Acı Verici Anıları Silmek Mümkün mü?
Bilim insanları beyindeki anıları hücresel düzeyde düzenleme ve hatta tamamen silme ihtimali üzerinde çalışıyor. Ancak böyle bir müdahalenin olası sonuçları, bizi bu konuda daha dikkatli olmaya itiyor.
BBC Science Focus Magazine
Bu Makalede Neler Öğreneceksiniz?
- Anılar beyin hücrelerinde fiziksel izler olarak kodlanır ve optogenetik gibi yöntemlerle farelerde anılar açılıp manipüle edilebilmektedir.
- İnsanlarda anıların kalıcı olarak silinmesi henüz mümkün değil ancak bilişsel davranışçı terapi ve EMDR gibi yöntemlerle olumsuz anılar zayıflatılabilir.
- Bilim insanları anıları tamamen silmektense olumsuz duygusal etkilerini azaltmanın daha güvenli ve etik olduğunu vurgulamaktadır.
Steve Ramirez, acı verici anıların ne kadar yıkıcı olabileceğini çok iyi biliyor. 2015 yılında farelerde anıları yönlendirme üzerine çalışan bir doktora adayıyken, yakın arkadaşı ve laboratuvar ortağı Xu Liu 37 yaşında beklenmedik bir şekilde hayatını kaybetti.
Arkadaşının anılarıyla boğuşurken, işiyle ve günlük yaşamıyla başa çıkmakta zorlanmaya başladı.
Şu anda Boston Üniversitesinde sinirbilim profesörü olan Ramirez, başlarda bu anıları uyuşturmak istedi. Görünüşe göre bu, ilk bakışta iyi bir fikir gibi gelebilirdi. Ancak başvurduğu yöntemin ciddi sonuçları oldu. Alkole yöneldi ve ciddi bir içki problemi geliştirdi.
İşlerin çığırından çıktığını yıllar sonra, Şubat 2021'de, ofisteki sıradan bir gün sırasında fark etti. Ramirez o anları şöyle anlattı:
"Kendi kendime, 'Tamam, üç kadeh içtim ve saat daha sabahın on biri. Gece darmadağın olmadan gün boyunca daha ne kadar içebilirim?' diye düşünüyordum."
O bunları düşünürken, bir rehabilitasyon merkezi yardım teklif etmek için aradı; endişeli arkadaşları onun adına merkezle iletişime geçmişti. Ramirez, o anki aydınlanmasını şu sözlerle dile getirdi:
"Rehabilitasyona gitmem için işten izin almam gerekeceğini ve arkadaşlarımdan ya da ailemden uzak kalacağımı o an idrak ettim. Her şeyi kaybetme fikri aniden çok gerçekçi bir hâl aldı."
Tüm Reklamları Kapat
Birkaç gün sonra arkadaşları ve eşi duruma müdahale etti. Yaşanan bu olayların birleşimi göz açıcıydı. Ramirez bu durumu, "Eğer bir uyanış çağrısı diye bir şey varsa, bu kesinlikle oydu." diyerek özetledi. Ve ertesi gün ilk grup toplantısına katıldı.
Bu toplantılar her şeyi değiştirdi ve Ramirez o günden beri tek bir kadeh bile içmedi. Ramirez durumu şöyle açıkladı:
"Grup, Xu öldüğünden beri hayatımda eksik olduğunu fark ettiğim o insan bağını bana yeniden sundu."
O zamandan beri Ramirez'in araştırmaları gelişti ve Liu'nun ölümüne dair anıları, bir çaresizlik hissine bağlı kalmak yerine onu daha da ileriye taşımaya yardımcı oluyor.
Aslında maddi destek istememizin nedeni çok basit: Çünkü Evrim Ağacı, bizim tek mesleğimiz, tek gelir kaynağımız. Birçoklarının aksine bizler, sosyal medyada gördüğünüz makale ve videolarımızı hobi olarak, mesleğimizden arta kalan zamanlarda yapmıyoruz. Dolayısıyla bu işi sürdürebilmek için gelir elde etmemiz gerekiyor.
Bunda elbette ki hiçbir sakınca yok; kimin, ne şartlar altında yayın yapmayı seçtiği büyük oranda bir tercih meselesi. Ne var ki biz, eğer ana mesleklerimizi icra edecek olursak (yani kendi mesleğimiz doğrultusunda bir iş sahibi olursak) Evrim Ağacı'na zaman ayıramayacağımızı, ayakta tutamayacağımızı biliyoruz. Çünkü az sonra detaylarını vereceğimiz üzere, Evrim Ağacı sosyal medyada denk geldiğiniz makale ve videolardan çok daha büyük, kapsamlı ve aşırı zaman alan bir bilim platformu projesi. Bu nedenle bizler, meslek olarak Evrim Ağacı'nı seçtik.
Eğer hem Evrim Ağacı'ndan hayatımızı idame ettirecek, mesleklerimizi bırakmayı en azından kısmen meşrulaştıracak ve mantıklı kılacak kadar bir gelir kaynağı elde edemezsek, mecburen Evrim Ağacı'nı bırakıp, kendi mesleklerimize döneceğiz. Ama bunu istemiyoruz ve bu nedenle didiniyoruz.
Dahası; onun ve onun gibi diğer araştırmacıların bulguları, bu tür acı verici anıları yönlendirmenin sadece mümkün olduğunu değil, aynı zamanda bunun alkolün zararlı etkileri olmadan da yapılabileceğini gösteriyor.
Beyin Hücrelerini Silmek
Anı düzenleme (İng: "memory editing") konusundaki araştırmalar için henüz çok erken; zira çalışmaların çoğu şimdiye kadar yalnızca hayvanlar üzerinde gerçekleştirildi. Ancak şu ana kadar keşfedilen temel prensipler, anıları sadece yönlendirmekten tamamen silmeye kadar uzanan geniş bir müdahale yelpazesinin mümkün olabileceğini gösteriyor.
Anılar, beyne anı izleri (İng: "memory traces") olarak kodlanır. Bunlar, bir şeyi hatırladığınızda beyinde meydana gelen fiziksel değişikliklerdir. Bu süreç, belirli bir grup beyin hücresindeki, yani nörondaki aktiviteyi veya bu hücreler arasındaki daha geniş bağlantıları içerebilir.
Bu anı izleri zamanla güçlenebilir veya zayıflayabilir. Örneğin, uyku sırasında güçlenme eğilimi gösterir. Dahası, anıyı her düşündüğümüzde onu güçlendirebilir, zayıflatabilir ve hatta değiştirebiliriz.
Yeniden sağlamlaştırma (İng: "reconsolidation") adı verilen bu süreç sırasında anılar değiştirilebilir hâle gelir. İnsanlarda bu değiştirilebilirlik penceresi yalnızca birkaç saatle sınırlıdır.
Biyoteknolojideki ilerlemelerle birleşen bu bilgi, araştırmacılara anıları yönlendirebilmeleri için gerekli araçları sağladı.
2009 yılında bir grup Kanadalı araştırmacı tarafından çığır açıcı bir makale yayımlandı. Ekip, farelerin hafif bir elektrik şokuyla ilişkilendirdiği bir sesi duyduklarında aktifleşen beyin hücrelerini tam olarak tespit etmeyi başardı. Hayvanlar bu sesi duyup şoku hatırladıklarında korkudan donakalıyorlardı.
Araştırmacılar daha sonra belirli bir kimyasal madde kullanarak bu beyin hücrelerini hedef alıp yok etmeyi başardılar. Sonuç oldukça çarpıcıydı; bu müdahalenin ardından fareler sesi duyduklarında artık korkuyla donakalmıyordu. Bu durum, korku dolu anının silinmiş olabileceğini gösteriyordu. Ramirez bu çalışmayı şöyle değerlendirdi:
"Bu, dönüştürücü bir makaleydi. Beyindeki bazı hücrelerin diğerlerinden daha aktif olduğu ve daha aktif olanların bir anının parçası olma ihtimalinin daha yüksek olduğu fikrinden faydalandılar."
Tüm Reklamları Kapat
Peki, sadece davranışa bakarak anının gerçekten silindiğinden emin olabilir miyiz? Ramirez, durum kesinlikle öyle görünse de bundan tam anlamıyla emin olamayacağımızı kabul ediyor. Ramirez, "Kanıtın yokluğu, yokluğun kanıtı değildir." diyerek anının hâlâ orada bir yerlerde olabileceğini belirtiyor.
Yine de bu konuya büyük ilgi duyuyordu ve Liu ile iş birliği yaparak araştırmalarını daha da derinleştirdi.
2012 yılında Ramirez, Liu ve diğer meslektaşları farklı bir yaklaşım denediler. Genetiği değiştirilmiş farelerin beyinlerine yerleştirilen bir fiber optik kablodan gelen ışığı kullanarak belirli beyin hücrelerini aktive edip bir anıyı "açmaya" çalıştılar (ışığı kullanarak nöronları kontrol etmeye yarayan bu yönteme optogenetik adı verilir).
İşe, fareler elektrik şoku aldığında beynin hafıza merkezi olan hipokampüste aktifleşen hücreleri tespit ederek başladılar; bu durum, söz konusu hücrelerin anıyı kodladığını gösteriyordu.
Daha sonra fareleri onlara şoku hatırlatacak hiçbir şeyin olmadığı yeni bir ortama koydular ve aynı hücreleri ışıkla aktive ettiler.
Sonuç mu? Fareler, herhangi bir şok veya tetikleyici bir işaret olmamasına rağmen korkudan donakaldılar. Görünüşe göre araştırmacılar, sadece hücresel uyarım yoluyla bir anıyı açmayı başarmışlardı. Bu da anıların beyin hücrelerinin hedeflenmesi yoluyla manipüle edilebileceği fikrini güçlendirdi.
Bu noktadan sonra bulgular ardı ardına gelmeye devam etti. Bir sonraki yıl yayımlanan bir makalede Liu ve Ramirez, benzer bir yöntemi kullanarak farelere sahte bir anı yerleştirdiler.
Ayrıca, belirli anılarla bağlantılı duyguları değiştirmenin mümkün olduğunu da keşfettiler. Bu çalışmada, farelere şok verilirken aynı anda olumlu bir anıyı aktive ettiler. Ramirez süreci, "Bunu yaptığımızda şokların anısı daha az olumsuz hâle geldi." diyerek özetledi.
Aradan geçen on yılın ardından Ramirez ve meslektaşları hâlâ büyüleyici bulgular ortaya çıkarmaya devam ediyor.
2022'de, olumsuz bir anıyı hatırlayan farelerde, o kritik yeniden sağlamlaştırma aşamasında olumlu bir anı aktive edildiğinde, olumsuz anının kalıcı olarak baskılanabileceğini ve korku tepkilerinin ortadan kaldırılabileceğini gösterdiler. Ramirez'e göre bu etki, "aylar boyunca devam etti."
Peki Ya İnsanlar?
Bu tedavilerin yakın zamanda insanlara sunulması pek olası görünmüyor. Ramirez bu konudaki çekincelerini şu sözlerle dile getirdi:
"Kemirgenlerde yaptığımız şeylerin insanlara uyarlanması kuvvetle muhtemel. Ancak bu konuda akıllıca davranmalıyız; çünkü sağlam bir bilimsel ve tıbbi plan olmadan insan beyin hücrelerinin yapısını değiştirmeye veya faaliyetlerini doğrudan müdahale gerektiren yollarla düzenlemeye kalkışmak istemeyiz. Ne tür tehlikeli yan etkilerin ortaya çıkabileceğini kim bilebilir?"
Bunun yerine, İsveç'teki Uppsala Üniversitesinden klinik psikolog ve sinirbilimci Profesör Emily Holmes gibi araştırmacılar, cerrahi müdahale gerektirmeyen yöntemler bulmaya çalışıyor. Holmes, hayvan deneylerinin önemini şöyle vurguladı:
"Fareler üzerinde yapılan temel çalışmaların büyük bir hayranıyım. Bu araştırmalar bize zamanlama gibi anının temel prensipleri hakkında pek çok şey öğretiyor. Özgün hayvan çalışmalarının birçoğundan fazlasıyla yararlandık."
Tüm Reklamları Kapat
İnsanlarda anıları manipüle etmek için umut verici yöntemler olsa da henüz anıları kalıcı olarak silmenin bir yolu yok. Ancak bu müdahaleler sadece bir başlangıç olabilir.
Farmakolojik veya davranışsal müdahalelerle insanlardaki anıları zayıflatmak ve travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) gibi durumlarda olduğu gibi bu anıların aniden geri dönmesini engellemek mümkündür.
Popüler ve kanıta dayalı yöntemlerden biri bilişsel davranışçı terapi (İng: "cognitive behavioural therapy" veya CBT) uygulamasıdır. Bu yöntemde bir terapist, hastasıyla birlikte çalışarak olumsuz anıların yeniden çerçevelenmesine ve daha az tehdit edici algılanmasına yardımcı olur.
Bu yaklaşım, olumlu bir anıyı aktive ederek olumsuz bir anıyı zayıflatabileceğinizi gösteren fare çalışmalarıyla da desteklenmektedir.
Bir diğer yaklaşım olan göz hareketleriyle duyarsızlaştırma ve yeniden işleme (İng: "eye movement desensitisation and reprocessing" veya EMDR) terapisi ise anıları yeniden işleyerek daha az korkutucu hâle getirmesi için beyni eğitir.
Örneğin, anıyı o yeniden sağlamlaştırma penceresi sırasında geri çağırırken, kişilerden aynı anda ses, dokunma veya hareket eden bir nesne gibi başka bir şeye odaklanmaları istenebilir; böylece süreç kesintiye uğratılır.
2012 yılında bir araştırma ekibi, insan katılımcılar tarafsız bir resme bakarken aynı anda bir elektrik şoku aldıklarında, beynin korkuyu işleyen bölümü olan amigdalada bir anı izi belirdiğini gösterdi.
Katılımcılara daha sonra aynı görüntüler şok verilmeden gösterildi. Bazılarının görüntüyü gördükten sonra anıyı yeniden sağlamlaştırma sürecini tamamlamasına izin verilirken, diğerlerine görüntü tekrar tekrar gösterilerek bu süreç kesintiye uğratıldı.
Süreci kesintiye uğratılan grup sonrasında o kadar korkmuş görünmüyordu ve beyin taramaları anı izinin silinmiş olabileceğini gösteriyordu. Yine de bunun bir laboratuvar deneyi olduğunu ve henüz bunu destekleyecek hiçbir klinik araştırmanın bulunmadığını unutmamak gerekiyor.
Dolayısıyla, bu yöntemin uzun vadeli ve karmaşık duygusal anıları olan kişilerde işe yarayıp yaramayacağını zaman gösterecek.
İstenmeyen Anılarla Savaşmak
İlaçlar da bu sürece yardımcı olabilir. Örneğin benzodiazepinler ve propofol, yeni anıların oluşumunu engellemeye katkı sağlayabilir. Tam anestezi uygulanamayan cerrahi prosedürlerde kullanılabilirler.
Propranolol ve metirapon gibi diğer ilaçlar, yeniden sağlamlaştırma penceresi sırasında anıyı zayıflatabilir. Ancak bu ilaçların gerçekten işe yarayıp yaramadığına dair kanıtlar oldukça çelişkilidir.
Bu arada Holmes, zihnimizde aniden ve habersizce beliren istilacı anı parçalarını, yani istenmeyen anıların geri dönüşlerini silmeye çalışmak için yepyeni bir yaklaşım geliştirdi.
Travmatik geri dönüşlerin son derece görsel olduğu ve genellikle kelimelerden oluşmadığı gerçeği uzun zamandır ilgisini çekiyordu.
Bir çalışmasında, video oyunu oynamak gibi son derece görsel bir şey yaptığımızda beyinde neler olduğunu inceledi. Holmes durumu şöyle özetledi:
"İnsanları bir beyin tarayıcısına yerleştirdik ve Tetris bilgisayar oyununu oynadığınızda beyninizin, tıpkı anıların geri dönüşünü yaşadığınızda olduğu gibi benzer bir bölgesinde aktivasyon olduğunu bulduk."
Tüm Reklamları Kapat
O günden beri, beynin o görsel bölümünü tabiri caizse ele geçirerek geri dönüşleri azaltan şaşırtıcı derecede basit bir teknik geliştirdi.
Geri dönüşe sebep olan anıyı hatırladıktan sonra 20 dakika boyunca Tetris oynuyorsunuz; ancak bunu yaparken sadece blokların yığılmasına izin vermek yerine, farklı şekilleri birbirine entegre etmeye odaklanıyorsunuz.
Holmes, COVID pandemisi sırasında yoğun bakım ünitelerinde çalışan hemşirelerle yapılan yeni bir randomize kontrollü denemede, sadece bu tek müdahalenin bile onların yaşadığı geri dönüşleri haftada ortalama on dörtten, bir ay sonra sadece bire düşürebileceğini gösterdi.
Holmes, herkesin travması hakkında konuşmak istemediğini düşünürsek bunun heyecan verici bir gelişme olduğunu söylüyor. Ramirez bu sonucu şu şekilde yorumladı:
"Bence bu muazzam bir başarı. İnsanlardaki pek çok müdahalenin nihayetinde böyle olacağını düşünüyorum."
Anılarımızı Gerçekten Silmeli miyiz?
Peki ya gelecek? Eğer bilim insanları insanlarda anıları güvenli bir şekilde silmenin bir yolunu bulursa bunu yapmalı mıyız?
Hem Holmes hem de Ramirez, anıları yönlendirmenin onları tamamen silmekten daha arzu edilir olduğunu düşünüyor. Holmes'un da belirttiği gibi, eliniz yeterince acıyorsa onu kesip atmayı düşünebilirsiniz. Ancak acıyı tedavi etmenin ve elin yeniden çalışmasını sağlamanın başka yolları varken hiçbir klinisyen o eli kesmeyi kabul etmez.
Ramirez, insanların yüzde 80'e varan bir kısmının hiçbir anılarının silinmesini istemeyeceklerini söylediğini belirtiyor. Bu aslında pek de şaşırtıcı değil; ister iyi ister kötü olsunlar anılarımız bizi biz yapan, kimliğimizin temel bir parçasını oluşturan unsurlardır.
Ancak geri kalan yüzde 20'lik kesim için travmatik anılar fazlasıyla yıpratıcı ve güçten düşürücü olabilir.
Yine de Ramirez, anıların tamamen silinmesinin doğası gereği kötü bir fikir olduğunu düşünüyor. Ramirez bu konudaki görüşlerini şu sözlerle açıkladı:
"Anıların nasıl çalıştığı hakkında, içeri girip onları adım adım yontmaya başlamamıza yetecek kadar şey biliyoruz.
Bir olayın anısını ve muhtemelen bunun benlik algımız ile kimliğimiz üzerindeki tüm etkilerini sağlam bırakırken, olumsuz ve duygusal bileşenlerin sesini kısabiliriz."
Tüm Reklamları Kapat
Holmes'a göre anı silmenin tehlikeli olmasının bir nedeni de adaletle ilgili. Holmes şu soruyu yöneltiyor:
"Eğer anıyı silersek, o kişi mahkemede nasıl ifade verecek? Tarihi nasıl yazacağız?"
Gerçekten de travmatik ve suç teşkil eden bir olayın ardından hayatınızı yeniden inşa etmenizde adaletin yerini bulması çok önemli bir rol oynayabilir.
Üstelik, bir anıyı silmek bizi daha mutlu da yapmayabilir. Anıyı zayıflatan ve toplumda tecavüz ilacı olarak bilinen Rohypnol verilmiş kişileri ele alalım. Bu korkunç duruma maruz kalmış kişilerle çalışmış olan Holmes, hastaların durumunu şöyle açıklıyor:
"Kişi olayı hatırlayamıyor, detayları anımsayamıyor. Ancak hâlâ çok hastalar; çünkü bazen bir travma yaşayıp yapboz parçalarını birleştirememek daha da kötüdür."
Beyin hatırlamasa bile beden olanları hatırlamaya devam edebilir.
Bu sadece ağır travmalar için geçerli değil. Kötü ayrıldığınız eski partnerinizi unutmak isteyebilirsiniz; ancak bunu yaparsanız gelecekte daha iyi seçimler yapmayı nasıl öğrenebilirsiniz? Kötü anılar, aynı zamanda öğrenmek ve ilerlemek için birer fırsattır.
Travmatik anılarından tamamen bunalmış birini onlardan kurtulmak istediği için yargılamak zordur. Ancak aynı zamanda, kötü bir anıdan doğabilecek tüm o iyi şeyleri görmezden gelmek de bir o kadar zordur.
Sanat, edebiyat, müzik... İnsan ruhuna en çok dokunan eserler genellikle acı ve travmadan doğar.
Pek çok yardım kuruluşu, şüphesiz ki benzer olumsuz deneyimleri paylaşan insanlar tarafından kurulmuştur. Ve biliyoruz ki yaratıcılık ve başkalarına yardım etme duygusu, nihayetinde kendi psikolojik refahımızı artırabilir ve iyileşmemize yardımcı olabilir.
Bazen kötü anıları geçici olarak bastırmamız gerekebilir. Ancak öyle bir an gelebilir ki anılarımızın hâlâ sapasağlam durduğuna şükredebiliriz.
Peki Ramirez bu duruma katılıyor mu? Biz de ona, arkadaşı Liu'nun ölümüne dair olumsuz anıların silinmesi seçeneğini kabul edip etmeyeceğini sorduk. Hiç tereddüt etmeden şu cevabı verdi:
"O anıların hiçbirinin silinmesini asla istemediğimi hep biliyordum. Çözüm anında gerçekleşmek zorunda değil; on yıllar sonra bile gelmeyebilir. Ancak ben, hayatın, geçmişe daha fazla anlam katan o tam döngü anlarının bizi hemen köşede beklediğine inanacak kadar uzun olduğunu düşünmek istiyorum."
Evrim Ağacı'nda tek bir hedefimiz var: Bilimsel gerçekleri en doğru, tarafsız ve kolay anlaşılır şekilde Türkiye'ye ulaştırmak. Ancak tahmin edebileceğiniz gibi Türkiye'de bilim anlatmak hiç kolay bir iş değil; hele ki bir yandan ekonomik bir hayatta kalma mücadelesi verirken...
O nedenle sizin desteklerinize ihtiyacımız var. Eğer yazılarımızı okuyanların %1'i bize bütçesinin elverdiği kadar destek olmayı seçseydi, bir daha tek bir reklam göstermeden Evrim Ağacı'nın bütün bilim iletişimi faaliyetlerini sürdürebilirdik. Bir düşünün: sadece %1'i...
O %1'i inşa etmemize yardım eder misiniz? Evrim Ağacı Premium üyesi olarak, ekibimizin size ve Türkiye'ye bilimi daha etkili ve profesyonel bir şekilde ulaştırmamızı mümkün kılmış olacaksınız. Ayrıca size olan minnetimizin bir ifadesi olarak, çok sayıda ayrıcalığa erişim sağlayacaksınız.
Makalelerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!
Bu makalemizle ilgili merak ettiğin bir şey mi var? Buraya tıklayarak sorabilirsin.
Soru & Cevap Platformuna Git- 1
- 1
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- Çeviri Kaynağı: BBC Science Focus Magazine | Arşiv Bağlantısı
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?
Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 21/05/2026 01:00:41 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/22990
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.
This work is an exact translation of the article originally published in BBC Science Focus Magazine. Evrim Ağacı is a popular science organization which seeks to increase scientific awareness and knowledge in Turkey, and this translation is a part of those efforts. If you are the author/owner of this article and if you choose it to be taken down, please contact us and we will immediately remove your content. Thank you for your cooperation and understanding.