Anıları Hatırlamak, Anılarınızı Değiştirir!

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Anı dediğimiz olgunun nasıl oluştuğu ve saklandığı henüz tam olarak bilinmiyor olsa da, emin olduğumuz bir şey var: tüm anılarımız, beynimizdeki biyokimyasal süreçlerden ibaretler. Hatta giderek onları o kadar iyi tanımaya başladık ki, artık spesifik anıları silebiliyor, olmayan anıları beyne yerleştirebiliyoruz. Ancak yine de anı oluşum ve depolama mekanizmasıyla ilgili bilinmeyen birçok şey var. Buna karşılık, anıların kimyasallar olarak depolandığına ve bu kimyasalların farklı kombinasyonlarda çağrılmasının çeşitli görsel, işitse, kokuya dayalı, vb. anıları oluşturduğu düşünülüyor. İlk etapta anlaması oldukça güç olsa da ve anıları somut birer olguya indirgemek zor gelebilecek olsa da, sinirbilim çalışmaları onları anlamak konusunda büyük adımlar atmayı başardı.

Atılan büyük adımlardan biri, anıları hiçbir zaman sabit tutamayacağımız gerçeği. Bilirsiniz, bazı anılarınız çok güçlü ve berraktır; bazıları ise silik ve bulanık. Bunun sebebi, anının oluştuğu zaman ne kadar etkili olduğu ve anının üzerinden ne kadar zaman geçtiğidir. Anıları etkileyen bir diğer faktörün de, yine sağduyuya ilk etapta aykırı gelebilecek şekilde, onları hatırlamak olduğu tespit edilmiştir.

Bir anıyı hatırlarken beynimiz o anının depolandığı bölgelere giderek çeşitli sinyallerin üretilmesini sağlar. Bu sinyaller, beynin diğer bölgelerinde anının bıraktığı izler olarak algılanır. Ancak anıyı çağırmak üzere anıyı oluşturan kimyasallara her erişim sağlandığında, bu erişimin de biyokimyasal ve elektriksel (kimi zaman "elektrobiyokimyasal" olarak isimlendirilir) bir etkileşimden ibaret olmasından ötürü, anının içeriği değişir. Sonuçta anı da kimyasaldır, anıya ulaşan beynin kendisinin uyguladığı tüm yöntemler de...

Uzmanlar, tam olarak bu sebeple aradan zaman geçtikçe anıların şeklinin, formunun, anlatımının, hissettirdiklerinin değiştiğini düşünmektedirler. Anılar, sadece zaman geçtikçe silikleşmezler, aynı zamanda onlara erişmemiz sonucu da ufak ufak değişirler. Yani aynı anıyı belli aralıklarla dinlediğinizde, ayrıntıların değişmesinin nedeni o anının eskimesi olmak zorunda değildir. Hatırlayan kişinin onu hatırlaması da, anıları değiştirebilir.

 

Kaynak: DNews

Cassini, Titan'ın Denizlerinden Yansıyan Güneş'i Fotoğrafladı!

Örümceklerle İlgili 5 Mit ve 5 Gerçek

Yazar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Yazar

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim