Dişiler Neden Genellikle Çok Eşlidir?

Yazdır Dişiler Neden Genellikle Çok Eşlidir?

Doğada dişilerin üreme zamanında birden fazla erkekle çiftleşmesi (poliandri; dişilerde çok eşlilik) çok yaygın olarak görülen bir durumdur. Bu durum enerji tüketimi açısından masraflıdır, çünkü yuvadan çıkıp çiftleşecek eş veya eşler aramayı gerektirir. Çoğu türde aslında tek bir erkeğin spermleri, verilecek yumurtaları bir batında döllemeye yeter ve dişiler ömür boyu aynı erkekle çiftleşerek de aynı sayıda yavru üretebilir. O zaman türlerin çoğunda dişiler neden birden fazla erkekle çiftleşmeyi seçer?

Dişilerin çok eşli olması pek çok türde baskın olarak gözlendiğine göre, evrimsel açıdan nedenini anlamak için bu özelliğin uyum başarısıyla ne kadar ilişkili olduğuna bakmak gerekir. Uyum başarısı, bir bireyin üreme ve hayatta kalma başarısıdır. Belirli genlere sahip bir genotipin (birey) hayatı boyunca diğer genotiplere oranla bir sonraki nesile yavru bırakmada ne kadar başarılı olduğuyla hesaplanır. Tüm bireylerin nihai amacı, yaşamak ve üreyerek genlerini aktarmaktır.

Bu bağlamda, çok eşli olmanın aslında dişinin ömür boyu yavru üretimini dolayısıyla uyum başarısını arttırdığı bulundu. Böcekler üzerinde yapılan yaklaşık 120 çalışmanın sonuçlarını derleyen bilim insanları, çok eşliliğin uyum başarısını net olarak %30 – 70 oranında arttığını saptadılar. Yani ömür boyu vereceği yavru sayısı, tek bir erkekle çiftleşmediği sürece artar. Bu çalışmalardan birine örnek, meyve sinekleri üzerinde yapıldı. Sineklerin dişilerini 3 gruba ayırıp; birinci grubun bir gün sadece aynı erkekle bir kez çiftleşmesine, ikinci grubun birden fazla gün aynı erkekle birden fazla çiftleşmesine, üçüncü grubun ise birden fazla gün farklı erkeklerle çiftleşmesine izin verildi. Daha sonra bu dişilerin yavru sayısı ve yavrularının ömür uzunluğu ölçüldü. Sonuç olarak beklendiği üzere birden fazla aynı ya da farklı erkeklerle çiftleşen dişilerin daha çok yavrusu olduğu ve yavruların daha uzun hayatta kaldığı bulundu. Dahası, farklı erkeklerle çiftleşen dişilerin yumurtalarından çıkan ergin birey sayısı, aynı erkekle çok kez çiftleşen dişilerinkinden daha fazlaydı. Yani farklı erkeklerle çiftleşmek net olarak yavru verimini attırdı. Benzer deney düzenekleriyle benzer sonuçlar lepisteslerde, kafadanbacaklılarda ve kırlangıçlarda da bulundu. Her seferinde dişiler farklı erkeklerle çiftleşince yavru sayıları arttı ya da yumurtlama süreleri hızlandı.

Pek çok türde yavru verimini arttıran mekanizmaların neler olduğu henüz tam olarak bilinmiyor. Olası etkenlerden biri spermlerle aktarılan seminal sıvının içerdiği proteinlerdir. Bazı proteinler aktarıldığında yumurtlamayı hızlandırır ve/veya yumurta sayılarını arttırır. Diğer bir etken, seminal sıvı besin açısından zenginse, daha çok çiftleşme sonucu elde edilen bolca besin daha çok yavru sahibi olmayı sağlamasıdır. Diğer bir olasılık ise aynı erkeğin aynı dişiden daha çok yavru sahibi olmamayı tercih etmesi, yumurta verimini azaltmak için kendi sperm ya da seminal sıvı içeriğini azaltıp gereksiz sperm tüketimden kaçınması olabilir. Çünkü dişilerden ziyade erkekler daha çok partnerle çiftleşme eğiliminde ve her çiftleşmede kullanacağı semen miktarını iyi ayarlamalıdır.

Kaz ailesi. Kazlarda ömür boyu tek eşlilik görülür. Bir çalışmaya göre ömür boyu tek eşli olmak kuşlarda agresif davranışları azaltıyor. Tek eş, az stres!

Kuşların çoğunluğunda çok eşlilikten ziyade sosyal tek eşliliğin (monogami) olduğu düşünülürdü. Çünkü türlerin neredeyse yüzde doksanında dişi ve erkek yuvayı beraber yapar ve yavrulara beraber bakarak ömürlerini tamamlarlar. Fakat gelişen moleküler genetik teknikleri sayesinde yapılan babalık testleri ortaya çıkardı ki monogamik olduğu bilinen dişilerin yavruları aslında sadece yuvadaki eşlerinden değil. Yani tek eşli olduğu sanılan bazı kuş türlerinde bile dişiler aslında eşlerini aldatarak çok eşli olmayı sürdürür. Dişi kuşlar sosyal olarak tek bir eşe bağlı olabilirler, ama her zaman daha iyisinin dışarıda bir yerde, özellikle komşu yuvada olduğunu da göz ardı etmezler. Komşu dişinin seçtiği erkek neden daha iyi olmasın. Örneğin mavi baştankaralarda, yuvadaki yavruların yaklaşık yarısı komşu yuvalardaki babalara aittir.

Mavi baştankara. Türkiye'nin hemen her bölgesinde bulunur. Fotograf: Hasan Sevgili

Aldatmanın dişi kuşa avantajı öncelikle yavrularının genetik çeşitliliğini arttırmak, dolayısıyla hastalıklara daha dirençli yavru topluluğuna sahip olmaktır. Öte yandan yuvada kuşlara daima bakacak bir erkeğin varlığını da garantilemiş olur. 10 yıl boyunca Şeysel bülbüllerinin yavrularına babalık testi yapan bir grup, adadaki kuşların %40 oranında yuvadaki babadan değil başka erkeklerden olduğunu buldu. Dahası başka erkeklerden olan yavruların hastalıklara daha dirençli olduğunu gözlediler. Pek çok türde dişiler çiftleşme sonucu topladıkları spermleri depolarlar. Şeysel bülbülleri bu türlerden biri, ama onlarda fazlası var. Dişiler depoladıkları spermlerden hangilerinin hangi yumurtaları ne zaman dölleyeceğine karar verebiliyor. Çalışmalar gösterdi ki sosyal partneri dışındaki çiftleşmelerden elde ettikleri spermleri üreme sezonunun ilk yavrularını vermek için kullanıyorlar. Bu yavrular diğerlerine göre daha uzun yaşıyor ve daha dirençli olmayı sağlayan iyi genlerin popülasyonda artmasını sağlıyor.

Çok eşli olmak dişinin yavrularına ve kendi uyum başarısına yarar sağlarken pek çok zararı da beraberinde getirir. Farklı erkeklerle çiftleşmek dişilerin hastalık taşıyan bireylerle daha yüksek olasılıkla karşılaşmasına neden olur. Eş arama sırasında avcılara yem olma riski artar, daha çok enerji harcarlar ve cinsel şiddet sonucu fiziksel darbelere maruz kalırlar. Cinsel şiddet pek çok türde rastlanır. Kazançlı Çok Eşlilik (Convenience Polyandry Hypothesis) teorisine göre cinsel şiddet çok eşliliğin evrimleşmesinde rol oynar. Teoriye göre çiftleşmek isteyen agresif erkekleri geri çevirmek ve savaşmak maliyetlidir, bunun yerine dişi itiraz etmeden onlarla çiftleşir. Kendisiyle zorla çiftleşmeye çalışan erkeklere karşı koyarken yaralanan ve hatta ölen dişilerin yerini, kendi seçimiyle çok erkekle çiftleşen dişiler almıştır. Çok eşliliğin en iyi bilinen zararı ise dişilerde kısalan ömürdür. Özellikle böceklerde çok eşliliğin bu etkisi neredeyse kaçınılmaz. Daha çok çiftleşen dişiler az ya da hiç çiftleşmemiş dişilere göre çok daha kısa yaşarlar. İnsanlarda ise daha çok çocuk sahibi olan kadınların daha uzun yaşadığı fakat erken yaşta çocuk sahibi olmanın ömür uzunluğunu kısalttığı saptanmıştır. Çalışmaya göre ortalama bir hesapla 25-30 yaşından sonra yapılacak 3 çocuk ömrünüzü uzatabilir.

Himalayalar, Tibet.

Yakın atalarımız primatlarda türlerin yalnızca %15’i tek eşli olarak bilinir, genellikle gibonlarda gözlenir. Özellikle dişilerin vücut bakımından daha büyük olduğu primatlar, goril, orangutan, şempanze ve özellikle bonobolar çok eşlidirler. Çok eşlilik insanlarda yaygın değilsede, kültürel anlamda yaşamın bir parçası olduğu insan toplulukları neredeyse dünyanın her bölgesinde var. Fakat özellikle Çin, Moğolistan, Sri Lanka ve Hindistan gibi doğu kültürlerinde açıkça gözlenir. Antropologların araştırmalarına göre özellikle avcı-toplayıcı toplumlarda çok eşliliğin yaygın olması bu grupların atalarımıza daha yakın olduğunu göz önüne alarak ilkin insansılarda da çok eşliliğin yaygın olabileceğini gösterir. Evrimsel açıdan insanlarda çok eşliliği günümüz şartlarında tartışmak zor. Örneğin Asya ülkelerinde kadınların çok eşli olması kıt tarım arazilerini aile içinde bir arada tutmak istemeleriyle bağlantılıdır. Bütün kardeşlerin aynı kadınla evlenmesi, ailenin sahip olduğu arazilerin bozulmadan ve bölünmez kalmasını sağlar. Fakat bu evrimsel biyolojinin konusu değil, coğrafyanın kültürleri nasıl geliştirdiğini inceleyen beşerî coğrafya biliminin işidir. Ancak kadınlarda baba olacak eşi seçerken gözlenen davranışlarda şüphesiz çok eşliliğin kalıntılarına rastlanabilir. Genç kuşakların kısa süren ilişkileri, çabuk biten ilgileri, azalan hormonlar ve bu hormonların yeni bir ilişkiyle tekrar canlanması bu olası kalıntıların etkileri olabilir.

Ana görsel: Hint Mahabharata destanından Prenses Draupadi ve 5 kocası, Pandavas kardeşler

Kaynaklar ve İleri Okuma:

  1. Animal Behaviour
  2. PNAS
  3. PLOS
  4. Biology Letters
  5. Behavioral Ecology
  6. Nature
  7. Science Daily
  8. The Atlantic
6 Yorum