Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Kafana takılan neler var?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 13 Nisan 2019 28 dk.

Kara delikler, uzayda yol alan hiçbir maddenin ve ışık da dahil hiçbir radyasyonun kaçamayacağı kadar büyük kütleçekim alanlarıdır. Astronomik tanımıyla bir kara delik, büyük kütleli yıldızların süpernova patlamasıyla ölmesi sonucunda oluşan, bilinen en sıkışık (kompakt) gök cismidir. Yani kara delikler, aslında ölü yıldızlardır; çünkü yeterince büyük kütleli yıldızların yakıtı bittiğinde, kendi üzerine çökerler ve bir kara delik oluştururlar. Kara deliklerin olay ufku denilen bölgelerinde kütleçekim kuvveti öylesine güçlüdür ki bu noktadan itibaren ışık dahi kara deliğin çekiminden kaçamaz. Işığın kaçamaması sebebiyle, bir renkleri veya gözle görünür ışımaları yoktur ve bu nedenle "kara" olarak adlandırılırlar.

Birçok bilimkurgu filmine de konu olan, oldukça popüler bir konu olmasının yanı sıra, bilim dünyasında da hala sıcak bir araştırma konusudur. Şartların ekstremliği ve bildiğimiz fiziğin sınırlarını zorlaması onu oldukça ilgi çekici bir gök cismi haline getirir. Bu nedenle herkes tarafından çokça dile getirilmiş olması, onun hakkında birçok yanlış bilginin de yayılmasına neden olmuştur.

495
3
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Ekin Baran Sunar
Seslendiren 2 Eylül 2019 21:32
Uyarı: Metin içinde Game of Thrones (Taht Oyunları) dizisinin son sezonuna yönelik birtakım bilgiler ("spoiler") bulunmaktadır. Bu yazıda belirtilen görüşler...
16
Umut Karip
Umut Karip
185.0K UP
Yazar 23 Aralık 2024 29 dk.

LSD literatürde LSD-25 olarak da anılan, halk arasında asit (İng: "acid") olarak bilinen kimyasal bir bileşiktir. Güçlü bir psikoaktif madde ve halüsinojen olan LSD'nin kimyasal yapısı C20H25N3'dür. Ergot mantarları tarafından üretilen liserjik asidin bir türevidir ve serotonin reseptörleri aracılığıyla etki gösterir. İlk olarak 1937 yılında Albert Hoffman tarafından sentezlenmiştir, LSD'nin psikoaktif özellikleri 1943 yılında yine Albert Hoffman tarafından keşfedilmiştir. LSD keşfedildiğinden beri hakkında binlerce rapor ve akademik makale yayımlanmıştır. Bu çalışmalarda LSD'nin psikiyatrik hastalıkların tedavisinde kullanılabileceği fikri ortaya atılmıştır.

Çavdar mahmuzu (Claviceps purpurea) adlı mantarın çavdar gibi tahıllarda oluşturduğu ve tahıl tanesinin yerini alan sert, koyu renkli bir yapıdır. Bu yapı, mantarın üreme evresinde oluşur ve içerdiği maddeler zehirli olabilirken tıbbi açıdan önemlidir. Bu mantar tarih boyunca ergotizm (çavdar mahmuzu zehirlenmesi) salgınlarına sebep olmuştur. Ergot salgınlarından biri, M.S. 944 yılında 40.000 kadar insanın ölümüne neden olmuştur. Ancak bahsedildiği gibi ergotun tıbbi açıdan faydaları da mevcuttur. Örneğin on altıncı yüzyılda ergotun rahim kasılmalarını tetiklediği kaydedilmiştir. Bu sayede ergot doğumlarda suni sancı gibi bir işlevle kullanılmıştır.

28
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 26 Mart 2013 11 dk.

Aşağıda verdiğimiz görselde, Charles Robert Darwin'in Türlerin Kökeni isimli kitabına eklediği tek görseli görebilirsiniz. Gerçekten de, Köken'i okuyacak olursanız, 600 civarı sayfalık kitapta sadece bu figürü göreceksiniz. Bu, Darwin'in Evrim Kuramı'nın bilim camiasına ve tüm insanlığa ilanı sırasında kullanmayı seçtiği tek görseldir. Bu yüzden, birçok şeyi anlatması beklenir ki gerçekten de öyledir.

Evrimle ilgili düşülen en yaygın hata, türlerin birbirlerine dönüştüğünün sanılmasıdır. Hele ki bu hataya daha da sık olarak aynı dönemde yaşamış türlerin birbirlerine dönüşümü, yani "zincirsel" bir evrim olarak düşülmektedir. Eğer şu görselimize bakacak olursanız, bu durum oldukça net izah edilmektedir. Evrim zincirsel bir süreç değildir; dallanarak ilerleyen ve bir "ağaç" ile sembolize edilebilecek bir süreçtir.

260
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Betül Parlak
Seslendiren 4 gün önce 11:43
Ocak ayına neden "ocak" deriz, hiç düşündünüz mü? Şubat, neden şubattır? Ekim gibi bir ay ismi, dilimize yüzlerce yıl önce mi girdi? Aralık'ın anlamı...
11
Çağrı Mert Bakırcı
Uyarlayan 7 Aralık 2012 15 dk.

Birçok insan, genetiği çok tekdüze zanneder: iki ebeveynin gözleri "baskın" olarak bilinen kahverengi ise, çocukları da öyle olmak zorundadır diye düşünürler. Ancak ikisi de mavi gözlü gibi "çekinik" bir renkteyse, yavrular da mavi göz rengine sahip olabilir diye düşünürler. Ama bu doğru değildir. Mavi gözlü ebeveynlerin, kahverengi gözlü çocukları olabilir. Her ne kadar sözde esprili bir dille "sütçü-tüpçü" gibi cinsel kimliği aşağılayıcı malzemelere dönüştürülse de, modern genetik açısından bu sözde "beklenmedik" durumlara rastlamak mümkündür. Bu makalemizde, göz rengiyle ilgili güncel bilgiler ışığında, temel genetik bilgilerini kullanarak size bunun nasıl olduğunu anlatmaya çalışacağız. Bu makalede özellikle, mavi gözlü anne-babaların kahverengi gözlü bir çocuğa nasıl sahip olabileceklerini mantıklı ve bilimsel bir şekilde açıklayacağız.

Türkiye'de ve Dünya'nın sayısız ülkesinde göz renkleri, Mendelyen özellikte genetiğe örnek olarak gösterilir. Mendelyen genetiğe uygun karakterler, tek bir özelliği, tek bir genin kontrol ettiği karakterlerdir. Liselerde buna boy uzunluğundan, saç ve göz rengine kadar sayısız örnek verilir. İşin üzücü tarafı, lisede "Mendelyen karakter" olarak verilen tek bir özelliğin bile Mendelyen karakterde olmamasıdır; hatta gerçekten çok kötü örnekler olmasıdır. Göz rengi, saç rengi, dil yuvarlama becerisi, ayak parmaklarının yapısı, saçların ön kısmındaki V şeklindeki uzantı, kulak memelerinin yapışıklığı/ayrıklığı, başparmağı bükebilme becerisi (otostopçu parmağı) ve daha nicesi... Bunların hepsi liselerde Mendelyen karakter olarak, tek bir genin baskın ve çekinik versiyonlarına (alellerine) bağlı olarak belirlendiği anlatılır. İstisnasız olarak hepsi de hatalıdır. Bunların hiçbiri tek bir genin farklı alellerine bağlı olarak belirlenmez. Hepsinde birden fazla gen belirleyici rol oynar, hatta bazılarında 8-30 farklı genin işlevi tespit edilmiştir! Dolayısıyla lisedeki basit hesaplama ile tespit edilebilir unsurlar değildir. 

184
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Eser
Ece Müker
Ece Müker
587.2K UP
Eseri Ekleyen 4 gün önce Film
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
Söz
Orhan Alp Cingöz
Alıntıyı Ekleyen 6 gün önce
Bütün hayvanlar eşittir ama bazı hayvanlar öbürlerinden daha eşittir
Kaynak: Hayvan Çiftliği Kitabı
9.6/10
(399 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Animal Farm
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
6
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Erhan Yalçın
Erhan Yalçın
2,890 UP
Alıntıyı Ekleyen 2 Haziran 2023
Kanıt yokluğu, yokluk kanıtı değildir. Ne de varlık kanıtıdır.
Kaynak: Carl Sagan, "Tanrının Kapısını Çalan Bilim" kitabı.
19
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Emre Odabaş
Emre Odabaş
96.9K UP
Yazar 4 gün önce 12 dk.

Fenoloji; bitkiler, hayvanlar ve diğer organizmaların mevsimsel döngülerini ve bu döngülerin çevresel faktörlerle olan ilişkilerini inceleyen bilim dalıdır. Bu disiplin; özellikle sıcaklık, ışık, yağış ve diğer iklimsel değişkenlerin organizmaların gelişim evreleri ve üreme biyolojileri üzerindeki etkilerini anlamak için kullanılır. Fenolojik olaylar arasında çiçek açma, yaprak dökme, meyve olgunlaşması, göç ve üreme dönemleri yer alır. Bu olayların sistematik izlenmesi, ekosistem dinamiklerinin ve iklim değişikliğinin biyolojik süreçler üzerindeki etkilerinin anlaşılmasını sağlar.[1]

Fenoloji çalışmaları, iklim değişikliğinin biyolojik zamanlamalar üzerindeki etkilerini ortaya koymak için kritik öneme sahiptir. Örneğin, küresel ısınma nedeniyle bazı bitki türlerinin çiçek açma dönemleri öne çekilmiş, bazı hayvan türlerinin göç zamanları değişmiştir. Bu tür değişikliklerin izlenmesi, ekolojik uyum mekanizmalarının ve biyoçeşitliliğin korunması için temel veri sağlar. Ayrıca tarım, ormancılık ve doğal kaynak yönetimi gibi uygulamalı alanlarda fenolojik gözlemler, üretim planlaması ve zararlı yönetimi için kullanılmaktadır.[2]

18
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Mehmet Özgür
6 gün önce
Yeşilbaş (Anas platyrhynchos)
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Yaşam Ağacı Türü
İrem Kaplan
İrem Kaplan
187.3K UP
Türü Ekleyen 19 saat önce
Bacteria, prokaryotik hücre yapısına sahip, çekirdeksiz ve genellikle tek hücreli mikroorganizmaları kapsayan bir alemdir. Bu alemin üyeleri, hem aerobik hem anaerobik hem de fakültatif anaerobik metabolik çeşitlilik gösterebilir. Hücre duvar yapısı, metabolik özellikler ve genetik yapıları bakımından birbirlerinden farklılık gösterirler.

Bakteriler doğada neredeyse her ekosistemde bulunabilir: toprak, tatlı ve tuzlu su, aşırı sıcaklık veya basınç koşulları, bitki ve hayvan ortamları gibi. Çoğu besinleri fermente ederek veya fotosentez, nitrifikasyon gibi yollarla enerji elde eder. Bu alemin üyeleri ekosistem işlevleri açısından kritik öneme sahiptir; organik madde dönüşümü, besin döngüsü, simbiyotik ilişkiler ve patojenlik gibi rolleri vardır.

Bacteria alemi, mikrobiyal evrim açısından büyük çeşitliliği ve adaptasyon kabiliyetini temsil eder. Bu alemin üyeleri, biyoteknoloji, gıda sanayi, tıp ve ekolojik araştırmalar açısından doğrudan insan yaşamına etki eder.
2
🌡️ Termodinamik; ısı, enerji ve maddenin davranışlarını açıklayan temel bir fizik alanıdır; sistemlerde enerji akışını ve dönüşümlerini inceler. Entropi ise bu bağlamda enerjinin düzensizliğinin bir ölçüsüdür. Doğadaki birçok süreç, toplam entropinin, yani düzensizliğin, artmasına doğru ilerler.

🔁 Birçok kişi, termodinamiğin ikinci yasasının “düzensizlik artar” dediği için evrim gibi karmaşık canlı sistemlerin ortaya çıkmasının buna aykırı olduğunu düşünebilir. Ancak bu yaklaşım, yasayı yanlış bir bağlamda değerlendirir. Çünkü termodinamik yasalar yalnızca izole sistemler için geçerli hâlde kullanılır; canlı organizmalar ve ekosistemler ise enerji ve madde alışverişi yapan açık sistemlerdir. Bu bakımdan entropinin yerel olarak azalması (örneğin biyolojik organizasyonların artması) mümkündür ve ikinci yasanın bütündeki etkisiyle çelişmez. (Entropi artışı kapsama alanında kalır)

🌍 Özellikle Güneş’ten gelen enerji gibi dış faktörler, yaşam süreçlerinin karmaşık yapıların ortaya çıkmasını destekleyen enerji akışları sağlar. Böylece termodinamik yasalarının yönlendirdiği toplam entropi, tüm sistem ve çevresi için artarken canlı sistemlerin kendi içindeki entropi azalabilir.

🧠 Bu nedenle bilimsel çerçevede “evrim, ikinci yasanın ihlali” gibi bir durum söz konusu değildir. Termodinamik ve evrimsel süreçler farklı ölçeklerde tanımlanır; biri fiziksel enerji dönüşümlerini, diğeri ise canlı popülasyonların zaman içindeki değişimini açıklar. Birbiriyle çelişmeksizin uyumlu biçimde değerlendirilebilirler.

Yazar: Çağrı Mert Bakırcı
2. Yazar: Anıl Kocabaldır

ℹ️ Bu içerik, Evrim Ağacı internet sitesinden derlenerek hazırlanmıştır. Derleme sırasında bazı önemli detaylar kaybolmuş olabilir. Konu hakkında eksiksiz bilgi almak ve kaynaklarımızı görmek için içeriği lütfen evrimagaci.org üzerinden okuyunuz.
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 4 Kasım 2014 4 dk.

Anı dediğimiz olgunun nasıl oluştuğu ve saklandığı henüz tam olarak bilmiyoruz. Ancak her geçen gün beyin nörobiyolojisi biraz daha aydınlatılıyor ve anılarla ilgili bilgilerimiz derinleşiyor. Örneğin 2014 yılında ilk defa moleküllerin anılara dönüşümü gözlendi; böylece anıların biyokimyasal doğası netleşmiş oldu. Hatta artık onları o kadar iyi tanımaya başladık ki, spesifik anıları silebiliyor, olmayan anıları beyne yerleştirebiliyoruz.

Ancak yine de anı oluşum ve depolama mekanizmasıyla ilgili bilinmeyen birçok şey var. Buna karşılık, anıların kimyasallar olarak depolandığına ve bu kimyasalların farklı kombinasyonlarda çağrılmasının çeşitli görsel, işitse, kokuya dayalı, vb. anıları oluşturduğu düşünülüyor. İlk etapta anlaması ve anıları somut birer fiziksel olguya indirgemek zor gelebilecek olsa da, sinirbilim çalışmaları onları anlamak konusunda büyük adımlar atmayı başardı.

51
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 5 Mayıs 2016 14 dk.

Etrafınızdaki kardeşleri düşünün. Çok büyük ihtimalle göreceğiniz şudur: İlk çocuklar okulda daha başarılıdır, ikinci ve sonraki çocuklar ise kısmen daha düşük okul başarısına sahiptir; ama genelde daha yaratıcıdırlar. Elbette bu her zaman bu şekilde olmak zorunda değil; ancak istatistiki olarak bakıldığında bu senaryo, asırlardır süregelen bir örüntüye karşılık geliyor. Örneğin ilk doğan çocukların bir CEO ya da lider olma ihtimali, ikinci doğan çocuklardan %30 daha yüksektir. İsveç'te yapılan bir çalışmaya göre birinci çocuklar duygusal olarak daha stabiller, daha istikrarlılar, sosyal olarak daha dışa dönükler, sorumluluk ve insiyatif almakta daha başarılılar.[1] Ayrıca ilk doğanlar okulda daha ileri seviyelere ulaşabiliyorlar ve daha çok para kazanıyorlar. Neden dersiniz?

Bu konuyla ilgili fark edilebilecek ilk şey, bunu okuyanların refleksif olarak bu varsayıma/sonuca itiraz edecek olmalarıdır. Her şeyde olduğu gibi, çocuklarda da pratik yapmak en iyi sonuçları vermez mi? 30'lu ve 40'lı yaşlarına ulaşan ebeveynler daha varlıklı (ekonomik olarak daha fazla birikime sahip) olacakları için sonradan gelen çocuklarına daha fazla kaynak ayıramazlar mı? Ya da bireysel/anektodal anlatımlarla itiraz edilebilir: "Ben ailemin ilk çocuğuyum ve çok daha düzensizim, çok unutkanım ve başarısızım." gibi. Ya da tam tersi: "Benim arkadan gelen kardeşlerim benden çok daha başarılılar." Elbette, bu tür istisnalar mümkündür ve vardır; ancak bilimsel bir araştırmada çoğunluğun verdiği bilgiler önemlidir, tekil örnekler değil. Kaldı ki, araştırmalarda da bu şekilde azınlık gruplar bulunmaktadır. Ancak daha önemlisi, bu çalışmalar, istatistiki olarak anlamlı olan bu farkın nedenlerini de aydınlatmaktadır.

34
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Bilim haberlerimizi ve diğer yazılarımızı Google Haberler'de görmek için bizi takip etmeyi unutmayın.

Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close