Bu Reklamı Kapat
Bu Reklamı Kapat

Beyniniz, Gerçekte Olanı Ne Düzeyde Algılayabilir? Hepimiz, Aynı Gerçekliği mi Deneyimliyoruz?

Beyniniz, Gerçekte Olanı Ne Düzeyde Algılayabilir? Hepimiz, Aynı Gerçekliği mi Deneyimliyoruz? Scientific American
10 dakika
5,938
  • Bilişsel (Kognitif) Biyoloji

Renkler, kokular, sesler ve tatların hepsi, aslında bir çeşit enerjidir. Evrimsel süreç boyunca organizmalar, bu enerjileri algılayabilmek ve işleyebilmek için çeşitli duyu organları geliştirmiştir. Bu enerji kaynakları, o duyu organları ile etkileştiğinde; nöral, elektriksel ve/veya kimyasal kaynaklı sinyaller üretilir ve bu sinyaller beyinde (veya sinir sisteminde veya algılayıcı organellerde) çeşitli kimyasal değişimlere neden olarak, "algı" dediğimiz kavramı üretir. Bu algılar, çeşitli "tepki"leri üretir; örneğin parlak bir ışık nedeniyle gözlerimizi kısabiliriz, kötü bir koku dolayısıyla midemiz bulanabilir; ani bir ses irkilmemize, acı bir tat kızarmamıza sebep olabilir.

Uyandığımız andan itibaren beynimize hücum eden uyarıları, herhangi bir çaba göstermeden algılar ve böylece kendi gerçekliğimize güne başlamış oluruz. Dış dünya hakkında edindiğimiz tüm bu fikirler ile kurduğumuz gerçeklik, uyarıların salt bir şekilde duyularımız tarafından algılanmasından ziyade, bu uyarıların beynimizde işlenişi ile ilgilidir. Duyularımıza bir sinyal olarak gelen bu iletiler, bölgelere ve işlevlerine göre özelleşmiş olan reseptörler ile algılanır. Reseptörlerde elektrokimyasal sinyallere dönüştürülen bu uyarılar, nöron ağı içerisinde çok hızlı bir biçimde beyne iletilir. Aslında dış dünya ile ilgili deneyimlediğimiz her şey, beynimizin karanlık kıvrımlarındaki elektrokimyasallardan ibarettir. Vücudumuz her bir köşesinden gelen tüm bu sinyalleri işe yarar bir biçime dönüştürmekle yükümlü olan beyin, yapısı içerisinde her bir duyumuz için farklı bölümler oluşturmuştur. Bir yığın halinde akan bu uyarılar, ilgili bölgelere aktarıldıktan sonra işlenir ve böylece dış dünya hakkında bir gerçeklik algısına sahip olmuş oluruz. [1]

Bu Reklamı Kapat

Görmek İçin Ne Gerekir?

Biz Homo sapiens türü için, gerçeklik algımızın oluşmasındaki en önemli duyumuzun görme duyusu olduğunu söyleyebilir. Beynimizin yaklaşık üçte birini kapsayan ve görme işlevini gerçekleştirmekle yükümlü olan oksipital lob, uyanık olduğumuz her an çok yoğun bir şekilde çalışarak dış dünyadan veriler toplar. Bu işlem sadece korneamıza çarpan fotonları toplamaktan fazlasını yerine getirir. Görme işleminin sadece foton algılamaktan fazlasını yaptığı ise basit bir şekilde birkaç görselle kanıtlanabilir, biri şöyle:[2]

Akiyoshi Kitaoka’nın dizayn ettiği, Dönen Yılanlar yanılsaması adlı görselde hiçbir hareketlilik olmamasına rağmen beynimiz çemberlerin döndüğünü sanmaktadır.
Akiyoshi Kitaoka’nın dizayn ettiği, Dönen Yılanlar yanılsaması adlı görselde hiçbir hareketlilik olmamasına rağmen beynimiz çemberlerin döndüğünü sanmaktadır.
Akiyoshi's illusion pages

Dönen Yılanlar ve benzeri görseller, "Gözümle görmeden inanmam!" gibi çeşitli deyimlere de konu olan bu duyumuzun aslında çok kolay bir şekilde yanılabileceğini, gözlerimizin bir kamera gibi çalışmaktan ziyade daha karmaşık birtakım işlemler gerçekleştiriyor olabileceğini göstermektedir. Bu tür göz yanılgıları hakkında daha fazla bilgiyi buradan alabilirsiniz.

Bu Reklamı Kapat

Görme işleminin nasıl gerçekleştiğini anlamak adına, başarılı bir iş insanı ve paralimpik şampiyona kayakçısı olan Mike May'in hikayesine bakalım. Kimyasal bir patlama nedeniyle korneasında bozunma meydana gelen May, görme yetisini üç buçuk yaşında kaybetti. Yaklaşık 40 yıl sonra tıbbın ve bilimin de ilerleyişiyle, korneasında meydana gelen hasar tedavi edildi. Başarılı geçen ameliyat sonrasında May'in gözündeki bandaj çıkarıldığında, göz organı kusursuz çalışıyor olmasına rağmen, May'in beyni aniden maruz kaldığı görsel bilgi yoğunluğuna ayak uyduramadı ve anlamlı görüntüler meydana getiremedi. Nesnelerin kimlikleri, boyut ve oranları hakkında bir fikre sahip olamayan ve bu nedenle gördüklerini tanımlamakta zorluk çeken May, aynı zamanda derinlik algısında da sorunlar yaşadı ve bu sebeple de nesneleri birbirinden ayırt etmekte zorluklar yaşadı. Tüm bu nedenlerden dolayı da ameliyattan sonra kayak yapmak bile daha zahmetli bir hal aldı. Sonradan yapılan incelemeler gösterdi ki, Mike May'in yaşamış olduğu 40 yıl süren bu körlük durumu, görme işlevini üstlenen oksipital lobun başka duyularca işgal edilmesine neden olmuştu ve bu durum da görme işlevinin gerçekleştirilmesi için gerekli olan sinyalleri okuma işlevini etkilemişti![3]

Mike May'in hikayesinden de anlaşılacağı üzere gözlerimizin gelen ışığı çok iyi bir şekilde algılayabiliyor olması, bize sağlıklı bir görme deneyimi sunmak için yeterli olmamaktadır. Sağlıklı bir görüş için gözlerimizin beynimiz ile organize bir şekilde çalışması gerekmektedir.

Göz ve Beyinden Fazlası Gerekiyor Olabilir mi?

Ancak Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) araştırmacılarından Richard Held ve Alan Hein'in yapmış oldukları bir deney, sağlıklı bir görme sistemine sahip olabilmek için, göz ve beyin uyumundan bile fazlasının gerekiyor olabileceğini bizlere gösterdi.[4]

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Deneyi anlatan bir çizim.
Deneyi anlatan bir çizim.
Blog Psychology

Deney, iki kedi yavrusunun dikey şeritlerle boyanmış olan silindir içindeki düzeneğe tamamen aynı görüş açısına sahip olacak şekilde yerleştirilmesi şeklinde düzenleniyor. Aralarındaki tek farkın, biri merkezi eksene bağlı mekanizmayı yürüyerek döndürürken, diğeri kutunun içinde herhangi bir fiziksel harekette bulunmadan dönüyor olması olan bu iki yavru kedi, aynı şeritlere aynı zaman diliminde maruz kalıyor olmasına rağmen, sadece kendi hareketiyle yer değiştiren kedinin sağlıklı bir şekilde görmeyi öğrendiği gözleniyor. Kutunun içindeki kedi ise sağlıklı bir görme sistemi geliştiremiyor.

Bu deneyin sonuçlarına dayanarak, görme sistemimiz sadece fotonları algılamak, daha sonra da beyinde işlemekle sınırlı olmadığını, tüm vücudumuzun organize bir şekilde çalışarak sağlıklı bir görme yeteneği geliştirdiğini söyleyebiliyoruz. Beynimize gelen sinyaller, hareketlerimiz ve bu hareketlerimizin sonuçlarıyla bir anlam kazanıyor. Beynin görsel verileri doğru işleyebilmesi için birçok etmenin uyumlu bir şekilde çalışması gerekiyor.[4]

Diğer Duyular İçin de Aynısı Geçerli!

Beynimizin gerçeklikle olan sınavı sadece görme duyusundan ibaret değil. En ilkel duyumuz olan koku duyusu da çok basit şekilde bizi yanıltabiliyor: Bu duruma yaygın örneklerden biri olarak yiyeceklerden aldığımız tadın %75 ila %95'inin, aslında yiyeceğin tadıyla değil, kokusuyla şekillendiğini gösteren çalışmalar gösterilebilir. Bu, henüz genel geçer kabul gören bir görüş değil; ancak argümanın doğruluğu, bilim dünyasında halen tartışılıyor. Bu tartışmaların sonlanamıyor oluşundaki en önemli sorun ise, "lezzet" kavramını nesnel bir şekilde tanımlayamıyor oluşumuz - ki bu da bizi, yazımızın başlığını düşünmeye itiyor.

Aldığımız tadı değiştiren duygusal girdilerimiz ve salt olarak tadı oluşturan kimyasallar arasındaki farkı net bir biçimde ortaya koyamıyor oluşumuz bir problem olarak önümüze çıkıyor. Bakelar, Nature'da bu durumu şu şekilde açıklıyor:[5]

Yiyecekleri deneyimleme şeklimiz ağızla sınırlı değildir; koku, görme, işitme ve hatta dokunma, yiyeceğin tadını kökten değiştirebilir veya yiyecek tercihini etkileyebilir.

Görme duyusunda organize bir şekilde çalışan tüm bedenimiz aynı durumu diğer duyularımız için de uygular. Ancak görme ve işitme duyuları, tat algımızda çeşitli farklılıklara sebep olabilmesine rağmen bu durum tadı oluşturdukları anlamına gelmiyor. Hangi duyuların lezzeti oluşturduğu ve hangilerinin tadı düzenleyici olduğunu öğrenene kadar, bu konu bilim dünyasında tartışılacağa benziyor.[6]

Bu Reklamı Kapat

Dış dünyayı algılamamız için yegane aracımız olan duyu organlarının bu derece yanılabiliyor oluşu içinde bulunduğumuz gerçekliğin ne kadar nesnel olduğunu, herkesin beyin ve fiziksel gelişiminin farklılıklar gösterdiği gibi dış dünyayı algılama biçiminin ve bunun doğrultusunda sahip olduğumuz gerçeklik algısının da farklılıklar gösterebileceğini düşündürüyor. Algılarımızın bu aşılamaz gibi gözüken nesnelliğine kualia deniyor.

Zamanlama Problemi: Zaman, Bizi Nasıl Yanıltıyor?

Duyularımız, dış dünyada olan biten her şeyi sağlıklı bir biçimde algılıyor olsa da, söz konusu "gerçeklik" olduğunda yine birtakım sorunlar ortaya çıkabiliyor. Bu sorunlardan en kaçınılmaz olanı ise zamanlama problemi olarak karşımıza çıkıyor. Dış dünyadan beynimize uyarıların gelmesi ve uyarıların işlenmesi arasındaki zaman farkı, bu soruna sebep oluyor.

Örneğin, bir yarış pistinde mantar tabancası sesi ile yarışa başlayan kısa mesafe koşucularını ele alalım. Bu yarışçılar görünürde ses ile organize bir şekilde hareket ediyor izlenimi uyandırsa da, görüntüler yavaşlatıldığında aslında silahın patlama ve atletlerin harekete geçme anı arasında saniyenin onda ikisi kadar bir zaman farkı olduğunu görüyoruz. Bunun sebebi ise beynin sesleri algılaması için önce motor kortekse daha sonrada omurilik aracılığıyla kaslara sinyal göndermesi gerekliliğinden kaynaklanıyor.

Saniyelerin çok önemli olduğu bu spor dalında azımsanmayacak olan bu farkı kapatmak için, sesten daha hızlı yayılan ışık ile başlama işareti verilmesi mantıklı bir fikir gibi gözüküyor. Ancak bilim insanlarının bu konu hakkında düzenledikleri bir deneyin sonuçları bu beklentimizi karşılamıyor: Yapılan deneyde, atletlerin flaş ışığına verdikleri tepki, mantar tabancasına verdikleri tepkiden bariz bir şekilde daha yavaş olarak gözlenmiştir. Bu durumun nedeninin, görsel verilerin beyinde daha karmaşık bir işlemden geçmesi olduğu düşünülüyor.[1] Yani kaynaktan duyu organımıza gelen süreden kazanıyor olsak da, duyu organımızdan algılarımıza ulaşana kadarki sürede kaybediyoruz.

Bu Reklamı Kapat

Atletlerin görselin üst taraftaki tepkisi ışığa, görsel alt tarafındaki tepkisi ise mantar tabancasına ait.
Atletlerin görselin üst taraftaki tepkisi ışığa, görsel alt tarafındaki tepkisi ise mantar tabancasına ait.
Real Clear Science

Ses ve görüntü arasındaki bu farkı, ellerinizi çırparak kendiniz denediğinizde her şeyin eş zamanlı olarak gerçekleşiyor gibi görünmesinin sebebi, beynimize gelen sinyallerin varış zamanları arasındaki farkın yine beynimiz tarafından gizlenmesinden kaynaklanmaktadır: Beynimiz, tüm duyularımızdan gelen bilgileri eş zamanlı olarak işliyor ve bize bu şekilde sunuyor. Zamanlama ile ilgili yaşanan bu sorunlar, ses ve görme duyusundan da ibaret kalmıyor. Ayak başparmağınızdan gelen sinyallerin beyninize ulaşması, el başparmağınızdan gelen sinyallerin beyninize ulaşmasından daha fazla zaman alıyor.[7]

İçsel Modeliniz, Gerçekliği Ne Kadar Yansıtıyor?

Tüm bu uyarıları algılayıp, işleyip ve eş zamanlı duruma getirip bize bir gerçeklik sunmak için çalışan beynimizde, tüm bu işlemleri gerçekleştirirken daha az enerji harcamak için çeşitli kısa yollar evrimleşmiştir. Bu yollardan birisi, görsel açıdan tam bir "hile" olan İçsel Model Oluşturma Yöntemi. İçsel Model'in öngörüsü bize, beynin tüm duyu organlarından gelen uyarıları algılamadan önce kendi gerçekliğini üretmeye başladığını söylüyor.

Başın ön kısmında bulunan gözler ve arka kısmında bulunan oksipital lob arasında konumlanmış olan talamus, bu modelde duyusal bakımdan çok önemli bir işlevi üstleniyor. Duyu organlarımızın çoğundan gelen uyarılar öncelikle talamusa uğruyor ve ardından beyinde ilgili kortekslere iletiliyor. Talamusa gelen görsel uyarıların çoğunun oksipital loba iletiliyor olmasına karşın, bu iletilerin yaklaşık on katı tam tersi tarafa doğru yönleniyor. Beynimizin dış dünya hakkındaki tahminleri oksipital lobdan talamusa ulaşıyor ve burada gözlerden gelen bilgi ile karşılaştırılıyor. Karşılaştırma sonucu ve beynimizin beklentisi örtüşüyorsa oksipital loba yeniden gönderilen ileti oranı daha düşük oluyor. Talamusun bu işlemdeki görevi ise, kısaca, gözümüzün gördüğü ile beynimizin beklentisi arasındaki farkı oksipital loba iletmek.[8], [9]

Aslında "görme" dediğimiz olay, o an içerisinde olanları ve korneamıza çarpan fotonları algılamamızdan ziyade, kafamızın içinde oluşturduğumuz görüntülere dayanıyor. Beynimizin bu yeteneği sayesinde hiç tanımadığımız bir sokakta yürürken dahi başka sokaklarda yürüyerek kurmuş olduğumuz içsel şablonumuz sayesinde, göreceğimiz şeylerin ne olacağını az çok tahmin edebiliyoruz. Oluşturduğumuz bu içsel modeller, dış dünyayı stabil bir biçimde algılamak üzerine kurgulandığı için gözümüzde gerçekleşen ve Sakkadik Hareket olarak adlandırılan, her saniyede yaklaşık dört kez gerçekleşen seğirme benzeri hareketleri dahi hissetmiyoruz. Her deneyimimizle berber gelişen içsel modellerimiz sayesinde, dış dünyayı daha kararalı bir yapı şeklinde algılayabiliyoruz. [1]

Sonuç

Tüm bu deneyler ve araştırma sonuçlarının ışığında, algıladığımız dünyanın, üzerinde bulundurduğu insan sayısı kadar farklı gerçeklikle algılandığını söyleyebiliriz. Çevremizi algılamak için tek aracımız olan duyularımızın bu derece yanılma payına sahip olması, sağlıklı işleyebilmeleri için birçok etkenin bir arada uyum içinde çalışması gerekliliği şu an içinde bulunduğumuz gerçekliğin kontrolümüzden çok uzak olduğunu kanıtlar nitelikte. Bize kalansa, "gerçeklik simülasyonu"nda elde edebildiğimiz verilerle idare etmek...

Okundu Olarak İşaretle
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 22
  • Merak Uyandırıcı! 17
  • Muhteşem! 12
  • Bilim Budur! 9
  • İnanılmaz 9
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 4
  • Umut Verici! 4
  • İğrenç! 1
  • Korkutucu! 1
  • Güldürdü 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • ^ a b c D. Eagleman. (2021). Beyin: Senin Hikâyen.
  • ^ A. Rehman, et al. Neuroanatomy, Occipital Lobe. (19 Şubat 2021). Alındığı Tarih: 19 Şubat 2021. Alındığı Yer: NCBI | Arşiv Bağlantısı
  • ^ D. Bach. Man With Restored Sight Provides New Insight Into How Vision Develops. (19 Şubat 2021). Alındığı Tarih: 19 Şubat 2021. Alındığı Yer: University of Washington | Arşiv Bağlantısı
  • ^ a b R. Held, et al. Dissociation Of The Visual Placing Response Into Elicited And Guided Components. (19 Şubat 2021). Alındığı Tarih: 19 Şubat 2021. Alındığı Yer: Science | Arşiv Bağlantısı
  • ^ N. Bakalar. Sensory Science: Partners In Flavour. (19 Şubat 2021). Alındığı Tarih: 19 Şubat 2021. Alındığı Yer: Nature | Arşiv Bağlantısı
  • ^ C. Spence. Just How Much Of What We Taste Derives From The Sense Of Smell?. (19 Şubat 2021). Alındığı Tarih: 19 Şubat 2021. Alındığı Yer: Springer Link | Arşiv Bağlantısı
  • ^ D. Eagleman. Human Time Perception And Its Illusions. (19 Şubat 2021). Alındığı Tarih: 19 Şubat 2021. Alındığı Yer: | Arşiv Bağlantısı
  • ^ C. Stetson, R. Montague, D. Eagleman, X. Cui, et al. Motor-Sensory Recalibration Leads To An Illusory Reversal Of Action And Sensation. (19 Şubat 2021). Alındığı Tarih: 19 Şubat 2021. Alındığı Yer: ScienceDirect | Arşiv Bağlantısı
  • ^ B. Parsons, et al. Motor-Sensory Recalibration Modulates Perceived Simultaneity Of Cross-Modal Events At Different Distances. (19 Şubat 2021). Alındığı Tarih: 19 Şubat 2021. Alındığı Yer: | Arşiv Bağlantısı
Bu Reklamı Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 08/08/2022 05:13:53 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/10167

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Bu Reklamı Kapat
Size Özel (Beta)
İçerikler
Sosyal
Gönderiler
Asit
Kuvvet
Doğa Olayları
Transkripsiyon
Meteor
Abiyogenez
Astrofotoğrafçılık
Taksonomi
Mikoloji
Mantık
Dişler
Çekirdek
Kanıt
Adaptasyon
Doğa Yasası
Kozmik Mikrodalga Arkaplan Işıması (Cmb)
Ses Kaydı
Yatay Gen Transferi
Bağışıklık
Zehirli Mantar
Gen İfadesi
Araştırmacılar
Su
Bağışıklık Sistemi
Homeostasis
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Bağlantı
Gönder
Ekle
Soru Sor
Daha Fazla İçerik Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Paylaş
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nda reklamları 2 şekilde kapatabilirsiniz:

  1. Ücretsiz üye girişi yapmak: Sitedeki reklamların %50 kadarını kapatmak için ücretsiz bir Evrim Ağacı üyeliği açmanız ve sitemizi/uygulamamızı kullanmanız yeterli!

  2. Maddi destekçilerimiz arasına katılmak: Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın

Önizleme
Görseli Kaydet
Sıfırla
Vazgeç
Ara
Raporla

Raporlama sisteminin amacı, platformu uygunsuz biçimde kullananların önüne geçmektir. Lütfen bir içeriği, sadece düşük kaliteli olduğunu veya soruya cevap olmadığını düşündüğünüz raporlamayınız; bu raporlar kabul edilmeyecektir. Bunun yerine daha kaliteli cevapları kendiniz girmeye çalışın veya diğer kullanıcıları oylama, teşekkür ve kabul edilen cevap araçları ile daha kaliteli cevaplara teşvik edin. Kalitesiz bulduğunuz içerikleri eleyebileceğiniz, kalitelileri daha ön plana çıkarabileceğiniz yeni araçlar geliştirmekteyiz.

Soru Sor
Görsel Ekle
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform, aklınıza takılan soruları sorabilmeniz ve diğerlerinin sorularını yanıtlayabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Gerçekten soru sorun, imâdan ve yüklü sorulardan kaçının.
Sorularınızın amacı nesnel olarak gerçeği öğrenmek veya fikir almak olmalıdır. Şahsi kanaatinizle ilgili mesaj vermek için kullanmayın; yüklü soru sormayın.
2
Bilim kimliğinizi kullanın.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla sorular ve cevaplar, bilimsel perspektifi yansıtmalıdır. Geçerli bilimsel kaynaklarla doğrulanamayan bilgiler veya reklamlar silinebilir.
3
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Sahtebilimi desteklemek yasaktır.
Sahtebilim kategorisi altında konuyla ilgili sorular sorabilirsiniz; ancak bilimsel geçerliliği bulunmayan sahtebilim konularını destekleyen sorular veya cevaplar paylaşmayın.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Soru Ara
Aradığınız soruyu bulamadıysanız buraya tıklayarak sorabilirsiniz.
Alıntı Ekle
Eser Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, fark edildiğinde ufku genişleten tespitler içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Formu olabildiğince eksiksiz doldurun.
Girdiğiniz sözün/alıntının kaynağı ne kadar açıksa o kadar iyi. Açıklama kısmına kitabın sayfa sayısını veya filmin saat/dakika/saniye bilgisini girebilirsiniz.
2
Anonimden kaçının.
Bazı sözler/alıntılar anonim olabilir. Fakat sözün anonimliğini doğrulamaksızın, bilmediğiniz her söze/alıntıya anonim yazmayın. Bu tür girdiler silinebilir.
3
Kaynağı araştırın ve sorgulayın.
Sayısız söz/alıntı, gerçekte o sözü hiçbir zaman söylememiş/yazmamış kişilere, hatalı bir şekilde atfediliyor. Paylaşımınızın site geneline yayılabilmesi için kaliteli kaynaklar kullanın ve kaynaklarınızı sorgulayın.
4
Ofansif ve entelektüel düşünceden uzak sözler yasaktır.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Sözlerinizi tırnak (") içine almayın.
Sistemimiz formatı otomatik olarak ayarlayacaktır.
Gönder
Tavsiye Et
Aşağıdaki kutuya, [ESER ADI] isimli [KİTABI/FİLMİ] neden tavsiye ettiğini girebilirsin. Ne kadar detaylı ve kapsamlı bir analiz yaparsan, bu eseri [OKUMAK/İZLEMEK] isteyenleri o kadar doğru ve fazla bilgilendirmiş olacaksın. Tavsiyenin sadece negatif içerikte olamayacağını, eğer bu sistemi kullanıyorsan tavsiye ettiğin içeriğin pozitif taraflarından bahsetmek zorunda olduğunu lütfen unutma. Yapıcı eleştiri hakkında daha fazla bilgi almak için burayı okuyabilirsin.
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform; okuduğunuz kitaplara, izlediğiniz filmlere/belgesellere veya takip ettiğiniz YouTube kanallarına yönelik tavsiylerinizi ve/veya yapıcı eleştirel fikirlerinizi girebilmeniz içindir. Tavsiye etmek istediğiniz eseri bulamazsanız, buradan yeni bir kayıt oluşturabilirsiniz. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Önceliğimiz pozitif tavsiyelerdir.
Bu platformu, beğenmediğiniz eserleri yermek için değil, beğendiğiniz eserleri başkalarına tanıtmak için kullanmaya öncelik veriniz. Sadece negatif girdileri olduğu tespit edilenler platformdan geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
2
Tavsiyenizin içeriği sadece negatif olamaz.
Tavsiye yazdığınız eserleri olabildiğince objektif bir gözlükle anlatmanız beklenmektedir. Dolayısıyla bir eseri beğenmediyseniz bile, tavsiyenizde eserin pozitif taraflarından da bahsetmeniz gerekmektedir.
3
Negatif eleştiriler yapıcı olmak zorundadır.
Eğer tavsiyenizin ana tonu negatif olacaksa, tüm eleştirileriniz yapıcı nitelikte olmak zorundadır. Yapıcı eleştiri kurallarını buradan öğrenebilirsiniz. Yapıcı bir tarafı olmayan veya tamamen yıkıcı içerikte olan eleştiriler silinebilir ve yazarlar geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
4
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Eser Ara
Aradığınız eseri bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.
Tür Ekle
Üst Takson Seç
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, yaşamış ve yaşayan bütün türleri filogenetik olarak sınıflandırdığımız ve tanıttığımız Yaşam Ağacı projemize, henüz girilmemiş taksonları girebilmeniz için geliştirdiğimiz bir platformdur. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Takson adlarını doğru yazdığınızdan emin olun.
Taksonların sadece ilk harfleri büyük yazılmalıdır. Latince tür adlarında, cins adının ilk harfi büyük, diğer bütün harfler küçük olmalıdır (Örn: Canis lupus domesticus). Türkçe adlarda da sadece ilk harf büyük yazılmalıdır (Örn: Evcil köpek).
2
Taksonlar arası bağlantıları doğru girin.
Girdiğiniz taksonun üst taksonunu girmeniz zorunludur. Eğer üst takson yoksa, mümkün olduğunca öncelikle üst taksonları girmeye çalışın; sonrasında daha alt taksonları girin.
3
Birden fazla kaynaktan kontrol edin.
Mümkün olduğunca ezbere iş yapmayın, girdiğiniz taksonların isimlerinin birden fazla kaynaktan kontrol edin. Alternatif (sinonim) takson adlarını girmeyi unutmayın.
4
Tekrara düşmeyin.
Aynı taksonu birden fazla defa girmediğinizden emin olun. Otomatik tamamlama sistemimiz size bu konuda yardımcı olacaktır.
5
Mümkünse, takson tanıtım yazısı (Taksonomi yazısı) girin.
Bu araç sadece taksonları sisteme girmek için geliştirilmiştir. Dolayısıyla taksonlara ait minimal bilgiye yer vermektedir. Evrim Ağacı olarak amacımız, taksonlara dair detaylı girdilerle bu projeyi zenginleştirmektir. Girdiğiniz türü daha kapsamlı tanıtmak için Taksonomi yazısı girin.
Gönder
Tür Gözlemi Ekle
Tür Seç
Fotoğraf Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, bizzat gözlediğiniz türlerin fotoğraflarını paylaşabilmeniz için geliştirilmiştir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Net ve anlaşılır görseller yükleyin.
Her zaman bir türü kusursuz netlikte fotoğraflamanız mümkün olmayabilir; ancak buraya yüklediğiniz fotoğraflardaki türlerin özellikle de vücut deseni gibi özelliklerinin rahatlıkla ayırt edilecek kadar net olması gerekmektedir.
2
Özgün olun, telif ihlali yapmayın.
Yüklediğiniz fotoğrafların telif hakları size ait olmalıdır. Başkası tarafından çekilen fotoğrafları yükleyemezsiniz. Wikimedia gibi açık kaynak organizasyonlarda yayınlanan telifsiz fotoğrafları yükleyebilirsiniz.
3
Paylaştığınız fotoğrafların telif hakkını isteyemezsiniz.
Yüklediğiniz fotoğraflar tamamen halka açık bir şekilde, sınırsız ve süresiz kullanım izniyle paylaşılacaktır. Bu fotoğraflar nedeniyle Evrim Ağacı’ndan telif veya ödeme talep etmeniz mümkün olmayacaktır. Kendi fotoğraflarınızı başka yerlerde istediğiniz gibi kullanabilirsiniz.
4
Etik kurallarına uyun.
Yüklediğiniz fotoğrafların uygunsuz olmadığından ve başkalarının haklarını ihlâl etmediğinden emin olun.
5
Takson teşhisini doğru yapın.
Yaptığınız gözlemler, spesifik taksonlarla ilişkilendirilmektedir. Takson teşhisini doğru yapmanız beklenmektedir. Taksonu bilemediğinizde, olabildiğince genel bir taksonla ilişkilendirin; örneğin türü bilmiyorsanız cins ile, cinsi bilmiyorsanız aile ile, aileyi bilmiyorsanız takım ile, vs.
Gönder
Tür Ara
Aradığınız türü bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.