Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Tüm Reklamları Kapat
Gülsevinç Ay
Gülsevinç Ay
25.5K UP
Çeviren 23 Mart 2018 12 dk.

Hayvanlar çevrelerinden aldıkları bilgileri bir yere hareket etmek, aktiviteleri için zamanlarını ayarlamak, miktarı değerlendirmek veya geçmişi hatırlamak için nasıl kullanırlar?

Bir kovanın derinliklerinde, bir bal arısı (Apis mellifera) çılgınca dans eder. O dans ettikçe diğer bal arıları arka ayakları ve antenleri ile onun vücuduna dokunarak çevresine toplanır. Daha sonra bu gözlemciler birer birer dansı bırakır, kovan girişine yönelir ve aynı yöne doğru uçarlar. Çünkü dans eden arı bol yiyecek kaynağına olan mesafeyi ve besin kaynağının yönünü onlara bildirmiştir (Görsel 1). Bir saat içerisinde işçi (yiyecek toplayıcı) arılar dönerler ve kendi dansları ile diğer işçi arılara yiyecek kaynağının yerini göstermeye hazırdırlar.

91
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Alperen Karaçor
İnceleyen 5 gün önce
1984 ,Okyanusya adlı totaliter bir rejimde geçer.
Gözetimin, doğruyu manipüle etmenin ve bireysel özgürlüğü kısıtlanması kitabın ana temasıdır.
George Orwell bu kitabı yazarken "Gelecek böyle olacak." değil "Böyle gidersek bu şekilde olabilir." demek istemiştir.
Kitapta Büyük Birader adlı bir İktidar Sembolu vardır, gerçek bir kişi mi yoksa propaganda yüzü mü olduğu bile belirsizdir.
Onun dışında aynı anda iki çelişkili düşünceyi doğru kabul edebilme yetisinin olduğu , dilin düşünmeyi azaltmak için bilinçli olarak kısıtlandığı ve düşünmenin bile suç kabul edildiği bir dünyadır burası.
Kitap
9.6/10
(453 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Pedram Türkoğlu
Yazar 14 Nisan 2018 2 dk.

Bu koca kafalı tatlı arkadaşı, Zonguldak'ta Filyos Çayı'nın denize döküldüğü kısımda fotoğrafladık. Uçarak önümüzdeki kayaya kondu ve poz verdi.

Her ne kadar kısa bacaklı, küçük ve tombul gibi gözükseler de iyi birer avcıdırlar. Genelde dalların üzerine tünerler. Sırtları ve kuyrukları açık mavi renktedir. Kafası, vücuduna göre oldukça büyük gözükür. Bu türün gagası uzun ve incedir. Adeta bir zıpkın gibi balıklara dalmasına olanak tanır. Gagalarının alt kısmından cinsiyetlerini anlayabiliriz. Erkeklerde gaganın altı (mandibula) tamamen siyahken, dişilerde vücuda yakın olan (proksimal) kısmı yani gaganın başlangıç kısmı kırmızı/turuncu renktedir. Bazen tamamen turuncu bile olabilir. Seksüel dimorfizm denilen bu durum hayvanlar aleminde son derece yaygındır. Muhtemelen gaganın alt kısmındaki melanositlerin turuncu/kırmızı rengi ile W kromozomu arasında bir ilişki olmalı. Çünkü memelilerdeki XX ve XY kromozomları aksine; bazı canlı gruplarında ZZ ve ZW isimli kromozom sınıflandırılması kullanılır. Kuşlar, bazı sürüngenler, güveler, kelebekler ve bazı eklembacaklılar örnek verilebilir. Kuşlarda cinsiyet, memelilerde olduğu gibi erkek (XY) tarafından değil de dişinin kromozomu tarafından belirlenir. Memelilerde, Y kromozomunu alan yavru erkek olur. Kuşlarda ise W kromozomunu alan yavrı dişi olur.

19
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EA Discord Soci Science Grubu
Çeviren 26 Kasım 2023 7 dk.

Bilimin mihenk taşlarından biri tekrarlanabilirliktir. Bunun temel nedeni, yapılan deneylerin tutarlı olup olmadığını görme ihtiyacıdır. Tekrarlanabilirlik, bir deneyin gerçekle ilişkisi olup olmadığını anlamamızı sağlamaktır. Eğer deney tekrarlanabilir değilse doğruluğundan emin olamayız.

Son yıllarda sosyal bilimciler, bulgularının tekrarlanabilirliği ile alakalı derin endişe duymaktadır. Psikolojide inanılmaz etkili bir bulgu olan "benlik kaynaklarının tükenmesi" veya "Marshmallow Testi" gibi konuların hassas olduğunu düşündüğümüz yöntemlerimizi adeta bir yay gibi büktüğünü gördük. Bu nedenle bilim insanları şu ana kadar süregelen yaygınlaşmış metodolojilerinin hatalı pozitif sonuçlar doğurduğunu fark ettiler. Bu olay "tekrarlanabilirlik krizi" olarak da adlandırıldı.

21
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Open AI
Open AI
67.5K UP
1 gün önce
Eski kitapların o büyüleyici kokusu aslında kağıdın yavaş yavaş ölümünden ibaret. Kağıttaki odun liflerini bir arada tutan lignin zamanla parçalanıp havaya karışıyor. Burnunuza gelen o tanıdık notalar tesadüf değil: Lignin bozulurken kimyasal olarak vanilyaya (vanilin) ve bademe (benzaldehit) benzeyen uçucu bileşikler salıyor. Yani teknik olarak çürüyen bir şeye aşığız.

İşin hüzünlü yanı şu: Günümüzde basılan kitapların çoğu asitsiz kağıt kullanıyor. Bu kağıtlar sararmıyor ve çok daha dayanıklı ama asla o eski kütüphaneler gibi kokmayacaklar. O koku, kelimenin tam anlamıyla geçmişte kalıyor.
41 görüntülenme
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Mesut Tat
6 gün önce
Richard şekli
60 görüntülenme
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ögetay Kayalı
Yazar 3 gün önce 4 dk.

3D yazıcı, bilgisayar ortamında oluşturulan tasarım dosyalarını alıp elle tutulur gerçek nesnelere çeviren bir tür makinedir. Çok çeşitli tipleri bulunsa da günümüzde en yaygın olarak kullanılanı Fused Deposition Modeling (FDM) tipi yazıcıdır. Bu tür yazıcılar basit bir şekilde, verilen plastik materyali alır ve sıcak bir uçta eriterek arzu ettiğiniz nesneyi katman katman yazarak bir bütün haline getirir. Bu yazıda yazıcılardan bahsederken FDM tipi olanları kast ediyor olacağız.

Öncelikle yapılması gereken, elde bir tasarım dosyasının bulunmasıdır. Bunu SolidWorks gibi CAD programları kullanarak kendiniz tasarlayabileceğiniz gibi, 3D tarayıcı kullanarak bir nesneyi taratarak da elde edebilirsiniz. Yani ya gerçek bir nesneyi taratmanız ya da sanal bir nesneyi kendiniz bilgisayarda oluşturmalısınız. Buna bir diğer alternatif ise başkalarının yaptığı tasarımları ilgili platformlarda (GrabCad, Thingiverse gibi) aratarak indirmektir. Özetle, elinizde bir tasarım dosyası bulunmalıdır. Dosyanın formatı ise STLolmalıdır.

9
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Esra Yıldız
İnceleyen 1 gün önce
Ilk film fazlasıyla klasik kıyamet filmi havasindaydi ancak ikinci film fragman bizi yaniltmayacaksa dehşet olaylar olacak........
Puan Ver
Orjinal Adı : Greenland 2: Migration
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 26 Ekim 2014 12 dk.

Türev ve integral, matematiğin en önemli konseptlerinden ikisidir. Günümüzde okullarda (liselerde) bu ikili çok yüzeysel bir şekilde ve çoğunlukla tamamen ezbere dayalı olarak anlatılmaktadır. Özellikle de bu kavramların ne anlama geldiği öğrenciye anlatılmadan, sadece nasıl çözüleceği üzerinden anlatım yapılmaktadır. Örneğin türev için "sayının üssünü katsayı olarak önüne al ve üssü 1 azalt" denmekte, integrali anlatmak içinse "üssü 1 arttırıp, aynı sayıyı payda olarak sayının altına yaz" gibi kalıp halinde ve algılamanın imkansız olduğu bir biçimde anlatılmaktadır.

İyi, bu işlemleri yapalım da... Neden? Ne işe yarıyor? Ya da öğrencilerin daha sık sorduğu şekliyle: Gerçek hayatta ne işimize yarayacak?

414
4
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Gürhan Öztürk
Gürhan Öztürk
104.0K UP
Yazar 27 Ağustos 2015 33 dk.

Dünyada en çok tür barındıran böcekler eklembacaklılar şubesi içinde altı bacaklılar olarak da bilinen bir alt şubede yer alır. Böcekler neredeyse her çeşit karasal ortamda, tatlı sularda karşımıza çıkabilir ve kanatları vasıtasıyla atmosferi de işgal ederler. Tuzlu sulara gelirsek ise böcekler daha nadir bulunurlar, bu ortamların esas eklembacaklı grubu tahmin de edebileceğiniz gibi kabuklulardır; yani yengeçler ve karideslerdir. 

416 milyon yıl öncesine kadar uzayan geçmişleriyle böceklerin çeşitliliğinde kanatların da ortaya çıkmasıyla bir patlama olmuştur. Çiçekli bitkilerin gelişimine paralel olarak böceklerde de artış olduğu fosiller üzerinden yapılan araştırmalar da belirlenmiştir. Birlikte evrimin en güzel örneklerinden olan böcek ve bitki çeşitliliği aynı anda kitlesel yok oluşları ve ani sıçrayışları da beraberinde getirmiştir. 

85
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Korku ve Dehşet: Mars’ın Uyduları

Aynı zamanda korku ve dehşet olarak da bilinen Mars’ın uyduları Phobos ve Deimos, Cadılar Bayramı’nda geceleyin gökyüzünüzü takip edecek. Mars’ın 2020‘deki karşı konuma gelmesi 13 Ekim’de idi. Bu yüzden Kızıl Gezegen gün batımından kısa bir süre sonra yükselmeye devam edecek. Yakındaki Cadılar Bayramı’nda gökyüzünde olacak olan dolunayın garip sarımsı parıldaması, gece boyunca diğer yıldızları gölgede bırakacak. Mars’ın iki küçük uydusu oldukça sönük ve gezegene yakın yörüngede olduğundan, küçük bir teleskopla bile görülmeleri zorlaşıyor. Uyduları, dikkatlice açıklanmış bu birleşik görselde bulabilirsiniz. Gezegenin aşırı pozlamadan kaynaklı parıldaması azaltılmış. İçteki uydu Phobos’un ve dıştaki uydu Deimos’un yörüngeleri, 6 Ekim’de çekilen görüntülerin dijital olarak birleştirilmelerinden sonra görsel üzerine yerleştirilmiş. Mars’ın çok küçük olan uyduları 1877’nin Ağustos ayında astronom Asaph Hall tarafından, ABD Deniz Gözlemevi’nde bulunan 26 inçlik Büyük Ekvatoral Alvan Clark mercekli teleskobuyla keşfedilmiştir.

30 Ekim 2020 Günün Astronomi Fotoğrafı (NASA APOD)

📸 Kaynaklar ve Katkıda Bulunanlar:
Kompozit Görsel Kaynağı & Telif Hakkı: Dennis Simmons
Çeviren: Seda Baştürk

🔗 Tüm APOD içeriklerini görmek için:
https://evrimagaci.org/apod
Çağrı Mert Bakırcı
Çeviren 6 Aralık 2013 2 dk.

Araştırmacılar uzun bir süredir anıların gelecek nesillere sadece bireysel deneyimlerle aktarılabildiğini düşünmekteydi. Ancak yeni araştırmalar, DNA'nın kimyasal işlevlerinde meydana gelen değişimler yoluyla da hafızanın gelecek nesillere aktarılabildiğini gösteriyor.

Epigenetik alanında yapılan çalışmalardan en günceli olan bu araştırmada, çevresel faktörlerin genlerin, DNA'daki kodlanma değişmemesine rağmen farklı davranmalarına neden olabildiğini gösteriyor. Georgia eyaletinin Atlanta kentinde bulunan Emory Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden olan ve araştırmanın yazarlarından biri olan Dr. Brian Dias, şunları söylüyor:

37
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

YouTube, Evrim Ağacı tarafından hazırlanan içerikleri video yoluyla öğrenmenin en iyi yolu! Ayrıca kanalımızda birçok bilim insanıyla röportajlarımızı, çeşitli deney gösterilerini ve diğer bilim içeriklerimizi bulabilirsiniz.

Yaşam Ağacı Türü
Furkan Arduç
Türü Ekleyen 16 Kasım 2022
Daha önce Enterobacter aerogenes olarak bilinen Klebsiella aerogenes, Gram negatif, oksidaz negatif, katalaz pozitif, sitrat pozitif, indol negatif, çubuk şeklinde bir bakteridir. Bakteri yaklaşık 1-3 mikron uzunluğundadır ve peritrik kamçı yoluyla hareket kabiliyetine sahiptir.
0
İlanAraştırma Anketi
Silinmiş Üye
Silinmiş Üye İlanı Ekleyen 1 hafta önce ÇevrimiçiÜcretsiz30 Ocak
İnanç/İnançsızlık, Prososyallik ve Ruh Sağlığı: Karşılaştırmalı Bir Araştırma
Bu İlan sona ermiştir
Lütfen başvuruda bulunmaya çalışmayınız.
30 Ocak 2026 09:00 tarihinden 28 Şubat 2026 23:59 tarihine kadar.

Merhabalar, 

Ben Numan Sağırlı. Marmara Üniversitesi’nde araştırma görevlisiyim. ABD’de bulunan Sewanee University ve University of South Carolina Beaufort’daki meslektaşlarımızla başlattığımız akademik iş birliği kapsamında Türkiye’de inanç/inançsızlık üzerine bir araştırma yapıyoruz. Araştırmada inanç/inançsızlık, prososyallik ve ruh sağlığını karşılaştırmalı olarak inceleyeceğiz. Araştırmanın ilk aşamasında kendini Ateist/Nonteist veya Agnostik olarak tanımlayan bireylerden veri topluyoruz. 28 sorudan oluşan kısa bir anketimiz var. Şu an katılımcı bulmakta oldukça zorlanıyoruz. Bunun için sizin yardımınıza başvurmak istedik. Kabul ederseniz, gönderide paylaştığım anket linkini araştırma kriterlerine uyum sağlayan tanıdıklarınızla paylaşabilir misiniz? Dilerseniz siz de katılabilirsiniz.

Araştırma kriterleri:

1 – 18 yaşından büyük olmak.

2 – Kendini Ateist/Nonteist veya Agnostik olarak tanımlamak.

Cevaplarınızı bekliyorum. 

Çok teşekkür ederim.

Saygılarımla.

Devamını Göster
1
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Blog Yazısı
Kasım Aydın
Kasım Aydın
151.4K UP
Blog Yazarı 2 dk.

İnsanın gerçekten yaşanmamış veya yaşanma ihtimalinin olmadığını düşündüğü hadiselere tepeden baktığı bir hakikattir. Masallara, mitlere veyahut anlatılara burun kıvırması kendi çokbilmişliğinden mi yoksa toplumun genel görüşüne ayak uydurma çabasından mı kaynaklanıyor bilmiyorum. Ancak bu mevzuda elim titremeden şunları yazabilirim: Hikâyeler ve anlatılar sarmalıyla çevrelenmiş olduğunun farkına varamayan insanın, gerçeği bildiğini sanması acınası bir durumdur. Büyüklerimizin anlatılarının şüpheye mahal bırakmayacak ölçüdeki gerçekliğini peşinen kabul etmiş durumda olmamız yetmiyormuş gibi bir de bu anlatıların tartışılması bile kişinin yadırganması olarak yeterli olduğuna da kani olmuş durumdayız. İnsanın hikâye anlatımı yolu ile daha kolay ve anlaşılır bir biçimde öğrendiği doğrudur. Peki, hikâyelerin doğruluğu ne olacak? Bu doğruluk anlatan kişiye ve anlatılan zaman ve mekâna göre değişiklik mi gösterecek? Gerçek doğru olarak anlatılan hikâyelerin ve bu hikâyelerden çıkartılan öğütlerin esasen kırmızı başlıklı kız masalından bir farkının olmadığını söylesem toplumun tehlike çanlarını çalmasına neden olmuş olur muyum?

Sibirya halklarının ruhlar arasına dolaştığına inandıkları gibi bizlerin de anlatı ve hikâyeler çıkmazında gezindiğimizi düşünüyorum. Bu hikâyelerin toplum refahı ve düzeni için elzem olması onların hikâye oldukları gerçeğine bir zarar vereceğini de düşünmüyorum. Referansını ve kaynağını bilmediğimiz şeylere inanıyoruz ve referansını ve kaynağını bilmediğimiz şeylere inanmıyoruz. Kısaca işimizi kolaylaştıran hikâyeler bizler için hakikat mertebesine ulaşmışken, bizlerle siyasi, ekonomik ya da dini herhangi bir bağlantısı olmayan hikâyelerin hakikatin yanından bile geçememesi bir tarafa safsata olarak addedilmesi ise gayet tabii karşılanmaktadır. Buna, içimden ikiyüzlülük demek geliyor. Ancak çoğumuzun bu ayrımı bilinçli bir şekilde yaptığını düşünmüyorum. Zaten bu ayrımın içine doğmuş bireylerin, bu ikilikten çıkmasını beklerken aynı zamanda hayatını idame ettirmesini ve toplumun beklentilerini de aynı düzgünlükte karşılamasını beklemek bence biraz haksızlık olacaktır. Ancak bu yükler ve beklentiler safsata ve hakikat arasında hüküm vermeyi kendisine hasreden bireyi tamamen suçsuz konuma da sokmaz.

6
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close