Geleneksel Halk İlaçlarında Primatların Yeri: Genel Bakış

Yazdır Geleneksel Halk İlaçlarında Primatların Yeri: Genel Bakış
Bu makalemizde sizlerle primatların, yani insanların da içerisinde bulunduğu taksonomik takımın insan haricinde kalan üyelerinin, insanların geliştirdiği ilaçlar ve bu ilaçların testinde ne şekillerde kullanıldığı ve bunların türler üzerinde yarattığı tehlikeler ve tehditleri anlatmaya çalışacağız. Yazımızın sonundaki kaynağımız olan makalenin çeviri derlemesi olan ve eski bir yüksek lisans dersimizin ödev konusu olan bu makale, umuyoruz ki tüm okurlarımıza faydalı olacaktır.

Öncelikle, bazı genel gerçekleri sıralayarak konuya giriş yapalım:

  1. Doğa ve Doğal Kaynakların Korunması için Uluslararası Birlik (IUCN) Tehdit Altındaki Türlerin Kırmızı Listesi kıstaslarına göre Primat türlerinin neredeyse %50’si yok olma tehlikesi altındadır. Bunun nedeni kısmen insanlar tarafından primatların tüketimidir. Avlanma nedenleri bölgelere göre değişiklik göstermektedir. Bir bahane bu hayvanlardan elde edilen ürünlerin tıbbi ya da mistik değerleridir.

  2. Bu raporda, primatların geleneksel halk ilaçlarında ve bunun yanında yerel inançlarıyla ilişkili olarak dünya çapında kullanımlarına genel bir bakış sunulmuştur. Primatların korunmasını ilgilendiren bazı önemli sorular ele alınmıştır.

  3. Sonuçlar ortaya çıkartmıştır ki en azından 38 cinse ve 10 familyaya bağlı 101 primat türü geleneksel halk uygulamalarında ve büyü-dini ritüellerde dünya çapında kullanılmaktadır.

  4. Rapor edilen 101 primat türünün, 12 türü kritik derecede tehlikede, 23 türü tehlikede, 22 türü korunmasız, 7 türü tehdit altında olmaya yakın, 36 türü en az endişelenilen ve bir türü yetersiz veri altında IUCN Kırmızı Listesinde sınıflandırılmışlardır. Dahil edilme nedenleri onların ilaç olarak kullanımlarıyla ilişkili olarak olmamasına rağmen, tüm türler aynı zamanda Vahşi Fauna ve Floranın tehlike altındaki türlerde Uluslararası Ticaret Kongresi Ekleri I ya da II içinde dahil edilmişlerdir.

  5. Primatların geleneksel ilaçlarda yaygın kullanımı primat korunmasının yanı sıra sosyo-kültürel etkenleri ilgilendiren ihtiyaçları anlamamızdaki öneminin kanıtı niteliğindedir.



Giriş

İnsanoğlu ve vahşi hayat 1000 yılı aşkın bir süredir, bir çok farklı şekilde beraber varlıklarını sürdürürken birbirleriyle iletişime geçmektedirler. İnsanlar ve insan olmayan primatlar arasında biyolojik, filogenetik ve davranışsal örtüşmeler nedeniyle iki grup arasındaki ilişkiler özel bir öneme sahiptir. Bizim evrimsel kuzenlerimiz olan, insan olmayan primatlar insan mitolojilerinin, beslenme düzenlerinin ve bilimsel kavramlarının tamamlayıcı kısımlarını oluştururlar. Bu yüzden bir çok kültürde primatların önemli kültürel değerlere sahip olması çok da şaşırtıcı gelmemelidir. Primatlar her zaman animist toplulukların sembolik sınıflarının dâhilinde önemli etnozoolojik bir role sahiptir ve sıklıkla insan özellikleri taşıyarak ya da tanrı figürleri ile tablolarda veya diğer sanatsal eserlerde tanımlanırlar.





Asya, Afrika ve Amerika’da, bazı primat türleri için bir derece de olsa korumayla sonuçlanan birkaç tarımsal, dini ve kültürel uygulama söz konusudur. Diğer taraftan günümüzde çoğu tür doğrudan ya da dolaylı olarak insan aktiviteleri sonucu tehdit altındadır. Primatlar en çok eziyet gören hayvanlar arasındadır. Acımasızca etleri ve postları için avlanırlar, ürünleri çaldıkları gerekçesiyle bir zamanlar evleri olan tarlalarda vurulurlar. Gıda amaçlı avlanmanın yanında primatlar aynı zamanda tıbbi amaçlar için de öldürülürler. Bazen büyük kediler ve balıklar için yem olarak da kullanılırlar. Kıvırcık maymunlar Lagothrix sp. ve örümcek maymunlar Ateles sp. en çok hedefte olan türlerdendir. Üstelik Amazonların genelinde çoğu turist dükkânında maymun derisinden yapılan şapkaların ve maymun dişleri, kafatası, kemikleri, elleri, ayakları ve kuyruklarından yapılan kolyelerin satıldığı gözlemlenmiştir. Bayağı sayıda primat türü evcil hayvan olarak tutulmaktadır ve az sayıda olanı kurtarılmıştır ve yeniden vahşi hayata geri kazandırılmışlardır.





Bu bağlamda, insan olmayan primatların insan algısı sıklıkla çelişkilerden biri olarak karşımıza çıkar. Bazı kültürlerde (örneğin Bhutan, Hindistan ve Nepal Hindularında) primatlar kutsaldırlar, Çin ve Japonya gibi ülkelerde kurnaz ve sinsi mistik yaratıklardır. Dünyanın geri kalanında geçimini çiftçilikle sağlayan bir gruba da maymunlar, tarla haşerelerini temsil etmeleriyle yakındırlar. Birçok kültürde görüşlerinin birbirleriyle çakışmasıyla hem yaratıklara duyulan sevgi ve nefretin sonucu olarak tapınaklarda tapıldıkları gibi hemen dibindeki bir çiftlikte öldürülebilinmektedirler. Bir çok yerde kültürel hoşgörü tek başına primat türlerini korumaya yetmektedir. Bu bakış açıları ve sınırlamalarla primatların korunmasına çalışılmalıdır.

Hayvan türleri arasında sıklıkla geleneksel halk ilaçlarında primatlar kullanılmaktadır. Halk uygulamalarındaki rolleri dünya çapında farklı sosyo-kültürel içeriklerde rapor edilmiştir. Primatlardan elde edilen tıbbi ürünlerin neden olduğu koruma riskleri çeşitli yazarlar tarafından tartışılmaktadır, özellikle tehlike altındaki türlerde risk daha üst düzeydedir. Bu türlerden bazıları için, tıbbi nedenlerden dolayı avlanma aynı zamanda primatların gelecekte hayatta kalma yetenceklerini de etkilemektedir. Bu bağlamda, primatların etnomedikal kullanımı tüm dünyada koruma stratejileri belirlenirken tartışmaya açılmalıdır.

Birçok kültürün geleneksel halk ilaçlarında geniş bir yer bulan primatlar sıklıkla göz ardı edildi, geniş çapta onların ilaç olarak kullanıldığına dair kanıtların olmasına rağmen. Bu tür etkenler bilinen primat populasyonlarında bir azalışa neden olduğundan dolayı, bu hayvanların uygulamalardaki özel etkileri ve onların kullanımının detaylarının anlaşılması geliştirilmesi gereken elzem bir durumdur. Etkilenen türler için daha gerçekçi ve uygun koruma stratejilerin geliştirilebilmesi için bu tür bilgiler önem arz etmektedir. Bu çalışmada geleneksel halk ilaçlarında dünya çapında primat kullanımına genel bir bakış sağlamanın yanında tedavi maksadıyla kullanılan türlerin belirlenmesine katkı sağlanması amaçlandı. Türlerin korunmasıyla alakalı bazı önemli sorular gündeme getirildi: 

i. Kaç adet ve hangi primat türleri dünya üzerinde halk ilaçlarında kullanılıyor?
ii. Faydalanılan türlerin korunması ne durumdadır?
iii. Koruma ve halk sağlığı için zooterapi gereksinimi nelerdir?



Yöntemler
Geleneksel halk ilaçlarında kullanılan primatların çeşitliliğini incelemek amacıyla ulaşılabilen tüm kaynaklar ya da primat kaynaklarına bağlı halk tedavileri raporları araştırıldı. Sadece tür seviyesinde tanımlı olanlar ele alındı. Primat Uzman Grup’a göre geliştirilmiş olan yayınlardan bilimsel isimleri sağlandı. Primat türlerinin korunma durumu, Tehdit altında olan türlerde Uluslararası Ticaret Kongresi (CITES) ve Doğa Korunması için Uluslararası Birlik (IUCN) izlendi. Primat türleri, aile isimleri, kullanılan hayvan kısımları ve kayıt altına alınmış ülkeler üzerine bilgileri içeren bir veri tabanı oluşturuldu.



Sonuçlar ve Tartışma


Geleneksel Halk İlaçlarında Kullanılan Primat Türlerinin Çeşitliliği
Dünyanın çoğu kısmında, primatlar insan tüketimi içn öldürülmektedir. Avlanma nedenleri bölgeye göre değişiklik arz etmektedir. Bu hayvanlardan elde edilen ürünlerin tıbbi ve mistik değerleri bu nedenlerden sadece biridir. Bu çalışma tıbbi nedenler ya da büyü ile dini uygulamalarla ilişkili kullanılan 38 cins ve 10 familyaya bağlı en az 101 tür olduğunu ortaya çıkartmıştır. En geniş tür sayısı ile Cercopithecidae ailesi (52 tür) rapor edilmiştir, bunu Cebidae ailesi (15) ve Loridae ailesi (7) takip etmektedir. Toplamda 47 tür tıbbi nedenler için kullanılırken, 34 türü batıl inançlar ve büyüsel ya da dini uygulamalar ile ilişkilidir ve 20’i her iki amaç altında karşımıza çıkar. 







Geleneksel halk ilaç uygulamalarında primatların kullanımı geniş çaptadır. Çoğunlukla Latin Amerika, Afrika ve Asya’da olmak üzere 51 ülkede rapor edilmiştir (Tablo 1). Primat coğrafyasının dağılımının tropiklere doğru geniş çapta sınırlandırılmış olması pek de sürpriz değildir. İnsan ve insan olmayan primatlar belli sayıda bağı paylaşıyorken en basit düzeyde coğrafya sayesinde bir ayrım söz konusuydu. Benzer bölgelerde insan kültürlerinin çeşitli çerçevede primatlar av malzemeleridir ve değişik insan ihtiyaçları için insanlar tarafından yakalanırlar, bu ihtiyaçlar geleneksel ilaçlarda malzeme olarak kullanılmasından biyomedikal araştırmalarda denek olarak kullanılmasına kadar genişletilebilir. Geleneksel halk ilaçlarında kullanılan türlerin çoğu Eski Dünya’dan (%68), bunu Yeni Dünya (%19) ve Madagaskar (%10) takip eder. Neotropik bölgede yüksek bir primat tür çeşitliliği olmasına rağmen sadece türlerin %14 kadarının geleneksel halk uygulamalarında kullanıldığı görülmektedir. Afrika ve Asya’da, primat türlerinin sırasıyla %32 ve %59 kadarı kullanılmaktadır (Tablo 1). Ancak Latin Amerika’daki çoğu ülkede zooterapi kapsamında yayın yapan az sayıda yayın olması nedeniyle bu bölgede kayıt edildiğinden çok daha fazla hayvan türünün gerçekte kullanıldığını varsayabiliriz.


Tıbbi Kullanımlar
Bazen primatların bütün bedeni geleneksel ilaçlarda kullanılabilir, fakat daha sık olarak post, bacaklar, yağ, gözler, safra, kan, safra kesesi, iç organlar, kemik, kas, beyin ve kafatası gibi hayvanların çeşitli kısımları kullanılmaktadır. Benzer bir yönelim geleneksel halk ilacında diğer omurgalılar için gözlemlenmektedir. 
Dünyada primatlardan elde edilen zooterapik ürünler geniş bir çeşitlilikte sağlık sorunlarını tedavi etmek maksadıyla kullanılırlar. En az primat türlerinin %30’unun bir hastalıktan fazlasını tedavi etmede kullanılmaktadır. Çok yönlü türler arasında yer alan Ateles chamek, Cebus apella, Cercopithecus mona, Macaca mulatta ve Trachypithecus pileatus altıdan fazla tıbbi kullanımı vardır.  Tablo 2 örnek türlerin derman olduğu hastalıkları özetlemektedir. Bunların haricinde primatların enerji içeceği olarak alkol içerisinde kullanımı da yaygındır.






Tablodaki kısaltmalar şu şekildedir: LC (=Least Concern), az endişe duyulan; NT (=Near threatened), tehlikeye yakın; VU (=Vulnerable), savunmasız; EN (=Endangered), tehdit altında; CE (=Critically endangared), Kritik düzeyde tehdit altında.


Efsaneler ve Büyüsel ya da Dini Kullanımlar
Vahşi hayvanlar çeşitli şekillerde kültürel ve dini festivaller ve törenlerin tamamlayıcı bir parçasını oluştururlar. Bunların bazıları halkın ve komünitelerin sağlığını iyi yönde yükseltmeyi amaç etmişlerdir. Bazı ayinlerin ve festivallerin yapılışı esnasında örneğin özel olarak vahşi hayvanlar kurban edilebilirler. Farklı ülkelerin inançları doğrultusunda primatlar genel olarak efsanelerde yer bulmuşlardır ve aynı zamanda büyüsel ya da dini ayinlerde kullanılmışlardır. Tablo 3 batıl inançlarla alakalı bir şekilde yer bulmuş ya da büyüsel ve dini amaçlar için kullanılan türlerden birkaç familya ve örneği özetlemektedir.
Birçok primat büyüsel ya da dini amaçlar için öldürülmesine karşılık bazı durumlarda halkların inançları korumacı bir bakış açısı sağlayarak olumlu bir yönde etki sağlayabilir. Primat avının yasak olmasının nedenleri çeşitli olabilir, fakat sıklıkla din üzerine bu yasaklar gelmektedir. İslam, Hinduism ve Budizm kendi dinlerine inananların primat yemesini ya da öldürmesini yasaklayan çeşitli kısıtlamalar ya da inanışlara sahiptirler. 






Sağlık Konusunda Endişeler
Türler ve kişiler üzerinde direk etkilerinin yanı sıra, medikal hayvanların ticareti ve kullanımı hem insanları hem de vahşi hayatı etkileyecek hastalıkları yayabilir. Çeşitli bulaşıcı hastalıklar, örneğin zoonozlar, hayvanlardan insanlara geçebilir. Mesela kemik ve safra içeren çeşitli organ ve dokular Salmonella enfeksiyonunun kaynağı olabilmektedir. Hayvansal ürünlerin toksin ya da alerjik tepkime olasılıkları da düşünülmelidir. 

Yabani hayvanlardan ya da yabani hayvan parçalarından elde edilen çoğu ilacın etkisi bilimsel olarak çalışılmamış ve ispatlanmamıştır, bunların çoğu vakada tesiri şüphelidir. 



Koruma Gereklilikleri
Sonuçlara göre belli sayıda primat türü geleneksel halk uygulamalarında dünya çapında kullanılmaktadır ve bu hayvanlar doğadan toplanmaktadır, bu durum primat korunmasının nasıl olması gibi konularda öneminin anlaşılmasında kanıt niteliği taşımaktadır. Medikal primatların sadece kırsal komünitelerde kullanılmadığı, kentsel çevrelerde de yaşayan insanlar tarafından da kullanıldığı görülmektedir. Medikal hayvanların ticareti kentsel alanlarda sömürülmeye müsait olduğundan önemli bir husustur ve primatlar da istisna değildirler. 
Rapor edilen 101 primat türünün, 12 türü kritik derecede tehlikede, 23 türü tehlikede, 22 türü korunmasız, 7 türü tehdit altında olmaya yakın, 36 türü en az endişelenilen ve bir türü yetersiz veri altında IUCN Kırmızı Listesinde sınıflandırılmışlardır. Dâhil edilme nedenleri onların ilaç olarak kullanımlarıyla ilişkili olarak olmamasına rağmen, tüm türler aynı zamanda Vahşi Fauna ve Floranın tehlike altındaki türlerde Uluslararası Ticaret Kongresi Ekleri I ya da II içinde dâhil edilmişlerdir

Günümüzdeki araştırmalar, primatların kullanımının çoğu kültürün tamamlayıcı unsuru olduğunu ortaya sermektedir, bu hayvanlar dünyanın neredeyse her yerinde tedavi uygulamalarında önemli bir role sahiptirler ve bu da bize koruma çabaları düşünüldüğünde ne yapılması gerektiğinin tartışılmasını zorunlu kılar. 

Çeviren ve Hazırlayan: Gürhan Öztürk (Evrim Ağacı)

Orjinal Makale ve Ana Kaynak: 
  1. Alves, R., Souto, W., Barboza, R., Primates in traditional fol medicine: a world overview, Mammal Rev. 2010, Vol. 40, No. 2, 155-180 
6 Yorum