Evrim Ağacı
Reklamı Kapat
Reklamı Kapat

Bu türev bir içeriktir. Yani bu yazının omurgası, The Conversation isimli kaynaktan çevrilerek dilimize uyarlanmıştır; ancak "çeviri" içeriklerimizden farklı olarak, bu içerikte orijinal metin birebir korunmamıştır. Anlatım ve konu akışı gibi detaylar Evrim Ağacı yazar(lar)ı ve/veya editörler tarafından güncellenmiş, değiştirilmiş ve/veya geliştirilmiştir. Yazar, kaynaktan alınan metin omurgası üzerine kendi örneklerini, bilgilerini, detaylarını eklemiş; içeriği ve anlatımı zenginleştirmiş ve/veya çeşitlendirmiş olabilir. Bu ek kısımlarla ilgili kaynaklar da, yazının sonunda gösterilmiştir. Metnin omurgasını oluşturan kaynağı, orijinal dilinde okumak için lütfen yukarıdaki bağlantıya tıklayınız. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Uyumaya çalışmak ve her sabah bitkin kalkmak? Hannah Valmadre’ye göre sadece bir hafta kamp yapmak vücut saatinizi tamamen dengeleyebilir. Çalışmanın bulgularına göre, açık havada bir hafta kamp yapmak ve insan yapımı bütün ışıklardan kaçınmak, insanın vücut saatini tekrar doğal uyku ritmine getirmek için yeterlidir.

Elektrik ışığını daha çok kullanmamız ve doğal ışığa daha az maruz kalmamız, çağımız insanlarının doğal günlük döngülerinden (sirkadyan ritimlerinden) veya uyku düzenlerinden uzaklaşmasına ve uyku kalitelerinin düşmesine neden olmaktadır. Current Biology’de yayınlanan çalışmanın bulgularına göre insan vücudunun biyolojik saati, imkân bulduğunda, doğal yaz ortası aydınlık-karanlık döngüsüne eşzamanlı hâle gelir. Çalışmanın yapıldığı ABD’deki Colorado’da yaz ortası aydınlık-karanlık döngüsü, 24 saatlik bir sürede 14 saat 40 dakika aydınlık ve 9 saat 20 dakika karanlıktan oluşur. Günbatımından sonra elektrik ışığı kullanımı uykunun geç saatlere planlanmasına yol açar ki bu, doğal günlük döngüleri bozar ve kendimizi bitkin hissetmemize neden olur.

ABD’deki Colorado Üniversitesi’nden Dr. Kenneth Wright ve meslektaşları tarafından yürütülen yeni çalışmaya göre büyük ölçüde elektrik ışığı kullanımının yerine gün ışığına daha fazla maruz kalma, vücut saatini daha erkene kaydırdı. Bu kayma, günlük döngünün bozulmasından kaynaklanan fizyolojik, zihinsel ve sağlıkla ilgili sorunların azalmasına yardımcı olabilir.

Çalışma iki hafta sürdü ve yaş ortalamaları 30,3 olan sekiz katılımcıyla (altı erkek, iki kadın) yapıldı.

İlk hafta katılımcılardan günlük iş, okul, sosyal aktivite alışkanlıklarına uymaları ve kendilerinin seçtikleri saatlerde uyumaları istendi. İkinci hafta katılımcılar, sadece doğal ışık ve kamp ateşi kullanarak ve çadırlarda kalarak açık havada kamp yaptılar. El fenerleri ve kişisel elektronik aygıtlar yasaklanmıştı. Her iki hafta için de katılımcıların günlük iç döngü zamanları kaydedildi ve karşılaştırıldı. Çalışma Temmuz ayında, Colorado’daki Rocky Mountains’da yapıldı.

Çalışmanın bulgularına göre bir hafta sadece doğal ışığa maruz kalma sonrasında vücudumuzun günlük döngü saatleri güneş zamanına uyum sağlıyor. Başka bir deyişle vücudumuzun biyolojik gecesi günbatımında başlayıp gün doğumundan hemen sonra uyandığımızda bitiyor. Araştırmacılar bulgularını şöyle açıkladılar:

Doğal ışığa maruz kalınca, günlük döngü zamanlamasının yaklaşık iki saat önceye kaydığını, uykuyu teşvik eden melatonin hormonunun salgılanmasının da uyanma zamanından en az 50 dakika önce sonlandığını bulduk. Bu durum bize gösteriyor ki insan vücudunun günlük döngü ve uyku zamanlaması, doğal aydınlık-karanlık döngüsüyle eşzamanlı hale gelirse günlük döngüdeki beynin uyandığı en erken zaman, uyku diliminin bitiminden önceye kayıyor, bu da sabahları uyanmayı kolaylaştırıyor.

Araştırmacılar ayrıca, sadece doğal ışığa maruz kalınan hafta boyunca, katılımcıların ortalama dört kat daha uzun süre ışığa maruz kaldıklarını buldular. Flinders Üniversitesi’nde uyku uzmanı ve doktora sonrası araştırmacı olarak görev yapan Dr. Nicole Lovato, araştırmayı “günlük yaşamımızı yöneten temel fizyolojik süreçleri anlamada yeni bir araştırmacı yaklaşım” olarak tanımlıyor. Çalışmada doğrudan görev almayan Dr. Lovato şöyle diyor: 

Çalışma, ışığa maruz kalmanın insanlarda günlük döngü (ya da vücut saati) ve günlük döngü zamanlaması üzerindeki etkilerine dair var olan bilgileri doğruluyor.

Flinders Üniversitesi’nden başka bir uyku uzmanı olan Dr. Leon Lack, yeni çalışma için şöyle diyor: 

Araştırma, gecikmiş uyku fazı bozukluğu yaşayan hastaların, erken uyuyabildikleri ve erken kalkabildikleri tek zamanın yazın kamp yaptıkları zaman olduğunu anlattıkları hasta hikâyelerini doğrulamaktadır.

Kendisi de çalışmada doğrudan görev almayan Dr. Lack şunları söyledi:

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Bu çalışma, gece ışığı seviyesi düşürülerek ya da mavi ve yeşil gibi daha kısa dalga boyuna sahip ışıklar filtre edilerek ışığa maruz kalmayı kontrol altında tutmanın ve gün ışığına daha çok maruz kalmanın, ergen ve gençlerde çok yaygın bir sorun olan gecikmiş uyku fazı bozukluklarını tedavi etmede yeterli olabileceğini göstermiştir. Açık havada maruz kalınan doğal ışık düzeni, gecikmiş uyku fazı sorunlarını geçici olarak giderir, ancak bu durum yavaş yavaş etkisini kaybedecektir. Çünkü gecikmiş uyku fazı bozukluğu yaşayan kişilerin günlük döngü süreleri çoğunlukla daha uzundur (24,3 saat yerine 24,8 saat). Söz konusu kişiler, vücut saatlerinin daha yavaş işlemesi nedeniyle, bizim 24 saatlik hayatımızı gecikmeli olarak yaşamaya daha eğilimlidirler.

Doğaya Çıkın ve Kamp Yapın!

Teknoloji bize sahip olduğumuz her şeyi verirken, aslında vermek zorunda olmasak da, pratik sebeplerle pek çok şeyi de elimizden alıyor. Birkaç önceki nesil, günümüzdeki nesli asla sokağa çıkıp oynamamış olmakla, bilgisayarlara ve telefonlara hapsolup kalmış olmakla suçluyor. Bu nesilse, kendisinden önceki nesilleri teknoloji cahili olmakla ve kendilerini anlamamakla...

Elbette Evrim Ağacı olarak okurlarımıza gerçeklikten kopuk, toz pembe hayaller vaadetmeyeceğiz. Telefonlarınızı atın, bilgisayarlarınızı unutun, teknolojiden kopun gibi saçma sapan telkinlerde bulunmayacağız. Zira modern teknoloji, çağımızın en gerçek "gerçeklerinden" birisi diyebiliriz. Onunla varız, onunla tanımlanıyoruz ve her geçen gün onunla bütünleşiyoruz. 

Ama bu, bazı şeylere engel olmamalı. İddia edilenin aksine, bu muhteşem bir araç, müthiş bir silah haline getirilebilir. Örneğin bir haftasonu ayarlayıp kamp yapmak çok zor bir şey değil. Dahası, teknolojiden uzak kalmak anlamına da gelmiyor bu... Tam tersine, dediğimiz gibi, o teknolojiyi kullanarak belki de birkaç önceki neslin sıradan yaptıkları işler ve günlük rutinler sırasında asla keşfedemeyeceği şeyleri keşfedebilirsiniz.

Örneğin bir topacın yavaşladıkça yalpalamasının artmasının momentumun korunumuyla ilgili olduğunu ve bunu kontrol eden denklemleri sadece birkaç dakikada, parmaklarınızın birkaç hareketiyle öğrenebilirsiniz. Evrim Ağacı'na bağlanıp, bu yazıyı okuyarak, gökyüzüne çıplak gözle her baktığınızda yaklaşık 5.000 civarında yıldız ve 10 kadar galaksi görebileceğinizi, gördüğünüz her galaksinin etrafında milyarlarca yıldız olduğunu, bu yıldızların her birinin etrafında toplamda trilyonlarca gezegen bulunduğunu ve potansiyel olarak bunların milyarlarcasının yaşam barındırabilecek, Dünya benzeri gezegenler olduğunu öğrenebilirsiniz (aslına bakarsanız Kasım 2013'te sadece Samanyolu Galaksisi içerisinde Dünya benzeri 8.8 milyar gezegen bulunuyor olabileceği ilan edildi). 

Bunlardan yola çıkarak hayallere dalabilir, sizden önceki nesilleri aklının ucundan bile geçemeyecek fikirler aleminde gezinebilir ve keşfedilmemişi keşfetme şevkini bulabilirsiniz.

Geldiğimiz yere, doğaya dönmek için teknolojiden kopmanız gerektiği safsatalarına kulak asmayın. Bilim ve teknoloji, sahip olduğunuz en büyük güç. 

Tek ihtiyacınız, birazcık merak ve o bilim-teknoloji potansiyelini, kinetik enerjiye çevirmek.

Gerisi kendiliğinden gelecektir.

Bilimle kalın.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 9
  • Muhteşem! 2
  • Bilim Budur! 2
  • İnanılmaz 1
  • Umut Verici! 1
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • Merak Uyandırıcı! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 13/07/2020 14:49:30 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/4131

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Reklamı Kapat
Güncel
Öğrenme Alanı
Kozmik Mikrodalga Arkaplan Işıması (Cmb)
Nöron
Yumurta
Bebek Doğumu
Sağlık Personeli
Uçma
Dünya Sağlık Örgütü
Dünya
Hücre
Makina
Hız
Jeoloji
Cinsellik
Mitler
Evrim Teorisi
Teyit
Gelişim
Yiyecek
Çocuk
Beslenme Davranışları
Evrim
Bilgi
Sperm
Hayvan Davranışları
Daha Fazla İçerik Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Reklamı Kapat
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“En az sorgulanan varsayımlar, genellikle en çok sorgulanması gerekenlerdir.”
Paul Broca
Geri Bildirim Gönder