Balıklarda Nitrit Zehirlenmesi (Toksisitesi) Nedir?
- Türev
- Biyoloji
Bu Makalede Neler Öğreneceksiniz?
- Nitrit, akvaryumlarda bakteriyel nitrifikasyon sürecinin dengesizliği sonucu toksik seviyelere ulaşabilir ve balıklarda methemoglobin oluşumuyla oksijen taşıma kapasitesini düşürerek zehirlenmeye yol açar.
- Nitrit toksisitesini etkileyen faktörler arasında pH, sıcaklık, klorür ve diğer anyonlar ile katyonlar bulunur; özellikle klorür konsantrasyonu nitritin zararlı etkisini azaltmada önemli rol oynar.
- Balıklar, methaemoglobin redüktaz enzimi sayesinde nitrit zehirlenmesini kısmen detoksifiye eder ve nitriti daha az toksik nitrata dönüştürür; ancak hızlı müdahale önemlidir çünkü toksik etkiler 24-72 saat sürebilir.
Nitrit, azot döngüsünde yer alan ve bakteriyel nitrifikasyon/denitrifikasyon işlemlerinin önemli parçası olan bileşiklerden biridir. Özellikle yeni kurulmuş akvaryumlarda henüz tam olarak istenilen dengeye gelmemiş bakteri kültürü sonucunda nitrit birikmesi/patlaması yaşanabilir. Bu durum, balıklar için toksik bir etkiye neden olmaktadır ve nitrit zehirlenmesi (nitrit patlaması) olarak adlandırılır.
Akvaryumda Nitritin Varlığı
Sağlıklı bir akvaryumda nitrit seviyesi mikromolar seviyelerinin dahi altında olmalıdır (neredeyse hiç olmamalıdır). Yükselen nitrit konsantrasyonları çeşitli balık türleri için ciddi sorunlara neden olur. Bu nedenle nitritle başa çıkmak için gerek kimyasal kullanımı gerekse etkinlik yönünden çeşitli eylemler belirlenmiştir.
Bu yöntemler çoğunlukla sudaki atık amonyağı suyu sirküle ederek temizleme üzerine kuruludur. Çünkü amonyağın tamamlanmamış oksidasyon süreci sonucunda nitrit tehlikeli miktarlarda birikebilir. Bir başka ifadeyle oksijenin azlığında, nitrit nitrata okside olamaz. Bunun akabinde, nitrifikasyon sürecinin biyolojik filtrelerde yeni başlatıldığı zamanlarda, yani dengenin henüz sağlanmadığı ilk zamanlarda, nitrit konsantrasyonları 1 milimolar (50 mg/L) değerlerine ve hatta daha üzerine ulaşabilir. Bu da toplu balık ölümlerine neden olabilecek kadar yüksek bir değerdir.
Nitrifikasyon Sürecini ve Toksisitesini Etkileyen Faktörler
Nitrifikasyon sürecinde ve toksisitesi üzerinde etkili birçok parametre bulunmaktadır. Bunlar pH, sıcaklık, klorür, amonyak, çözünmüş oksijen miktarı, nitrite maruz kalma süresi, nitrifiye eden bakteri sayısı ve inhibe edici (engelleyici) bileşenlerin varlığıdır. İnhibe eden bileşiklere örnek olarak nitröz asit, NH3, metilen mavisi, antibiyotikler ve bazı organik bileşenler (aniline, dodecylamine, p-nitrobenzaldehyde) gösterilebilir.
Nitrite Maruz Kalma Süresi
Genellikle 24-48 saatlik nitrite maruz kalma sonucunda balıkta maksimum nitrit birikimi gerçekleşir. Daha kısa tabiriyle nitrit zehirlenmesi, bir günlük süreçte kendini belli eder. Bu süreçte hemoglobinin methaemoglobine dönüşmesi hızlanır. Balıkta oksijen yetersizliği belirtileri ortaya çıkar.
Klorür
1977'den beri, nitrit toksisitesinin suyun tuzluluk oranına bağlı olduğu bilinmektedir. Tuzlu suda ölümlü bir zehirlenme geçirilmesi için gereken konsantrasyon, tatlı sulardakinden 50-100 kat daha fazladır. Yapılan çalışmalar, nitrit toksisitesi ve klorür konsantrasyonu arasında lineer bir ilişki olduğunu ortaya koymuştur. 2004 yılında yapılan, ölümcül konsantrasyon ve klorür konsantrasyonu arasındaki lineer ilişki Poecilia reticulata (lepistes) üzerinde de ayrıca gösterilmiştir. Görünen o ki klorürün LC50 (%50 oranında ölüme sebebiyet veren konsantrasyon) üzerindeki etkisi, ters bir şekilde ilişkilidir. Nitrite en hassas türler, klorür eklenmesinden en az düzeyde fayda görürken bu fayda hassas balıklar için bile oldukça fazladır.
Diğer Anyonlar
Diğer anyonların da nitrit toksisitesini inhibe ettiği (engellediği) bilinmektedir. Kimyasal olarak klorüre benzeyen bromitin, nitritin varlığını dengelediği 1983 yılında gösterilmiştir. Nitrat ve bikarbonatın da belirlenebilir etkileri olduğu literatürde bildirilmiş fakat klorür veya bromit kadar etkili olmadığı görülmüştür. Ayrıca divalent ve trivalent anyonların da (sülfat, fosfat ve borat gibi) çok düşük seviyede olsa da nitrit toksisitesi üzerinde etkisi bulunduğu 1986'dan beri bilinmektedir.
Katyonlar
Kalsiyum, magnezyum, sodyum ve potasyum belirli konsantrasyonlarda tatlı sularda bulunmaktadır. Özellikle bitkili akvaryumlarda bu katyonlar gübre amaçlı olarak suya verilmektedir. Nitrit toksisitesi üzerinde bir etkileri olması ihtimali sebebiyle ilgi konusudur fakat yaptığı bağların farklılığı sebebiyle etkisinin klorürden farklı olacağı açıktır.
Kalsiyum klorürün, sodyum klorüre göre nitrit toksisitesinde daha etkili olduğu Morone saxatilis üzerinde 1991 yılında gösterilmiştir. Bunun yanında kedi balığı üzerinde 1983 yılında yapılan bir araştırma sodyum klorür ile kalsiyum klorürün eşit miktarda koruma sağladığını göstermiştir.
pH
Sudaki hidrojen iyonu konsantrasyonun nitrit toksisitesi üzerine etkisi hâlâ tam olarak bilinmemektedir. Bu konuda literatüre yapılan katkılar genellikle anyonların katkısını asitlikten ayırt edilemediği veya canlının adaptif aralığı dışında kalan pH değerlerini incelediğinden net bir sonuca ulaşamamıştır. Özetle pH'ın nitrit toksisitesi üzerindeki etkisi, normal pH aralığında etkisini pek hissettirmemektedir.
Oksijen ve Sıcaklık
Oksijen, nitrit toksisitesini etkilemektedir çünkü nitrit, kanın oksijen taşıma kapasitesini düşürmektedir. Sıcaklık, oksijenin suda çözünme miktarına ve canlının dokusundaki oksijen ihtiyacına etki eden bir faktör olsa da 1976 yılında yapılan bir çalışma, göreli olarak dar bir sıcaklık aralığında (22-30°C), nitrit toksisitesi ve sıcaklık arasında bir ilişki ortaya koyamamıştır. Bunun yanında 1984 yılında kedi balığı üzerinde yapılan bir çalışmada 10°C'de tutulan balıklara göre 30°C'de tutulan balıkların iki kat daha fazla methaemoglobine sahip olduğu görülmüştür. Aynı zamanda 1984 yılında yapılan çalışmada 30°C'de tutulan balıkların nitrit eksikliğinde, normal hemoglobin seviyelerine daha hızlı döndüğü tespit edilmiştir.
Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.
KreosusKreosus'ta her 50₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.
Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.
PatreonPatreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.
Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.
YouTubeYouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.
Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.
Diğer PlatformlarBu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.
Giriş yapmayı unutmayın!Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.
Buradan çıkarılabilecek sonuç, nitrit olduğu düşünülen balıklı akvaryumun, balıkların sağlığını ihmal etmeyecek düzeyde soğuk kalmasının; balıkların nitritsiz suya aktarıldığında ise olabildiğince yüksek sıcaklıkta olmasının nitrit toksisitesinden en az etkilenmeye neden olacağıdır.
Diğer Etkiler
Tüm bunların yanında balıkların türleri, yaşları ve büyüklüklerinin de nitrit toksisitesi üzerinde etkisi olduğu bilinmektedir. Balık türleri arasında nitrite duyarlılık farklıdır. Bazı balıklar düşük konsantrasyonlarında dahi eklenebilir. Öte yandan daha yüksek seviyelerde kısa süreli olarak nitrite dayanabilen balık türleri de mevcuttur.
Nitrit Alımı ve Toksisite Mekanizması
Tatlı su balıkları ve kabuklu canlılar çevrelerine hiperosmotiktirler. Üre ve solungaçlarındaki pasif akış yoluyla kaybettikleri iyonları tolere etmek adına, aktif olarak solungaçlarından iyon alırlar. Gerekli iyonları beslenme yoluyla alabilirseler de birçok balık solungaçlarındaki klorür hücreleri sayesinde aktif olarak iyonları biriktirebilir. Tatlı suda bu hücreler, amonyak veya hidrojeni eşit sayıdaki sodyum iyonuyla değiştirebilirler. Bu sırada bikarbonat iyonlarını vererek eşit sayıda klorür iyonlarıyla takas ederler.
Tatlı su canlıları için nitritin çıkardığı en büyük problem, nitritin solungaçlı Cl⁻ alım mekanizmasında yüksek birleşme eğilimine sahip olmasıdır. Yani suda NO₂⁻ varlığında, Cl⁻ yerine NO₂⁻ alınır. Bu durum, gökkuşağı alabalık gibi yüksek Cl- alma oranına sahip türlerin nitrite daha duyarlı olduğunu göstermektedir. Yani akvaryumunuzdaki nitrit yükselmesinden ilk etkilenen tür, solungaçlarından yüksek Cl⁻ alımı yapan türlerden olacaktır.
Kan plazmasındaki nitrit miktarı, canlıyı çevreleyen ortamdaki konsantrasyondan 60 kata kadar daha fazla olabilir. Fakat nitrit sadece kan plazmasında bulunmaz; aynı zamanda solungaçlar, beyin ve kas gibi diğer dokularda da birikir.
Tüm buna rağmen kan, nitritin birincil hedefi olarak görünmektedir. Plazma içerisinde nitrit difüzyona uğrayarak kırmızı kan hücrelerine karışır. Burada hemoglobindeki demiri okside ederek +3 oksidasyon durumuna geçirir. Bu şekilde değişime uğrayan hemoglobine methaemoglobin veya ferrihaemoglobin denir. Ne yazık ki methaemoglobin oksijen bağlama kapasitesine sahip değildir.
Bu nedenle nitrit zehirlenmesi geçiren balıklar, oksijen yoksunluğu ile benzer semptomlar gösterir. Çünkü nitrit sebebiyle artık kanları oksijen bağlayamaz hale gelir. Bu durumda suya bolca oksijen vermek, balıkları bir nebze de olsa rahatlatabilir. Eğer balıklar aktif bir durumda değilse onları aktif olmaya zorlamak anoksi (oksijen yetersizliği) sebebiyle ölümlerine neden olabilir. Aynı zamanda methaemoglobin miktarı yüksek olan balıkları kanları kahverengi bir hal alır.
Detoksifikasyon Sürecinin Mekanizması
Balıkların kırmızı kan hücreleri, methaemoglobini hemoglobine çeviren methaemoglobin redüktaz enzimini barındırır. Bu süreç sabit bir şekilde sürekli olarak gerçekleşir ve eğer balık nitrit içermeyen bir ortama alınırsa normal hemoglobin miktarına 24-72 saat arasında dönebilir. Bu nedenle nitrite maruz kalmış balıklarınızı nitrit içermeyen bir suya alsanız dahi bir süre daha zehirlenmenin etkileri sürecektir. Bundan dolayı, en kısa sürede müdahale etmek önemlidir.
Ayrıca balıklar, nitriti okside ederek daha az toksik olan nitrata dönüştürme kapasitesine de sahiptir. Hayvanlarda birçok sistemin nitritten nitrat ürettiği bilinmektedir. En çok bilinenleri hemoglobin, katalaz ve sitokrom oksidazdır. Detoksifikasyon sürecinin bir kısmı karaciğerde gerçekleşir. Ayrıca eritrositlerin de nitriti nitrata çevirme kapasitesine dikkat çeken çalışmalar olmuştur.
Nitritin Fizyolojik Etkileri
Nitritin birçok fizyolojik etkisi bulunmaktadır. En önemlisi, yukarıda da bahsettiğimiz üzere hemoglobinin methaemoglobine dönüşerek balığı oksijensiz bırakmasıdır. Fakat ilginç bir şekilde, nitrite maruz kalan balıklarda hem düşük hem de yüksek konsantrasyonlarda ölümcül etki gözlenmiştir. Bu da nitritin toksisitesinin başka etkiler sebebiyle de gerçekleştiğine işaret etmektedir. Methaemoglobinomi bunlardan yalnızca bir tanesidir.
Örneğin nitrit kritik bir biçimde potasyum dengesini etkilemektedir. Ekstrasellüler (hücre dışı) K+ artışı, kırmızı kan hücrelerinde ve iskelet kaslarında K+ kaybına sebep olmaktadır. Hücre dışı K+ artışı istenmeyen bir durumdur çünkü kalp yetmezliğine neden olarak balığın ölümüne sebebiyet verebilir.
Evrim Ağacı'nda tek bir hedefimiz var: Bilimsel gerçekleri en doğru, tarafsız ve kolay anlaşılır şekilde Türkiye'ye ulaştırmak. Ancak tahmin edebileceğiniz gibi Türkiye'de bilim anlatmak hiç kolay bir iş değil; hele ki bir yandan ekonomik bir hayatta kalma mücadelesi verirken...
O nedenle sizin desteklerinize ihtiyacımız var. Eğer yazılarımızı okuyanların %1'i bize bütçesinin elverdiği kadar destek olmayı seçseydi, bir daha tek bir reklam göstermeden Evrim Ağacı'nın bütün bilim iletişimi faaliyetlerini sürdürebilirdik. Bir düşünün: sadece %1'i...
O %1'i inşa etmemize yardım eder misiniz? Evrim Ağacı Premium üyesi olarak, ekibimizin size ve Türkiye'ye bilimi daha etkili ve profesyonel bir şekilde ulaştırmamızı mümkün kılmış olacaksınız. Ayrıca size olan minnetimizin bir ifadesi olarak, çok sayıda ayrıcalığa erişim sağlayacaksınız.
Makalelerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!
Bu makalemizle ilgili merak ettiğin bir şey mi var? Buraya tıklayarak sorabilirsin.
Soru & Cevap Platformuna Git- 1
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- Türev İçerik Kaynağı: Research Gate | Arşiv Bağlantısı
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?
Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 10/02/2026 20:05:36 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/12641
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.