Bu Reklamı Kapat
Bu Reklamı Kapat

Aydınlık Bilim: Bilimin Geleceği ve İnsanlık Röportajı (Çağrı Mert Bakırcı)

Aydınlık Bilim: Bilimin Geleceği ve İnsanlık Röportajı (Çağrı Mert Bakırcı)
13 dakika
210
  • Bilim Felsefesi
  • Röportaj
Evrim Ağacı Akademi: Evrim Ağacı Röportajları Yazı Dizisi

Bu yazı, Evrim Ağacı Röportajları yazı dizisinin 15. yazısıdır. Bu yazı dizisini okumaya, serinin 1. yazısı olan "Mühendislik, Biyoloji ve Evrimsel Robotik Röportajı (Çağrı Mert Bakırcı)" başlıklı makalemizden başlamanızı öneririz.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

EA Akademi Hakkında Bilgi Al
  • Konular: Genetiği Değiştirilmiş Yiyecekler, Geleceğin Robotları, Engelleri Olan İnsanlara Çare, Aşı Karşıtları Ve Hastalıklar İçin Tedavi, Yapay Organlar, Yoksulluk Ve Kirlilik İçin Bilimsel Çareler
  • Cevaplayan: Çağrı Mert Bakırcı, Evrim Ağacı'nın kurucusu ve bilim yazarıdır.
  • Not: Lütfen bu röportajda sorulara yanıt veren kişilerin kendi yorumlarından sorumlu olduklarını, aradan geçen zamanla bazı düşüncelerini değiştirebileceklerini ve bizim her yazılanla %100 hemfikir olmayabileceğimizi aklınızda bulundurunuz.

1. Soru: İyi günler. Sizinle daha öncelerinde ''Karanlık Bilim'' başlıklı bir röportaj yapmıştık ve bilimin karanlık yönlerine değinmiştik. Şimdi ise günümüzde var olan ve gelecekte de var olabilecek bilimsel gelişmelerin güzel taraflarına bakmak istiyoruz. Öncelikle, Genetiği Değiştirilmiş Yiyeceklerin yanlış anlaşılan konuların arasında olduğunu düşünüyoruz. Yiyeceklerimizin genetiğini değiştirerek neleri başardık ve başarabiliriz?

Merhabalar, evet, bilimin karanlık bile gözüken birçok tarafının aslında ne boyutlarda faydalar sağlayabileceğini düşününce, bu karanlık tarafları abartarak bilimden korkmak yerine, çok daha bolca bulunan aydınlık taraflarından keyif almayı öğrenmek gerekiyor sanıyoruz. O sebeple bu röportajın faydalı olacağını düşünüyoruz. Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar, günümüzde en çok tartışılan ve en çok yanlış anlaşılan konuların başında geliyor. Bu tartışmanın tüm taraflarını ve iddialarını tek tek analiz etmek bir röportaj için fazla kaçar, merak edenler ilgili yazımızı Makale Arşivi'mizden okuyabilirler. Ancak GDO'ya karşı olanların en temel ve en güçlü iddiası şu: uzun dönem etkilerini bilmiyoruz, dolayısıyla GDO'nun mutfaklarımıza girmesine izin vermemeliyiz. Haklılar, yalan söyleyemeyiz. GDO, en azından doğrudan genlerin hedeflenerek yapılan GDO, uzun dönem etkileri bilinmeyen, bilimsel bir çalışma. Bu sebeple, gelecekte kitlesel bir hastalık krizinin önünü açmayacağını bilemeyiz. Ancak açacağından da emin olmamız mümkün değil. Dolayısıyla, GDO karşıtları temel argümanlarında haklılar.

Ancak... Bu, her zaman olduğu gibi radikal GDO karşıtları ve bu mücadeleyi daha farklı boyutlara çekmek isteyenler tarafından halka yanlış sunulma ve yalan söyleme boyutlarına varınca, bilimsel gerçeklerin öne çıkartılması gerekiyor. İlk olarak, GDO riskli bir teknoloji diye bu çalışmaların tamamının önünü kesmeye ve bilimin bu alanla ilgilenmemesini sağlamaya çalışmak, gericiliğin ve yobazlığın daniskasıdır. Bu kadar açıklıkla söyleyebiliriz. GDO, muhtemelen gelecekte insanlığın açlık ve kaynak yetersizliği sorununun tek veya ana çözümü olacaktır. Dolayısıyla GDO'nun desteklenmesi ve sürdürülmesi bir tercih değil, bir zorunluluktur. Ne var ki, bunu sürdürüp markete sunduğunuz zaman, elbette halkın özgürce tercihte bulunabilmesi için, etiketlenmesi ve GDO içerikli olduğunun vurgulanması da, eş değerde bir zorunluluk olmalıdır. Bu konuda da GDO karşıtlarına katılıyoruz.

Bu Reklamı Kapat

Burada anlaşılması gereken bir nokta, insanın tür olarak yaptığı her şeyin, genetiği değiştirilmiş organizmalar yaratmaya muhtaç oluşudur. Türümüz, iki ayak üzerine kalkarak yükselmeye başladığı zamanlardan beridir çevresini, bugüne kadar hiçbir türün başaramadığı şekil ve düzeyde değiştirmeyi başarmıştır. Bu süreçte, birçok türü evcilleştirmiş, evrimin en temel mekanizmalarından olan Yapay Seçilim aracılığıyla, genetiği değiştirilmiş yüzlerce yeni tür yaratmıştır. Dolayısıyla bizler, GDO'lu ürünleri son 11.000 yıldır zaten tüketmekteyiz. Evcil hayvanlarımızın tamamı, bir nevi GDO'lu ürünlerdir.

Elbette, genellikle tartışmalarda dönen GDO, bu şekilde göreceli olarak yavaş evrim ürünleri değil, doğrudan bazı genetik yöntemler kullanılarak yapılan gen farklılaştırmaları ve bunun sonucunda oluşan türler ve ürünlerdir. Ancak bundan da, öcü görmüş gibi korkmaya gerek olduğunu düşünmemekteyiz. Zira her ne kadar besi çiftliklerinden aldığımız bir sütü, göreceli olarak yavaş bir evrim sonucu evcilleştirilmiş çiftlik büyük baş hayvanlarından elde ettiğimiz için "doğal" görsek de, aslında bunların da genetiği değiştirilmiş hayvanların sütleri veya diğer ürünleri olduğunu unutmamalıyız. Yapay Seçilim ile elde ettiğimiz türler, alttürler ve çeşitler, oldukça stabil ve değişmez gözükseler de, esasında vahşi doğaya bırakıldıklarında çoğu, birkaç nesilde atasal özelliklerine geri dönebilecek vaziyettedirler. Dolayısıyla, eğer ki "doğal" olarak aldığınızı düşündüğünüz, ancak en nihayetinde geride bıraktığımız birkaç bin yıl içerisinde insan tarafından ehlileştirilmiş, yani genetik yapısı seçilim yoluyla değiştirilmiş canlıların ürünlerini tüketiyorsanız (ki bu hayvan olmak zorunda değildir, mısır ve buğday olmak üzere neredeyse tüm zirai ürünler de dahildir), GDO'ya tamamen karşı çıkmanız tutarsızlık olacaktır.

Bu Reklamı Kapat

Uzun lafın kısası, GDO hakkında endişeleri anlıyor olmamıza rağmen, insanlığın diğer gezegenleri kolonileştirmesi, kendi gezegenimiz üzerindeki açlığın sona erdirilmesi gibi konularda bile inanılmaz faydaları olacak bir teknolojiyi tamamen silip atmak, en hafif tabiriyle cehalettir. Genleri değiştirmenin en kritik sıkıntısı, dengeli yapılar yaratmaktır ve bilim insanları da dahil olmak üzere insanları korkutan, dengesiz bir gen yapısınndan ötürü uzun vadede oluşabilecek genetik sorunlardır. Ne var ki, piyasaya sürülmeye hazır hale getirilen GDO'lu ürünler, çok kapsamlı ve sıkı denetlemelerden geçirilmekte ve buna göre izinler verilmektedir. Elbette hatalar olabilir ve elbette uzun vadede etkilerini bilemeyebiliriz. Ancak bu bilinmezlikten yola çıkarak felaket senaryoları yazmak, bir nevi Terminatör'den korkarak robotik bilimine zincir vurmaya çalışmaya benzemektedir. İnsanlara GDO tüketip tüketmeme tercihi elbette, %100 sunulmalıdır. Ancak insanlar da, bilimin özgürlüğüne müdahale etme cüretini sergilememelidirler. Konuya bu şekilde yaklaşırsak, birçok soru işareti ve sorunun ortadan kalkacağına inanıyoruz.

2. Soru: Geleceği düşündüğümüz zaman aklımıza daima karmaşık robotlar gelmektedir. Böyle bir teknoloji ile neleri başarabiliriz?

Tam robotlardan örnek vermişken bu soru güzel oldu. İnsanlarımız şu anda pek farkında değiller, çünkü çağımızın bilim kurgu filmleri, aynı çağ içerisinde gerçeğe dönüşmeye başladı. Yani eskiden, babalarımız ve dedelerimiz bilim kurgu kitaplarını okuduklarında, bunların gerçek olmasını beklemezlerdi, çünkü teknoloji o kadar hızlı gelişmemekteydi. Ancak şu anda, 15 sene önce yazılan senaryolar ve bilim kurgu kitapları, 15 sene içerisinde sıradan gerçekler halini almaya başladı. Bunun en güzel örneklerini robotik, daha derinlikli ele alacaksak, yapay zeka ve evrimsel robotik alanlarında görmekteyiz.

Doğrusu, düşünen, düşündüğünü fark eden ve kendi benliğinin farkında olan robotlar, günümüzün gerçekleri haline gelmiş vaziyette. İnternette yapılacak basit bir aramayla bile, kendi varlığının farkında olan robotlara ulaşmak mümkün. Sinirbilimler ile mühendisliğin ve evrimsel biyolojinin el ele verdiği sahada yapılan çalışmalar, baş döndürücü sonuçlar veriyor. Bir grup mühendis, biyolojik organizmalar kadar rahat ve dengeli hareket edebilen robotları hedeflerken, bir diğer grup yine biyolojik organizmalar kadar karmaşık zihinsel fonksiyonlara sahip yazılımları hedefliyor. Günümüzde, kendini kopyalayarak makineler üretmeyi başardık. Günümüzde, kendi kendine sorunları çözebilen, zaman içerisinde öğrenebilen, öğrendiklerini hatırlayarak yeni sorunlara uygulayabilen robotlarımız var. Günümüzde, artık evrimsel biyolojinin her bilim dalının kalbi ve vazgeçilmesi olması gerçeği dahilinde, evrimleşen ve değişen robotlarımız var. Üstelik eskiden sadece yazılımı evrimleşen robotlarımız varken, günümüzde giderek hızlanan bir teknoloji olarak, fiziksel yapısı bile değişebilen robotlar üretilmeye başlandı.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Bunlar, bir yerde ürkütücü gerçekler olsa da, bir yandan müthiş atılımların da habercisi konumunda. Gelecekte, uzayda yapacağımız araştırmalarda, bizden kat kat yüksek yargı ve kontrol becerilerine sahip, düşünebilen ve kararlar alabilen robotlar sayesinde, görmediklerimizi görebilecek ve öğrenebileceğiz. Üstelik, robotların gelişimi sayesinde, birçok engelli insanın engelleri tamamen ortadan kalkabilecek. Bundan birkaç on yıl sonrasında, sanıyoruz ki uzuvlarını yitirdiği için günlük yaşantısında zorluklar çeken kimse kalmayacak. Üstelik sadece bu da değil. Robotlarda yapılan çalışmalar sayesinde, temel bilimlerde gözümüzden kaçan gerçekleri görüp, organizmaları daha iyi anlamaya başladık. Örneğin robotlarda test edilmesi sonucu türlerin karşılıklı evrimlerinin nasıl mümkün olabileceğini keşfettik. Benzer şekilde, beynimizin nasıl çalıştığını, çok daha iyi anlamaya başlıyoruz. Artık beynin çalışmayan ya da hasar görmüş bölgelerini, robotik parçalarla ve mekatronik yapılarla değiştirip güncellemek mümkün (henüz klinik çalışmalar olmasa da, hayvan deneyleri sürüyor). Dolayısıyla, robotlar geleceğin "askerleri" olabilecek olsa da, bizi bundan çok, onların yapabileceği ve insanların yapamayacağı şeyler heyecanlandırıyor ve etkiliyor.

İnsanoğlu her zaman hin ve pislik tarafını öne çıkararak, bilimi kötü taraflara çekecektir. Biz bunlara odaklanarak, sanki suçlu bilimmiş gibi gösterilmesini doğru bulmuyoruz. İnsanın başına iyi de, kötü de, ne geliyorsa gelsin, insanın kendi benliğinden ötürü geliyor. Dolayısıyla yok olmamız bilimsel gelişmelerle olacaksa, bunun suçlusu asla bilim değildir ve bilim hedef tahtasında asla gösterilemez.

3. Soru: Görme, duyma, konuşma ve diğer türlü engellere sahip insanların sayıları maalesef az değildir. Günümüzde bu konuda yapılan çalışmalar nelerdir ve gelecekte engellerin hepsini kaldırabilir miyiz?

Evet, az önce de bahsettiğimiz gibi, bunlar muhtemelen geleceğin basit sorunları olacak. Çok yakın bir gelecekten bahsetmiyoruz. Bugün, bu sorunlarla mücadele edenlere boş umut vermek istemeyiz. Ancak birkaç nesil içerisinde, teknolojimiz ve beyni anlama düzeyimiz sayesinde bu sorunların tamamen yenileceğini düşünüyoruz. Bugün, beynindeki hasardan ötürü reflekslerini yitirmiş farelere takılan mekanik parçalarla reflekslerini geri kazandırmayı başarıyoruz. Görme ve işitme teknolojileri katlanarak ve hızla büyüyor. Bu farklı alanlarda yürütülen çalışmaları bir araya getirdiğimizde, sanıyoruz insanlık çok büyük bir atılım gerçekleştirecek. Bu 10 yıl sonra mı olur, 100 yıl sonra mı olur, görmek biraz zor. Ancak bize göre bu atılım, kaçınılmaz olacak.

4. Soru: Anti-Aşılama kampanyalara ara sıra rastlıyoruz. Peki gerçekte aşılar insanlara neleri kazandırmıştır ve kazandırabilir? Ne gibi hastalıkları yendik ve yenebiliriz?

Bunun hakkında konuşarak zaman harcamayı bile gereksiz görüyoruz. Aşılara karşı olmak kadar saçma ve cahilce bir tutum olamaz. Üstelik bir de bunu, "ilaç firmaları" üzerine kurulu komplo teorilerine sığınarak, sanki entelektüel bir tartışma yürütüyormuş havasında savunanlar olduğunu görmek, 21. yüzyılın bile halen yeterince aydınlık olmadığını hatırlamamızı sağlıyor.

Aşıların varlığı, evrimin kaçınılmaz bir sonucudur. Doğa, aslında çok karmaşık görülse de, çok basit prensiplere sahiptir: eğer bir parametreyi değiştirmek isterseniz, diğer parametreler de değişecek ve beklediğiniz sonuç, tamamen farklı çıkabilecektir. Yani, eğer bir virüsü yok etmeye çalışırsanız, virüs de genetik yapısındaki çeşitliliklerden ötürü farklılaşacak ve bunun sonucunda, bir sonraki sene yepyeni bir tür ile, evrimleşmiş bir tür ile başbaşa kalacaksınızdır. Aynı şey, zirai parazitler için de geçerlidir, herhangi bir diğer canlı türü için de... Dolayısıyla, aşıları ilaç firmalarının para kazanma yolu olarak lanse etmek, insan cehaletinin kara boyutlarından birisi olsa gerek...

Bu Reklamı Kapat

Bize göre, aşılarla ilgili bilinmesi gereken en temel nokta, aşının %100 koruyucu etkisi olmamasıdır. Sanıyoruz insanlar aşılara bir "kar-zarar analizi" ile yaklaşıyorlar: "Ben koluma 'kolum kadar' bir iğne sokturacağım ama tam koruma sağlanmayacak, öyle mi? O zaman neden yaptırayım ki?" Küçücük bir iğne başından korkan insanoğlunun, bu kadar büyük bir teknoloji ve bilime sahip olması ve tüm türlerden üstün olduğunu iddia etme yüzsüzlüğünü gösterebilmesi ne denli ironiktir, görebiliyor musunuz? Aşılar, o sene içerisinde yükselişte olan yeni virüs soy hatlarının genelde en yaygın 1-3 soy hattına karşı olarak üretilir. Ancak yeterince şanssızsanız, aşı olmanıza rağmen, aşının içeriğinde bulunmayan diğer soy hatlarından kaynaklanacak şekilde, korunmaya çalıştığınız hastalığa yakalanabilirsiniz. En tipik örnek, grip aşısı olmaya rağmen grip olmaktır. Bu oldukça normaldir ve aşıların işe yaramadığını göstermez. Ne yazık ki, sizin yanlış zamanda, yanlış yerde olmak konusundaki becerinizi gösterir. Dolayısıyla okurlarımıza tek tavsiyemiz, doktor kontrolünde olmak şartıyla, kendilerinin ve çocuklarının düzenli olarak aşılarını yaptırmalarıdır. Hep söyleriz: 45 derece ateş içerisinde, ölmeye ramak kalmışken o ilaç firmalarının kollarına atlamakta sakınca görmüyorsanız, sağlıklıyken aşı olmak sırasında da aynı başarıyı göstermelisiniz. Aksi takdirde iki yüzlülük yapmış olacaksınızdır.

5. Soru: Yapay organ üretimi ile bir sürü hayatı kurtarabilir miyiz? Sizce böyle bir gelişme organ mafyacılığını durdurabilir mi?

Yapay organlar da, az önce bahsettiğimiz diğer konular gibi, geleceğin sıradan teknolojilerinden olmaya aday gözüküyor. Hele ki 3 boyutlu yazıcıların inanılmaz başarısı sayesinde ürettiğimiz organların var olduğu düşünülürse, bu çok daha baş döndürücü gözükmektedir. Yapay organlar sayesinde, insanların çıkarcılığının ve alçaklığının bir ürünü olan mafyaların durdurulması mümkün olacaktır, evet. Ancak daha önemlisi, insanların canlarından olması önlenecektir. Her ne kadar durup durup sözde "kusursuzluğundan" dem vurduğumuz evrenimiz içerisinde, kusurdan başka hiçbir şey bulunmamaktadır. Yeni doğmuş bebekler böbreksiz doğabilmekte, çocuklar karınlarından fışkıran ikinci bir kafayla yaşamak zorunda kalabilmektedir. Organ yetmezliği, eksikliği veya hasarı, günümüzün en ciddi sorunlarından biridir. Her insanın organı, herkese uymadığından, organ nakilleri için beklenen kuyruklar, içler acısıdır. Umuyoruz ki bilimin ve teknolojinin atakları sayesinde, çok da uzak olmayan bir gelecekte, kişiye özel organ üretimi mümkün olacak ve böylece insanlığın en büyük sorunlarından biri daha alt edilmiş olacaktır.

6. Soru: Bazılarımız geleceği ele alınca her zaman siyasi, ekonomi ve diğer şeyler sebebiyle karanlık zamanlar yaşayacağını düşünürüz. Peki Bilim günümüzde yaşadığımız sorunlara (susuzluk, açlık, kirlilik, hastalık vs) bir çare bulup sanılanın aksine daha güzel bir gelecek oluşturabilir mi? Günümüzde bu tarz çalışmalar var mıdır?

Bu konuda bir şey söylemek zor. Çünkü daha önce de bahsettiğimiz gibi, olup bitenler bilimin suçu değil. Bilim size malzeme verir, siz onu nasıl kullanırsanız, sonuçlarına katlanırsınız. Daha önceki röportajlarımızda da konuşmuştuk: atom parçalandıktan sonra, bir grup insan radyoloji ve radyografi sayesinde milyonların hayatını kurtardı, aynı türden olan bir diğer grup ise atom bombasını üreterek birkaç saniyede milyonların canını aldı. Bu durumda ne diyeceğiz? Suçlu bilim mi? Bu biraz şu sıralar ABD'de yine revaçta olan bireysel silah kullanımı tartışmalarına benziyor: bir silahtan çıkan kurşun sebebiyle bir insan ölürse, bunun suçlusu silah mıdır, silahı kullanan mı? Elbette etik ve felsefi bir tartışma, bizi bambaşka boyutlara götürebilir; ancak en yüzeysel ve hedefe yönelik tartışma sonucunda görülecek olan, suçlunun insan oluşudur.

Burada ne söylesek boş, çünkü Evrim Ağacı olarak insan türüne güvenimizi çok önceden kaybettik. Evet, oralarda bir yerlerde iyilik peşinde koşan yüzlerce, binlerce, belki milyonlarca insan var ve onları yüceltmek için elimizden geleni yapıyoruz. Ancak geri kalan insanlar öylesine umutsuz vakalar ki, türümüzün geleceğini bilim bile kurtaramayacak gibi geliyor.

Bu Reklamı Kapat

Konuştuğumuz tüm çalışmalar aslında bu sorunları önlemeyi hedefliyor; dolayısıyla tekrar etmeyeceğiz. Biz her ne kadar biraz olumsuz konuşmuş olsak da, esasında umudumuzu canlı tutmaya ve bilimin ışığında, sonuna kadar gitmeyi sürdürüyoruz. Başka ne yapabiliriz ki?

Halihazırda muhteşem bir bilim insanının şu sözleri varken, bize de zaten gelecek hakkında çok fazla söz hakkı düşmüyor:

İnsanlık yeni keşiflerden, kötülüklerden çok iyilikler çıkaracaktır. (Marie Curie)

Bu güzel sohbet için size çok teşekkür ederiz. Umarız faydalı olacaktır.

Okundu Olarak İşaretle
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Umut Verici! 1
  • Tebrikler! 1
  • Muhteşem! 0
  • Bilim Budur! 0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Merak Uyandırıcı! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Evrim Ağacı Akademi: Evrim Ağacı Röportajları Yazı Dizisi

Bu yazı, Evrim Ağacı Röportajları yazı dizisinin 15. yazısıdır. Bu yazı dizisini okumaya, serinin 1. yazısı olan "Mühendislik, Biyoloji ve Evrimsel Robotik Röportajı (Çağrı Mert Bakırcı)" başlıklı makalemizden başlamanızı öneririz.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

EA Akademi Hakkında Bilgi Al
Bu Reklamı Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 25/06/2022 05:10:03 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/8687

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Bu Reklamı Kapat
Size Özel (Beta)
İçerikler
Sosyal
Gönderiler
Diyet
Karar Verme
Burun
Öğrenme
Makroevrim
Işık
Yumurtalık
Balina
Kontrol
Sıvı
Gaz
Nöron
Amerika
İnsan Türü
Bilgi Felsefesi
Elektromanyetizma
Coronavirus
Allah
Stephen Hawking
Ortak Ata
Kalori
Doğa Gözlemleri
Çevre
Yiyecek
Hayvanlar
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Başlık
Kafana takılan neler var?
Bağlantı
Gönder
Ekle
Soru Sor
Daha Fazla İçerik Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Paylaş
Soru Sor
Görsel Ekle
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform, aklınıza takılan soruları sorabilmeniz ve diğerlerinin sorularını yanıtlayabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Gerçekten soru sorun, imâdan ve yüklü sorulardan kaçının.
Sorularınızın amacı nesnel olarak gerçeği öğrenmek veya fikir almak olmalıdır. Şahsi kanaatinizle ilgili mesaj vermek için kullanmayın; yüklü soru sormayın.
2
Bilim kimliğinizi kullanın.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla sorular ve cevaplar, bilimsel perspektifi yansıtmalıdır. Geçerli bilimsel kaynaklarla doğrulanamayan bilgiler veya reklamlar silinebilir.
3
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Sahtebilimi desteklemek yasaktır.
Sahtebilim kategorisi altında konuyla ilgili sorular sorabilirsiniz; ancak bilimsel geçerliliği bulunmayan sahtebilim konularını destekleyen sorular veya cevaplar paylaşmayın.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nda reklamları 2 şekilde kapatabilirsiniz:

  1. Ücretsiz üye girişi yapmak: Sitedeki reklamların %50 kadarını kapatmak için ücretsiz bir Evrim Ağacı üyeliği açmanız ve sitemizi/uygulamamızı kullanmanız yeterli!

  2. Maddi destekçilerimiz arasına katılmak: Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın

Önizleme
Görseli Kaydet
Sıfırla
Vazgeç
Ara
Raporla

Raporlama sisteminin amacı, platformu uygunsuz biçimde kullananların önüne geçmektir. Lütfen bir içeriği, sadece düşük kaliteli olduğunu veya soruya cevap olmadığını düşündüğünüz raporlamayınız; bu raporlar kabul edilmeyecektir. Bunun yerine daha kaliteli cevapları kendiniz girmeye çalışın veya diğer kullanıcıları oylama, teşekkür ve kabul edilen cevap araçları ile daha kaliteli cevaplara teşvik edin. Kalitesiz bulduğunuz içerikleri eleyebileceğiniz, kalitelileri daha ön plana çıkarabileceğiniz yeni araçlar geliştirmekteyiz.

Alıntı Ekle
Eser Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, fark edildiğinde ufku genişleten tespitler içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Formu olabildiğince eksiksiz doldurun.
Girdiğiniz sözün/alıntının kaynağı ne kadar açıksa o kadar iyi. Açıklama kısmına kitabın sayfa sayısını veya filmin saat/dakika/saniye bilgisini girebilirsiniz.
2
Anonimden kaçının.
Bazı sözler/alıntılar anonim olabilir. Fakat sözün anonimliğini doğrulamaksızın, bilmediğiniz her söze/alıntıya anonim yazmayın. Bu tür girdiler silinebilir.
3
Kaynağı araştırın ve sorgulayın.
Sayısız söz/alıntı, gerçekte o sözü hiçbir zaman söylememiş/yazmamış kişilere, hatalı bir şekilde atfediliyor. Paylaşımınızın site geneline yayılabilmesi için kaliteli kaynaklar kullanın ve kaynaklarınızı sorgulayın.
4
Ofansif ve entelektüel düşünceden uzak sözler yasaktır.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Sözlerinizi tırnak (") içine almayın.
Sistemimiz formatı otomatik olarak ayarlayacaktır.
Gönder
Tavsiye Et
Aşağıdaki kutuya, [ESER ADI] isimli [KİTABI/FİLMİ] neden tavsiye ettiğini girebilirsin. Ne kadar detaylı ve kapsamlı bir analiz yaparsan, bu eseri [OKUMAK/İZLEMEK] isteyenleri o kadar doğru ve fazla bilgilendirmiş olacaksın. Tavsiyenin sadece negatif içerikte olamayacağını, eğer bu sistemi kullanıyorsan tavsiye ettiğin içeriğin pozitif taraflarından bahsetmek zorunda olduğunu lütfen unutma. Yapıcı eleştiri hakkında daha fazla bilgi almak için burayı okuyabilirsin.
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform; okuduğunuz kitaplara, izlediğiniz filmlere/belgesellere veya takip ettiğiniz YouTube kanallarına yönelik tavsiylerinizi ve/veya yapıcı eleştirel fikirlerinizi girebilmeniz içindir. Tavsiye etmek istediğiniz eseri bulamazsanız, buradan yeni bir kayıt oluşturabilirsiniz. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Önceliğimiz pozitif tavsiyelerdir.
Bu platformu, beğenmediğiniz eserleri yermek için değil, beğendiğiniz eserleri başkalarına tanıtmak için kullanmaya öncelik veriniz. Sadece negatif girdileri olduğu tespit edilenler platformdan geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
2
Tavsiyenizin içeriği sadece negatif olamaz.
Tavsiye yazdığınız eserleri olabildiğince objektif bir gözlükle anlatmanız beklenmektedir. Dolayısıyla bir eseri beğenmediyseniz bile, tavsiyenizde eserin pozitif taraflarından da bahsetmeniz gerekmektedir.
3
Negatif eleştiriler yapıcı olmak zorundadır.
Eğer tavsiyenizin ana tonu negatif olacaksa, tüm eleştirileriniz yapıcı nitelikte olmak zorundadır. Yapıcı eleştiri kurallarını buradan öğrenebilirsiniz. Yapıcı bir tarafı olmayan veya tamamen yıkıcı içerikte olan eleştiriler silinebilir ve yazarlar geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
4
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Eser Ara
Aradığınız eseri bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.