Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Kafana takılan neler var?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Tuğçe Barut
Tuğçe Barut
128.4K UP
Yazar 29 Mayıs 2022 31 dk.

Çevre, organizmaların ya da ekolojik toplulukların doğrudan etkileşim içinde oldukları fiziksel, kimyasal, biyolojik, sosyal ortamların ve şartların bütünüdür. İnsanlar için bütün bu faktörlerin yanında kültürel ve ekonomik etkiler de çevre tanımına katkı sağlamaktadır.

Kelime anlamı olarak çevre kirliliği; canlı ve cansız varlıklara zararlı maddelerin engellenemez boyutta çevreye yayılmalarına denir. Kirleticiler, orman yangınları ya da volkanik küller gibi doğal olaylar olabilir ancak kirlilik olarak bahsettiğimiz terim daha çok antropojenik kaynakların, yani insan yapımı kirletici kaynaklarının yol açtığı sorunları temsil etmektedir.

67
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
İnceleme
Yiğit Kulaoğlu
Yiğit Kulaoğlu
138.6K UP
İnceleyen10 26 Eylül 2022
Tarihte hiçbir boksör dünyanın dikkatini senin kadar üzerinde toplamadı. Daha önce boksu aklından bile geçirmemiş, hatta herhangi bir spora bile ilgi duymamış insanların ilgi odağı oldun.

Yeni nesil Muhammed Ali'yi 1996 Olimpiyatları'nda Parkinson hastalığı nedeniyle elleri titreyerek yaktığı Olimpiyat Meşalesi'yle tanıdı. Oysa 1960'larda ve 1970'lerde Ali; ırkçılık, politika, din ve boks arenalarında Amerika ve bütün dünyada zihinlere damgasını vurmuş büyük bir şahsiyettir.Her zaman doğru olduğuna inandığı şeyi yapan cesur bir siyah Müslüman boksörün hikayesini kendi ağzından anlatan tek kitap!
10.0/10
(4 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Analist 2 Nisan 2013 5 dk.

Köpeklerin siren ya da ezan gibi yüksek ses şiddetine ve değişik frekanslara sahip seslerin bulunduğu durumlarda havlamalarının ve ulumalarının, "ibadet etme" ya da "empati kurma" gibi büyük oranda insanlarla ilişkili davranışlarla herhangi bir ilgisi bulunmamaktadır; buna yönelik herhangi bir akademik bulgu yoktur.

Köpeklerde ezan seslerine veya ambulans, polis veya itfaiye araçlarının seslerine karşı uluma ve havlama tepkisinin ana nedeni, yüksek şiddetteki ve belirli frekans aralıklarındaki seslere karşı "alan savunması" amacıyla karşılık vermektir. Ayrıca insanlara göre çok daha hassas kulaklara sahip olan köpekler (ve bazı diğer hayvanlar), hoparlörlerden çıkan ve insanların algılayamadığı frekanstaki sesleri de duyarlar. Fakat hoparlör kalitesine bağlı olarak bu sesler ciddi miktarda kulak tırmalayıcı ve rahatsız edici olabilir. Buna bağlı olarak tehdit altında olduklarını düşünen köpekler (ve bazı diğer hayvanlar), bu ses kaynaklarını korkutmak amacıyla havlarlar veya sürülerinin diğer üyelerini uyarmak amacıyla ulurlar.

41
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Mehmet Mert Demir
İnceleyen 9 saat önce
Filmde her ne kadar Sarışın iyi, Melek Göz kötü, Tuco ise çirkin olarak gösterilse de üç karakter de aslında gri tonlardadır. Üçü de gömülü olan parayı bulmak için hareket eder. Tuco, Sarışın’ı ölüme terk edecekken para uğruna bundan vazgeçer. Sarışın ise parayı kimin alacağını belirlemek için bir Meksika açmazı yaratır. Melek Göz, Sarışın’ın kendisine ihanet etmesine ve yanındakileri öldürmesine rağmen, para için onu hayatta tutar.Finalde anlarız ki Leone’nin dünyasında “iyi” sadece daha az kötü anlamına gelir. Üç saatlik süresine rağmen son derece akıcı ve eşsiz bir filmdir. Western denince akla gelen o ikonik melodi de bu filme aittir.
9.6/10
(18 Kişi)
Puan Ver
The Good, the Bad and the Ugly
Yönetmen: Sergio Leone
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Emir Akbaş
Emir Akbaş
113.7K UP
Bilime meraklı bir genç. 20 saat önce Sen de Cevap Ver
Uzayın kokusu ve tadı var mı?
Uzayın kokusu ve tadı var mı?

İlk bakışta mantıksız gibi görünse de, evet, uzayın bir kokusu var. Ancak bu koku, astronotların uzayın içinde doğrudan koklamasıyla değil, uzay yürüyüşlerinden sonra giysilerine ve ekipmanlarına sinen partiküller aracılığıyla algılanıyor.NASA astronotlarına göre, uzaydan döndükten sonra giysilerinde ve hava kilidinde belirli bir koku hissediliyor. Bu koku, Dünya atmosferine yeniden girişte, oksijenle etkileşime giren atomik parçacıkların ortaya çıkardığı kimyasal tepkimeler sonucunda oluşuyor.Uzayın kokusunu tanımlamak hiç de kolay değil. Ancak birçok astronot, bu kokunun oldukça karakteristik ve ayırt edici olduğunu belirtiyor. Yapılan tanımlamalara göre uzayın kokusu genellikle şöyle tarif ediliyor:

Yanmış et

Kaynatılmış metal

Tüm Reklamları Kapat

Ozon

Kaynak dumanı (arc welding fumes)

Barut ve silah dumanı

Bitter çikolata veya rom gibi tatlı ve keskin kokular

Tüm Reklamları Kapat

Chris Hadfield, Peggy Whitson, Don Pettit ve daha pek çok astronot, bu kokunun metalik ve yanık benzeri özellikler taşıdığını dile getiriyor. Don Pettit, uzaydan dönen ekipmanların bir süre sonra "karamelize edilmiş biftek" kokusuna benzeyen bir aroma yaydığını belirtmiştir.

Bu kokunun kaynağı, uzaydaki yüksek enerjili olayların ve radyasyonun sebep olduğu kimyasal reaksiyonlardır. Özellikle ölmekte olan yıldızların patlamaları (süpernovalar), gama ışınları ve güneşten gelen yüksek enerjili parçacıklar, karbon temelli bileşiklerin parçalanmasına ve yeni moleküllerin oluşmasına neden olur.

[1]Bu yeni oluşan moleküller, astronotların giysilerine sinerek, hava ile temas ettiklerinde Dünya'da algılanabilen bu eşsiz kokuyu üretirler. Yani uzayın kokusu, aslında evrende meydana gelen devasa enerjili olayların "kimyasal izleri" gibidir.

Kaynaklar

  1. Auran. Auran Kozmetik. Alındığı Tarih: 6 Şubat 2026. Alındığı Yer: auran | Arşiv Bağlantısı
Bu cevap, soru sahibi tarafından en iyi cevap seçilmiştir. Ancak bu, cevabın doğru olduğunu garanti etmez.
4
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Özgem Uysal
Özgem Uysal
125.3K UP
Yazar 22 Ağustos 2021 20 dk.

Akraba evliliği, birbiriyle akraba olan kişilerin evlenmesi ve çocuk yapmasına verilen bir isimdir. Eğer evlenen ve üreyen bireyler kuzenlerse, buna kuzen evliliği, eğer evlenen ve üreyen bireyler ebeveyn-yavru ilişkisine sahipse, yavrunun yaşına bağlı olarak bu pedofili, çocuk istismarı, ensest ve/veya soy içi üreme gibi isimlerle anılır.

Bu terimler arasında belli başlı farklar olsa da, hepsi birbiriyle ilişkilidir: Örneğin pedofilik ilişkilerde belli yaşlar ve taraflar arasında belli bir yaş farkı aranır; ancak kuzen evliliklerinin hepsi pedofilik olmak zorunda değildir. Benzer şekilde, ensest ilişkiler genellikle aynı aileden olan kişilerin üremesi olarak görülse de (ve dolayısıyla bir tür akraba evliliğine işaret etse de), bazen üvey aile, evlat edinilen çocuklar, aynı klandan veya soydan olan daha uzak akraba kişiler arası ilişkiye işaret etmek için de kullanılabilir.

114
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Hayal Edilmiş Venüs Volkanı

Patlayan bir volkan Venüs‘te nasıl görünürdü? Gezegende şu anda aktif olan volkanların varlığı bu yılın başlarında, sadece antik volkanları içerdiği düşünülen bölgelerin açıklanamayan sıcaklığı sayesinde kanıtlandı. Venüs’ün büyük ölçekli görüntüleri radar yardımıyla çekiliyor olmasına rağmen, sülfürik asitten oluşan kalın bulutları görünür bölgedeki ışık manzaralarının alınmasını engelliyor. Bununla birlikte, bir sanatçı patlayan bir Venüs volkanını yeniden resmetti. Volkanlar Venüs’ün yaşam döngüsünde önemli bir rol oynayabilir. Kimyasal yiyecekleri, aç mikropların yüzüyor olabileceği daha soğuk olan üst atmosfere iterler. Görselde, patlayan bir volkandan yukarı doğru gelen duman, sıcak ve geniş bir lav alanı, Dünya’nın aşırı ısınmış ikizinin çatlamış yüzeyi görülüyor. Havada yüzen mikrobiyal Venüslülerin var olma olasılığı kesinlikle heyecan verici fakat şu anda tartışmalı bir konu.

27 Ekim 2020 Günün Astronomi Fotoğrafı (NASA APOD)

📸 Kaynaklar ve Katkıda Bulunanlar:
Görselleştirme Kaynağı: NASA, JPL-Caltech, Peter Rubin
Çeviren: Seda Baştürk

🔗 Tüm APOD içeriklerini görmek için:
https://evrimagaci.org/apod
Çağrı Mert Bakırcı
Çeviren 29 Mayıs 2021 2 dk.

Carl Stewart, üst düzey bir İngiliz marketinde bir kalıp mavi Stilton peyniri bulduğu için çok heyecanlandı. Bu zengin tatlı, kremsi peyniri avcunun içine koydu ve hemen bir fotoğrafını çekip, çoğunlukla uyuşturucu satıcıları tarafından kullanılan, şifrelenmiş bir mesajlaşma uygulamasında paylaştı.

39 yaşındaki Stewart'ın farkında olmadığı şey, o fotoğrafı paylaştığı anda, kendini polise teslim ediyor olduğuydu.

46
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Evrim Ağacı'ndan Mesaj
Teşekkürler, Çiğdem Adem!

Evrim Ağacı'na bugüne yaptığın tüm katkılar için çok teşekkürler! Evrim Ağacı'nda yayınladığın veya yayınlanmasına katkı sağladığın 3 içerik sayesinde Türkiye'de bilimsel bilgiye erişim bir o kadar kolay. Hep birlikte, daha da güzel işler başarmaya devam!

Devamını Göster
Teşekkürler, Çiğdem Adem!
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 30 Mart 2014 11 dk.

Önceki yazılarımızda Hardy-Weinberg Dengesi'ni tanımladık ve sonrasında bu dengenin kurallarını bozarak, matematiksel analizlerimizi ideal popülasyonlardan gerçek popülasyonlara doğru genişletmeye başladık. Bir önceki yazımızda, mutasyonların tek başına evrimin ana mekanizması olamayacağını, çünkü bunu başarabilmek için çok seyrek meydana geldiklerini ve yarattıkları değişimin oldukça sınırlı olduğunu gördük. Şimdi, Hardy-Weinberg Dengesi'nin bir diğer kuralını bozarak, ortaya çıkan durumu matematiksel olarak analiz edeceğiz. Öncelikle, bu dengenin kurallarını tekrardan hatırlayalım:

Kırmızıya boyadığımız kısımdan da görebileceğiniz gibi, artık Doğal Seçilim'i popülasyonlarımıza dahil ederek Hardy-Weinberg Dengesi'nin bundan nasıl etkilendiğine bakmaya başlayabiliriz. Fakat öncelikle bunu neden yaptığımızı anlayarak başlayalım.

78
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Eren Gürleyük
İnceleyen9 6 gün önce
Açlık romanını okurken, kahramanı ister istemez Tabutta Rövaşata’daki Mahsun’a benzettim. Elbette iki eser birebir aynı şeyleri anlatmıyor; bu benim kişisel çağrışımım. Ancak her ikisinde de yoksulluk, insanı küçülten değil, tuhaf bir onur ve iç direnç yaratan bir durum olarak sunuluyor. Açlık ve yoksunluk, karakterleri edilgenleştirmiyor; aksine onları sessiz, kırılgan ama inatçı bir varoluşa itiyor. Bu benzerlik, Açlık’ın bende bıraktığı etkiyi daha da derinleştirdi.
Kitap
7.8/10
(4 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Sult
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Yaşam Ağacı Türü
Ebru Tuba Ölçücü
Türü Ekleyen 2 gün önce
Şapka 1 ila 3 cm çapında ve 0,3 ila 1 cm kalınlığındadır, sık sık bitişik şapkalarının kenarlarına kaynaşmıştır. Beyaz ve tüylüdür, yumuşak dokulu gibi gözükür ancak oldukça serttir. sap çok kısadır ve genellikle substrat yüzeyinin üzerinde görünmez. Ölü odun üzerinde veya canlı odun üzerinde ara sıra parazit olarak yaşar. Çoğunlukla kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde (kalas ve tahtalar üzerinde bile) yıl boyunca gözlemlenir (büzüşerek ve daha fazla nem bekleyerek hayatta kalır).
2
Nevzat Keskin
Seslendiren 2 gün önce 7:17
Muazzam petrol zenginliği Suudi Arabistan'ın küresel sporlarda, elektrikli arabalarda ve teknoloji girişimlerinde baskın roller üstlenmesini sağladı....
5
Fatih Birinci
Fatih Birinci
400.7K UP
Yazar 11 Mart 2019 11 dk.

“Öf, canım sıkıldı”.

Günlük hayatımızda sıklıkla karşılaştığımız bir ifade bu. Bu cümleyi sarf etmişsek demek istediğimiz şey, o anda çevremizdeki şeylerin bizi yeterince eğlendirmediği, zihnimizin veya bedenimizin daha fazla meşguliyete ihtiyaç duyduğudur. Öyle ya, kimse bir kuyrukta yarım saat beklemek istemez. Ya da randevulaştığınız birinin geciktiğini düşünün. Bunlar sıkıcı durumlar. Ancak bazı insanlar, bizim sıkıcı olarak gördüğümüz şartların çok daha şiddetlisini yaşadılar. 

498
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Esat Kudret
Esat Kudret
747.4K UP
6 gün önce
Her ne zaman ki evdeki kütüphanemiz televizyonumuzdan büyük olur işte o zaman fark edeceğiz ki doğayı ve yaşamı algılayışımıza yönelik bizi sınırlayan kara duvarlar, ardı görünecek denli şeffaflaşmaya başlamıştır. Ötesi bize kalmış.
121 görüntülenme
11
3 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yapısal Mantık Hatası
Safsata Safsatası Ahmet Arlı tarafından eklendi
Argüman bir mantıksal safsata içerdiği için savunulan sonucun yanlış olmak zorunda olduğunu iddia etmektir.
  • 1. Öncül | Hatalı Öncül!
    Hiçlik
  • 2. Öncül | Hatalı Öncül!
    Hiçliğin varlığını yok eder.
  • 1. Sonuç | Hatalı Sonuç!
    Çelişki
Mantık Hatası Açıklaması
Hiçlik var olamaz var olsaydı zaten hiçlik olmazdı. Haliyle hiçlik kendi "varlığını" yok edemez. Bundan dolayı sonuç çelişkidir.
1
Mantık Hatasını Göster
Söz
Ardil Yıldırım
Alıntıyı Ekleyen 4 gün önce
Hiçliğin varlığı , hiçliğin varlığını yok eder.
Kaynak: Zihin süzgeci
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Blog Yazısı
Deniz Toprak
Deniz Toprak
24.6K UP
Blog Yazarı 14 dk.

Bu yazının amacı, matematiğin sınavlar için öğrenilen bir ders değil, tanım-teorem-kanıt kavramları ile mantığın, anlamanın ve gerçeğin temel alındığı bir “alan” olduğunu göstermektir. Yazıda yer alan kitaplar ve adı geçen matematikçilerin önerileri, dik ve zorlu yamaçlarla örülü matematiğin güzelliğini keşfetmemizi sağlayacaktır. Bu güzelliği görebilmek için o zorlu tepeye tırmanmak gerekiyor tabii.

Öncelikle yazının çeşitli yerlerine konuyu desteklemesi açısından bazı bağlantılar eklediğimi belirtmeliyim. O bağlantılardaki içeriği okumadan/izlemeden sonraki paragrafa geçmemeye çalışın: Matematiğin, zorlanmanın ve aklımızdan şüphe duymanın ne demek olduğunu o içerikleri üreten kişiler sayesinde daha iyi anlayacağız. Hazırsanız başlayalım.

23
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Discord
Merve Arıcıbaşı
PhD Veterinary Sciences 27 Şubat 2020 Sen de Cevap Ver

Eşeyli üreme getirdiği genetik çeşitlilik ve hayatta kalma oranını yükseltmek gibi artılarına rağmen çok güç bir evrimsel proses. Eşeyli üreme de canlılık gibi ilk denizlerde başlıyor. Hidra tipi hem eşeyli hem tomurcuklanmayla üreyen; koşullar eğer stabilse tomurcuklanarak ortam zorlaştıysa eşeyli olarak üreyen canlılardan midye gibi erişkinlerin kayalara veya deniz dibine yapışık yaşarken yumurta ve spermin suya salındığı ve tesadüfen birbirlerini bulduğu bir yönteme evriliyor. Bu aşamada dişi için de erkek için de fazla yük ve sorumluluk yok. Ama yumurta da sperm de çok küçük boyutta ve çok sayıda üretiliyor.

Ikinci adım; yumurtanın biraz büyüdüğü ve uzun süre dayanabilecek besin depolamaya başladığı bununla birlikte daha az sayıda üretildiği ve spermin de yumurtayı aramak için yüzmeye başladığı bunun için kuyruk geliştirdiği bir evre. Sperm hala küçük ve çok sayıda üretiliyor.

Bundan sonraki aşama da çiftleşmenin garanti altına alınması; dişi ve erkek çiftleşmek için hareket edip birbirini bulması ve çiftleşmenin kapalı bir sistemde gerçekleşmesi, çiftleşme kesesi, vajina vs.. gibi. Burda dengeler değişmeye başlıyor. Dişinin yumurtaya yatırım yapması, embriyo ve bebeğin taşınması, beslenmesi gibi sorumluluk ve yük biniyor. Milyarlarca yıl spermin çok sayıda üretilmesi yönünde ilerleyen evrim yumurtanın korunduğu ve dişinin sorumluluğunun arttığı yeni sistemde geri evrilmiyor ve çok sayıda sperm üretilmeye devam ediyor.

Tüm Reklamları Kapat

Bu dengesizlik değişik durumlar yaratıyor. Mesela erkeklerin gözden çıkarılması gibi. Örneğin yumurtadan yeni çıkan dişi tırtılların erkek kardeşlerinin çoğunu yemesi gibi. Ya da savaşlarda toplu erkek ölümleriyle dengelenen nüfus. Aksi taktirde kısıtlı kaynaklar için fazla rekabet oluşabilir.

Kedi-köpek ve primatların yavrulama stratejileri çok farklı. İlk gruptakiler, sayısal üstünlükle, ölenleri telafi ediyor. Kısa bir gebelik (6-10 hafta kadar) sonrasında çok sayıda çaresiz yavru doğurup, korunaklı yerde ilk birkaç haftalarını geçiriyorlar. Ömürleri ise 10 yıl kadar. Evrimleştikleri bölge, muhtemelen mevsimsel değişikliklerin fazla olduğu Asya ve Avrupa. O nedenle yiyecek bulmak için bahar aylarında yavrulamaları daha avantajlı. Sabit bir üreme mevsimi olmasa da, havaların ısındığı dönemi tercih ediyorlar.

Primatlarda tek yavru, tutunarak taşınabiliyor. Biz dahil ömürleri 40 yıl ve üzerinde. Gebelik süresi 35-40 hafta kadar. Ayrıca primatlar, uzun süre Afrika'nın ormanlık ve mevsimsel değişikliklerin sınırlı olduğu tropik ormanlarında yaşadı (ilk nerede ortaya çıktıkları konusunda farklı iddialar var). O nedenle beslenme açısından mevsimlere çok fazla bağımlı değillerdi. Bu, yumurtlamadan ziyade, yavrulama dönemiyle ilgli.

İnsanlar dışında adet gören türler çok az. Primatların önemli kısmı, birkaç yarasa türü ve fil faresi. Primatlarda bunun nedeninin, uzun gebelik süresinin ziyan olmaması için, problemli fetüslerin atılmasını kolaylaştırmak olduğu düşünülüyor. Ayrıca anne ile fetüs arasında bir "silahlanma yarışı" söz konusu. Kalınlaşan rahim duvarları, annenin kaynaklarını koruma amacı taşıyor olabilir. Gebelik gerçekleşmezse, fazla hücreleri dışarı atmak, abzorbe etmeye göre daha kolay görünüyor.

Bu cevabın içeriği ve doğruluğu, Evrim Ağacı editörleri tarafından kontrol edilmiş ve onaylanmıştır.
4
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close