Gece Modu

Bu yazı, Evrim Ağacı'na ait, özgün bir içeriktir. Konu akışı, anlatım ve detaylar, Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından hazırlanmış ve/veya derlenmiştir. Bu içerik için kullanılan kaynaklar, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Anaerkilliğin 2 farklı tanımı vardır. Bu iki tanımdan hangisini kabul ettiğimize bağlı olarak anaerkil olarak tanımlanabilecek bir toplumun var olup olmadığı sorusuna vereceğimiz cevap da değişir. Ayrıca anaerkillikten bahsederken bu konuyla ilgili anasoyluluk kavramının da tanımını bilmekte fayda vardır. Anasoyluluk, kan bağının ve dolayısıyla mülkün anne tarafından aktarılması anlamına gelir. Bu tanımdan da yararlanarak, günümüzde farklı gruplar tarafından kabul edilen iki anaerkillik tanımını inceleyeceğiz.

Anaerkillik Tanımları

Ataerkil Toplumun Zıttı

Öncelikle günlük hayatta kullandığımız ataerkillik tanımının doğrudan karşıtı olan anaerkillik tanımı vardır ve buna göre anaerkillik; annenin ya da yaşça büyük bir kadının aile üstünde mutlak otoriteye sahip olduğu, buna ek olarak bir veya bir grup kadının da genel topluluk üstünde benzer seviyede bir otoriteye sahip olduğu düzendir. Anaerkilliğin bu tanımı, anasoyluluk ya da Türkçede karşılığı olmayan "matrifocal" (kabaca, "anne-odaklı") ve "matrilocal" (kabaca, "anne-yerel") şeklindeki kavramlarla tam olarak karşılanamaz.

Eşitliğe Dayalı Anaerkillik

Anaerkilliğin diğer (günümüzde kabul görmek konusunda zorlanan) tanımı ise ilk tanıma tepki olarak Peggy Reeves Sanday tarafından ortaya atılmıştır. Ona göre anaerkillik, kadınların mutlak üstünlüğüyle ifade edilmemelidir; çünkü kadın yönetimi böyle bir şekilde görülmez. Onun tanımına göre anaerkillik, anasoylulukla birlikte, sosyal ve politik olarak cinsiyet eşitliğine dayanan bir düzen olarak anlatılabilir. Peggy Reeves Sanday, Minangkabau toplumunu birinci elden gözlemlediği ve yorumladığı araştırma kitabında gelenekselleşmiş anaerkillik tanımının erkek merkezli düşünme sonucu ortaya çıktığını söyler ve kadınların toplumsal hakimiyetinin diğer cinsin haklarını kısıtlama seviyesiyle ölçülmesine karşı çıkar.

Anaerkil Toplum Görüldü mü?

Bu sonuncu tanıma göre, halihazırda tanımın kurulmasına örnek teşkil eden, Minangkabau toplumu ve benzer toplumlar anaerkil olarak kabul edilebilir ve o zaman tarihte de bunlara benzer toplumlar olduğunu varsaymamak için hiçbir sebebimiz kalmaz. Daha geniş kabul gören diğer tanımımıza göre ise tam olarak anaerkil diye sınıflandırılabilecek bir toplum ya yoktur ve var olmamıştır ya da varsa/olmuşsa bile çok nadirdir. Şimdiye kadar anasoylu veya anaerkilliğe yakın görülen birkaç topluluğu incelemenin bu tartışmanın okurlarımız gözünde açıklığa kavuşmasına yardımcı olacağını düşünüyoruz.

Minangkabau Topluluğu

Öncelikle anaerkil olduğu iddia edilen ve anaerkil olmasa bile dünyanın en büyük anasoylu topluluğu olan Minangkabau topluluğu anaerkillik ile ilgili tartışmalarda ön planda yer almaktadır. Minangkabau'lar Endonezya'nın Sumatra adasında yaşayan en büyük etnik gruptur. Müslümandırlar ve Malayca konuşurlar. Köken ve miras, anne tarafı izlenerek belirlenir. Geleneksel olarak en küçük yerleşim birimi 'büyük ev'dir ve baş kadın, kız kardeşleri ve kız çocuklarının kontrolü altındadır. Erkek çocuklar sünnet olana kadar 'büyük ev'de yaşarlar. Sonrasında, evlenene kadar, yatılı okul görevi gören ve aynı zamanda ibadet yeri olan cami benzeri bir yerleşkede ikamet ederler. Yine geleneksel olarak evli çiftler kadının ait olduğu evde kalır ama erkek, her zaman geceleri eşini ziyaret eden bir misafir olarak görülmeye devam eder. Anasoyluluğa uygun olarak Minangkabau'larda mal, toprak ve aile adı anneden kıza geçer.

Minangkabau
Minangkabau
The Daily Beast

Spartalılar

Spartalılarda da erkekler askerlikle uğraştıkları ve mal mülk yönetmek küçümsendiği için, kadınlar hem eşlerinin hem de kendi mülklerinin kontrolüne sahipti. Ayrıca kadınlar o zamanki Yunan devletleri arasında benzeri görülmemiş bir eğitim alır, erkeklerle birlikte spor faaliyetlerine katılır ve şehirde özgürce dolaşabilirdi. Her ne kadar bu haklara sahip olsalar da Spartalılar tarafından en kutsal görülen askerlik makamına kadınlar katılamazdı, ayrıca siyasi ve dini anlamda erkek egemenliği vardı. Bu sebeplerden Sparta toplumunda ekonomik anlamda kadınlar güçlü olsa da, diğer alanlarda bir cinsiyet eşitliğinden çok erkek egemenliği hakimdir ve bu yüzden ataerkilliğe çok da uzak görülmezler.

Greek Boston

Sitones Kabilesi

Bunun dışında Tacitus'un Cermen kabileleri üzerine yazdığı Germania eserinde de Sitones adlı, siyasi anlamda kadınlar tarafından yönetilen bir kabileden bahsedilir. Bu özellikleri dışında sadece diğer her alanda Suiones kabilesiyle uyuştukları belirtilir.

Sonuç

Bunun gibi birkaç eski topluluk dışında Avrupa kıtasında milattan sonra pek fazla anasoylu veya anaerkil topluluk bulunmaz. Afrika'da, Asya'da ve Amerika'da ise en azından belli dönemlerde kadınların, Minangkabau topluluğu gibi belli bir güce sahip olduğu görülmektedir.

Bu toplulukların anaerkil olarak adlandırılması tartışması daha çok tanımsaldır ve bu konuda varılacak sonuçlar da bilimsel bir doğruluktan çok birer uzlaşı veya sayıltı olacaktır. Dolayısıyla yazımızda bir sonuca varmıyor kararı okurlarımıza bırakıyoruz.

Düzeltmeler: sitones kabilesi suiones ile uyuşuyor olacaktı kabilenin adındaki yanlış düzeltildi.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 0
  • Tebrikler! 9
  • Bilim Budur! 1
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 3
  • Güldürdü 2
  • İnanılmaz 2
  • Umut Verici! 5
  • Merak Uyandırıcı! 5
  • Üzücü! 3
  • Grrr... *@$# 4
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 08/04/2020 08:49:11 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/7984

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Her şeyin doğal bir açıklaması vardır. Ay bir tanrı değil, devasa bir kayadır. Güneş ise sıcak bir kayadır.”
Anaxagoras
İnsan Zekasının Evrimi: Neden Sadece İnsanın Beyni Bu Kadar Evrimleşmiştir?
Geri Bildirim Gönder