Anılarımız Nöronların Bağlantılarında (Sinapslarda) Depolanmıyor Olabilir!

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Kavraması oldukça güç olsa da, "anı" dediğimiz şeylerin oldukça sağlam bir biyolojik altyapısı vardır. Sinirbilim ders kitaplarına göre, beyindeki komşu sinir hücreleri (nöronlar), kimyasal iletişimi sinapsları (sinir bağlantıları) aracılığıyla sağlarlar. Bir anı her seferinde hatırlandığında, bu bağlantılar tekrardan uyarılır ve güçlendirilir. Anıların sinapslarda depolandığına yönelik görüş 1 asrı aşkın bir süredir sinirbilim camiasında kabul görmüştür. Ancak Los Angeles'taki Kaliforniya Üniversitesi'nde (UCLA) yapılan yeni bir araştırma, bu kabulü alt üst edebilir: anılarımız, aslında beynin "içerisinde" yer alıyor olabilir! Eğer bu doğrulanırsa, acı verici şekilde gerçekçi ve rahatsız edici anılarla karakterize edilen Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB veya PTSD) gibi hastalıkların tedavisi için yeni bir pencere aralayabilir.

10 yıldan uzun bir süre önce bilim insanları propranolol adı verilen bir ilacı PTSD tedavisinde kullanmaya başladılar. Propranololun uzun dönem hafıza için gereken proteinlerin üretimini engelleyerek anıları önlediği düşünülüyordu. Ne yazık ki araştırma kısa sürede bir çıkmaza girdi. Bu ilaç eğer ki travmatik olay yaşandıktan hemen sonra enjekte edilmezse, tedavi de bir işe yaramıyordu. Son zamanlarda araştırmacılar bunu çözmek için bir başka yol denemeye başladılar: eldeki verilerin gösterdiğine göre birisi bir anıyı hatırladığında, yeniden aktive edilen bağlantı sadece güçlendirilmemektedir; aynı zamanda geçici olarak da olsa değişime açık hale gelmektedir. Buna, anı sağlamlaştırması (memory reconsolidation) adı verilir. Propranololun (ve tabii muhtemelen terapinin, elektrik uyarımın ve bazı diğer ilaçların) bu zaman aralığında uygulanması, bilim insanlarının yeniden birleştirme işlemini önlemesini sağlayabilir; böylece sinapsı olduğu yerde silebilir.

Bu anıların durdurulabileceği olasılığı UCLA'den nörobiyolog David Glanzman'ın dikkatini çekti ve sinirbilim araştırmalarında sıklıkla kullanılan sümüklüböcek benzeri bir yumuşakça olan Aplysia üzerinde bir çalışma başlattı. Glanzman ve ekibi Aplysia'ya orta şiddette elektrik şoku vererek bu olayın sinapslarda yeni bir anı oluşturmasını sağladı. Sonrasında bilim insanları bu nöronları yumuşakçadan alarak bir petri kabına aktardı ve kimyasal yollarla elektrik şokunun anısını tetikledi ve hemen üzerine de hızla bir doz propranolol uyguladılar.

İlk başta ilaç, sinaptik bağlantıları yok ederek önceki araştırmaları doğruluyor gibi gözüküyordu. Ancak sonradan hücreler şokların bir hatırlatıcısına maruz bırakıldığında, anılar sadece 48 saat içerisinde tüm etkisiyle geri döndüler. Araştırma sonuçlarını eLife dergisinde yayımlayan Glanzman şöyle söylüyor:

"Tamamen geri döndüler! Bu bana, anıların sinapslarda depolanmadığını düşündürüyor." 

Eğer anılar sinapslarda depolanmıyorsa, nerede depolanıyorlar? Sinirbilimciler beyin hücrelerine daha yakından baktıklarında, sinaps tamamen silinmiş olsa da, hücrenin içerisinde meydana gelen elektriksel ve moleküler ateşlemenin izlerinin kaldığını gördüler. Engram adı verilen bu anı izi, bu kalıcı değişimler sayesinde korunmuş olabilir. Alternatif olarak bu olay, canlı hücresinin DNA'sında değişimlere neden olarak onun üzerindeki bazı genlerin nasıl okunduğunu etkiliyor olabilir. Glenzman ve bazı diğerleri bu mantıklamanın doğru olduğu kanısındalar.

Columbia Üniversitesi'nden bir sinirbilimci olan ve anılar üzerine yaptığı çalışmalarla 2000 yılında Nobel Fizyoloji Ödülü'ne layık görülen Eric Kandel, çalışmanın sonuçlarının uygulamadan 48 saatten sonra gözlendiğine dikkat çekiyor. Bu süre, anı sağlamlaştırmanın halen devam edebileceği bir süre. Bir diğer deyişle, belki de anılar daha tam oluşmamışken, sadece bir kısmı siliniyor olabilir. Böylece 48 saat boyunca, silinen kısma rağmen anı oluşumu devam ettiği için, bunun artıkları yeniden tetikleniyor da olabilir.

Her ne kadar öncül bir araştırmanın ilk sonuçları olsa da, ne yazık ki PTSD'ye sahip olan insanların ilaçlar alarak güçlü anılardan kurtulamayacaklar gibi gözüküyor. Glanzman sözlerini şöyle bitiriyor:

"Eğer ki bana 2 sene önce PTSD'nin ilaçlarla iyileştirilip iyileştirilemeyeceğini soracak olsaydınız, cevabım evet olurdu. Ancak şimdi böyle düşünmüyorum. Ancak iyi tarafından bakacak olursak, anılarımızın beyin hücrelerimizin derinlerinde bir yerlerde saklandığını bilmek anılarla ilgili başka bir hastalık için umut olabilir: Alzheimer!"

 

Kaynak: Scientific American

Kimsenin İkiz Olduklarına İnanmadığı, Biri Açık Diğeri Koyu Ten Renkli İkizler!

Tek Bir Atomun Fotoğrafı Çekildi!

Yazar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Yazar

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim