Bu Reklamı Kapat
Bu Reklamı Kapat

Arıların Dansı ve Arılarda Demokrasi: Arılar Neden Dans Eder ve Arı Demokrasisinden Neler Öğrenebiliriz?

Arıların Dansı ve Arılarda Demokrasi: Arılar Neden Dans Eder ve Arı Demokrasisinden Neler Öğrenebiliriz? Unsplash
16 dakika
26,633
  • Entomoloji
  • Etoloji

Avusturyalı hayvan davranış bilimcisi (etolog) Karl Ritter von Frisch, 1927 yılında "Aus dem Leben der Bienen" (Dans Eden Arılar) adlı kitabını yayınladığında çağdaşları tarafından kuşku ile karşılanmıştı. Oysa kendisini tam anlamıyla çağının ötesinde bilimsel çalışmalar yürüten bir bilim insanıydı ve arılarda koku duyusu, görsel algı, yön bulma, polarize ışık ile konumlandırma, güneş takibi, iç saat, manyetik alanın petek örümüne etkisi ve düşey (ya da yerçekimi) algısı üzerine muhteşem çalışmalar yapmıştı. İlkin biraz anlaşılamamış olsa da tekrarlanan denylerle haklılığı pekişen von Frisch, büyük buluşundan 46 yıl sonra, 1973'te Fizyoloji alanında Nobel ödülüne layık görülmüştür.

Arı Dansı Nedir?

Bal arıları, hep birlikte ve iletişim içinde çalışan, koloniler halinde varlıklarını sürdüren canlılardır. Koloniler içerisinde iş bölümü vardır ve yaşa bağlı olarak işçi arılar önce kovan içindeki görevlerde çalışırken daha sonra "tarlacı" dediğimiz ünvanı alırlar ve kovana su, nektar, polen gibi kaynakları getirirler.

Bu Reklamı Kapat

Şimdi, kendinizi bir tarlacı arının yerine koyun. Sabah gün doğumunda kovanın önüne çıkıyorsunuz ve günün en güzel çiçeklerinin tatlı nektarını bulup bir an önce yuvaya getirmek niyetindesiniz. İyi de bu harika çiçekler tam olarak nerede? Eğer hiçbir fikriniz yoksa, gelişigüzel bir şekilde uçup şöyle albenili bir öbek çiçek görmeyi ya da nektarın baş döndüren kokusunu almayı ummaktan başka yapabileceğiniz pek bir şey yoktur. Minicik bir arının geniş alanlarda çiçek aramasının da ne kadar zaman alan ve zahmetli bir iş olduğunu takdir edersiniz. Peki kovandaki kızkardeşlerinizden birisi size en güzel çiçeklerin nerede olduğunu söylemiş olsa, işiniz çok daha kolay olmaz mıydı? İşte arılar tam da bunu yapmaktadır. Önceden iyi bir kaynak keşfetmiş olan tarlacı arılar kovana geri döndüklerinde kardeşlerinin yanına koşup onlara müjdeli haberi verirler. Bunun için de insan dili haricinde bildiğimiz tek temsili dil olan arı dansını kullanırlar. 

1. Çember Dansı (Round Dance)

Arı dansı temelde iki çeşide ayrılır. Birincisi, yukarıdaki fotoğrafta da görebileceğiniz, çok yakında olan ve pek de tarif gerektirmeyen kaynakları anlatmak için kullanılan çember dansıdır (İng: "round dance"). Kovandan 50 – 100 metre uzakta bulunan bir kaynak keşfeden tarlacı arı saat yönünde ve aksi yönde hızlı hareketlerle çemberler çizerek diğer arılara çok yakında bir kaynak olduğunu işaret eder. Bu iletişim biçiminde uzaklık hakkında bilgi verilmesine karşın yön ve konum açık değildir.

Bu Reklamı Kapat

Çember dansı, insan yön tarifleri ile karşılaştıracak olursak, "Bizim sokakta muhteşem bir tantunici açıldı, parmaklarını yersin." demeye benzer. Sonuçta tarifi alan aç arkadaşınız sokakta aşağı yukarı biraz yürümek zorunda kalsa da çok geçmeden aranan tantunici bulunacak ve karın doyurulacaktır. Arılar bu durumu biraz da olsa kolaylaştırmak için gelişmiş koku alma duyularından da yararlanırlar. Yuvarlak dansı yapan arının üzerine sinmiş olan çiçek kokusunu dikkatle inceleyen diğer arılar, dışarı çıktıklarında bu kokuyu esas alarak yönlerini daha da çabuk bulabilirler.

Bizim benzetmemizde arkadaşınızın size gitti yerin bir tantunici olduğunu söylemediğini ama çok övdüğünü; sizin de arkadaşınızın nefesini koklayıp tantuniciye gittiğini anlayarak, aramalarınızda buna odaklandığınızı hayal edin...

Ya da vazgeçtik, etmeyin; pek de hoş bir fikir değilmiş insana uyarlanınca... 

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

2. Sallantı Dansı (Waggle Dance)

Arı danslarının ikinci çeşidi ise çok daha karmaşıktır. Daha uzaktaki kaynaklara dair bilgi vermeyi amaçlayan bu dansa sallantı dansı (İng: "waggle dance") denir. Şematik gösterimi yukarıda görülmektedir. 

Kovan içinde düşey olarak asılı petekler üzerinde yerini alan "bilgili" arı, önce vücudunun arka kısmını sağa sola sallayarak (köpeklerin çok heyecanlandıklarında yaptıkları gibi) düz bir çizgi üzerinde hızla koşar. Ardından sağa ya da sola keskin bir dönüş yapıp, vücudunu sallamayı bırakarak yarım çember şeklinde bir eğriyi takip ederek dansına başladığı noktaya döner. Başlangıç noktasına ulaştığında aynı düz çizgiyi (ve aynı doğrultuda) takip ederek sallantı dansını tekrarlar; ve bu defa ilk seferkinin aksi yöne dönerek diğer yarım çemberi de çizer ve başlangıç noktasına döner. "Bilgili" arı bu dansı defalarca tekrarlayarak etrafındaki kız kardeşlerinin de onun bilgisini edinmesini sağlar. 

Peki bu dansın neresi, nasıl bilgiler taşır? Dansın bilgi taşıyan kısmı sallantılı geçen düz çizgidir. Burada iki çeşit bilgi aktarılır: yön ve uzaklık. Başta dediğimiz üzere, kovandaki petekler yerçekimi esas alınarak düşey doğrultuda konumlandırılmıştır. Arılar, bu yerçekimsel doğrultuyu güneşi temsil etmek için kullanırlar (bu da arı dilini temsîlî bir dil yapmaktadır).

Eğer bir tarlacı arı, yerçekimine tam ters yönde (yani yukarı doğru) dans ederse; bunun anlamı kaynağa gitmek için güneşe doğru (tabii ki güneşin kendisine değil de o anda gökteki konumuna dayalı olarak kuzeye, güneye, doğuya vb.) uçmak gerektiğidir. Dolayısıyla dansın yukarı yönden ne yönde ne kadar saptığına göre uçulacak doğrultu da belirlenmiş olur. Örneğin, sallantı dansının yapıldığı çizgi sağa doğru 20° eğikse, kovandan çıkılıp güneş karşıya alındıktan sonra, saat yönünde 20° dönüp dosdoğru uçmak gerekir.

Elbette arılar, oturup hesap kitap yaparak bu açıyı ayarlamamaktadırlar. Biz dansı inceledikten sonra bunu açısal olarak, matematiğimizi kullanarak ifade etmekteyiz. Arıların yaptığı, dans eden tarlacı arının düşeye göre ne kadar döndüğüne bakarak, Güneş'ten o kadar dönmektir. Bu açı her zaman %100 isabetle olmaz; ancak yine de çoğu zaman oldukça isabetlidir. Sonuçta arılar kör cahil ve pasif bir şekilde uçmazlar; kendi duyularını da kullanarak hedefe daha verimli ve aktif şekilde ulaşırlar.

Bu Reklamı Kapat

Uzaklık bilgisi ise, dansın doğrusal kısmının (sallantının gerçekleştiği kısmın) ne kadar sürdüğü ile ilişkilidir. Kabaca 1 saniyelik sallantı, 1000 metre uzaklıktaki bir kaynağa işaret eder. 

Muhteşem değil mi? Arılar bu temsili dil aracılığıyla, kaynağın ne yönde ve ne uzaklıkta olduğunu kızkardeşlerine nerdeyse "nokta atışı" kesinliği ile bildirmiş olurlar. Ek olarak da, tıpkı çember dansında olduğu gibi, "bilgili" arının üzerine sinen kokular sayesinde, yol tarifi alan arılar ne çeşit bir kaynak ile karşılaşacaklarını da kestirebilirler. 

İşte bundan yaklaşık 90 yıl önce, dünya savaşları ortalığı dümdüz ederken ve elinde pek az teknoloji ve kaynak bulunmasına rağmen, von Frisch arıların "dilini" çözerek tarihe adını yazdırmış ve Nobel ödülünü de kazanmıştır. Arıların büyüleyici dünyasına göz atarken kendisini de saygıyla anmayı görev biliriz.

Evsiz Arıların Dansı: Pasaklı Dansçılar ve Oğul Vermek

Buraya kadar, bal arılarının dansının (ya da dilinin) keşfediliş öyküsünü ve ayrıntılarını öğrendik. Bal arıları, kendilerine has bu dili, genellikle bir kaynağın –çiçekler ya da sizin altı şekerli çayınız– konumunu kovandaki kardeşlerine anlatmak ve onları da bu kaynaktan yararlanmak için devşirmek için kullanırlar.

Bu Reklamı Kapat

Arı dilinin şimdi söz edeceğimiz kullanımı ise çok daha nadir gerçekleşir ve evrimsel süreçte geliştirilmiş bir özelliğin (ya da davranışın) başka amaçlar için de kullanılmasına ve evrimin ekonomisine çok güzel bir örnek oluşturmaktadır. Fakat gelin önce bal arısı kolonilerinin yaşamındaki özel bir anla ilgili konuşalım: oğul verme.

İnsan hayatında doğum ne kadar "mucizevi" ve türün devamlılığı için önemliyse, bal arıları için de oğul verme böyledir. Bal arıları tek bir ana arı içeren on binlerce işçi arıdan oluşan topluluklar halinde yaşarlar ve bu topluluklara koloni denir. Doğal ve dengede bir bal arısı kolonisinde işçi arıların hepsi birbiri ile kardeştir ve ana arının kızlarıdır (mevsimsel olarak erkek arılar da üretilir, fakat kovandaki iş gücüne katkı sunmazlar; yalnızca başka kolonilerin ana arıları ile çiftleşerek eşeyli üremede görev alırlar).

Koloni, yaz mevsimindeki bolluktan yararlanıp aşırı büyüdüğünde, ana arının varlığının kanıtı olan ana arı feromonu artık bazı bireylere ulaşamamaya, miktar bakımından yetersiz kalmaya başlar. Bunu takiben işçi arılar, peteklerde bulunan (ve ananın yumurtlamış olduğu) yavrulardan bazılarını, yüksek besin değeri olan, arı sütü adı verilen bir karışımla beslemeye başlarlar. Arı sütü alan yavrular daha çabuk gelişir ve daha büyük bir bedene sahip olurlar. Bunlar yeni "ana" adaylarıdır.

Yeni ana adaylarından gelişimini ilk tamamlayan (ve kendisini çevreleyen balmumu kozadan ilk çıkan) kovanda gezip hala balmumu ile çevrili diğer ana adaylarını sokarak öldürür. Ana arının iğnesi kancalı olmadığından, bu sokma gezisi için kendisi bir bedel ödemez (genelde diğer arılar, iğnelerini kullandıktan sonra ölürler). Bütün bunlar olup biterken, işçi arılar eski anayı bir tür diyete sokarlar ve uçamayacak kadar ağır olan anayı rahatlıkla uzun mesafeleri geçebilecek kadar "zayıflatırlar".

Bu Reklamı Kapat

Agora Bilim Pazarı
Türlerin Kökeni

2019 Waterstones Yılın Kitabı Ödülü Finalisti
2019 North Somerset Teachers Kitap Ödülü Adayı

Türlerin göz alıcı çeşitliliğinden hayatta kalma mücadelelerine, en küçük bakteriden ulu Yaşam Ağacı’na: Charles Darwin’in ünlü eserinin bu olağan üstü uyarlamasıyla, dünyayı tamamen değiştirmiş devrim niteliğindeki bir kuramı, Evrim’i her yönüyle anlayacaksınız.

“Darwin’in ünlü eseri Türlerin Kökeni’ni harika bir sunum ve çizimler eşliğinde yeniden anlatan büyüleyici bir resimli kitap.”
Guardian

“Hayat dolu…Her okulda, her kütüphanedebulunmalı.”
Bookseller

“Sabina’nın bilim ve çizime olan tutkusu, bu karşı konulmaz güzellikteki kitapta bir araya geliyor. Önce Darwin’in çalışmalarını süzüyor, sonra onları inanılmaz bir anlaşılırlığa ve sunuma kavuşturuyor.”
Sophy Henn

“Olabilecek en güzel şekilde ortaya konmuş çok önemli bir çalışma.”
Emma Darwin, yazar, Charles Darwin’in torununun torunu

Bilgiler ve Uyarılar:

  1. Bu ürün sipariş alındıktan 1-3 gün içinde postalanacaktır.
  2. Lütfen sipariş vermeden önce iade ve ürün değişikliği ile ilgili bilgilendirmemizi okuyunuz.
  3. Bu kampanya, Domingo Yayınevi tarafından Evrim Ağacı okurlarına sunulan fırsatlardan birisidir.
Devamını Göster
₺74.00
Türlerin Kökeni

Arı sütü alanlar daha çabuk büyür ve gelişirler.
Arı sütü alanlar daha çabuk büyür ve gelişirler.

Eski ana, yeni ana tarafından imha edilme sırası kendine gelmeden önce tebasının bir kısmını (işçi arıların yaklaşık üçte ikisini) da yanına alıp kovanı terk eder. Binlerce işçi ve bir ana arıdan oluşan bu öbeğe oğul, ve bu terk-i kovan eylemine de oğul vermek denir.

Oğulun ilk yapacağı, çok da uzakta olmayan bir yerdeki bir ağaç dalına konmaktır. Tabii insan etkisiyle doğal bitki örtüsünün kaybolduğu alanlarda oğul, bulabildiği bir nesnenin üstüne konacaktır: Bu; bisikletiniz, arabanız veya evinizin balkonu olabilir (bu nedenle kimi zaman insanlar eşyaları veya evlerinde istenmeyen arı kolonileri bulabilirler).

Oğul, kovandan ayrılırken, işçi arılar karınlarına doldurabildikleri kadar bal doldururlar. Bu besin, oğulu 2-3 gün kadar yaşatmaya yetecektir. Eğer bu sürede oğul, temelli yerleşecek bir yer bulamazsa, ne yazık ki sonları ölüm olacaktır. Bu da doğal seçilimin doğasında (!) var: Oğul verme sürecini besin bitmeden tamamlayabilecek olan arılar, bunu yapamayacaklara göre daha başarılı olacak ve genleri geleceğe miras kalabilecektir.

Arılar Nasıl Yeni Bir Ev Bulurlar?

Peki bir ağaç dalında toplanmış binlerce arı, kendilerine yeni bir yuvayı nasıl bulabilir? Biz olsak, herhalde şöyle (Nuri Bilge Ceylan filmlerindeki insanlar gibi) ufka doğru bakıp gözümüze bir kovuk kestirebilir ya da göğe bir ok atıp düştüğü yeri yeni vatanımız ilan edebilirdik. Ne yazık ki bal arılarının böyle seçenekleri yoktur. Bal arılarının, bir kovuğun uygunluğunu belirleyebilmesi için önce kovuğun içine girip dört bir yanını içerden teftiş etmeleri gerekir.

Bu noktada “Evrim, ne yaptın! Zavallı evsiz barksız arıları oradan oraya koşturup ev aramaya göndermeye utanmıyor musun? Binlerce arıyı köşe bucak gezdirmenin ne alemi vardı!” diyebilirsiniz. Eğer siz de evsiz bal arılarının yeni yuvalarını ararken kullandıkları yöntemin henüz keşfedilmemiş olduğu zamanlarda doğmuş olsaydınız, bu serzenişinizde haklı olurdunuz. Fakat Karl von Frish’in öğrencisi olan Martin Lindauer, hocasının izinden giderek, arı dilinin ev aramada da kullanıldığını bulmuştur.

Şimdi gelin biraz da bu keşifin tarihine bakalım, zira tarihi bağlam içinde bilim daha da bir şahanedir.

Arı Dili, Ev Tespitinde de Kullanılıyor!

1949 Yılı’nın Mayıs ayında Münih Üniversitesi'nde bir biyolog olan Lindauer, Münih Zooloji Müzesi’nin bahçesindeki bir çalıya konmuş bir oğul ile karşılaşır. Biraz yakından baktığında (biz arı bilimciler arılara yakından bakmayı çok severiz – bazen yüzümüz gözümüz sokulup sonradan ana fotoğrafta görüldüğü gibi pişman olsak da, alışmışız bir kere) oğulun dış yüzeyinde sallantı dansı yapan bir grup arı dikkatini çeker.

Okurlarımızın artık bildiği üzere, sallantı dansını yapan arılar, buldukları bir besin kaynağının yerini kovandaki kardeşlerine anlatmaya çalışmaktadır. Fakat bu oğulda dans eden arıların hiçbiri çiçek tozu taşımıyordu (genelde çiçeklerden dönen arıların bacaklarındaki özel keselerde, kolayca görülür bir "çiçek tozu topu" bulunur). Dahası, dans eden arıların çoğu siyah bir is ya da kiremit kırmızısı bir tozla kaplıydı.

Bu oğulu izledikçe Lindauer'in aklına bir fikir geldi: Belki de bu arılar o dönem hala yıkıntılar içinde olan (İkinci Dünya Savaşı sırasında Almanya'daki önemli şehirler neredeyse taş üstünde taş kalmayana kadar bombalanmıştı) Münih'te kullanılmayan bacalar ve yıkık kiremit duvarlar arasında olası yeni yuva yerleri bulmuş kaşif arılardı.

Bu gözleminden yola çıkarak Lindauer, altı yıl boyunca çalışıp gerçekten de oğulun üzerinde dans eden pasaklı dansçıların ev aramaya gitmiş kaşif arılar olduklarını ve "uygun" bir ev bulduklarında bunu, oğuldaki diğer işçi arılara anlatmak için dans dilini kullandıklarını gösterdi: Tıpkı besin kaynaklarının yeri için yapılan danstaki gibi yerçekimini güneşin tersi yön için bir simge olarak kullanarak dans eden arılar, oğuldaki kardeşlerine bulukları yeni yuvanın reklamını yapıp onları da kendileri ile bu yuvayı teftişe çağırıyorlardı.

Bu Reklamı Kapat

Tabii ki aynı anda her yöne gidip bilgi toplayan bu kaşif arılar, bazen anlaşmazlığa düşüyorlardı. Kimin bulduğu yuva diğerine göre üstündü? Hangi yuvaya gidileceğine dair son kararı vermek için her bir arının her bir aday konumu tek tek incelemesi mi gerekliydi? Bu soruların yanıtını, dünyanın yaşayan arı davranışı araştırmacıları arasında en etkili ve ünlülerinden biri olan Thomas Seeley'nin 1970'lerde yaptığı bir dizi muhteşem deney ve gözleme kadar kimse tam olarak bilmiyordu. Buna az sonra döneceğiz. 

Evrimin Müthiş Verimliliği!

Bu kısmı bitirirken, Lindauer'in pasaklı dansçıları üzerinden bir kez daha evrimin verimliliğine vurgu yapmayı uygun görüyoruz. Evrimsel süreçte geliştirilen özellikler, uzuvlar, süreçler ya da davranışlar çok değerlidir ve her birinin üretimi ve sürdürülmesinin canlı açısından büyük maliyeti vardır. Bu bakımdan, bir taşla iki kuş (ya da çok daha fazla kuş) vurma şansı belirdiğinde, türlerin bu şansı elinin tersiyle itmesi seçilimde geriye düşmeleri anlamına gelir.

Arı dansının, hiçbir temel ilke ve yönteminde değişiklik yapılmaksızın hem besin hem de yuva ile ilgili bilgilerin işçi arılar arasında paylaşılmasında kullanımı da bu bakımdan beklendik bir durum olmakla beraber yine de evrimsel süreçte geliştirilmiş muhteşem çözümlere ve evrimde sıklıkla karşılaştığımız "bir sistem güzel çalışıyorsa, yenisini üretmektense çalışanı tekrar tekrar, yeni amaçlar için kullan" ilkesine iyi bir örnektir.

Arı Demokrasisi ve Demokrat Arılar

Şimdi gelin, arıların yeni bir yuva ararken uzlaşmacı bir biçimde ellerindeki seçeneklerden en iyisine nasıl ulaştıklarına bir bakalım.

Bu Reklamı Kapat

Yukarıda anlattığımız üzere halihazırda kurulu kovanı terk eden oğul, bir cismin üzerinde geçici olarak konklarken bir an önce yeni evlerini bulmak ve yerleşmek durumundadır, zira bal arıları kovuklarda yaşar ve açıkta çok uzun süre hayatta kalamazlar. Lindauer’in uzun soluklu gözlemlerle ortaya çıkardığı üzere, kaşif arılar, yakınlarda uygun bir kovuk bulup oğula geri döndüklerinde dans dilini kullanarak bunu, oğuldaki diğer işçi arılara anlatmaktadır. Oğuldaki kardeşlerine, buldukları yeni yuvanın reklamını yapıp onları da kendileri ile bu yuvayı teftişe çağıran bu arılardan bazen yüzlercesi aynı anda ve onlarca farklı konumu işaret edecek biçimde dans etmektedir.

Bu noktada durumu, ilk etapta göründüğünden bile ilginç kılan şey, işte bu birbiriyle çelişen bilgilerin, binlerce arıdan oluşan bir oğul tarafından işlenip, sonunda (2-3 gün kadar bir sürede) ortak bir karara varılıyor olmasıdır. 

Peki bal arıları kendilerine reklamı yapılan yuva adaylarından hangisinin en iyisi olduğuna nasıl karar verirler? Bu kararın alınabilmesi için oğuldaki her bir arının her bir yuva adayını tek tek incelemesi mi gerekir?

Bu soruların yanıtını, Thomas Seeley'nin 1970'lerde yaptığı bir dizi akıllıca tasarlanmış deney ve gözlem sonucunda öğrendik. Seeley'nin Honey Bee Democracy (Bal Arısı Demokrasisi) adlı kitabında, son derece zevkle okunabilecek bir biçimde bu süreci açıklamaktadır. Biz de burada son derece özet bir biçimde onun bulduklarının üzerinden geçelim. 

Bu Reklamı Kapat

Oğulun geçici konaklaması sırasında yakın çevrede yuva adayları bulan yüzlerce kaşif arı, oğula döndüklerinde keşiflerini anlatıp diğer kaşif arıları da kendi buldukları yuva adaylarını yoklamaya davet ederler. Bu durumda elinde iyi bir yuva adayı olmayan arılar karşılaştıkları bilgili kaşiflerin işaret ettikleri yuvaları kolaçan etmeye giderler. Davet edildikleri yuva adaylarını beğenmeleri halinde bu kaşifler de kendilerini davet etmiş olan kaşif ile aynı yeri işaret edecek şekilde dans etmeye başlar. Bu durumda "iyi yuva" adaylarının hızla destekçi toplarken, "kötü yuva" adayları için dans eden arıların kendilerine taraftar bulması pek zordur. Buraya kadar olanlar pek de şaşırtıcı sayılmaz.

Daha da ilginç olan ve belki de Seeley'nin büyük keşfi olan ise, başta belli bir yuva adayını destekleyen arıların ilerleyen zamanda (ve daha iyi seçenekler belirdikçe) nasıl olup da "fikir değiştirdikleri" ve görece daha iyi olan yuva adayı için dans etmeye başladıklarıdır.

Bir adada yaptığı kontrollü deneylerle Seeley, kaşiflerin bulduğu yuva adayı ideale yaklaştıkça (arılar, seçenekleri olduğunda 40 litrelik boşlukları seçmektedir) daha "şevkli" dans ettiklerini göstermiştir. Kendisi buna "dürüst reklamcılık" diyor. Buna ek olarak, buldukları yuva adaylarına dair bilgiyi diğer arılarla dürüstçe paylaşan arıların kendi taraflarına çekebildikleri arı sayısının, buldukları yuva adayının kalitesi ile doğru orantılı olduğunu gördü. Bulunan yuvanın kalitesi ile kaliteli bir yuva bulan arıların yanlarına daha çok arı çekebilmesi, bir tür çarpan etkisi yaratarak iyi yuva adayları için dans eden arı sayısının hızla artmasına ve dolayısıyla (toplam kaşif arı sayısı sınırlı olduğu için) diğer yuva adayları için dans eden arı sayısının azalmasına neden olmaktadır.

Israrcıları İkna Etmek ve Çoğunluk Etkisi

Burada kesin bir karara erişilmesinin önündeki tek engel, aslında çok da iyi olmayan yuva adaylarından vazgeçmeyen arılardır. Bunun nedeni, belli bir kaşif arının daha iyi bir yuva adayından haberi olmaması gibi görünmektedir. Peki hiç görmediği bir yuva adayı yüzünden bilgi eksikliği yaşayan bu arılar nasıl ikna edilebilirler?

Bu Reklamı Kapat

Burada, "çoğunluk etkisi" devreye girer ve arıların büyük bir kısmı belli bir yönü işaret ederken başka yuvaların reklamını yapan arılara "nazikçe" kafa atılır (evet, arılar birbirine kafa atıyor!). Belli bir kanat çırpma sıklığı ile eşleştirilen bu kafa atma hareketine maruz kalan arılar, ısrarlarından vaz geçer ve dans eden arıların daha da büyük bir kısmı eldeki en iyi seçeneğe oadaklanırlar. 

Birkaç güne yayılan bu "fikir beyanı" ve "tartışma" sonucunda artık dans eden arıların tamamı tek bir yuvayı (ve eldekiler içinde en iyisini) işaret etmektedir. Bunun üzerine oğul, bulunduğu geçici konumdan ayrılıp, kaşif arıları takip ederek yeni yuvanın yolunu tutar. 

Konuyla ilgili 1 saatlik (İngilizce) ve Tom Seely tarafından bizzat verilen bir ders, Cornell Üniversitesi'nin aşağıdaki videosundan izlenebilir:

Okundu Olarak İşaretle
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 5
  • Merak Uyandırıcı! 4
  • Tebrikler! 3
  • İnanılmaz 2
  • Bilim Budur! 0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • Umut Verici! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
Bu Reklamı Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 14/08/2022 04:02:32 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/3435

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Bu Reklamı Kapat
Size Özel (Beta)
İçerikler
Sosyal
Gönderiler
İnsan
Çağ
Toprak
Kuşlar
Atmosfer
Çevre
Dişler
Wuhan
Köpekler
Sağlık
Pandemik
Meyve
Uzaylı
Deprem
Entomoloji
Elektron
Balık Çeşitliliği
Karar Verme
Nükleer Enerji
Doğa Yasası
Evrim
Tespit
Bebek Doğumu
İnfografik
Kütle
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Bağlantı
Gönder
Ekle
Soru Sor
Daha Fazla İçerik Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Paylaş
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nda reklamları 2 şekilde kapatabilirsiniz:

  1. Ücretsiz üye girişi yapmak: Sitedeki reklamların %50 kadarını kapatmak için ücretsiz bir Evrim Ağacı üyeliği açmanız ve sitemizi/uygulamamızı kullanmanız yeterli!

  2. Maddi destekçilerimiz arasına katılmak: Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın

Önizleme
Görseli Kaydet
Sıfırla
Vazgeç
Ara
Raporla

Raporlama sisteminin amacı, platformu uygunsuz biçimde kullananların önüne geçmektir. Lütfen bir içeriği, sadece düşük kaliteli olduğunu veya soruya cevap olmadığını düşündüğünüz raporlamayınız; bu raporlar kabul edilmeyecektir. Bunun yerine daha kaliteli cevapları kendiniz girmeye çalışın veya diğer kullanıcıları oylama, teşekkür ve kabul edilen cevap araçları ile daha kaliteli cevaplara teşvik edin. Kalitesiz bulduğunuz içerikleri eleyebileceğiniz, kalitelileri daha ön plana çıkarabileceğiniz yeni araçlar geliştirmekteyiz.

Soru Sor
Görsel Ekle
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform, aklınıza takılan soruları sorabilmeniz ve diğerlerinin sorularını yanıtlayabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Gerçekten soru sorun, imâdan ve yüklü sorulardan kaçının.
Sorularınızın amacı nesnel olarak gerçeği öğrenmek veya fikir almak olmalıdır. Şahsi kanaatinizle ilgili mesaj vermek için kullanmayın; yüklü soru sormayın.
2
Bilim kimliğinizi kullanın.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla sorular ve cevaplar, bilimsel perspektifi yansıtmalıdır. Geçerli bilimsel kaynaklarla doğrulanamayan bilgiler veya reklamlar silinebilir.
3
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Sahtebilimi desteklemek yasaktır.
Sahtebilim kategorisi altında konuyla ilgili sorular sorabilirsiniz; ancak bilimsel geçerliliği bulunmayan sahtebilim konularını destekleyen sorular veya cevaplar paylaşmayın.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Soru Ara
Aradığınız soruyu bulamadıysanız buraya tıklayarak sorabilirsiniz.
Alıntı Ekle
Eser Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, fark edildiğinde ufku genişleten tespitler içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Formu olabildiğince eksiksiz doldurun.
Girdiğiniz sözün/alıntının kaynağı ne kadar açıksa o kadar iyi. Açıklama kısmına kitabın sayfa sayısını veya filmin saat/dakika/saniye bilgisini girebilirsiniz.
2
Anonimden kaçının.
Bazı sözler/alıntılar anonim olabilir. Fakat sözün anonimliğini doğrulamaksızın, bilmediğiniz her söze/alıntıya anonim yazmayın. Bu tür girdiler silinebilir.
3
Kaynağı araştırın ve sorgulayın.
Sayısız söz/alıntı, gerçekte o sözü hiçbir zaman söylememiş/yazmamış kişilere, hatalı bir şekilde atfediliyor. Paylaşımınızın site geneline yayılabilmesi için kaliteli kaynaklar kullanın ve kaynaklarınızı sorgulayın.
4
Ofansif ve entelektüel düşünceden uzak sözler yasaktır.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Sözlerinizi tırnak (") içine almayın.
Sistemimiz formatı otomatik olarak ayarlayacaktır.
Gönder
Tavsiye Et
Aşağıdaki kutuya, [ESER ADI] isimli [KİTABI/FİLMİ] neden tavsiye ettiğini girebilirsin. Ne kadar detaylı ve kapsamlı bir analiz yaparsan, bu eseri [OKUMAK/İZLEMEK] isteyenleri o kadar doğru ve fazla bilgilendirmiş olacaksın. Tavsiyenin sadece negatif içerikte olamayacağını, eğer bu sistemi kullanıyorsan tavsiye ettiğin içeriğin pozitif taraflarından bahsetmek zorunda olduğunu lütfen unutma. Yapıcı eleştiri hakkında daha fazla bilgi almak için burayı okuyabilirsin.
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform; okuduğunuz kitaplara, izlediğiniz filmlere/belgesellere veya takip ettiğiniz YouTube kanallarına yönelik tavsiylerinizi ve/veya yapıcı eleştirel fikirlerinizi girebilmeniz içindir. Tavsiye etmek istediğiniz eseri bulamazsanız, buradan yeni bir kayıt oluşturabilirsiniz. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Önceliğimiz pozitif tavsiyelerdir.
Bu platformu, beğenmediğiniz eserleri yermek için değil, beğendiğiniz eserleri başkalarına tanıtmak için kullanmaya öncelik veriniz. Sadece negatif girdileri olduğu tespit edilenler platformdan geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
2
Tavsiyenizin içeriği sadece negatif olamaz.
Tavsiye yazdığınız eserleri olabildiğince objektif bir gözlükle anlatmanız beklenmektedir. Dolayısıyla bir eseri beğenmediyseniz bile, tavsiyenizde eserin pozitif taraflarından da bahsetmeniz gerekmektedir.
3
Negatif eleştiriler yapıcı olmak zorundadır.
Eğer tavsiyenizin ana tonu negatif olacaksa, tüm eleştirileriniz yapıcı nitelikte olmak zorundadır. Yapıcı eleştiri kurallarını buradan öğrenebilirsiniz. Yapıcı bir tarafı olmayan veya tamamen yıkıcı içerikte olan eleştiriler silinebilir ve yazarlar geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
4
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Eser Ara
Aradığınız eseri bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.
Tür Ekle
Üst Takson Seç
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, yaşamış ve yaşayan bütün türleri filogenetik olarak sınıflandırdığımız ve tanıttığımız Yaşam Ağacı projemize, henüz girilmemiş taksonları girebilmeniz için geliştirdiğimiz bir platformdur. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Takson adlarını doğru yazdığınızdan emin olun.
Taksonların sadece ilk harfleri büyük yazılmalıdır. Latince tür adlarında, cins adının ilk harfi büyük, diğer bütün harfler küçük olmalıdır (Örn: Canis lupus domesticus). Türkçe adlarda da sadece ilk harf büyük yazılmalıdır (Örn: Evcil köpek).
2
Taksonlar arası bağlantıları doğru girin.
Girdiğiniz taksonun üst taksonunu girmeniz zorunludur. Eğer üst takson yoksa, mümkün olduğunca öncelikle üst taksonları girmeye çalışın; sonrasında daha alt taksonları girin.
3
Birden fazla kaynaktan kontrol edin.
Mümkün olduğunca ezbere iş yapmayın, girdiğiniz taksonların isimlerinin birden fazla kaynaktan kontrol edin. Alternatif (sinonim) takson adlarını girmeyi unutmayın.
4
Tekrara düşmeyin.
Aynı taksonu birden fazla defa girmediğinizden emin olun. Otomatik tamamlama sistemimiz size bu konuda yardımcı olacaktır.
5
Mümkünse, takson tanıtım yazısı (Taksonomi yazısı) girin.
Bu araç sadece taksonları sisteme girmek için geliştirilmiştir. Dolayısıyla taksonlara ait minimal bilgiye yer vermektedir. Evrim Ağacı olarak amacımız, taksonlara dair detaylı girdilerle bu projeyi zenginleştirmektir. Girdiğiniz türü daha kapsamlı tanıtmak için Taksonomi yazısı girin.
Gönder
Tür Gözlemi Ekle
Tür Seç
Fotoğraf Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, bizzat gözlediğiniz türlerin fotoğraflarını paylaşabilmeniz için geliştirilmiştir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Net ve anlaşılır görseller yükleyin.
Her zaman bir türü kusursuz netlikte fotoğraflamanız mümkün olmayabilir; ancak buraya yüklediğiniz fotoğraflardaki türlerin özellikle de vücut deseni gibi özelliklerinin rahatlıkla ayırt edilecek kadar net olması gerekmektedir.
2
Özgün olun, telif ihlali yapmayın.
Yüklediğiniz fotoğrafların telif hakları size ait olmalıdır. Başkası tarafından çekilen fotoğrafları yükleyemezsiniz. Wikimedia gibi açık kaynak organizasyonlarda yayınlanan telifsiz fotoğrafları yükleyebilirsiniz.
3
Paylaştığınız fotoğrafların telif hakkını isteyemezsiniz.
Yüklediğiniz fotoğraflar tamamen halka açık bir şekilde, sınırsız ve süresiz kullanım izniyle paylaşılacaktır. Bu fotoğraflar nedeniyle Evrim Ağacı’ndan telif veya ödeme talep etmeniz mümkün olmayacaktır. Kendi fotoğraflarınızı başka yerlerde istediğiniz gibi kullanabilirsiniz.
4
Etik kurallarına uyun.
Yüklediğiniz fotoğrafların uygunsuz olmadığından ve başkalarının haklarını ihlâl etmediğinden emin olun.
5
Takson teşhisini doğru yapın.
Yaptığınız gözlemler, spesifik taksonlarla ilişkilendirilmektedir. Takson teşhisini doğru yapmanız beklenmektedir. Taksonu bilemediğinizde, olabildiğince genel bir taksonla ilişkilendirin; örneğin türü bilmiyorsanız cins ile, cinsi bilmiyorsanız aile ile, aileyi bilmiyorsanız takım ile, vs.
Gönder
Tür Ara
Aradığınız türü bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.