Gece Modu

Bu yazı, MinuteEarth isimli kaynaktan birebir çevrilmiştir. Çevirmen tarafından, metin içerisinde (varsa) açıkça belirtilen kısımlar haricinde, herhangi bir ekleme, çıkarma veya değişiklik yapılmamıştır. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Neden Dünyanın İki Seviyesi Var? | Hipsometrik Eğri

Everest Dağı'ndan Mariana Çukuru'na değin Dünya'daki yükseltiler 65000 fit (20 km) aralığında değişir. Ama biz bu yükseltilerin oldukça nadir olduğunu biliyoruz. Ve gezegenimizin yüzeyinin büyük bir kısmı ortalama bir değer almakta. Yani yükselti belirten noktaları alıp en yukarıdan en aşağıya doğru eklediğinizde karşınıza şöyle bir şey çıkar: Üstte ve altta az bir alan, ortada yani deniz seviyesinde büyük bir kambur - yani basit bir normal dağılım eğrisi.

Ve eğer kardeş gezegenimiz Venüs hakkında konuşuyor olsaydık yükselti-dağılım eğrisinin normal dağılım eğrisi şeklinde olacağını görürdük. Ama Dünya'nın yükseltisi şu şekilde dağılmıştır: İki kamburu vardır, en yüksekte ve en alçakta çok az nokta vardır, ama deniz seviyesi civarında ve deniz seviyesinin birkaç bin fit altında birçok nokta vardır. Tüm bu noktaları alıp en alçaktan en yükseğe düzenlerseniz Dünya'nın sanki iki tane yüzeyi olduğunu görebilirsiniz.

Temel neden şudur ki Dünya'nın dış çekirdeği yani kabuk kısmı iki farklı maddeden yapılmıştır. Tümü kayadandır ama deniz yüzeyini oluşturan kayalar, kıtaları oluşturan kayalardan daha yoğundur. Bu yoğunluk farkının önemli sonuçları vardır. Çünkü okyanus yüzeyleri ve kıtalar öylece yerlerinde durmazlar. Altlarındaki sert manto tabakası ile birlikte devasa levhalara parçalanırlar ve bu levhalar Dünya’nın derinliklerindeki konveksiyon (dolaşım) akıntıları üzerinde hareket ederler.

İki levha çarpıştığında ise sonucu büyük oranda yoğunluk belirler. Okyanus levhaları kıta levhalarından daha yoğundur, aslında öylesine yoğundurlar ki iki levha çarpıştığında okyanus levhaları dibe doğru batarlar. Diğer taraftan iki kıta çarpıştığında hiçbiri dibe batacak kadar yoğun değildir. Bunun yerine her ikisi de yukarı çıkarak sıradağları oluştururlar, kıtasal kabuğu kalınlaştırırlar. Sonuç olarak kıtasal kabuk okyanus kabuğundan ortalama dört kat daha kalındır. Bu yüzden kıta kabuğunun ortalama yükseltisi okyanus tabanından çok daha fazladır. İşte bu durum garip çift kamburlu yükselti-dağılım eğrisini açıklamaktadır.

Ve aslında eğer bizim gezegenimizin yüzey dağılımı Venüs'ün normal dağılım eğrisine daha çok benzeseydi, onun yaklaşık sadece %5'i – yani Afrika'dan daha küçük bir yüzey alanı - deniz seviyesinin üzerinde olurdu. Biz gibi kara sakinlerine ise pek bir alan kalmazdı. Memnun olmak için bir neden daha: Dünya hakkında normal olan bir şey yok.

Destek Olun

Bu video, MinuteEarth tarafından hazırlanmış, Evrim Ağacı tarafından altyazılandırılmıştır. Eğer içeriği beğendiyseniz orijinal kaynağa destek olmak için, lütfen YouTube kanalına gidip videolarını beğenmeyi unutmayın.

MinuteEarth kanalının bu videosunu orijinal dilinde ve İngilizce alt yazılı olarak buradan seyredebilirsiniz:

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 0
  • Tebrikler! 2
  • Bilim Budur! 0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 1
  • Umut Verici! 0
  • Merak Uyandırıcı! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • Çeviri Kaynağı: MinuteEarth
  • MinuteEarth (YouTube). Why Earth Has Two Levels | Hypsometric Curve. (2018, Kasım 21). Alındığı Tarih: 21 Kasım 2018. Alındığı Yer: MinuteEarth (YouTube)

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 12/12/2019 20:33:18 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/7455

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Eğer Hiroshima ve Nagasaki'yi öngörebilecek olsaydım, denklemimi 1905'te yırtıp atardım.”
Albert Einstein
Geri Bildirim Gönder