Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.
Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.
Evrim Ağacı'na katkı sağlamanın bir yolu, Agora Bilim Pazarı'na uğrayarak, burada bilimseverlerle buluşturduğumuz bilim kitapları, ders kitapları, hediyelik eşyalar ve diğer ürünlerden satın almak. Bir göz atın, hoşunuza giden bir şeyler bulacağınıza hiç kuşkumuz yok!
Merhaba
Rüyada gördüğümüz şeyler bütünüyle yoktan oluşmaz. Beyin daha önce gördüğümüz yüzleri, mekanları, sesleri ve duyguları hafızadan çıkarıp yeni biçimlerde birleştirir. Hiç görmediğimiz bir şehir gördüğümüzü düşünebiliriz lakin o şehrin sokakları, binaları ve renkleri daha önce karşılaştığımız parçaların farklı bir düzenlemesidir. Üstelik bilinçli olarak hatırlamadığımız birçok görüntü de hafızamızda iz bırakabilir. Rüya sırasında görsel ve duygusal bölgeler oldukça etkin çalışırken mantık ve gerçeklik denetimiyle ilgili bölgeler daha geri planda kalır. Bu nedenle normalde hemen fark edeceğimiz tutarsızlıkları rüyada sorgulamayız. Yaşanan olay gerçek olmasa bile korku, sevinç veya özlem sırasında beynimizde ve bedenimizde oluşan tepki gerçektir. Zira uyandığımızda “yaşamış gibi” hissetmemizin nedeni de budur. Kısacası rüyaların saçmalığı beynin bozulmasından değil, hafıza parçalarını dış dünyanın kurallarına bağlı kalmadan bir araya getirmesinden kaynaklanır. Saygılarımla.
Zaman algısıda evrimsel bir süreçtir. Örneğin, sinekler 1 saniyeyi insanlara kıyasla çok daha uzun algılarlar mesela, bu nedenle bize nazaran oldukça hızlılardır. [1] Bu zaman algısı sineklerin hayatta kalma olasılığını arttırdığı için gelişmiş diye biliyorum.
Muhtemelen benzer şekilde, insanın zaman algısıda farklı bir evrimsel çözümü temsil ediyor. farklı olasılıklara ve biçimlere evrilebilirdi ve de büyük bir olasılıkla da evrimsel süreç içinde değişime uğradı.
Primatların zaman algısı ve de ilkel insanların algısı bizimkinden farklıydı, farklıda . Bu bir raddede farazim ama, primatların ve de erken insan türlerinin zaman algısının, günümüz insanınınkinden farklı olduğu varsayımımı mantığa dayandırabildiğimi düşünüyorum; nitekim günümüzde yaşayan primatlara baktığımızda da zaman algısının türler arasında değişkenlik gösterdiğini görüyoruz.
Bu noktada ifade ettiğim görüş bir varsayım olsa da, dayanağını diğer memelilerde (örneğin kedi ve köpeklerde) gözlemlenen zaman algısının daha sınırlı olmasından alıyorum. Bu türlerde süre algısı mevcut olsa da, soyut ve uzun vadeli bir “gelecek” (örneğin yarın kavramı) anlayışının oldukça kısıtlı olduğu düşünülmekte.
Kanımca dilin gelişimiyle birlikte insanın zaman algısı da evrimleşmiştir. Geçmiş deneyimleri dil aracılığıyla yapılandırmamız ve bunlardan yola çıkarak geleceğe dair senaryolar kurabilmemiz, zaman algımızın nicelikten çok niteliksel olarak genişlemesine yol açmıştır. Bu nedenle, insan zaman algısının evrimsel süreçte anlamlandırma ve öngörü kapasitesi yönünde dönüşüm geçirdiğini düşünüyorum.
Geçmişe dayalı olarak, geleceğe dair anlayışımızı oldukça genişlettik.
Umarım yardımcı olmuştur 😊[2]
Biz binalarımıza biçim veririz; ardından binalarımız bize biçim verir.
YouTube, Evrim Ağacı tarafından hazırlanan içerikleri video yoluyla öğrenmenin en iyi yolu! Ayrıca kanalımızda birçok bilim insanıyla röportajlarımızı, çeşitli deney gösterilerini ve diğer bilim içeriklerimizi bulabilirsiniz.
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.