Bildiğim kadarıyla…
Bu gibi konularda örnek olsun diye anlatılan ve dünyanın bir ucunda bir kanat çırpışının diğer ucunda bir fırtınaya dönüşebileceğine işaret eden kelebek etkisinde, ilgili kelebeğin veya kelebeklerin kanat çırpışları ile doğrudan öte uçtaki fırtınaya vesile olması akıl içi değildir.
Ancak tıpkı elektriğin akışı, hortumdaki suyun yol alışı gibi her bir etki kendi ölçeğinde en yakın kütleliye etki eder ve silsile yolu ile önemsenmeyecek dereceye inene kadar ve ötesi…
Bazen bu etki, koşullar da denk geldiğinde kendisinden beklenenden çok daha fazlasına neden olabilir. Tıpkı, ardışık dizili ve sürekli büyüyen domino taşlarının ilkini devirdiğinizde, en sondakine kıyasla zerrece etki edemeyecek kütleye sahip olan ilk taşın aşamalı olarak kendine en yakın büyüklükteki taşı ve sonrası, sonrası sonrası devirişi gibi. En sondaki devasa olana ulaşıp onu da devirinceye dek…
Kütle çekiminin gücü esasında bundan ileri gelir. Yoksa Gökadaları bir arada tutan kütleçekim kuvveti, doğadaki dört temel kuvvet arasında en zayıf olanıdır. Ancak etki mesafesi sonsuzdur. Atom çekirdeğini bir arada tutan kuvvet olan güçlü nükleer kuvvet ise kütleçekim kuvvetinden 10 üzeri 37 kat daha güçlü olmasına rağmen, sadece atom çekirdeği ölçeğinde etkilidir.
Zira kütle çekimi ile ilgili öykü henüz tamamlanmış da değildir. Sevgiyle…