Evrim Ağacı ve Soy Ağaçları: Dünya'daki Her İnsan ve Her Canlı Aslında Kuzeninizdir!

Yazdır Evrim Ağacı ve Soy Ağaçları: Dünya
Çoğu insan için Evrim Teorisi'nin tartışmaya yer bırakmaz şekilde ortaya koyduğu türler arası kuzen-ata ilişkişi, anlaması güç kavramlardan birisidir. Halbuki sadece kendi ailelerimize bile bakarak bu evrimsel olguyu algılamamız mümkündür. Bu makalemizde, türler arası akrabalık ilişkilerinden ziyade, tür içerisindeki akrabalık ilişkilerine odaklanacağız. Bu makaleyi, buradaki makalemiz gibi bazı diğerleriyle birleştirerek analiz edecek olursanız, var olmuş, var olan ve var olacak tüm türlerin birbirleriyle nasıl akraba olduğunu anlamanız mümkün olacaktır. Gelin şimdi sizi soy hattınız içerisinde son derece ilginç bir yolculuğa çıkaralım. Bu süreçte, evrimsel biyoloji ile ilgili birçok kavramı analiz etme ve anlama fırsatı bulacağınızı umuyoruz. Hikayeyi birinci tekil şahıs olarak anlatacağız, çünkü bu hikaye Wait But Why isimli bilim sitesinin kurucusu Tim Urban'ın soy ağacı tarihine yaptığı bir yolculuğa dayanıyor. Ondan öğreneceğimiz çok şey var, dolayısıyla hemen başlayalım:


Büyüklerimden yalnız 89 yaşındaki babaannem hayatta: Nana...

Yakın zamanda Nana’yı ziyarete gittim. Yüksek sesle kendimden bahsetmek, internet tarayıcı penceresini büyüterek “bozuk makinesini” tamir etmek, ortalıkta koşturan ufaklıkları sakinleştirmek ve döneceğimiz yere hala 1 kilometre olduğu halde onu sol şeride geçirmekle zamanımızı geçti.  Öte yandan bu ziyareti hayatımda yeterince yapamadığım bir şeyi yapma fırsatına çevirdim: Ailemiz hakkında sorular sormak. 

Sizi bilmiyorum ama oldukça eminim ki büyükanne ve büyükbabalarınıza hayatları hakkında ve onların anne/babalarının hayatları hakkında yeterince soru sormuyorsunuzdur. Hepimiz o kadar kendi içimize gömülmüş bir halde yaşıyoruz ki hayatlarımızın kaynağını sorgulamayı unutuyoruz.  Dünya tarihi hakkında veya bir ülkenin tarihi hakkında merak ettiğimiz her şeyi öğrenmek için Google’ı kullanabiliyoruz ama yeterince iyi bilmemiz gereken kendi kişisel tarihimiz ancak sorular sormakla öğrenilebilir. 

Hayatını birlikte geçirdiği herkes öldüğü için Nana, kendisini “Mohikan’ların sonuncusu” olarak tanımladı. Eşi, kardeşleri, kuzenleri, bütün arkadaşları gitmişti. Bunun bütün zamanların en moral bozucu gerçeği olması bir tarafa, ailemin geçmişiyle ilgili her şeyin, bütün hazinenin, 89 yıllık yaşlı bir beyinde olması ve bunu yeterince kurcalamazsam tüm bilgilerin sonsuza kadar kaybolacağı gerçeği benim için sarsıcı bir uyarı alarmı oldu.

Ben de bu ziyaretimde sorular sormaya başladım.

Nana’nın keyfi kaçmıştı.

Ama hikayelerin içine dalması yalnızca birkaç dakika aldı ve sonraki 3 saatini oldukça odaklanarak geçirdi.

Çocukluğuyla ilgili şimdiye kadar bildiklerimden çok daha fazlasını öğrendim. Büyükannem ve dedemin Büyük Buhran zamanında (1930’lar) büyüdüklerini biliyordum ancak; toprak sahibinin, bir anne ve çocuğunu açlıktan ölme, soğuktan donma pahasına sokağa attığını ve yine zor şartlarda yaşayan diğer komşuların yapabildikleri birkaç kuruş yardımlarla bir ay daha oda kiralayabildikleri gibi inanılmaz detayları ilk kez duydum. 

Büyükannemin büyükleri hakkında da çok şey öğrendim. Temel bilgilere sahiptim ama onları benim için ilk kez gerçek insanlar yapan şey, detaylardı. Üç tanesi New York yetimhanesinde büyümüştü. Dördüncü, 15 yaşlarında her şeyini Latvia’da bırakıp tek başına bir gemiyle Atlantik’i geçmiş, New York’ta bir şekerci dükkanında çalışmaya gitmişti.

Letonya’dan gelen ve son yıllarında ailesiyle birlikte yaşayan büyükannemin büyükannesi hakkında ilk kez bir hikaye duyuyordum ve belli ki tam bir karakterdi. Neyse ki, 1941’de Nazi kampı Holocaust’ta (Büyük Soykırım'da) dört oğlunun birden öldürüldüğünü öğrenmeden birkaç ay önce vefat etmiş.

Bunların hiçbirini bilmiyordum. Büyük büyükannemin dört kardeşinin Holocaust’ta öldürüldüklerini nasıl bilmezdim? Şimdi ilk kez baba tarafından büyük büyükanne/babalarım ve onların büyüklerinin belirgin karakterli karmaşık ve gerçek insanlar olduklarını biliyorum ve şimdiye kadar hayatımı onlar hakkında hiçbir şey bilmeyerek geçirdiğime inanamıyorum.  

Şimdi, en azından bu insanların kimler olduklarını bilerek öğrenme tahtasına bir çizik attığım için mutluyum ama şimdi diğer gri insanlar için üzülüyorum:



Tüm bunlar soyağacı üzerinde düşünmeme sebep oldu ve kavram olarak soyağacının ne kadar büyüleyici bir şey olduğunu da fark etmemi sağladı. Eğer aile soyağacımı gittikçe yukarı doğru uzatmayı denersem ne olur? Tam olarak dördüncü kuzenim kim ve kaç tane daha kuzene sahibim ve tüm bu insanlar şu an nerede? 2300’lerden bir çocuğu duymak ne kadar acayip olurdu, ben de bu çocuğun soyağacında yüzlerce kat yukarıda, birkaç yüz katta kendi üstünde bulunan eski moda görünen bir dostu mu olacağım?


Geçmiş: Sizin Soy Koniniz

Hadi geçmişten başlayalım ve soyağacımızda ya da benim tabirimle Soy Konisi’nde yukarı gittikçe neler olacağını görelim:



Üst kuşaklara gittikçe sevimli bir kalabalığın oluşmaya başladığını görebilirsiniz. En üstte sizin 5. dereceden büyükbaba ve büyükanneniz olan 128 kişi bulunuyor, diğer bir deyişle büyükanne ve büyükbabalarınızın büyükanne ve büyükbabalarının, büyük büyükanne ve babaları. Burada fark ettiğim en önemli şey bu kadar yakın zamanda bu derece çok akrabaya sahip olmuş olmanız. Tahminen bir nesil 25 – 30 yıl sürüyor yani bu insanların büyük çoğunluğu 1800-1825 yıllarında sizle aynı yaştalardı. Yani 19. Yüzyılın başlarında dünya 128 tane birbirini hiç tanımayan ancak birbirlerinin hayatına girip sizin genlerinizde 1/128 söz sahibi olacak yabancıya ev sahipliği yapıyordu. 

Bu insanlar neredeydi? Hangi ülkelerde yaşadılar? Hayatları boyunca neler yaptılar? Yaşamları boyunca hangi trajedilere katlandılar ve hayatlarındaki en büyük başarıları neydi? Bu diyagramdaki gibi olan ebeveyn – çocuk ilişkileri nasıldı? Diyagramdaki 252 üvey bağlantılarından hangileri yakın ve sevgi dolu, hangileri hiddetli ve çekişmeliydi? 

200 yıllık soyunuzu gösteren bu diyagramda bana en çılgınca gelen şey, hepsi en az bir tane kritik sevişme ve büyük ihtimalle büyük kısmı çok derin bir aşk içeren 127 tane romantik ilişki içermesi. Siz 200 yıllık kısa bir süre için 127 büyük aşkın ürünüsünüz. 

Peki, bu konu hakkında çok gerginim ama daha geriye gitmek için son bir denemede daha bulunacağım: Daha da geriye gitseydik ne olurdu? "Büyük ebeveynlerinizin" sayısı şu şekilde artardı:

• 8 nesil geride: 256 büyük ebeveyn
• 9 nesil geride: 512 büyük ebeveyn
• 10 nesil geride: 1024 büyük ebeveyn
• 11 nesil geride: 2048 büyük ebeveyn
• 12 nesil geride: 4096 büyük ebeveyn

12 nesil geriden bahsederken kimlerden söz ettiğimizin farkında mısınız? Büyük büyük büyük büyük büyük büyük büyük büyük büyük büyük büyük ebeveynlerinizden! Ya da büyük büyük ana-babanızın, büyük büyük ana-babalarının, büyük büyük ana-babalarının, büyük-büyük ana-babalarından! Evet, bu iş tamamen kontrolden çıktı. Bu sayılar, bir öncekinden sadece 5 nesil daha geriye gidiyor ve şu çılgınlığa bir bakın!

12 nesil öncesinde, sizin 10. nesil büyükanne ve babalarınız olan 4.096 insan var. Bunların çoğu yaklaşık 1600’lerin ikinci yarısında, Avrupa’da Aydınlanma çağının başladığı yıllarda sizin yaşlarınızdaydı. 

Bu sayılara baktığınızda birisinin yüzyıllar önce yaşamış çok ünlü bir kraliyet ailesinin soyundan geldiğini iddia etmesinin neden o kadar da etkileyici olmadığını anlayabilirsiniz. Yalnızca 300 yıllık bir süreyi kapsayan ve soyundan geldiğiniz şu binlerce insanı bir düşünün! En üst seviye muhtemelen kraliyetten birini içeriyordur, hatta ek olarak köylüler, bilginler, savaşçılar, ressamlar, hayat kadınları, katiller, akıl hastaları ve daha birçok insan burada ve daha gerisinde vardır. 

Sözün kısası, 12 nesil öncesine yakından bakarsanız, orada 4096 farklı insan olduğunu göreceksinizdir. Ayrıca unutmayın: Bunlardan sadece bir tanesini oradan koparırsanız, bugün hayatta olmazdınız! Ayrıca, bu rakamların üstel olarak büyüme şekliyle ilgili mantıksız bir şey bulunduğunu fark edebilirsiniz. Üç yüzyıl geriye gittiğimiz zaman 4096'ya ulaşıyoruz ve bu oranda devam edersek ata sayımız bu şekilde gidiyor:



Bu da bizi M.Ö. 1100 yılında 68 milyar ataya götürüyor. Bunun sorunlu olmasının sebebi, dünya nüfusunun bu şekilde gitmesi:


Peki, bunu nasıl açıklarız?

Soyağacı çöküşü adı verilen bir kavram ile. Soyağacı çöküşü, insanların onlara bir miktar veya çok yakın şekilde akraba olan birisiyle eş olduğu zaman gerçekleşiyor. Yani mesela, eğer iki kuzenin bir çocuğu olursa, o çocuğun sekiz değil, sadece altı büyük büyükbabası ve büyükannesi olacaktır. Veya başka bir ifadeyle, o çocuğun soyağacında doldurulmuş sekiz adet büyük büyükanne ve büyükbaba noktası vardır, fakat bu noktaların ikisi diğer iki noktanın aynısıdır.



Suratınızı ekşitmeden önce şu gerçeği kavrayın: Rutgers antropoloji (insanbilim) profesörü Robin Fox'a göre, tarihteki tüm evliliklerin %80'i, ikinci veya daha yakın kuzenler arasında yapılmış. 

Bunun sebebi, insanlık tarihinin çoğunda insanların hayatlarının büyük bölümünü aynı 8 kilometrelik yarıçap içinde geçirmiş olması ve aynı bölgedeki diğer insanların yakın veya uzak aile içinden olmaya eğilimli olmasıdır. Erkekler kur yaparken uzak ailelerinden kaçmak için, 8 kilometreden fazla uzağa yürümek zorundaydı ve uzun bir avlanma günü sonrasında bunu yapmak istemezsiniz.

Batı Dünyasında bu durum geniş ölçüde geçmişte kalan bir olgu, fakat dünyanın pek çok bölgesinde bu hâlâ yaygın bir yöntem. Örneğin, Orta Doğu ve Kuzey Afrika'nın çoğunda, bugünün evliliklerinin %50'sinden fazlası ikinci veya daha yakın kuzenler arasındadır.

Peki ya yukarıdaki 4.096 insan grubu? Bu noktaların bir miktarı şüphesiz aynıdır, yani birbirine uzak insanların gerçek sayısı büyük ihtimalle biraz daha düşüktür ve birkaç bin yıl önceki biri için, sahip olacakları 10. nesil ataların sayısı, 4.096'dan epey düşük olacaktır. Soyağacı çöküşünden dolayı, soyağacınızı geriye doğru genişletirseniz, daha küçük olmaya başlayacak ve bir elmas şekliyle sonuçlanacaktır:



Soy Konisi’nin en geniş noktası, çoğumuz için yaklaşık M.Ö. 1200 yılında olur, o sıralar soyağacımız toplam dünya nüfusunun yakınındaydı. O noktadan itibaren soyağacı çöküşü, yukarı doğru olan normal x2 çarpandan daha güçlü bir etmen haline gelir ve ağaç içeri doğru yaklaşır.


Günümüz: Yaşayan Akrabalarınız

Hepimizin parçası olduğu bu üreme çılgınlığında bugün, dünyadaki diğer insanlarla bağlarımız nasıldır?

Bunun hakkında düşünülecek en basit yol şudur ki, dünyadaki her yabancı sizin kuzeninizdir ve buradaki tek soru, onların size ne kadar uzak bir kuzen olduğudur. Kuzenlik derecesi (birinci, ikinci vb.) ortak bir ata bulmadan önce ne kadar geriye gitmeniz gerektiğine işaret eder. Birinci derece kuzenleriniz için ortak büyükbaba ve büyükannelere ulaşma amacıyla yalnızca iki nesil geri gitmelisiniz. İkinci derece kuzenleriniz için ortak büyük büyükbaba ve büyükannelere ulaşma amacıyla üç nesil geri gitmelisiniz. Beşinci derece kuzenleriniz için, ortak büyük büyük büyük büyük büyükbaba ve büyükannelere varana kadar altı nesil geriye gitmelisiniz. Çoğu insanın kuzen tanımları hakkında kafası karıştığı için ben ikinci derece kuzenin ne olduğunu gösteren küçük bir çizelge hazırladım.



Şimdi siz ve ikinci derece kuzenlerinizle ilgili olarak şunun farkına varabiliriz; 

A) Sizin anne babanız onların anne babalarının birinci kuzenidir. 
B) Siz, kardeş büyükanne ve büyükbabalara sahipsiniz ve 
C) Onların anne babaları sizin ortak büyük büyükanne ve büyükbabalarınızdır. 

Üçüncü derece kuzenler için her şey bir seviye yukarı çıkar – anne ve babalarınız ikinci derece kuzendir, büyükanne ve büyükbabalarınız birinci derece kuzendir, büyük büyükanne ve büyükbabalarınız kardeştir ve ortak bir büyük büyük büyükanne ve büyükbaba çiftine sahipsinizdir.

(Bütün bu kuzen çocuğu/kuzen torunu olma meselesi farklı nesillerde olmakla ilgilidir – bu yüzden sizin ikinci derece kuzeninizin çocuğu size bir derece uzak kuzen oluyor, çünkü sizden bir nesil uzaklıkta. Dedenizin birinci dereceden kuzeni de size iki derece uzak kuzen oluyor. Direkt iki, üç ya da dördüncü dereceden kuzeniniz sizinle aynı nesilde olmak zorundadır.) 

Sahip olduğunuz kuzen sayısı, uzaklık arttıkça katlanarak artar. Az sayıda birinci derece kuzeniniz olabilir, fakat muhtemelen yüzlerce üçüncü derece kuzeniniz, binlerce beşinci derece kuzeniniz ve bir milyondan fazla sekizinci derece kuzeniniz vardır.

Bu yazıyı hazırlarken bu konuya biraz takıntılı olduğum için kolları sıvamaya karar verdim ve bunun için bir formül buldum.

(n-1)*(2d)*(nd)

Bu formülde n, bir aile tarafından sahip olunan ortalama çocuk sayısıdır ve d toplam sayısını bulmak istediğiniz kuzen derecesidir. (Bu formülün açıklaması yazının altındadır.) (Dipnot: Şu anda kendimden çok etkilendim.)

Eğer aileniz çift başına ortalama iki çocuğa (n=2) sahipse, kaç tane üçüncü derece kuzene (d=3) sahip olduğunuzu bulmak için; (2-1)*(23)*(23)=64 olurdu.

Eğer ailenizde çift başına ortalama üç çocuk (n=3) düşüyorsa sahip olduğunuz dördüncü derece kuzenlerinizin sayısı (d=4); (3-1)*(24)*(34)=2592 olur.

Bu formülü kendi üzerinizde uygulamak zordur, çünkü n (geniş ailenizin sahip olduğu ortalama çocuk sayısı)’i bilmiyorsunuz, fakat kendi ülkenizdeki aile başına ortalama çocuk sayısı istatistiğini kullanarak bu sayı için tahmini bir rakam elde edebilirsiniz. Aşağıda bazı örnekleri hesapladım:



Benim en çok ilgimi çeken nokta şu oldu: Bu sayılar o kadar katlanıyor ki, eğer üreme kültürler ve milletler arasında eşit miktarda karışsaydı aile başına çocuk sayısının dünya ortalamasını (2,36) alarak bu formülü, dünyada sahip olduğunuz en uzak akrabanın on beşinci dereceden bir kuzen olacağını hesaplamak için kullanabilirdiniz.

Ancak üreme eşit karışıklıkta olmadığı ve milletler ve kültürler içerdiği için, sizden çok uzakta olan sizin kültürünüzdeki veya etnik kökeninizdeki bir kişi, size muhtemelen 15. kuzeninizden daha yakın olacaktır, dünya üzerindeki en uzak ilişkiniz 50. Kuzeninizle olduğu halde. 

Her halükarda, yüzlerce kuzeniniz var ve muhtemelen bazılarıyla, farkında olmadan, arkadaşsınız ve hatta sevgili bile olabilirsiniz. 

Buna bakmanın bir diğer yolu, tepeden aşağı bakmak ve kuşaklar bir alt sıraya indiği için ilişkinin uzaklığı ne kadar hızlı büyütülmüş olduğunu görmek. Siz ve kardeşiniz aynı evde büyümüşken, çocuklarınız (belki de arkadaş olabilecek) bir kuzen olacak. Torunlarınız da birbirlerini zar zor tanıyabilecek. Sen ve kardeşinizin büyük büyük torunlarına geldiğinde, muhtemelen hiçbir zaman tanışmayacaklar ve büyük büyük büyük torunlarınız, birbirleriyle en yakın arkadaş olabilirler ve hiçbir zaman büyük büyük büyük annelerinin/babalarının kardeş olduğunun farkına varmayacaklar.


Gelecek: Senin Neslinden Geleceklerin Konisi 

Belki de çocuğunuz olmayacak veya belki de çocuklarınızın çocuğu olmayacak. Bu olasılıkları engellediğimizde, soyağacınızın kabile reisi siz olacaksınız. Yüzlerce yıl sonra, binlercesine büyümeden önce, ağacınız şuna benzeyecek:



Gelin bir de torununuzun torununun torununun torununa bir bakalım:


Minik Telia, 2300 civarlarında doğmuş olacak ve 1800’lerdeki ataları hakkında bildikleri belirsizliklerden öteye gitmeyecek. Hayatını size borçlu olacak, belki de sizin bazı özelliklerinize sahip olacak ancak sizinle hiçbir zaman iletişim kuramayacak.


Eğlence Bitti!
Şimdiye kadar, yukarıda çizdiğimiz, bütün soyağacınızdaki kilit isim olmaktan oldukça zevk aldınız. Doğurmak için muhteşem bir şekilde sıraya dizilen binlerce romantik aşkın çocuğu oldunuz. Kardeşlerin ve kuzenlerin evlilikleriyle birlikte büyük, geniş bir ailenin en önemli parçası oldunuz. Ve şimdi, muazzam büyüklükte bir gelecek neslin kurucususunuz. 

Ancak bütün bakış açınızı değiştirmek zorundasınız ve birdenbire herhangi bir 17.yy’dan birisinin 10. Neslisiniz; ikinci veya üçüncü veya dördüncü kuzensiniz. (Rastgele birinin ikinci kuzeni olduğunuzu düşünmek oldukça tuhaf); ve Telia’ya göre, siz ailenin saygın bir reisi veya büyüğü değilsiniz – siz, inanılmaz bir şekilde, onun soyağacında oldukça yüksek bir yerde olan, rastgele küçük bir insansınız ve oldukça belirsizsiniz. Çünkü denendiği halde, soyağacınızdaki yerinizi yüksek çözünürlükte göremiyor. 


En üst sırada bulunan bu insanların birçoğu bugün yaşamakta ve Telia’nın en üst çizgisinde sizle birlikte başka kimler bulunuyor, herhangi bir fikriniz yok. Bu insan, Telia’nın büyük büyük büyük büyük büyük büyükanne ve babası olabilir ve ikiniz Telia’nın isimsiz, unutulmuş, çok eski atalarısınız.



Sonuçlar

• Şu an kendimi özel ve önemli hissettiğim gibi alakasız ve anlamsız da hissediyorum.

• İnsanlar, kendi genlerini taşıyan başlıca geçici gen havuzudur. olan 150 yıl içinde, bugün yaşayan bütün 7,100,000,000 insan bir gün ölecek, ama bütün genlerimiz diğer yaşayan bütün insanlarda olmaya devam edecek.

• Birinci sonuçtan sonra, bütün bunlar hakkında iyi veya kötü hissetmekte bocalıyorum. Şu halde, ikinci sonuç ile birlikte kendi kendime iyice strese giriyorum. Ama üzüntülü benliğimi bir kenara atarak, ilginç bir fikir üzerinde düşüneceğim: Gelecek nesillerim, benim hayatımı öğrenmek ve hakkımda bilgi sahibi olmak için Nana’ya sorduğum soruları sormak zorunda olmayabilir – çünkü teknoloji her şeyi değiştirmekte. 100 yıl içinde, büyük büyük büyük torunum kolayca bütün bilgileri, fotoğrafları, videoları ortaya çıkarabilir ve ne istiyorsa öğrenebilir. Ama eminim hiçbir şey olmayacak, çünkü düşüneceği en son şey büyük büyük büyük babasının nasıl göründüğü olacak. Lanet olsun!

• Her halükarda, şu an nereden geldiğinizi öğrenmenin sadece bir güzel yolu var: Soru sormaya başlamak! 


Çevirenler: Osman Öztürk, Seda Baykal, Ece Özen, Ozan Zaloğlu, Burak Uzunkaya, Meriç Öztürk (Evrim Ağacı)

Düzenleyenler: Osman Öztürk ve ÇMB (Evrim Ağacı)

Kaynak: Wait But Why
6 Yorum