Son yirmi yılda kadınların hem müsabık sporlara katılımı hem de egzersiz uygulamalarına ilgisi belirgin şekilde artmıştır. Bu artış, kadın fizyolojisinin performans ve antrenman süreçlerindeki rolüne yönelik ilginin de giderek artmasına yol açmıştır.
Sosyal medya ve benzeri içerik platformlarında, menstrüel döngünün egzersiz ve antrenman üzerindeki etkisi sıklıkla vurgulanmakta fakat bilimsel literatür incelendiğinde bu alandaki çalışmaların sınırlı olduğu ve elde edilen sonuçların tutarlılık göstermediği dikkat çekmektedir.[1]