Antik DNA'ya Bakarak Ten Rengi, Boy ve Sindirim Özelliklerimizin Nasıl Değiştiğini Öğrenebiliyoruz!
/old/content_media/0329e614b039a90eb1ec22fd562b30d9.jpeg)
- Çeviri
- Antropoloji
Bu Makalede Neler Öğreneceksin?
Bu bölümü yapay zekâ hazırlar.- Antik DNA analizleri, tarımın insan genomunda boy, laktoz sindirimi, yağ asidi metabolizması ve cilt pigmentasyonu gibi özelliklerde önemli genetik değişimlere yol açtığını göstermektedir.
- Yaklaşık 4.000 yıl öncesine kadar yetişkinlerin sütü sindirme yeteneğini sağlayan gen yaygınlaşmamış olup, açık ten geninin yaygınlaşması D vitamini eksikliğiyle ilişkilendirilmektedir.
- Tarımın başlamasıyla bağışıklık sistemi genlerinde hızlı adaptasyonlar gözlenmiş ve Anadolu'dan Avrupa'ya göç eden ilk çiftçilerin genetik etkileri doğrulanmıştır.
/evrimagaci.org/public/uploads/images/Evrim%20Agaci%20Cevirileri/antikdna.jpg)
Tarımın insanları DNA'larına kadar ebediyen değiştirdiği uzun süredir biliniyordu, fakat şimdiye kadar bu değişimler günümüz toplumlarındaki genetik çeşitliliğe bakılarak bir araya getiriliyordu ve o zamanlar olanların sadece birer yansımalarıydı. Ancak yeni araştırma, bilim insanlarının bu değişimleri neredeyse neredeyse anlık olarak görmelerini sağlıyor. Harvard Tıp Okulu'ndan baş araştırmacı Iain Mathieson şunları söyledi:
"Bu sayede doğal seçilime bir zaman ve tarih koyabiliyoruz ve seçilimi belirli çevresel değişimlerle doğrudan ilişkilendirebiliyoruz. Bu durumda tarımın gelişimine ve ilk çiftçilerin Avrupa'ya ilerlemesine baktık."
Mathieson ve takımı, yeni çıkarım yöntemlerini kullanarak antik insan kalıntılarından DNA almayı başardı ve 2.300 ila 8.500 yıl önce Avrupa üzerinde yaşamış 230 antik insanın genetik bir veri tabanını oluşturdu. Bu genomları inceleyerek, avcı-toplayıcı topluluklardan tarıma geçiş sırasında ve ayrıca sonrasında değişmiş olan 12 özel genom bölgesini tanımlamayı başardılar.
Şaşırtıcı olmayan şekilde, bu çeşitliliklerin pek çoğu boy, laktoz sindirme becerisi, yağ asidi metabolizması, açık ten renklenmesi (pigmentasyonu) ve mavi göz rengi ile bağlantılı genlerde veya onların yakınındaki genlerdeydi. Bu özelliklerin hepsi, tarıma dayalı toplumlara geçişimiz ile daha önce bağlantılanmıştı.
Fakat, Nature dergisinde yayınlanan yeni araştırma, antik insanların tarıma nasıl ve ne zaman uyum sağladığıyla ilgili şimdiye kadar sahip olduğumuzdan daha fazla bilgi sağlıyor. Önemli bir bulgu da, yetişkinlerin sütü sindirmesini sağlayan genin yaklaşık 4.000 yıl öncesine kadar yaygın hale gelmemiş olması. Bu tarih daha önce düşünülenden binlerce yıl daha sonraya denk geliyor.
Çalışma ayrıca ilk çiftçilerin koyu tenli olduğunu, fakat açık ten geninin bin yıllık dönem boyunca daha yaygın şekilde aktarıldığını gösterdi. Baş araştırmacı David Reich, The New York Times'a konuşarak bunun olası nedeni olarak da çiftçilerin avcı-toplayıcılardan daha az et yediğini, bu yüzden D vitamini alımlarının düştüğünü söyledi. Koyu tenli insanlar, güneşten daha az D vitamini alabilmişlerdi ve bu sebeple gen aktarımı yönünden yetersiz kalmış olabilirlerdi.
Bir diğer büyük değişim ise, bağışıklık sistemimizin gelişmesiydi. Bu çok mantıklı, çünkü tarımın başlamasıyla birlikte hastalıklar çok daha fazla yaygın hale gelmişti. Araştırmacılardan biri olan, Avustralya'daki Adelaide Üniversitesi'nden Wolfgang Haak şunları söyledi:
"Cilâlı Taş Devrinde, insanların birbirine ve evcil hayvanlara yakın yaşamasıyla nüfus yoğunluğunda bir artış yaşandı. Bu bulgu tamamen şaşırtıcı olmasa da, seçilimin olduğunu anlık olarak görmek harikaydı.."
Araştırma ayrıca, Avrupa'ya tarımı ilk getirenlerin Anadolu'daki (günümüz Türkiye'si) çiftçiler olduğu ve kendileriyle birlikte kısa genleri güney Avrupa'ya götürdükleri kuramını doğruluyor. Kuzey Avrupa'daki insanlar daha uzun, çünkü Avrasya bozkır toplumlarından gelen daha çok ataya sahipler.
Uzun süre önce ölmüş bireyler hakkında konuşurken 230 sayısı etkileyici bir örnek boyutu olsa da, bilimsel ölçütler bakımından çok da büyük sayılmaz, araştırmacılar da istedikleri kadar çok örnek bulamadılar. Örneğin tip 2 diyabete veya yüksek vücut kitle endeksine katkı yapan genlerin, tarıma geçiş sırasında seçilip seçilmediği yönünde bir karara varmak için yeterli kanıta sahip değillerdi.
Ekip şimdi, tam olarak nasıl şimdiki hale geldiğimiz ve atalarımızın bu gezegende nerelere göç edip kimlerle melezlendiği hakkında daha iyi bir fikir elde etmeye çalışmak için daha da fazla antik DNA üzerinde çalışmak istiyor. Reich sözlerine şöyle devam etti:
"Hem atalarımızın nereden nereye gittiği ve kimlerle birbirine karıştığı, hem de toplumların yaşadığımız farklı çevrelerde biraz daha iyi şekilde hayatta kalmamıza yardım eden adaptasyonları nasıl geliştirdiği açısından, günümüz insanlarının nasıl bugün olduğumuz şekle geldiği büyük bir gizemdir. Şimdi antik DNA'nın genom çapında birçok örneğinin mevcut olmasıyla, bu sorulara cevap bulmak için fevkalade yeni bir araca sahibiz."
Bu makale üzerine konuşmaya devam et
Topluluk sohbetine katıl, yorum bırak veya ayrıntılı bir soru sor.
- Mmm... Çok sapyoseksüel!2

- Muhteşem!0

- Tebrikler!0

- Bilim Budur!0

- Güldürdü0

- İnanılmaz0

- Umut Verici!0

- Merak Uyandırıcı!0

- Üzücü!0

- Grrr... *@$#0

- İğrenç!0

- Korkutucu!0

- Çeviri Kaynağı: Science Alert | Arşiv Bağlantısı
- Fiona Macdonald. Ancient Dna Reveals How Agriculture Changed Our Height, Digestion, And Skin Colour. (14 Temmuz 2018). Alındığı Tarih: 14 Temmuz 2018. Alındığı Yer: Science Alert | Arşiv Bağlantısı
- Iain Mathieson, et al. (2018). Genome-Wide Patterns Of Selection In 230 Ancient Eurasians. Nature 528, sf: 499–503. | Arşiv Bağlantısı
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misin?
Şu iki siteden biriyle hemen destek olabilirsin:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracıyla 24.10.2026 03:01:52 tarihinde oluşturuldu. Evrim Ağacı'ndaki içerikleri birden fazla editör sürekli gözden geçiriyor, güncelliyor ve geliştiriyor. Bu çıktıdan sonraki güncellemeleri görmek ve içeriğin en güncel hâlini okumak için şu adrese git: evrimagaci.org/s/4049
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı sürece izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş hâlleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz.