olan Rocky Mountain Laboratories Virüs Ekolojisi Birimi'ndeki araştırmacılar, virüsün dört saat boyunca bakır üzerinde, yirmi dört saat boyunca bir karton parçası üzerinde kalabileceğini buldu. Plastik veya paslanmaz çelik üzerinde üç gün boyunca kalabilirler. Ayrıca virüsün, üç saat boyunca havada yüzebileceğini, enfekte olmuş bir kişinin nefes aldığı, hapşırdığı veya öksürdüğü küçük solunum damlacıklarıyla bulaşabileceğini buldular. Diğer araştırmalar, virüsün bir aerosol olarak var olabileceğini ancak sadece çok sınırlı koşullarda olabileceğini düşündürmektedir. Çoğu virüs parçacığı, etkisini oldukça hızlı bir şekilde kaybediyor gibi görünmekte. Enfeksiyon penceresi ilk on dakika içinde en yüksek. Yine de, enfeksiyon riski çoğumuzu anlaşılır bir şekilde germofoblara dönüşmesini sağladı.

Koronavirüs vücuda ağızdan, gözlerden ve burundan girer, ardından parçacıkların çoğaldığı akciğerlere doğru yol alır. Özellikle öksürme ve hapşırma yoluyla başkalarına bulaşır.
Koronavirüs vücuda ağızdan, gözlerden ve burundan girer, ardından parçacıkların çoğaldığı akciğerlere doğru yol alır. Özellikle öksürme ve hapşırma yoluyla başkalarına bulaşır.
The New Yorker

COVID-19'un Etkileri

Bir virüsün istediği tek şey, sonsuz bir ev sahibi zinciridir. Bulaşma, evrimsel nihai hedeftir. Şimdiye kadar yapılan deneylere dayanarak, araştırmacılar, COVID-19'un yaygın gripten biraz daha bulaşıcı olduğunu ve tek bir hasta kişinin on iki kişiyi enfekte edebileceğini fakat kızamık gibi en bulaşıcı virüslerden daha az bulaşıcı olduğunu tahmin ediyorlar. Muhtemelen koronavirüs süper yayıcıları var; herhangi bir nedenle, neredeyse tamamen asemptomatik olan ancak hastalığı birçok kişiye bulaştıran insanlar. Ancak bu noktada kesin bir enfeksiyon oranını azaltmak imkansız bir iştir. Denison şöyle diyor:

Bu mutlak sayılara, bize ne kadar endişelenmemiz gerektiğini söyleyerek odaklanma eğilimindeyiz. Bakın, sel gibi geliyor. Bilirsiniz aslında dizlerime mi yoksa çeneme mi kadar? Bu önemli değil. Arabamı sele sokmayacağımdan emin olmak için bir şeyler yapmalıyım.

Birçok yerde zaten sele girdik. Her gün yüzlerce insan ölürken, hastanelerde malzeme, yatak ve vantilatör bitiyor. Bu ciddi COVID-19 vakalarında, bilim insanlarının mevcut anlayışına göre, hastalığın virüse karşı bir bağışıklık tepkisi ile her şeyden daha fazla ilgisi olabilir. Perlman, virüs hala görünmezlik pelerini giyerken alt solunum sistemimizde bir taban kazanabileceğinden bahsediyor:

Bağışıklık sistemini yumruklar atıyor ve çok hızlı bir şekilde çoğalmaya başlıyor.

Bağışıklık sistemi nihayet varlığını kaydettiğinde, aşırı çalışabilir ve cephanelikteki her şeyi saldırıya gönderebilir çünkü bu garip yeni işgalcilerle savaşacak belirli antikorları yoktur. "Ateşe gaz dökmek gibi," diyor Denison. Akciğer dokusu şişer ve sıvı ile dolar. Oksijen değişimi gibi solunum da sınırlı olur. Gralinski şöyle diyor:

Konakçı bağışıklık tepkisi bu kadar aşırı bir seviyeye tetikleniyor ve daha sonra kendi üzerine kuruluyor ve sonuçta vücut bir tür şoka girene kadar kendi üzerine kuruyor.

Neredeyse bir otoimmün hastalık gibi; bağışıklık sistemi vücudun olmaması gereken kısımlarına saldırıyor.

Bu tür bir yanıt, yaşlıların genel olarak 2003'teki SARS salgınında olduğu gibi COVID-19'a karşı daha savunmasız olmaları olabilir. SARS’ta, on üç yaşın altındaki çocuklar arasında neredeyse hiç ölüm yoktu ve çocukların hastalığı ortalama olarak yetişkinleri etkileyenlerden daha hafif geçmişti. Denison, fare modellerinde SARS'ı incelerken, “bağışıklık yaşlanması” olarak bilinen bir fenomen gözlemlediğini söylüyor; artık yeni bir virüse karşı dengeli bir şekilde tepki verme kapasitesine sahip olamıyor ve bağışıklık sistemlerinin aşırı reaksiyonu daha da ciddi hastalıklara neden oluyor. Denison, bu durumun ilk SARS salgını sırasındaki en kötü vakalarda da meydana geldiğini ve bağışıklık sisteminin tahribat yaratma şansını yakalamadan önce, antiviral ilaçların neden hastalığın başlangıcında önemli ölçüde daha yararlı olabileceğini açıkladığını söylüyor.

The Economic Times

Koronavirüs Hastalıkları İçin Tedavi Çalışmaları

Son on yıldır, Denison’un laboratuarı ve Kuzey Carolina Üniversitesi'ndeki işbirlikçileri, sadece SARS ve MERS’e karşı değil, kaçınılmaz olarak geleceğini bildikleri yeni bir koronavirüs için işe yarayan bir şey bulmaya çalışmak için antiviral tedavileri araştırıyorlar. Birlikte, şu anda Gilead tarafından geliştirilmekte olan ve enfekte hastalar üzerinde yapılan çalışmalarda ve NHC olarak bilinen başka bir antiviral ilaç bileşiği olan Remdesivir olarak bilinen ilaca yönelik erken araştırmaların çoğunu yaptılar. Hayvan modellerinde, her iki ilaç da, virüsün vücutta başarıyla çoğalmasını önlemeye yardımcı olan koronavirüsün redaksiyon işlevini önleyebilir veya engelleyebilir. Denison şöyle diyor:

Test ettiğimiz tüm koronavirüslere karşı çok etkili bir şekilde çalıştı.

Koronavirüsler muhtemelen okumalı düzeltme enzimine sahiptir çünkü bunlar büyüktür (var olan en büyük RNA virüslerinden biridir) ve böyle uzun bir genomun yapısını koruyan bir mekanizmaya ihtiyaç duyarlar. Bizim açımızdan böylesine büyük bir genomun yararını Andersen açıklıyor:

Bir virüsün ne kadar çok gen ve protein ürünü varsa, onlara karşı spesifik tedaviler tasarlamak için daha fazla fırsatımız olur.

Örneğin, virüsün insan enzimi furin kullanma becerisi, furin inhibitörleri olarak işlev gören antiviral ilaçlar için umut vaat etmektedir.

COVID-19 bizim için hala yeni olmasına rağmen, yaygın enfeksiyon ve ölümden sorumlu olmaya devam edecek. Ancak Epstein şunları ekliyor:

Zamanla, virüsler doğal yaşam alanlarıyla birlikte geliştikçe daha az ciddi hastalıklara neden olma eğilimindedirler. Bu hem ev sahibi hem de virüs için iyidir.

Sonuç

Daha öldürücü suşlar çıkabilir, bu çok daha korkunç ölümler anlamına gelir. Geride kalan konakçılar bir miktar bağışıklık oluşturabilirler. Virüsün stabilitesi antiviral ilaçların ve nihayetinde bir aşının performansı için iyiye işarettir. Virüse karşı alınan önlemlere yeterli süre devam edilirse, virüsün yayılma hızı yavaşlayacak, hastaneler ve sağlık çalışanlarında rahatlama sağlayacaktır. Denison, "Virüs bizim öğretmenimiz." diyor. Binlerce yıl şu anki haline gelebilmek için evrimleşti ve şimdi biz onu yakalamak için acele ediyoruz.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 14
  • Merak Uyandırıcı! 8
  • Korkutucu! 3
  • Bilim Budur! 2
  • Muhteşem! 1
  • İnanılmaz 1
  • Umut Verici! 1
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  1. Çeviri Kaynağı: The New Yorker | Arşiv Bağlantısı

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 22/10/2020 04:42:56 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/8425

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Reklamı Kapat
Güncel
Karma
Agora
Instagram
Beslenme Bilimi
Mers
Yiyecek
Yumurtalık
Arı
Kuantum Fiziği
Hastalık
Diş Hekimi
Seçilim
Kuyruk
Yüz
Epigenetik
Kanser Tedavisi
Kuşlar
Obstetrik
Önlem
Factchecking
Viral Enfeksiyon
Yeni Koronavirüs
Tehlike
Dağılım
Kanıt
İspat Yükü
Şempanzeler
Besin Değeri
Daha Fazla İçerik Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Reklamı Kapat
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Her şeye kuşku duyun.”
Rene Descartes
Geri Bildirim Gönder