''Albino Manda'' ve Türkiye'de Bilim, Habercilik, Merak

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Ülkemizin bilimden ve doğadan ne kadar kopuk ve içine hapsolmuş şekilde yaşadığının en ilginç örneklerinden birinin yüzümüze vurulmasına neden olan fotoğraftaki manda, Tokat'ın Turhal ilçesinde doğdu. Haber sitelerine "Beyaz manda herkesi hayrete düşürüyor." veya "Beyaz manda şok etkisi yarattı." gibi başlıklarla giren bu sevimli albino mandanın sahibi olan Yıldırım Seçkin şöyle söylüyor:

"Ailemiz 50 yıldır hayvancılıkla uğraşıyor; ancak hiç böyle bir şey görmedik. Mandalar yardım almaksızın kendileri doğurabiliyor. Ahıra geldiğimizde beyaz manda doğmuştu. Görünce çok şaşırdık. Zaten görenler hayrete düşüyor."

Buraya kadar sıkıntı yok. 50 yıldır hayvancılıkla uğraşan birinin sıradan bir albino manda görmemesi gayet normal. Hatta taşrada eğitim düzeyi son derece düşük olduğu için, bu tür şeyleri hiç görmemiş/duymamış/bilmiyor olmaları çok daha normal. Ancak işler, bu sevimli manda yavrusunun gösterildiği Tokat Manda Yetiştiricileri Birliği Başkanı Muzaffer Keser'in açıklamalarıyla ilginçleşiyor. Kendisi mandanın durumuyla ilgili gazetecileri açıklama yaparken, bunun neden olduğunu veya nasıl oluştuğunu söylemekten kaçınıyor. Çünkü muhtemelen hiçbir fikri yok. Fakat spesifik bir hayvanın yetiştirilmesi konusunda bir "birlik" oluşturup da bunun başına getirilmiş birisinin, bu kadar sıradan bir albinizm durumunu hiç bilmemesi, gazetecilere açıklama yapmadan önce hiç araştırmaması, "takdiri ilahi" lafına bağlayıp geçiştirmesi, birliklerine bağlı bir bölgede böyle anormal bir doğumun gerçekleşmesinin sebeplerini irdelememesi insanı düşündürüyor.

Her neyse, buna da iyi niyetle yaklaşalım. Herkes her şeyi merak edecek diye bir kaide yok elbette. Gerçi bize kalırsa bu tür örgütler, birlikler, dernekler kültürlü, bilimden anlayan, merak duygusu kabarık kişilerce yönetilecek ki halk aydınlanabilsin. Ancak tabii ki Türkiye Cumhuriyeti henüz bu tür bir aydınlanma sürecinden çok çok uzaktır; bu yüzden birliğin başkanına tüm yükü yıkmak haksızlık olacaktır.

Ancak affedilemeyecek bir ayıp, sayısız sözde "haber" kaynağının haberi verişinde görülüyor ve artık "iyi niyet"e bağlanabilecek bir durumdan çıkıyor. Sayısız kaynakta bu habere yer verilmiş olmasına rağmen, 1 tanesi bile halka aktaracakları haberin içerisine bu durumun nedenlerini yazma zahmetine girişmiyor. Hatta durumun nedeni olan "albinizm" veya bu durumdaki canlılara verilen isim olan "albino" sözcüğüne bile yer verilmiyor! Çünkü ülkemizde "bilim haberciliği" diye bir yapılanma bulunmuyor. Bazı haber kaynakları zahmet edip "Pazar İlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürü" olan Abdullah Çelik'e danışmışlar ve ondan "Aslında anormal bir durum. (...) Renk eksikliğinden kaynaklanan bir durum olduğundan dolayı normal bir durum değil. Vücuda renk veren pigment eksikliğinden kaynaklanan bir durum. Bu hayvan güneşe bakamaz, derisi çok hassas olur." cevabını almışlar. Eh, bu belki idare eder; ancak hiçbir haber kaynağı 1 paragrafla albinizmin ne olduğuna değinme ihtiyacı duymuyor, bunun anlamını, nasıl oluştuğunu vermeyi gerekli görmüyor.

Hem de bu o kadar nadir bir durum değil. Uluslararası arenada hayvancılık ile ilgilenen biri, kolaylıkla birçok örneğine ve analizine rastlayacaktır. Örneğin Journal of Heredity dergisinde 1920 yılında yayımlanmış olan "Albino Sığır Sürüsü" başlıklı makale, bunun ekstrem bir örneğini işlemektedir. Bu durum, çok uzun yıllardır bilinmektedir. O kadar eskiye gitmeye de gerek yok, daha 2003 senesinde büyükbaş hayvanlarda albinizmin yeni bir sebebi olarak "tirosinaz çerçeve kaydırıcı mutasyon" tespit edildi; Mammalian Genome dergisinde yayımlandı. Birçok farklı üniversite tarafından (örneğin burası) konu detaylıca, her bir büyükbaş hayvan soyunu ayrı ayrı analiz edecek şekilde incelenmiştir. Bunlar, bu işin en azından profesyonelleri olan kişilerin araştırması gereken unsurlardır diye düşünüyoruz.

İşte biz bilimsel bilgilerden kaçtıkça, halkımıza bu kadar basit bilim verilerini bile sunamadıkça, halkın bilime olan merakını kabartamadıkça, şu haberi okuyanların "Ne acayip." demekten öteye geçip "Çok ilginç, bir gende nasıl değişim oluyor ki? Bu nasıl bu kadar köklü bir değişim yaratıyor ki?" diye sorduramadıktan sonra, bu haberi yapmanın anlamı ne? Beyaz bir mandanın doğmasının taşıdığı haber değeri nedir? Bir gazete veya televizyon, beyaz bir mandanın haberini, bu temel bilgiyi vermek için kullanmayacaksa, neden yapar? 

Bunlar sorgulanmalı, cevaplanmalı ve buna göre planlamalara/değişikliklere gidilmeli diye düşünüyoruz. O kadar da zor değil yapılması gerekenler, gerçekten...

Albinizm hakkında bilgi almak için buraya, buraya veya buraya tıklayabilirsiniz.

Sevgiler.

Ramazan Neden Her Yıl, Bir Öncekine Göre 11 Gün Önce Başlar?

Farklı Gök Cisimlerindeki Ağırlığınız ve Kütleçekimi

Yazar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Yazar

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler
  • Anasayfa
  • Gece Modu

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim