Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat
Tüm Reklamları Kapat

Zihinsel Bozukluklara Sahip İnsanlara Yaklaşım Zaman İçinde Nasıl Değişti?

Zihinsel Bozukluklara Sahip İnsanlara Yaklaşım Zaman İçinde Nasıl Değişti? Wikimedia Commons
12 dakika
610
  • Psikiyatri
  • Bilim Tarihi

İnsanlık olarak bilmediğimiz ve anlamlandıramadığımız her şeye kuşkuyla yaklaşırız. Aslında bu, tipik bir hayvan davranışıdır. Yalnız burada bizi, diğer çoğu hayvandan ayıran bir özelliğimiz devreye girer: Bilinmeyeni öğrenme merakı.

İşte bu merak bizi ileri götürür; bilimi, sanatı, dini, siyaseti, felsefeyi ve birçok kavramı geliştirir; kısaca medeniyetin oluşumunu ve gelişimini sağlar. Evet, sonuç çoğunlukla güzeldir; ama süreç acı verici tecrübelerle doludur.

Tüm Reklamları Kapat

Bugün, geçmişte yapılan damgalamalar ve tanımlamalar yüzünden günümüzde hala korku içeriklerinin gözdesi olan ruhsal bozukluklardan ve insanların bu hastalıklara sahip kişilere yaklaşımından bahsedeceğiz.

Psikopatolojinin Tarihi

Dinlerin ve inanışların evriminden sonra, insanlar başlarına gelen her iyi ve kötü olaya tanrısal bir müdahalenin sebep olduğunu düşünmeye başlamışlardır. İnsanlık olarak her şeyi isimlendirme ve gerekçelendirme çabamız, yukarıda bahsettiğimiz anlam arayışından kaynaklanmaktadır. Bu sayede örneğin bir depremin, bir sebepten ötürü insanlara kızan tanrılar tarafından onları uyarmak veya cezalandırmak için gönderildiğini düşünürüz. Yoksa neden yer sarsılıp da evlerimizi başımıza çökertsin ki? Eğer bunun sebebinin "ceza amacıyla" bir tanrının sebep olduğuna inanırsak, bu cevap doğru da olsa yanlış da olsa gözlediğimiz olguya bir gerekçe, bir açıklama, dolayısıyla bir anlam sunmuş olur. Bilim de özünde böyle doğmuştur: Birileri çıkıp bu inanışların ne denli doğru olduğunu sorgulamaya, yanlış olanların aksini ispat etmeye ve sadece doğru olduğundan emin olabileceğimiz cevapları ortaya çıkarmaya çalıştığı andan itibaren, bilim de gelişmeye başlamıştır.

Tüm Reklamları Kapat

Depremlerdekine benzer bir durumu ruhsal bozukluklarda da görmekteyiz: Tarih boyunca ruhsal bozukluklar için önce doğaüstü ve ilahi; sonrasında biyolojik ve psikolojik birçok açıklama yapılmıştır ve hala daha yapılmaktadır. Yazımızın bu kısmından itibaren, bu açıklamalarda bir yolculuk yapacağız.

Erken Demonoloji Dönemi

Kötü bir ruh ya da varlığın kişinin içinde yaşayabileceği ve onun bedenini ve zihnini kontrol edebileceği öğretisi demonoloji olarak adlandırılır. Demonolojik düşüncelerin örnekleri her toplumda bulunur ve bazı inançlı kesimlerce halen sürdürülen bir öğretidir. Örneğin günümüzde insanlar ellerinde beliren lekelerin "cin" adı verilen hayali yaratıklardan kaynaklandığına inanmaktadır (halbuki lekelerin nedeni mantarlardır). Bir diğer örnekse, Markos İncili 5:8'de İsa'nın, şeytan tarafından ele geçirilmiş ve artık zincirlerle bile zapt edilemeyen bir adamın içinden şeytanı çıkarması anlatılır.[3]

Yani demonolojik öğretilerin takipçilerine göre tuhaf, toplumun genel kanısına uymayan davranışa sahip insanların, "kötü bir ruh" tarafından ele geçirildiğine inanılırdı ve bu kişinin vücudunun şeytan için yaşanılamaz bir yer olması amacıyla bazı "tedaviler" uygulanırdı. Şeytandan etkilendiği düşünülen kişilere yemek verilmez, tadı inanılmaz kötü karışımlar içirilir hatta şeytan vücudu terk etsin diye kişi kırbaçlanırdı.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Kabus (1800), Nicolai Abraham Abildgaard tarafından
Kabus (1800), Nicolai Abraham Abildgaard tarafından
Wikimedia Commons

Hipokrat Dönemi

Modern tıbbın babası kabul edilen Hipokrat, tıbbı doğaüstü yaklaşımlardan uzaklaştırmaya çalışmıştır. Tanrıların cezalandırmak için hastalık gönderdiği görüşünü reddetmiş ve bunun yerine diğer hastalıklar gibi ruhsal hastalıkların da biyolojik bir sebebe dayandığını, dolayısıyla tedavi edilebileceği görüşünü savunmuştur. Dahası, ruhsal hastalıkların beyinde meydana gelen bir sorun sonucunda geliştiğini düşünen ilk kişilerdendir. Sevinç, haz, kahkaha, şaka, hüzün, keder, üzüntü ve ağlamanın beyinden gelen tepkiler olduğunu iddia etmiştir. Platon da Hipokrat'ı takip ederek beyni, psikolojik faaliyetlerin merkezi olarak kabul etmiştir.

Hipokrates
Hipokrates
Wikimedia

Hipokrat'a göre hastalıklar, vücütta bulunun kan, kara safra, sarı safra ve balgam olarak adlandırılan dört sıvının dengesizliği yüzünden meydana gelirdi. Balgam beyinle, kan kalple, sarı safra karaciğerle, kara safra da dalakla özdeşleştirilmişti. Bir kişi halsiz ve donuksa vücudunda fazla balgam olduğu varsayılırdı. Kara safranın fazlalığı melankoliye, sarı safranın fazlalığı endişeye ve irritabiliteye, fazla kanın da değişken mizaca neden olduğu düşünülürdü - ki bu genel yaklaşıma "suyuk öğretisi" denmektedir.

Suyukların her biri, doğa felsefesindeki her şeyi yaratan dört elementle yani ateş, hava, su ve toprak ile özdeşleştirilmişti. Bu sayede hastalıkların da doğanın bir parçası olduğu kabul edilmiş ve hastalık sırasında vücuttan çıkan sıvıların doğal savunma mekanizmasının ürünleri olduğu düşünülmüştür. Dolayısıyla suyuk öğretisinin temelinde hastalığa şifa verenin doğa olduğu görüşü yatıyordu. Hipokrat ve öğrencileri de hastalığı iyileştirmek için doğal olarak gerçekleşen bu sürece yardım etmeye başladılar. Örneğin, lokal yangı ya da ateşlenme durumlarında vücutta fazla kan olduğu ve vücudun bu fazla kandan kurtulması için yardıma ihtiyacı olduğu düşünülürdü ve yardım etmek için hastadan kan alınırdı. Kan almak en eski ve uygulanması ısrarla sürdürülmüş sağaltım yöntemlerinden biridir.

Dört suyuk ve dört element
Dört suyuk ve dört element
wikimedia commons

Suyuk öğretisi ile alakalı detaylı bilgiyi Hipokrat'tan çok, Antik Yunan tıbbının diğer bir devi olan Galen'den (Galenos) öğreniyoruz. Galen, yaptığı hayvan diseksiyonları ile birlikte mevcut anatomi bilgilerini daha ileri taşımış ve suyuk öğretisi ile birleştirmiştir.

Karanlık Çağlar ve Demonoloji

Antik Yunan tıbbının son büyük hekimi kabul edilen Galen'in ölümü, Batı Avrupa'da tıbbın Karanlık Çağı'nın başlangıcı kabul edilir. Bu dönemde kilise nüfuz kazanmış, papalık ve devletten bağımsızlığını ilan etmiştir.

Tüm Reklamları Kapat

Bu noktada kiliseler, artan otoriteleri sayesinde doktorların yerini almaya başladılar. Rahipler, ruhsal bozukluğu olan kişilere; dua ederek, onları kutsal emanetlere dokundurarak ve iksirler içirerek tedavi etmeye çalışırlardı. Bu dönem boyunca ruhsal bozuklukların doğaüstü nedenlerle olduğu fikri tekrar güçlendi.

Her Şeyin Suçlusu "Cadılar"!

13. yüzyılın başında Avrupa'daki insanlar, yaşadıkları salgın hastalıkları ve sosyal huzursuzlukları açıklamak için tekrar demonolojiye döndüler. Kilisenin de etkisiyle insanlar, farklı görünüşte, toplumun değer yargılarına uymayan ve çoğu ruhsal bozukluğa sahip insanları "cadı" olarak suçlamaya ve onlara keyifle zulmetmeye başladılar.

1486 yılında Dominikan Tarikatı rahibi Heinrich Kramer tarfından yazılan Malleus Maleficarum (Cadının Çekici) adlı kitap, cadı avı için resmen rehber niteliğindeydi. Bu kitapta, ani akıl kaybının şeytan girmesi belirtisi olduğu ve şeytanın kovulması için tavsiye edilen yöntemin kişiyi yakmak olduğu anlatılıyordu. Bundan yola çıkan kitleler, sadece yakma yoluyla değil, asma, boğma, kazığa oturtma gibi vahşet verici yöntemlerle "cadı" olduğuna inandıklarını katlettiler.

Demonoloji, diğer ülkelerde Avrupa'da olduğu kadar revaçta değildi. Örneğin İslam coğrafyası Yunan tıbbının öğretilerini devam ettiriyordu. Aslında Avrupa'da da bu geriye dönüş çok uzun sürmedi. Avrupa şehirleri büyüdükçe kentsel otoriteler güçlenmeye başladı. Kentsel otoriler bazen kiliseye destek çıkıyor bazen de kiliselerin bazı görevlerini devralıyorlardı. Bu görevlerden biri de ruhsal rahatsızlığı olan hastalara bakım vermekti. İngiltere yasaları, ruhsal rahatsızlığı olan insanların hastaneye yatmasına izin vermişti.

Tüm Reklamları Kapat

Akıl Hastaneleri Dönemi

Kayıtlara göre Bethlehem'in St. Mary Manastırı, 1403'te ruhsal hastalığı olan 6 erkeğe ev sahipliği yapmıştı. 1547'de de sadece ruhsal bozukluğu olan hastaların kapatıldığı bir hastane oldu. Hastanedeki koşullar içler acısıydı ve bu hastane için kullanılan "tımarhane" ifadesi, toplumda korkunç karşılıklar bulacaktı.

İnsanlar, buradaki hastaları izlemek için resmen sıraya giriyorlardı. Bethlehem, İngiltere'nin en büyük turistik merkezlerinden biri haline gelmişti. 19. yüzyılın sonunda hastaları izlemek bir eğlence olarak görülüyordu. Öyle ki 1784'te Viyana'da inşa edilen Lunatics Tower'da ("Deliler Kulesi") hastalar, dışarıdan izlenebilecekleri odalara kapatılıyordu.

Bu hastanedeki tedaviler de oldukça acımasızdı. Amerikan psikiyatrisinin babası kabul edilen Benjamin Rush, ruhsal bozuklukların beyinde biriken fazla kandan meydana geldiğine inanırdı; bu nedenle en sık uyguladığı tedavi, hastadan büyük miktarda kan almaktı.

Pinel Reformları

Hastaların duvarlara bağlandığı, hareket etmelerine izin verilmediği, karanlık ve bakımsız odalarda tutuldukları, yetersiz beslendikleri, alay edildikleri bu dönemde, Paris'te La Bicetre Hastanesi'nde göreve başlayan Philippe Pinel, hastaların bu koşullarda iyileşemeyeceğinin farkına vardı. Bu durumu düzeltmeye karar vererek, daha etkili çözüm yollarının neler olabileceğini araştırmaya başladı.

Tüm Reklamları Kapat

Agora Bilim Pazarı
Ranger 10'u Bir Arada Çok Amaçlı Alet

Ranger, günlük taşıma uygun çok amaçlı alettir.

10’dan fazla kullanışlı aracı kompakt bir boyutta birleştirir. Ranger; şişe açacağı, konserve açacağı, tornavida, tel kesici ve 3CR13 kombo bıçağı ile sizi beklenmedik durumlara hazırlar. Pense, testere, tahta/metal vb. gibi çeşitli el işleri için gelişmiş araçlar ile birlikte gelir.

Ranger, son derece dayanıklı olacak şekilde tasarlanmıştır ve tüm bileşenleri sertleştirilmiş martensitik paslanmaz çelikten üretilmiş ve korozyona dayanıklıdır.

 

Devamını Göster
₺220.00
Ranger 10'u Bir Arada Çok Amaçlı Alet

Bu süreçte yaptığı yenilikler sonucunda akıl hastalarının odaları daha havadar hale geldi, hastalar mümkün olduğunca temiz hava alıyorlardı, yemekler güzelleşmişti. Ama bu reformlar, o dönemde sadece yüksek tabakadan hastaları kapsıyordu. Alt tabakadan hastalar hala toplumun eğlence konusuydu ve resmen işkenceye maruz bırakılıyorlardı. Yine de bu reform süreç içinde ruhsal rahatsızlığı olan hastalara bakış açısını değiştirmiş, hastaneler bu reform doğrultusunda yenilenmeye başlamışlardı.

Tony Robert Fleur 1876
Tony Robert Fleur 1876
Wikimedia Commons

Avrupa'da ve Amerika'da kurulan hastaneler artık çoğunlukla insancıl tedaviler uyguluyorlardı. Ahlaki tedavi olarak bilinen bu görüşe bağlı olarak, hastalar daha uygun koşullarda tutuluyor, kitap okuyabiliyor, birbirleriyle ve doktorlarla iletişim kurmaya cesaretlendiriliyorlardı. Dahası hastanelerde 250 hastadan fazla hasta bulunmuyordu.

Akıl Hastanelerindeki Nüfus Artışı

19. yüzyılın sonlarına doğru Boston'da okul öğretmeni olarak çalışan Dorothea Dix'in çabalarıyla 32 devlet hastanesi daha açıldı. Açılan kamu hastaneleri sayesinde özel hastanelerde barınamayan hastalar buralarda tedavi görmeye başladılar.

Ancak artan hasta sayısı bazı sorunları beraberinde getirdi. Öncelikle ahlaki tedavinin temelinde yer alan bireysel yaklaşım, personel yetersizliği yüzünden sağlanamadı; bu da ahlaki tedavinin etkisini azalttı. Dahası, açılan hastaneler, hastalıkların biyolojik ve fiziksel özelliklerini araştıran doktorların yuvası haline gelmişti. Bu gelişme sayesinde günümüz psikiyatrisi daha sağlam zeminlere oturmaya başlamıştı.

Yeni "Tedavi" Yöntemleri

Akıl hastanelerindeki nüfus artışı ve doktorların artan merakı, ortaya oldukça radikal "tedavi" yöntemlerinin çıkmasına neden oldu. Geliştirilen bu yeni yöntemler ise bir sürü masum hastanın hayatını kaybetmesine sebep oldu. Günümüzde bu tedavi yöntemlerinin çoğu kullanılmasa da yararlılığı kanıtlanmış ve hala kullanılan bazı tedavi yöntemlerinin gelişmesi de bu dönemde olmuştur.

Lobotomi ve Psikocerrahi

Lobotomi, duygudurum bozuklukları ya da şizofreni gibi hastalıkları tedavi etmek için kullanılan psikocerrahi yöntemlerinden bir tanesidir. Genel olarak kafatasına bir delik açılarak beynin düşünme, karar verme, kişilik oluşturma gibi önemli görevleri yerine getiren prefrontal korteksindeki bağlantıları koparma işlemidir.

Lobotomi, revançta olduğu dönemde bile deneysel kabul edilmemiştir yani yararlılığı kesin olarak kabul edilmemişti. Çoğu lobotomi işlemi sonrası hastalarda ya geri dönüşümü mümkün olmayan yan etkiler ortaya çıkıyordu ya da ölümler yaşanıyordu. Başarısız lobotominin en popüler örenklerinde biri, John F. Kennedy'nin kız kardeşi Rosamery Kennedy'e yapılan lobotomi işlemidir. 1941'de artan nöbetlerini ve aşırı ruh hali değişimlerini tedavi ettirmek için lobotomi yaptıran Rosamery Kennedy, işlem sonrası konuşma ve yürüme yeteneğini kaybetti ve kişiliğinde bariz değişiklikler meydana geldi.

Antipsikotik ilaçların gelişmesi ile birlikte lobotomi işlemi popülerliğini kaybetti ve 1980'lere gelindiğinde tüm dünyada uygulamadan kaldırıldı. Ancak bu günümüzde psikocerrahinin olmadığı anlamına gelmez. İlaçla ve terapi ile düzelme göstermeyen bazı hastalar, yararlılığı kanıtlanmış psikocerrahi yöntemlerinden yararlanabilirler.

İnsülin Koma Tedavisi

1927'de Manfred J. Sakel, yoksunluk krizi yaşayan morfin bağımlılarına insülin enjekte ederek onları sakinleştirmeye çalışırken hastalarından birine yanlışlıkla aşırı dozda insülin enjekte ederek hastanın komaya girmesine sebep oldu. Hasta aşırı dozdan kurtulduktan sonra Sakel, hastanın zihinsel durumunda bir iyileşme gözlemledi. Bu gözlemi daha sağlam zeminlere oturtmak için şizofreni hastalarına aşırı dozda insülin enjekte ederek hastaları komaya sokmaya başladı.[5] Yaptığı ilk çalışmalardan sonra özellikle şizofrenisi yeni başlayan hastalarda bazı iyileşmeler gözlemledi. Bu sonuçlardan cesaretle kullanımı yaygınlaşan tedavinin aslında çok da faydalı olmadığı çok geçmeden anlaşıldı. Komaya sokulan hastaların bazılarının koma hali uzuyor bazıları da ne yazık ki ölüyordu. Kaldı ki komadan kurtulan hastaların da anlamlı bir iyileşme gösterme oranı tatmin edici değildi. 1960'lara gelindiğinde yerini yavaş yavaş elektrokonvülsif tedaviye bıraktı.

Elektrokonvülsif Terapi (ECT)

Elektrokonvülsif Terapi (ECT), aynı insülin koma tedavisinde olduğu gibi beyinde nöbetleri tetikleyerek şizofreni, depresyon, bipolar bozukluk gibi rahatsızlıkların tedavisinde kullanılan yöntemlerden biridir.

Tüm Reklamları Kapat

Winwick Hastanesi, Elektrokonvülsif terapi, 1957
Winwick Hastanesi, Elektrokonvülsif terapi, 1957
Wikimedia Commons

1930'ların sonunda İtalya'da icat edilmiştir. Bu süreçte psikiyatristler nöbetlere neden olmanın hastalıkların semptomlarını hafiftebileceğini keşfetmişlerdi. ECT'den önce nöbetler Metrazol denilen bir ilaç ile yapılıyordu. Ancak bu ilaç hastalarda nöbet öncesi derin bir korku hissi uyandırıp hem kendilerine hem de çevrelerine zarar vermelerine neden oluyordu. İronik bir şekilde Metrazol'un yarattığı bu etkilerden dolayı doktorlar ECT'yi gündeme getirdiler.

ECT de aynı lobotomi gibi namı kötü olan bir tedavi yöntemidir. Bu damglamanın nedenlerinin başında da filmlerde ve dizilerde ECT'nin karşımıza sıkça bir tehdit ve işkence yöntemi olarak çıkmasıdır. Bunun en kült örneklerinden bir tanesi 1975 yapımlı "Guguk Kuşu" filmidir. Elbette ki filmlerdeki her şeyi doğru kabul edemeyiz. Ancak 1950-1960'lı yıllara ait birçok rapor, ECT'nin bir tehdit unsuru şeklinde kullanıldığını da doğrulamaktadır. Tabii günümüzdeki ECT uygulamasıyla o dönemlerdeki ECT uygulamasını aynı kefeye koymak büyük haksızlık olur. Günümüzde nöbetin yan etkilerinden ve fizyolojik zararlarından korunmak için işlem anestezi altında yapılıp hastalara kas gevşetici ilaçlar verilmektedir.

One Flew Over the Cuckoo's Nest, 1975
One Flew Over the Cuckoo's Nest, 1975

ECT bütün bu damgalamalara rağmen günümüzde sıkça tercih edilen tedavi yöntemlerinden biridir. Ancak bu ECT'ye karşı eleştirilerin bittiği anlamına gelmez. ECT'nin tartışılmakta olan bir numaralı sorunu hafıza kaybı. ECT'nin terapi sonrası hastalarda kısa süreli bir hafıza kaybı yaptığı bilinmekte ve bu geçici bir süreç olarak değerlendirilmektedir. Ancak ECT'nin kalıcı bir hafıza kaybına sebep olma ihtimali endişeleri artırıyor. Birçok klinisyen bu vakaların çok nadir olduğunu ve getirilerinin yanında alınabilecek bir risk olduğunu düşünmektedir.

Sonuç

Psikiyatri, çok karmaşık ve bazı konularda görüş biriliğine varılması neredeyse imkansız bir alan. Dolayısıyla her yeni bir günde dün bildiğimiz şeylerin ne kadar doğru olduğunu tartışıyoruz. Hastalıkların nasıl oluştuğu, teşhis koymak için gerekli kriterlerin ne kadar kapsayıcı olduğu, normalin ve anormalin ne olduğu, tedavilerin ne kadar etkili olduğu ve bunun gibi birçok konu hala tartışılmaktadır. Ve bu tartışmalar hiçbir zaman da bitmeyecek. Önemli olan ve bizi daha ileri taşıyacak olan şey, karşılaştığımız problemlere karşı rasyonel ve etik bir duruş sergilememiz.

Alıntı Yap
Okundu Olarak İşaretle
20
Paylaş
Sonra Oku
Notlarım
Yazdır / PDF Olarak Kaydet
Bize Ulaş
Yukarı Zıpla

İçeriklerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!

Bu içeriğimizle ilgili bir sorunuz mu var? Buraya tıklayarak sorabilirsiniz.

Soru & Cevap Platformuna Git
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 5
  • Muhteşem! 3
  • Bilim Budur! 2
  • İnanılmaz 1
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • Umut Verici! 0
  • Merak Uyandırıcı! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • A. M. Kring, et al. (2015). Anormal Psikolojisi. ISBN: 9786053202387. Yayınevi: Nobel Yayıncılık. sf: 584.
  • William Bynum. (2020). Tıp Tarihi. ISBN: 9789752985223. Yayınevi: Dost Kitabevi. sf: 221.
  • ^ incil.info. İncil: Hristiyan Kutsal Kitabı. Alındığı Tarih: 1 Eylül 2022. Alındığı Yer: incil.info | Arşiv Bağlantısı
  • Encyclopedia Britannica. Philippe Pinel | French Physician. Alındığı Tarih: 1 Eylül 2022. Alındığı Yer: Encyclopedia Britannica | Arşiv Bağlantısı
  • ^ Encyclopedia Britannica. Shock Therapy | Psychiatry. Alındığı Tarih: 19 Eylül 2022. Alındığı Yer: Encyclopedia Britannica | Arşiv Bağlantısı
  • D. Yetman. What Is A Lobotomy? Risks, History And Why It’s Rare Now. (28 Nisan 2022). Alındığı Tarih: 19 Eylül 2022. Alındığı Yer: Healthline | Arşiv Bağlantısı
  • CSP Online. A History Of Mental Illness Treatment | Csp Online. (13 Temmuz 2020). Alındığı Tarih: 19 Eylül 2022. Alındığı Yer: CSP Online | Arşiv Bağlantısı
  • E. Staff. The History & Evolution Of Mental Health & Treatment | Sunrise. (28 Kasım 2022). Alındığı Tarih: 15 Aralık 2022. Alındığı Yer: Sunrise House | Arşiv Bağlantısı
  • B. R. B. Hospital. The Surprising History Of Mental Illness Treatment - Baton Rouge Behavioral Hospital. (13 Ocak 2020). Alındığı Tarih: 15 Aralık 2022. Alındığı Yer: Baton Rouge Behavioral Hospital | Arşiv Bağlantısı
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 27/01/2023 08:14:02 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/12346

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Tüm Reklamları Kapat
Size Özel (Beta)
İçerikler
Sosyal
Abd
Mistisizm
Çiçek
Diş Gelişimi
İnternet
Ay Görevleri
Bilim İnsanı
Enfeksiyon
Onkoloji
Retrovirüs
Yumurtalık
Maske Takmak
Savunma
Psikoloji
Diş Hekimi
Yer
İklim Değişimi
Solunum
Işık Hızı
Yıldız
İnsanlar
Anksiyete
Çekirdek
İnsan Sağlığı
Gözlem
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Gönder
Ekle
Soru Sor
Daha Fazla İçerik Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000
Alıntı Yap
Evrim Ağacı Formatı
APA7
MLA9
Chicago
A. N. Oğurlu, et al. Zihinsel Bozukluklara Sahip İnsanlara Yaklaşım Zaman İçinde Nasıl Değişti?. (24 Ocak 2023). Alındığı Tarih: 27 Ocak 2023. Alındığı Yer: https://evrimagaci.org/s/12346
Oğurlu, A. N., Bakırcı, Ç. M. (2023, January 24). Zihinsel Bozukluklara Sahip İnsanlara Yaklaşım Zaman İçinde Nasıl Değişti?. Evrim Ağacı. Retrieved January 27, 2023. from https://evrimagaci.org/s/12346
A. N. Oğurlu, et al. “Zihinsel Bozukluklara Sahip İnsanlara Yaklaşım Zaman İçinde Nasıl Değişti?.” Edited by Çağrı Mert Bakırcı. Evrim Ağacı, 24 Jan. 2023, https://evrimagaci.org/s/12346.
Oğurlu, Ayça Nur. Bakırcı, Çağrı Mert. “Zihinsel Bozukluklara Sahip İnsanlara Yaklaşım Zaman İçinde Nasıl Değişti?.” Edited by Çağrı Mert Bakırcı. Evrim Ağacı, January 24, 2023. https://evrimagaci.org/s/12346.

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Paylaş
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'ndaki reklamları, bütçenize uygun bir şekilde, kendi seçtiğiniz bir süre boyunca kapatabilirsiniz. Tek yapmanız gereken, kaç ay boyunca kapatmak istediğinizi aşağıdaki kutuya girip tek seferlik ödemenizi tamamlamak:

10₺/ay
x
ay
= 30
3 Aylık Reklamsız Deneyimi Başlat
Evrim Ağacı'nda ücretsiz üyelik oluşturan ve sitemizi üye girişi yaparak kullanan kullanıcılarımızdaki reklamların %50 daha az olduğunu, Kreosus/Patreon/YouTube destekçilerimizinse sitemizi tamamen reklamsız kullanabildiğini biliyor muydunuz? Size uygun seçeneği aşağıdan seçebilirsiniz:
Evrim Ağacı Destekçilerine Katıl
Zaten Kreosus/Patreon/Youtube Destekçisiyim
Reklamsız Deneyim
Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın

Önizleme
Görseli Kaydet
Sıfırla
Vazgeç
Ara
Moderatöre Bildir

Raporlama sisteminin amacı, platformu uygunsuz biçimde kullananların önüne geçmektir. Lütfen bir içeriği, sadece düşük kaliteli olduğunu veya soruya cevap olmadığını düşündüğünüz raporlamayınız; bu raporlar kabul edilmeyecektir. Bunun yerine daha kaliteli cevapları kendiniz girmeye çalışın veya size sunulan (oylama gibi) diğer araçlar ile daha kaliteli cevaplara teşvik edin. Kalitesiz bulduğunuz içerikleri eleyebileceğiniz, kalitelileri daha ön plana çıkarabileceğiniz yeni araçlar geliştirmekteyiz.

Öncül Ekle
Sonuç Ekle
Soru Sor
Aşağıdaki "Soru" kutusunu sadece soru sormak için kullanınız. Bu kutuya soru formatında olmayan hiçbir cümle girmeyiniz. Sorunuzla ilgili ek bilgiler vermek isterseniz, "Açıklama" kısmına girebilirsiniz. Soru kısmının soru cümlesi haricindeki kullanımları sorunuzun silinmesine ve UP kaybetmenize neden olabilir.
Görsel Ekle
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform, aklınıza takılan soruları sorabilmeniz ve diğerlerinin sorularını yanıtlayabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Gerçekten soru sorun, imâdan ve yüklü sorulardan kaçının.
Sorularınızın amacı nesnel olarak gerçeği öğrenmek veya fikir almak olmalıdır. Şahsi kanaatinizle ilgili mesaj vermek için kullanmayın; yüklü soru sormayın.
2
Bilim kimliğinizi kullanın.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla sorular ve cevaplar, bilimsel perspektifi yansıtmalıdır. Geçerli bilimsel kaynaklarla doğrulanamayan bilgiler veya reklamlar silinebilir.
3
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Sahtebilimi desteklemek yasaktır.
Sahtebilim kategorisi altında konuyla ilgili sorular sorabilirsiniz; ancak bilimsel geçerliliği bulunmayan sahtebilim konularını destekleyen sorular veya cevaplar paylaşmayın.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Soru Ara
Aradığınız soruyu bulamadıysanız buraya tıklayarak sorabilirsiniz.
Alıntı Ekle
Eser Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, fark edildiğinde ufku genişleten tespitler içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Formu olabildiğince eksiksiz doldurun.
Girdiğiniz sözün/alıntının kaynağı ne kadar açıksa o kadar iyi. Açıklama kısmına kitabın sayfa sayısını veya filmin saat/dakika/saniye bilgisini girebilirsiniz.
2
Anonimden kaçının.
Bazı sözler/alıntılar anonim olabilir. Fakat sözün anonimliğini doğrulamaksızın, bilmediğiniz her söze/alıntıya anonim yazmayın. Bu tür girdiler silinebilir.
3
Kaynağı araştırın ve sorgulayın.
Sayısız söz/alıntı, gerçekte o sözü hiçbir zaman söylememiş/yazmamış kişilere, hatalı bir şekilde atfediliyor. Paylaşımınızın site geneline yayılabilmesi için kaliteli kaynaklar kullanın ve kaynaklarınızı sorgulayın.
4
Ofansif ve entelektüel düşünceden uzak sözler yasaktır.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Sözlerinizi tırnak (") içine almayın.
Sistemimiz formatı otomatik olarak ayarlayacaktır.
Gönder
Tavsiye Et
Aşağıdaki kutuya, [ESER ADI] isimli [KİTABI/FİLMİ] neden tavsiye ettiğini girebilirsin. Ne kadar detaylı ve kapsamlı bir analiz yaparsan, bu eseri [OKUMAK/İZLEMEK] isteyenleri o kadar doğru ve fazla bilgilendirmiş olacaksın. Tavsiyenin sadece negatif içerikte olamayacağını, eğer bu sistemi kullanıyorsan tavsiye ettiğin içeriğin pozitif taraflarından bahsetmek zorunda olduğunu lütfen unutma. Yapıcı eleştiri hakkında daha fazla bilgi almak için burayı okuyabilirsin.
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform; okuduğunuz kitaplara, izlediğiniz filmlere/belgesellere veya takip ettiğiniz YouTube kanallarına yönelik tavsiylerinizi ve/veya yapıcı eleştirel fikirlerinizi girebilmeniz içindir. Tavsiye etmek istediğiniz eseri bulamazsanız, buradan yeni bir kayıt oluşturabilirsiniz. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Önceliğimiz pozitif tavsiyelerdir.
Bu platformu, beğenmediğiniz eserleri yermek için değil, beğendiğiniz eserleri başkalarına tanıtmak için kullanmaya öncelik veriniz. Sadece negatif girdileri olduğu tespit edilenler platformdan geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
2
Tavsiyenizin içeriği sadece negatif olamaz.
Tavsiye yazdığınız eserleri olabildiğince objektif bir gözlükle anlatmanız beklenmektedir. Dolayısıyla bir eseri beğenmediyseniz bile, tavsiyenizde eserin pozitif taraflarından da bahsetmeniz gerekmektedir.
3
Negatif eleştiriler yapıcı olmak zorundadır.
Eğer tavsiyenizin ana tonu negatif olacaksa, tüm eleştirileriniz yapıcı nitelikte olmak zorundadır. Yapıcı eleştiri kurallarını buradan öğrenebilirsiniz. Yapıcı bir tarafı olmayan veya tamamen yıkıcı içerikte olan eleştiriler silinebilir ve yazarlar geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
4
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Eser Ara
Aradığınız eseri bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.
Tür Ekle
Üst Takson Seç
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, yaşamış ve yaşayan bütün türleri filogenetik olarak sınıflandırdığımız ve tanıttığımız Yaşam Ağacı projemize, henüz girilmemiş taksonları girebilmeniz için geliştirdiğimiz bir platformdur. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Takson adlarını doğru yazdığınızdan emin olun.
Taksonların sadece ilk harfleri büyük yazılmalıdır. Latince tür adlarında, cins adının ilk harfi büyük, diğer bütün harfler küçük olmalıdır (Örn: Canis lupus domesticus). Türkçe adlarda da sadece ilk harf büyük yazılmalıdır (Örn: Evcil köpek).
2
Taksonlar arası bağlantıları doğru girin.
Girdiğiniz taksonun üst taksonunu girmeniz zorunludur. Eğer üst takson yoksa, mümkün olduğunca öncelikle üst taksonları girmeye çalışın; sonrasında daha alt taksonları girin.
3
Birden fazla kaynaktan kontrol edin.
Mümkün olduğunca ezbere iş yapmayın, girdiğiniz taksonların isimlerinin birden fazla kaynaktan kontrol edin. Alternatif (sinonim) takson adlarını girmeyi unutmayın.
4
Tekrara düşmeyin.
Aynı taksonu birden fazla defa girmediğinizden emin olun. Otomatik tamamlama sistemimiz size bu konuda yardımcı olacaktır.
5
Mümkünse, takson tanıtım yazısı (Taksonomi yazısı) girin.
Bu araç sadece taksonları sisteme girmek için geliştirilmiştir. Dolayısıyla taksonlara ait minimal bilgiye yer vermektedir. Evrim Ağacı olarak amacımız, taksonlara dair detaylı girdilerle bu projeyi zenginleştirmektir. Girdiğiniz türü daha kapsamlı tanıtmak için Taksonomi yazısı girin.
Gönder
Tür Gözlemi Ekle
Tür Seç
Fotoğraf Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, bizzat gözlediğiniz türlerin fotoğraflarını paylaşabilmeniz için geliştirilmiştir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Net ve anlaşılır görseller yükleyin.
Her zaman bir türü kusursuz netlikte fotoğraflamanız mümkün olmayabilir; ancak buraya yüklediğiniz fotoğraflardaki türlerin özellikle de vücut deseni gibi özelliklerinin rahatlıkla ayırt edilecek kadar net olması gerekmektedir.
2
Özgün olun, telif ihlali yapmayın.
Yüklediğiniz fotoğrafların telif hakları size ait olmalıdır. Başkası tarafından çekilen fotoğrafları yükleyemezsiniz. Wikimedia gibi açık kaynak organizasyonlarda yayınlanan telifsiz fotoğrafları yükleyebilirsiniz.
3
Paylaştığınız fotoğrafların telif hakkını isteyemezsiniz.
Yüklediğiniz fotoğraflar tamamen halka açık bir şekilde, sınırsız ve süresiz kullanım izniyle paylaşılacaktır. Bu fotoğraflar nedeniyle Evrim Ağacı’ndan telif veya ödeme talep etmeniz mümkün olmayacaktır. Kendi fotoğraflarınızı başka yerlerde istediğiniz gibi kullanabilirsiniz.
4
Etik kurallarına uyun.
Yüklediğiniz fotoğrafların uygunsuz olmadığından ve başkalarının haklarını ihlâl etmediğinden emin olun.
5
Takson teşhisini doğru yapın.
Yaptığınız gözlemler, spesifik taksonlarla ilişkilendirilmektedir. Takson teşhisini doğru yapmanız beklenmektedir. Taksonu bilemediğinizde, olabildiğince genel bir taksonla ilişkilendirin; örneğin türü bilmiyorsanız cins ile, cinsi bilmiyorsanız aile ile, aileyi bilmiyorsanız takım ile, vs.
Gönder
Tür Ara
Aradığınız türü bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.