20. Yüzyılın Ortasından 21. Yüzyıl Tahminleri (28 Kasım 1957, Son Posta Gazetesi)
20. Yüzyılın Ortasından 21. Yüzyıl Tahminleri (28 Kasım 1957, Son Posta Gazetesi)

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Bu gazete küpürü, 1957 yılında ABD'li bilim insanlarının gelecekteki 100 yıl ile ilgili 7 tahminini listelemektedir. İlk bakışta doğruluk oranları %50 veya altında gözükse de, 1957'nin önündeki 100 yılın 2057'ye kadar gittiğini unutmayınız! Gelin bu öngörülerin isabet oranına kısa kısa bakalım:

1) Birazcık muğlak bir ifade olsa da, günümüzdeki hormon terapileri sayesinde insan boylarının, şekillerinin ve işleyişinin kontrol altına alınabilir olduğunu söyleyebiliriz. Elbette ki eğer ki burada kastedilen "düşünce gücü ile", vb. yaklaşımlarsa, bunların muhtemelen hiçbir zaman gerçek olmayacağı görülebilir. Fakat tıbbi yöntemlerle uyku vakitlerinizin, duygu ve mental durumunuzun, vücut organlarınızın çalışma biçiminin ve hatta açık beyin ameliyatları aracılığıyla davranış kalıplarınızın değiştirilebileceği bir dönemde yaşadığımız bir gerçek.

2) Bunu bırakın bir ABD'li bilim insanını, aklı başında herhangi birinin "öngörmesi" birazcık abes. Zira beynimizden yayılan dalgaları bugün net bir şekilde ölçebilmekteyiz ve bu dalgaların zayıf enerjileri, işlevsel bir iletişimin sağlanmasını veya fiziksel cisimler üzerinde herhangi bir denetime sahip olmamızı mümkün kılabilecek yapıda değiller. Ancak elbette, özel kasklar veya devreler kullanarak bu sinyalleri arttırmak, işlemek, iletmek ve bu sayede başka zihinlere doğrudan aktarmak mümkün. Bunu fareler ve evrimagaci.org/fotograf/73/6204">maymunlar üzerinde başardığımız gibi, insanlar üzerinde de başarabilmekteyiz.

3) Bu konuda halen birazcık gerideyiz; ancak SpaceX ve Blue Origin gibi yeni atılımları, bu hayali yakın gelecekte gerçek kılabilir. Belki "oteller" inşa edilmese de, turistik uzay seyahatlerinin en azından zenginler için bir gerçek olacağı öngörülebilir.

4) Bu, her yeni teknolojik atılım sonrasında uzmanların tekrarladığı bir öngörü. Özellikle makinalaşma ve otomasyonun bizlerin yerini alarak çalışma sürelerimizi kısaltacağına, daha kısa süre çalışarak aynı miktarda ücretler kazanabileceğimize dair öngörüleri doğurmaktadır. Ne yazık ki bugüne kadar bu hiçbir zaman gerçekleşmedi. Elbette ki bunun en büyük suçlusu içerisinde yaşadığımız köleleştirici, vahşi kapitalist, insana değil de kapitale öncelik veren düzen. Neyse ki İsveç gibi Nordik ülkelerin "uysallaştırılmış kapitalist ve sosyal demokrasi" düzenleri, bu yönde önemli adımlar atılmasını sağlayabilir. Örneğin İsveç'te 8 saat yerine 6 saatlik işgünü uygulamasına yönelik adımlar atıldı ve son derece olumlu sonuçlar alındı. Ancak düzen haricindeki sebepler arasında her yeni atılımın, o atılımı tamir edip geliştirecek kişiler ve uzmanlar yaratması zorunluluğu da bulunuyor. Dahası, bazı işlevler halen insan-harici unsurlar tarafından yapılamayacak kadar önemli ve henüz bunların yerini doldurabilecek sistemler geliştirilebilmiş değil. Ancak Yapay Zeka, tüm bu sistemi değiştirebilecek güce sahip olabilir; en azından ilk sinyaller bunu gösteriyor. Veya yine bizi hatalı bir tahminle baş başa bırakacak. Bekleyip göreceğiz...

5) Bariz bir şekilde bunun tam isabet olduğunu söyleyebiliriz. Tartışacak bir tarafı bile yok.

6) Henüz anaakım bir teknoloji haline gelmiş değilse de, fotosentezin kontrol altına alınması ile ilgili önemli çalışmalar var. Şu anda insan teknolojisi, evrimin bir ürünü olan bitki fotosentezinden daha başarılı bir şekilde çalışıyor; ancak bu teknoloji, besin değil de elektrik üretmek için kullanılıyor. Ancak 2012 yılında Biyoteknoloji ve Biyolojik Bilimler Araştırma Konseyi'nin yayınladığı bir rapora göre, aynı teknoloji insan gıda üretim sistemlerinde devrime neden olabilecek şekilde değiştirilebilir. Dediğimiz gibi, bu yönde olumlu gelişmeler var.

7) Tam isabet! 1900 yılında nüfus 1.5 milyar iken, 2000 yılında 6.1 milyara, 2016 yılında ise 7.4 milyara ulaştı. Nüfusun 2100 yılında 9-12 milyar arasına ulaşabileceği öngörülüyor.

Görüldüğü gibi, 50 yıl öncesine ait tahminler gerçeklikten o kadar da uzak değil. En azından o dönemde yaşamış bilim insanlarının doğru yöne işaret edebildikleri görülüyor. Önümüzdeki 50 yıl, bu tahminlerin her birini "sıradan gerçeklikler" haline getirebilir. 

Bekleyip göreceğiz...

 

Teşekkür: Bilimkurgu Sohbet Grubu

Facebook Kullanıcılarının %70'i, Bilim Haberlerinin Sadece Başlıklarını Okuyup, İçeriği Okumadan Yorum Yapıyor!

Şiveler ve Doktor

Yazar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Yazar

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler
  • Anasayfa
  • Gece Modu

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim