Amber İçerisinde Korunarak Günümüze Ulaşan İlk Tüylü Dinozor!

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Şu fosilin güzelliğini görüyor musunuz?! Fotoğraftaki, 99 milyon yıl öncesinden kalma ve kehribar (amber) içerisinde saklanmış bir dinozor kuyruğu; ancak tamamen tüylerle kaplı! Current Biology dergisinde yayınlanan tanımlama makalesine göre dinozor Çin Yerbilimleri Üniversitesi paleontologlarından Lida Xing tarafından keşfedildi ve National Geographic Araştırma Konseyi tarafından desteklendi. Kuru kayısı büyüklüğündeki amber içerisinde 3.5 santimetrelik bir kuyruk kalıntısı ve üzerindeki tüyler net bir şekilde görülüyor.

Şimdi, fosilin ne kadar kıymetli olduğunu anlamak için şunu anlamamız gerekiyor: Bazı özellikler, canlı grupları için ayırt edicidir: Örneğin bir canlı kıllı ise (kıl ile tüy tamamen farklı yapılardır!), "memeli" olduğunu garanti edebilirsiniz (aşırı nadir istisnaları olsa da). Daha iyi bir örnek, süt bezleri veya memelerin varlığıdır. Bu organların bulunduğu bir canlının, ikinci defa düşünmeksizin "memeli" olduğunu iddia edebilirsiniz. Bir başka örnek olarak, benzer bir şekilde, kafatasındaki açıklıkların sayısı bir sürüngeni kesin bir şekilde tanımlamanızı sağlayabilir.

evrimagaci.org/dosyalar/icerikler/43466945_01dinosaurtailadapt5.jpg" style="height: 373px; width: 560px;" />

Bu, CT taraması ile elde edilen yakın çekim görüntü...

 

Peki ya tüyler? Tüyler, Dünya üzerinde sadece 1 canlı grubunda bulunur: Kuşlar. Eğer ki bir canlıda "tüy" denen anatomik yapıyı görürseniz, ikinci defa düşünmeden tanıyı koyabilirsiniz: "Bu bir kuştur!" Tıpkı memeleri olan bir canlının memeli olmak zorunda olması gibi... 

Peki ya dinozorlar? Dinozorların "sürüngen" olduğunu biliyoruz. Reptilia, yani Sürüngenler Sınıfı içerisinde bulunan, Dinosauria isimli bir grubun halk arasındaki adıdır "dinozor"... Ee, daha ilkokulda öğreniyoruz Sürüngenler Sınıfı ile Kuşlar Sınıfı'nın tamamen ayrı sınıflar olduğunu...

evrimagaci.org/dosyalar/icerikler/43502936_04dinosaurtailadapt5.jpg" style="height: 255px; width: 560px;" />

Kuyruktaki tüy dağılımını gösteren bir tarama görüntüsü...

 

Bu durumda sormak gerekir: İyi de, bir sürüngen olan dinozorda tüy ne arar?

(Bu arada şunu belirtelim: Her dinozor tüylü değildi; sadece "coelurosaurian therapoda" denen bir grup ve birkaç ek dinozor grubu daha tüylüydü; ancak bu gruplar içerisinde onlarca tür dinozor bulunmaktadır.)

Dinozorda tüyün ne aradığı aslında şaşırtıcı değil! Doğru soruları sormak gerekiyor: Asıl kuşlarda tüy ne arıyor, asıl şaşırtıcı soru bu! 

Kuşlarda tüy var; çünkü tüyler aslında sandığımız gibi kuşlara özgü değil! Tüyler, aslında sözünü ettiğimiz dinozor grubuna özgü bir yapı! Yani "alışılagelmişlik", algılarımızı yanıltıyor. Kuşlar etrafımızda olduğu için, tüyler ile kuşları eşliyoruz aklımızda. Ancak onlardan öncesi de var: Tüylerin ilk defa evrimleştiği canlılar: Dinozorlar!

Ve kuşlarda tüy var; çünkü kuşlar, dinozorların doğrudan torunu!

Ve bu amber içerisinde harika bir şekilde korunmuş olan tüylüdinozor kuyruğu, onun en muhteşem ve "canlı" kanıtlarından birisi...

Dinozorun tüylerinin kuşlardaki "süs tüyleri" denen tüylere yapısal benzerliğini gösteren bir fotoğraf.

 

Konuyla ilgili bazı sık sorulan sorulara da cevap verelim:

1) Bu fosil bilim insanlarını neden heyecanlandırıyor?

Aslında Bilim insanlarını asıl heyecanlandıran bazı dinozorların tüylü olduğunun tekrar gösterilmesi veya kuşların dinozorlarla akrabalığının tekrar ispatlanması değil; aklı olan ve bilimden zerre kadar anlayan herkes dinozor-kuş evrimsel ilişkisini bilecektir zaten. Bilim insanlarını heyecanlandıran, daha ziyade bu türün Evrim Ağacı üzerinde nerede yer alacağı, amber içerisinden korunmuş DNA parçaları çıkarıp çıkaramayacağımız, bu tüylü dinozorun uçup uçamadığı, tüylerinin ne renk olduğu (pigmentasyon) vb. sorulardır. 

2) Jurassic Park gerçek mi oluyor? 

Hayır, muhtemelen korunmuş DNA bulamayacağız. Zira amber, DNA'yı o kadar uzun süre, o kadar başarılı bir şekilde koruymamaktadır. Halen elimizde olan en iyi korunmuş DNA, 700.000 yıl kadar öncesine ait bir atın DNA'sı, hepsi bu... Dolayısıyla Jurassic Park falan diye heyecanlanmayın çok.

3) O karınca neyin nesi amberdeki? Hiç değişmemiş. Demek ki evrim yok, bilim yalan!

O gördüğünüz, bildiğiniz "karınca" değil. Bir çeşit kanatsız yabanarısı! Ki bu bile, evrimsel geçiş türlerinin ne kadar yanıltıcı olabileceğini, bilgisiz gözlerin hatalı yargılara varabileceğini ve evrimsel biyolojinin ne kadar isabetli bir bilim dalı olduğunu tekrar gösteriyor. Aslına bakarsanız karıncalar 100 milyon yıl önce civarında, yabanarılarından evrimleşti ve bu fosil de 99 milyon yıl kadar öncesinden... Dolayısıyla amber içerisindeki karıncamsı kanatsız yabanarısı, karıncaların ataları olan yabanarıları ile bildiğimiz karıncalar arasındaki geçişi harika bir şekilde gösteriyor olabilir! Dolayısıyla o da müthiş bir bulgu olabilir (ancak henüz doğrudan bir inceleme yapılmadı).

Ek bilgi olarak, sosyal hayvanlar üzerine Penn State Üniversitesi'nde doktora düzeyinde araştırmalar yürüten Mehmet Ali Döke'den dinleyelim: Günümüz karıncalarının antenleri belli bir noktadan sonra 90 derece açı yapar. Bu, sosyal böceklerin ortak bir özelliğidir ve birbirleriyle iletişimlerinde önemli rol oynar. Buradaki böceğin, sosyal olmama ihtimali hayli yüksek. Bunun dışında, toraks (göğüs) ile abdomen (karın) arasındaki ince "köprü" gününüz karıncalarında (istisna çıkabilir, ben görmedim) görülmez. Bu yapı daha sıklıkla savunma (sokarak) ya da yumurtlama sırasında bedenlerini değişik açılarda bükmek durumunda olan yaban arılarında (wasp) görülür. Bu bakımlardan, resimdeki böcek yaban arasına daha yakın. Fakat görünürde kanat yok. O bakımdan yukarıda kanatsız wasp olabilir demiştim. Evrimsel bakarsak karıncaların atalarının da bir dönem kanatlarını kaybetmiş yaban arıları olması gerekiyor. Belki de o çok aranan "ara geçiş türleri"nden birine bakıyoruz.

Karıncanın şu etapta Gerontoformica cinsi, yabanarıları ile karıncalar arasında geçiş grubu olduğu bilinen bir cinse ait olduğu üzerinde duruluyor. Şimdiye kadar bu cinse ait 13 civarında tür tanımlandı; ancak bu amber içerisindeki henüz analiz edilmedi.

4) Başka ne çıktı bu amberden?

Döneme ait bitki parçaları da amber içerisinde görülebiliyor. Onların detaylı analizi henüz yapılmış değil.

5) Bunun dinozor olduğunu ne biliyoruz?

Bu amber bir kuyumcu tarafından bulunup, satılmak amacıyla kenarları düzeltilecek şekilde kesilmiş. Bunu yaparken, fotoğrafta yanlarda gözüken tarafları açığa çıkacak şekilde bir kesim yapmış kuyumcu. Araştırmacılar da bu sayede hiç müdahale etmeksizin içerisindeki yapının ne olduğunu inceleyebilmişler. Eğer ki böyle bir avantajı olmasaydı örneğin, kesip içerisine bakmak gerekecekti (ki yeterince büyük bir örnek bulunursa, kesmek çok sorun olmuyor). Ayrıca, dinozorlar ile diğer sürüngenleri ayırt edecek çok güvenli osteolojik yöntemler bulunuyor. Araştırmacılar bu sayede fosillerin neye ait olduğunu bilebiliyorlar.

6) Peki dinozorlarda tüyler neden evrimleşti?

Dinozorlarda tüylerin işlevi çok büyük ihtimalle ısınma amaçlıydı. Zira dinozorlar, sürüngenlerin aksine soğukkanlı değiller. Ancak kuşlar gibi sıcakkanlı da değiller! Ilıkkanlı denen bir geçiş grubuna aitler. Yani bu özellikleri bile "geçiş" özelliği gösteriyor! İnanılmaz, değil mi? 

7) Bunlar uçan dinozorlar mı şimdi yani?

Birçoklarının "uçan dinozor" olarak bildiği şey Pterosauria'dır. Halbuki onlar, uçan sürüngenlerdir; dinozor değillerdir. Sürüngenler içerisinde dinozorlar haricinde de bir dolu grup var. Onlar da bir tanesi.... Kuşların dinozorlardan evrimleştiğini zaten söylemiştim; ancak muhtemelen kuşların "tam olarak" evrimleşmesinden önceki "öncül kuşlar", bildiğimiz kuşlar gibi uçamıyorlardı. Onun yerine süzülmüş olmaları daha muhtemel (süzülmek ile aktif uçuş iki ayrı şey). 

Kaynaklar ve İleri Okuma:

  1. Current Biology
  2. National Geographic

Şarap Yapımında Kullanılan Üzüm ile DNA'mızın %24'ü Aynıdır!

Bozulmayan Bal!

Yazar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Yazar

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim