275 Milyon Yıl Önce Bile "Yaşayan Fosil" Olan Tuhaf Çeneli Bir Canlı Keşfedildi!
Brezilya'da bulunan fosiller, dinozorlardan çok önce yaşamış, yana doğru bakan dişlere ve bükülmüş bir çene yapısına sahip ilginç bir türü ortaya çıkardı.
Live Science
- Çeviri
- Biyoloji
- Yer Bilimleri
Bu Makalede Neler Öğreneceksiniz?
- Tanyka amnicola, 275 milyon yıl önce yaşamış ve Permiyen döneminde evrimsel bir kalıntı olarak kabul edilen arkaik bir tetrapod türüdür.
- Bu türün fosilleri, Brezilya'da bulunmuş ve bükülmüş çene yapısı ile yana bakan dişleri sayesinde benzersiz bir beslenme biçimine sahip olduğu anlaşılmıştır.
- Tanyka amnicola'nın keşfi, Gondvana süper kıtasındaki o dönemin ekosistemini ve canlıların beslenme alışkanlıklarını anlamamıza önemli katkılar sağlamaktadır.
Paleontologlar, bükülmüş bir çeneye ve yana bakan dişlere sahip tuhaf bir tarih öncesi canlıyı gün yüzüne çıkardı. Bu suda yaşayan garip canlı, 275 milyon yıl önce var olduğunda bile halihazırda bir "yaşayan fosil" idi.
Proceedings of the Royal Society B dergisinde yayımlanan çalışmaya göre; Tanyka amnicola adı verilen yeni tanımlanmış tür, tetrapodların (dört üyeli omurgalılar) arkaik bir üyesidir. Tetrapodlar günümüzde sürüngenleri, kuşları, memelileri ve amfibileri (iki yaşamlılar) içeren büyük bir gruptur.
Dinozorlardan önce yaşamış olmasına rağmen, T. amnicola Permiyen döneminde kendi zamanı için evrimsel bir kalıntıydı. Kök tetrapodlar olarak bilinen en eski tetrapod soylarının çoğu o zamana kadar çoktan yok olmuştu. Ancak tetrapodlar bir grup olarak çeşitlenirken, T. amnicola'nın ait olduğu soyun varlığını sürdürdüğü görülüyor.
Chicago'daki Field Müzesi'nden araştırmacı ve çalışmanın başyazarı Jason Pardo şöyle diyor:
Tanyka, bu zamana kadar hayatta kaldığını bilmediğimiz antik bir soydan geliyor ve gerçekten çok tuhaf bir hayvan. Daha yeni ve modern tetrapodlar evrimleştikten sonra bile kök tetrapod soyunun kalan bir üyesi olması bakımından Tanyka, biraz ornitorenk gibidir. Kendi zamanında yaşayan bir fosildi.
Fosil Kalıntıları ve Fiziksel Özellikler
Araştırmacılar yeni türü, Brezilya'nın kuzeydoğusundaki kurumuş bir nehir yatağından çıkarılan, her biri yaklaşık 15 santimetre uzunluğundaki dokuz fosilleşmiş alt çene kemiğinden tanımladılar. Canlının alt çene kemikleri ekibin fosillerin yeni bir türü temsil ettiğini belirlemesine yetecek kadar belirgin olsa da, diğer fosilleşmiş kalıntıların yokluğu hayvanın geri kalanı hakkında pek çok şeyin bilinmediği anlamına geliyor.
Bununla birlikte, yakın akrabaları hakkında bilinenler göz önüne alındığında, T. amnicola burnu biraz daha uzun olan bir semendere benzemiş olabilir. Pardo'ya göre boyu muhtemelen 91 santimetre civarındaydı. Makaleye göre, fosillerin bulunduğu kayaç türü de canlının göl ortamlarında yaşadığını ve muhtemelen "sucul alışkanlıklara" sahip olduğunu gösteriyor.
Çene Yapısındaki Gariplik
Alt çene kemiklerinin analizi bazı ilginç özellikleri ortaya çıkardı; bunların en önemlisi, kemiklerin bükülmüş olmasıydı. Öyle ki canlının dişleri, diğer tüm tetrapodlarda görüldüğü gibi yukarı doğru değil, yanlara doğru bakıyordu. Pardo, durumu şöyle anlatıyor:
Çenenin, ne olduğunu anlamaya çalışırken bizi çıldırtan tuhaf bir bükülmesi var. Bunun bir tür deformasyon olup olmadığını merak ederek yıllarca bu konuyu düşündük. Ancak şu noktada, bu hayvana ait dokuz çenemiz var ve gerçekten çok iyi korunmuş olanlar da dahil olmak üzere hepsinde bu bükülme mevcut. Yani bu bir deformasyon değil, hayvanın yapısı böyle.
Ayrıca, insanlarda dile bakan kısım olan alt çene kemiğinin iç yüzeyi yukarıya doğru dönüktü; çalışmaya göre bu yüzey, bir öğütme yüzeyi oluşturan "dişçik" (İng: "denticle") adı verilen küçük, diş benzeri yapılarla kaplıydı. Pardo, bu özelliklerin hayvanın "nispeten benzersiz bir beslenme biçimine" sahip olduğunu gösterdiğini belirtiyor.
Yazarlar, T. amnicola'nın küçük omurgasızları veya potansiyel olarak bazı bitki materyallerini yemeye adapte olduğundan şüpheleniyorlar. Ekip, etçil olduğu düşünülen diğer kök tetrapodlarda bitki yeme veya hepçil beslenmeye dair kanıtların bulunmadığı göz önüne alındığında, bunun alışılmadık bir durum olacağını belirtiyor.
T. amnicola yaşadığı sırada Brezilya, Gondvana süper kıtasının bir parçasıydı. Açıklamaya göre bu keşif, bu dönemde Gondvana'daki hayvanlara dair bir pencere açıyor. Field Müzesi paleomammoloji küratörü ve çalışmanın ortak yazarı Ken Angielczyk şunları söylüyor:
Tanyka bize bu topluluğun aslında nasıl işlediğini, nasıl yapılandığını ve kimin ne yediğini anlatıyor.
Evrim Ağacı'nda tek bir hedefimiz var: Bilimsel gerçekleri en doğru, tarafsız ve kolay anlaşılır şekilde Türkiye'ye ulaştırmak. Ancak tahmin edebileceğiniz gibi Türkiye'de bilim anlatmak hiç kolay bir iş değil; hele ki bir yandan ekonomik bir hayatta kalma mücadelesi verirken...
O nedenle sizin desteklerinize ihtiyacımız var. Eğer yazılarımızı okuyanların %1'i bize bütçesinin elverdiği kadar destek olmayı seçseydi, bir daha tek bir reklam göstermeden Evrim Ağacı'nın bütün bilim iletişimi faaliyetlerini sürdürebilirdik. Bir düşünün: sadece %1'i...
O %1'i inşa etmemize yardım eder misiniz? Evrim Ağacı Premium üyesi olarak, ekibimizin size ve Türkiye'ye bilimi daha etkili ve profesyonel bir şekilde ulaştırmamızı mümkün kılmış olacaksınız. Ayrıca size olan minnetimizin bir ifadesi olarak, çok sayıda ayrıcalığa erişim sağlayacaksınız.
Makalelerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!
Bu makalemizle ilgili merak ettiğin bir şey mi var? Buraya tıklayarak sorabilirsin.
Soru & Cevap Platformuna Git- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- Çeviri Kaynağı: Live Science | Arşiv Bağlantısı
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?
Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 13/03/2026 12:45:52 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/22380
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.
This work is an exact translation of the article originally published in Live Science. Evrim Ağacı is a popular science organization which seeks to increase scientific awareness and knowledge in Turkey, and this translation is a part of those efforts. If you are the author/owner of this article and if you choose it to be taken down, please contact us and we will immediately remove your content. Thank you for your cooperation and understanding.