Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Kafana takılan neler var?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Blog Yazısı
Berat Mutluhan Seferoğlu
Blog Yazarı 7 dk.

Öncelikle şunu belirterek başlamakta fayda var: Elbette ki günümüzden 2 milenyum önce yaşadığı iddia edilen bir şahsın gerçekten var olup olmadığını kesin bir şekilde ifade etmenin pratik bir yolu yok. Bu nedenle bu yazımızdaki amaç İsa'nın var olmadığını ispatlamak ya da var olduğunu ortaya koymak değil. Buradaki amaç, popüler medyada görülebilecek, İsa'nın tarihselliğini reddeden kaynakların kusursuz olmadığı ve onların muadili olan karşıt kanıtların (yani İsa'nın varlığını ileri süren kaynakların) akademik literatürde rahatlıkla bulunabildiği gerçeğini göstermek.

İsa’nın var olmadığı ya da varlığına dair kanıt olmadığı iddiaları batıdaki ateist bloglardan ve bazı ateist tarihçilerden Türkiye’ye ulaşmış durumda. Bunların özellikle Zeitgeist ve Religulous gibi popüler, popülist ve özellikle Zeitgeist örneğinde olduğu gibi baştan sona birçok hata ile dolu nonteist “belgeseller” tarafından yayıldığını görüyoruz. İddiaların Türkiye’deki ateistler için cazibesini anlamak zor değil. Eğer İsa var olmamışsa, İsa’nın varlığını varsayıyormuş gibi görünen İslam da otomatik olarak yanlışlanmış olur. Dolayısıyla İsa yaşamamışsa bu Türkiye ateistlerinin eline İslam’a karşı çok güçlü bir koz verir. Her ne ateist düşünce akımları açısından bu iddianın doğru olması arzulanır olsa da, İsa'nın gerçekten var olmadığına yönelik iddiaların birçok ciddi kusuru var.

41
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Şule Ölez
Şule Ölez
1.3M UP
Uyarlayan 25 Temmuz 2018 15 dk.

Birçok insan uçak penceresinden bakarak bile, yani yaklaşık 10.000 metre yüksekten bile Dünya'nın küreselliğini az çok kestirebilecektir. Ancak merak etmiş olabilirsiniz, yerden ne kadar yükseğe çıkarsak Dünya'yı tam bir bilye olarak görebilirsiniz?

Bunun için kesin bir mesafe yoktur; çünkü bu birazcık görüş alanınıza ve "bilye"den kastınızın ne olduğuna bağlıdır. Gözünüzün dibindeki bilye de "bilye"dir, vücudunuzdan 15 santimetre uzakta tuttuğunuz bilye de "bilye"dir; ancak ikincisi daha net ve güzel gözükür.

69
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Uyarlayan 19 Nisan 2020 12 dk.

Hayvanlar Alemi'nde, özellikle de memeli hayvanlarda ve daha spesifik olarak primatlarda, yavruların ebeveynlerine bağlılığı ve muhtaçlığı oldukça barizdir. Örneğin daha önceden, insan bebeklerinin diğer memeli hayvanların bebeklerine nazaran neden bu kadar aciz ve bakıma muhtaç olduğunu anlatmıştık.

Ancak omurgalı hayvanların birçoğunda ebeveyn katkısı evrimsel sürecin önemli parçalarından birisidir. Ebeveynlerin yavru üretimi ve bakımı için ortaya koyduğu katkı miktarı, aynı zamanda Cinsel Seçilim mekanizmasının dinamiklerini derinden etkilemektedir. Sadece yumurtanın üretiminin sperme göre çok daha masraflı olması gibi bir detay bile, evrimsel süreçte önem arz ederek dişilerin erkekleri daha sık seçen taraf olmasını tetikleyebilir. Ne var ki ebeveyn katkısı, eşey hücrelerinden ibaret değildir. Birçok canlıda doğumdan sonra ebeveyn bakımı, yavruların gelişimi için önemli bir basamaktır.

78
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Bilim ve bilimseverler sıkıcı değildir! Evrim Ağacı Etkinlik Platformu'nu kullanarak bulunduğun şehirde veya internet üzerinde toplantılar, etkinlikler, buluşmalar düzenleyebilir, diğerlerinin düzenlediği etkinliklere katılabilirsin. Ayrıca eğer bilimle ilgili bir iş, staj, burs veya eğitim arıyorsan veya bu pozisyonları dolduracak bilimseverler, bilim insanları ve öğrenciler arıyorsan, Evrim Ağacı İlan Platformu'nu kullanarak Türkiye'deki ve Dünya'nın her yanındaki bilimseverlerin oluşturduğu ağa katılabilir, bu ağa güç katabilirsin!

İlanPsikolojik Yardım ve Terapi
Gamze Kızılhan
İlanı Ekleyen 1 hafta önce Çevrimiçi₺1.100,0029 Ocak
Klinik Psikolog | Online Psikoterapi
29 Ocak 2026 17:14 tarihinden 30 Haziran 2026 17:24 tarihine kadar.

Klinik psikoloğum. Psikoloji lisans eğitimimin ardından Klinik Psikoloji yüksek lisansımı tamamladım. Eğitim ve uygulama sürecimde psikiyatri kliniğinde klinik gözlem, psikolojik değerlendirme ve bireysel psikoterapi çalışmaları yürüttüm.

Çalışmalarımda ağırlıklı olarak depresyon, anksiyete bozuklukları, panik atak, stres, duygusal düzenleme güçlükleri ve ilişki problemleri yaşayan yetişkinlerle çalışıyorum. Terapi sürecini yapılandırılmış bir çerçevede ele alıyorum.

Seanslarda Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) ve Şema Terapisi yaklaşımlarını kullanıyor; klinik değerlendirme ve vaka formülasyonu doğrultusunda her danışan için bireyselleştirilmiş bir müdahale planı oluşturuyorum.

Seanslar online olarak yürütülmektedir.

Bilgi için [email protected] mail adresinden iletişime geçebilirsiniz.

Devamını Göster
0
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Yaşam Ağacı Türü
Ebru Tuba Ölçücü
Türü Ekleyen 4 gün önce
Şapka 1 ila 3 cm çapında ve 0,3 ila 1 cm kalınlığındadır, sık sık bitişik şapkalarının kenarlarına kaynaşmıştır. Beyaz ve tüylüdür, yumuşak dokulu gibi gözükür ancak oldukça serttir. sap çok kısadır ve genellikle substrat yüzeyinin üzerinde görünmez. Ölü odun üzerinde veya canlı odun üzerinde ara sıra parazit olarak yaşar. Çoğunlukla kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde (kalas ve tahtalar üzerinde bile) yıl boyunca gözlemlenir (büzüşerek ve daha fazla nem bekleyerek hayatta kalır).
3
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 20 Haziran 2011 17 dk.

Endosimbiyotik Teori (veya Simbiyogenez Teorisi), biz insanların da dahil olduğu, daha karmaşık yapılı hücrelere, çekirdeklere ve zarlı organellere sahip olan ökaryotların; daha basit yapılı, çekirdeksiz ve zarlı organelleri bulunmayan bakteriler ve arkeler gibi prokaryotlardan nasıl evrimleştiğini anlamamızı sağlayan bilimsel bir teoridir.

Endosimbiyotik Teori'ye ökaryotik zarlı organeller, aslen bağımsız prokaryotlar olarak yaşamını sürdüren varlıklardı; ancak evrimsel süreçte bir noktada daha iri prokaryotlar tarafından endositoz (ya da daha spesifik olarak, fagositoz) yoluyla hücre içine alındıklarında, tam olarak sindirilemediler; bunun yerine, o hücreyle "kaynaştılar" ve bir "ağ kurdular". Böylece zarlı organellere sahip olmayan prokaryotlardan, zarlı organellere sahip ökaryotlar evrimleşmiş oldu.

159
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sizden Gelenler
İsmail Anıl Süder
Üye
sizi tanıyalı 2 yıl oldu ama bana o kadar şey kattınız ki ne desem az. Resmen yeni bir ben ortaya çıktı. Artık her şeyi sorgulayan merak edip araştıran daha önemlisi bilime aşık olan bir genç ortaya çıktı ve hepsi sizin sayenizde iyi ki varsınız.
İnceleme
Önder Altunlu
Önder Altunlu
50.2K UP
İnceleyen4 3 gün önce
gerçekçi olmayan diyaloglar vs.. berbattı kısaca
Film
8.6/10
(7 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EtkinlikKültürel Etkinlik
Okan Nurettin Okur
Etkinliği Ekleyen 3 gün önce ÇevrimiçiÜcretsiz15 Şubat
Stoacılıkta Doğaya Uygun Yaşamak
15 Şubat 2026 13:00 tarihinden 15 Şubat 2026 15:00 tarihine kadar.

Doç. Dr. Melike Molacı ile Stoacı felsefede doğaya uygun yaşama üzerine konuşacağız Ankara Felsefe Radyosu’nun yeni yayınına davetlisiniz! Daha fazla felsefe yayını için YouTube kanalımızı ziyaret edebilirsiniz

 https://youtube.com/@AnkaraFelsefeRadyosu


 

Devamını Göster
3
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Seda Baştürk
Seda Baştürk
193.5K UP
Çeviren 8 Aralık 2021
Çok az kişi Ay’ın gölgesinde durup 4 Aralık’taki tam Güneş tutulmasını izleyebildi. Coğrafi sınırlarla değil gök mekaniği ile belirlenen, dar tam tutulma yolu, Dünya gezegeninin kısmen ulaşılmaz olan en güneydeki kıtasından izlendi. Yine de bazı hevesli ve soğuğa karşı iyi donanmış tutulma avcıları, Antarktika’nın soğuk ama berrak gökyüzündeki göz alıcı manzara ile ödüllendirildi. Kısa sürecek olan tam tutulmanın başlangıcından hemen önce, gölge yolunun içerisinde yer alan Union Glacier‘deki yer tabanlı bir gözlemevi ile çekilen bu görselde, silüet halindeki Ay diskinin tepesine yakın yerde bir Güneş ışığı parıltısı görülüyor. Güneş’in üzerinde yay çizen pembe renkteki çıkıntılara yakından bakın. Tam tutulma süresince, bu bileşik görselde görünen Güneş’in dış atmosferi olan görkemli korona, Güneş’in kenarından çok uzaklara erişen klasik görünümünü oluşturdu.
4
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Eda Fıçıcıoğlu
Çeviren 5 Ocak 2021 59 dk.

Elektromanyetizma, elektriksel yükleri ve onlarla ilişkili alan ve kuvvetleri inceleyen bilim dalıdır. Elektrik ve manyetizma, elektromanyetizmanın iki yönüdür.

Elektrik ve manyetizma, uzun bir süre boyunca ayrı kuvvetler olarak düşünülmüştü. Ancak 19. yüzyılda birbirleriyle ilişkili olgular olarak görülmeye başladı ve nihayetinde bunların gerçekten de aynı kuvvetin farklı parçaları olduğu keşfedildi.

120
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ebru Tuba Ölçücü
Gözlemi Yapan 4 gün önce Türkiye, İstanbul
Ölü odun veya canlı odun üzerinde ara sıra parazitik olarak yaşar. Çoğunlukla sık ve kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde yıl boyunca gözlenebilirler. Nemden yoksun kaldığında şapkaları büzüşür ve kendilerini korurlar. Yağmur ve nem oluştuğunda eski haline dönebilirler.
9
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Nevzat Keskin
Seslendiren 4 gün önce 7:17
Muazzam petrol zenginliği Suudi Arabistan'ın küresel sporlarda, elektrikli arabalarda ve teknoloji girişimlerinde baskın roller üstlenmesini sağladı....
10
Nisanur Kalkan
Üye 5 gün önce
MBG istiyorum ama malumunuz iş imkanı kısıtlı. Yurt dışında deneyim kazansam mükemmel olur ama yurt dışına çıkma ihtimalim kesin değil.Burada kalıp işsiz kalabilirim ve bu beni çok korkutuyor. Çevremden yeterli desteği alamıyorum herkes garanti bir meslek seçmemi istiyor tıp,diş hekimliği gibi. Ama kendimi MBG haricinde bir bölümde de göremiyorum
243 görüntülenme
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Emir Atalar
Emir Atalar
21.4K UP
İnceleyen 6 gün önce
Steins;Gate bence ilk bakışta konusu yüzünden klişe gelebilir. Fakat izledikçe seni kendi içine sürekli çeken evrenle karşılaşıyorsun ve bu fikrin ne kadar hatalı olduğunu görüyorsun. Başta temposu yavaş, karakterler tuhaf, diyaloglar gereksiz dağınık gibi geliyor. Hatta izlerken “bu mu övülen seri?” diye sorgulatıyor. Ama asıl mesele de burada başlıyor. Çünkü bu dengesizlik bir eksiklik değil, bilinçli bir hazırlık gibi duruyor. Seri seni aceleyle etkilemeye çalışmıyor, önce alışmanı istiyor. Zaman yolculuğu konusunu ele alış biçimi klasik değil. Ne tamamen bilim dersi gibi kasıyor ne de “boşver mantığı” diyip geçiyor. Kendi içinde bir sistem kuruyor ve o sistemi ciddiye alıyor. İzlerken şunu hissediyorsun: burada olay sadece zamanda ileri geri gitmek değil, yapılan her küçük şeyin bir karşılığı var. Bu da hikâyeyi ucuz bir kurgu olmaktan çıkarıyor. Karakter işlenişi Steins;Gate’in en güçlü taraflarından biri. Özellikle ana karakterler ilk başta karikatür gibi dururken zamanla ciddi bir psikolojik ağırlık kazanıyor. Kimse durduk yere “derin” değil, yaşadıkları şeyler onları o noktaya itiyor. Bu da izlerken empatiyi zorla değil, fark ettirmeden kuruyor. Bir noktadan sonra karakterlerin verdiği tepkiler “senaryonun gereği” gibi değil, gerçekten insanî duruyor. Serinin en sevdiğim tarafı şu: sadece tek bir fikirde işlemeyip seni hem eğlendirmesi hem üzmesi hem şaşırtması yeri geldiğinde "bu böyle miymiş?" dedirttirmesi. Tempo konusu çok eleştiriliyor ama bence yanlış yerden bakılıyor. Evet hızlı değil, ama boş da değil. Yavaşlık burada atmosfer kurmak için kullanılmış. Aynı zaman da çok eğlenceli sahnelerle süslenmiş ilk bölümler. Eğer her şey hızlı olsaydı, ileride yaşananların ağırlığı bu kadar hissedilmezdi. Seri sabır istiyor ama karşılığını da veriyor. Genel olarak Steins;Gate; zekâ gösterisi yapmaya çalışmayan, ama izleyicisini de hafife almayan bir iş. “Bak ne kadar akıllıyım” demiyor, ama dikkat edersen ne kadar özenli kurulduğunu fark ediyorsun. Bitirdiğinde keşke devam etseydi bu evreni daha çok görseydim diyorsun.
9.8/10
(46 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : シュタインズゲート
Yönetmen: Kazuhiro Ozawa
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Arya Elçi
Arya Elçi
63.3K UP
Yazar 2 gün önce 4 dk.

Dünyada bilinen ilk üniversiteyi, günümüzde bildiğimiz anlamda bir üniversite değildi bu, Platon kurmuş ve kesin olmayan bir bilgiye göre girişine şöyle yazdırmıştı: "Ageometretos medeis eisito!". Türkçe karşılığı "Geometri bilmeyen giremez!" Böyle bir söz yazılı mıydı değil miydi bilinmez ama bu anlayışın Antik Yunan filozofları ve sonrası bilim insanlarında kabul gördüğü bir gerçekliktir. Çünkü kendisinden önce ve sonra gelen filozoflar mantığın önemini iyice kavramış, düşünce sistemlerinin temeline oturtmuşlar ve bu sayede modern bilimin temelini atmışlardı. Pisagor, Euclid, Eratosthenes geometriyi kullanarak ellerindeki kısıtlı imkânlara rağmen harikalar yaratan bu matematikçilere yalnızca birkaç örnektir.

Geometriyle dönemin teknoloji adına zor şartlarına meydan okuyan başka bir bilim insanı Edmond Halley'dir. Halley'i en çok adının verildiği kuyrukluyıldız ile tanıyoruz. Ancak tabii ki Halley'i kuyrukluyıldız ile özdeşleştirmenin ötesine geçmek zorundayız çünkü bilime katkısı oldukça fazla. Kendisinin güney yıldızlarından Ay'ın çekim alanına, Dünya'nın manyetik alanından geometriye birçok konuda çalışması bulunuyor. Bunların hepsinden tek bir yazıda bahsetmek mümkün olmadığından eski Yunan filozoflarından bu yana birçok insanın merak ettiği astronomik birimin (AB) yani Dünya ile Güneş arasındaki uzaklığın nasıl hesaplanabileceğine dair metodundan bahsedeceğiz.

9
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close