Yellowstone Süper Yanardağı Patlarsa Neler Olacak?
BBC Science Focus Magazine
- Çeviri
- Yer Bilimleri
- Çevre Bilimleri
Bu Makalede Neler Öğreneceksiniz?
- Yellowstone süper yanardağının altında büyük miktarda magma cepler halinde dağılmış olup, tek seferde büyük bir patlama yapması için bu ceplerin birleşmesi gerekmektedir.
- Son süper patlamalar yaklaşık 630.000 yıl önce gerçekleşmiş ve yeni bir patlama için ortalama 735.000 yıl geçmesi gerektiği düşünüldüğünden, yakın zamanda büyük bir patlama beklenmemektedir.
- Olası bir Yellowstone süper patlaması, devasa kül yağışları ve küresel sıcaklık düşüşlerine yol açarak tarımı ve ekonomiyi felç edecek, ancak bu felaketin etkileri birkaç yıl veya on yıllar sürebilecektir.
Bugünlerde Yellowstone süper yanardağının haberlere konu olmadığı bir ay bile geçmiyor. Bu ay da bir istisna değil.
Kimi zaman haber editörlerinin ve felaket hazırlıkçılarının kalbini hızlandıran şey, bir sarsıntı fırtınası veya buhar kaynaklı küçük bir patlama olabiliyor. Kimi zaman da, tıpkı şimdi olduğu gibi, bir sonraki büyük patlama ihtimaline ışık tutan yeni bir araştırma karşımıza çıkıyor.
Bazen sanki tüm dünya Yellowstone'un patlamasını bekliyormuş, hatta bir bakıma bunu arzuluyormuş gibi hissedebiliyoruz.
Peki son bulgular bize ne anlatıyor? Bu bulgular iyi haber mi yoksa kötü haber mi? Gelin konuyu biraz daha derinlemesine inceleyelim.
Yellowstone Hakkındaki Yeni Araştırma
Ocak 2025'te Amerika Birleşik Devletleri Jeoloji Araştırmaları Kurumu (USGS) bünyesindeki araştırmacılar, Nature dergisinde Yellowstone'un altında tam olarak neler olup bittiğini ortaya koyan yeni bir analiz yayımladılar.
Kayaların elektriksel iletkenliğini ölçüp haritalandıran ekip, ne kadar magma bulunduğunu ve bunun nerede yer aldığını gösteren üç boyutlu bir tablo çizmeyi başardı. Erimiş kayaçlar, katı hallerine kıyasla bin kata kadar daha iletken olabildiği için onları tespit etmek oldukça kolaydır.
Kötü haber şu ki aşağıda muazzam miktarda magma var. İyi haber ise bu magmanın tek bir yerde toplanmamış olması ve devasa bir yeraltı boşluğunu doldurmaması. Aslında magmanın büyük bir kısmı, içinde bulundukları sıcak ve katı kayacın hacimce %2 ila 0'unu oluşturan cepler halinde bulunuyor. Dahası, magma barındıran kayaç alanlarının hepsi birbirine bağlı değil; yani yanardağ patlasa bile içerideki magmanın tamamı tek seferde dışarı çıkamaz.
Ancak araştırmadaki en ilginç bulgu, bir sonraki volkanik hareketliliğin nerede merkezlenebileceğine dair bize söyledikleridir. Görünüşe göre magma yeraltında eşit olarak dağılmıyor. Magmanın büyük bir kısmı, 630.000 yıl önceki son süper patlamanın geride bıraktığı devasa krater olan Yellowstone Kalderası'nın kuzeydoğusunun altında toplanmış durumda.
Burada yaklaşık 400 ila 500 kilometreküp hacminde, yapışkan ve silika açısından zengin riyolit magması bulunuyor. Bu miktar, Yellowstone'un yaklaşık 1,3 milyon yıl önceki devasa Mesa Falls patlamasında püsküren magma hacminden çok daha fazladır.
Ayrıca aşağıdaki mantodan yükselen sıcak bazalt magması, yanardağın bu kısmına giderek daha fazla ısı pompalıyor. Bu durum riyolit magmasını sıcak tutuyor ve zamanla erimiş kayacın toplam hacmini artırıyor.
Bütün bunlar oldukça endişe verici gelebilir; ancak magmanın etrafa dağılmış durumda olduğunu unutmamak gerekiyor. Tek ve şiddetli bir patlamayla dışarı çıkabilecek yeterli hacmin oluşabilmesi için, erimiş kayaçla dolu olan tüm bu ceplerin birleşerek tek bir havuzda toplanması gerekir.
Aslında maddi destek istememizin nedeni çok basit: Çünkü Evrim Ağacı, bizim tek mesleğimiz, tek gelir kaynağımız. Birçoklarının aksine bizler, sosyal medyada gördüğünüz makale ve videolarımızı hobi olarak, mesleğimizden arta kalan zamanlarda yapmıyoruz. Dolayısıyla bu işi sürdürebilmek için gelir elde etmemiz gerekiyor.
Bunda elbette ki hiçbir sakınca yok; kimin, ne şartlar altında yayın yapmayı seçtiği büyük oranda bir tercih meselesi. Ne var ki biz, eğer ana mesleklerimizi icra edecek olursak (yani kendi mesleğimiz doğrultusunda bir iş sahibi olursak) Evrim Ağacı'na zaman ayıramayacağımızı, ayakta tutamayacağımızı biliyoruz. Çünkü az sonra detaylarını vereceğimiz üzere, Evrim Ağacı sosyal medyada denk geldiğiniz makale ve videolardan çok daha büyük, kapsamlı ve aşırı zaman alan bir bilim platformu projesi. Bu nedenle bizler, meslek olarak Evrim Ağacı'nı seçtik.
Eğer hem Evrim Ağacı'ndan hayatımızı idame ettirecek, mesleklerimizi bırakmayı en azından kısmen meşrulaştıracak ve mantıklı kılacak kadar bir gelir kaynağı elde edemezsek, mecburen Evrim Ağacı'nı bırakıp, kendi mesleklerimize döneceğiz. Ama bunu istemiyoruz ve bu nedenle didiniyoruz.
Yine de Nature makalesinin yazarları, yanardağın bu kısmının bir sonraki büyük patlama için en olası bölge olacağı hipotezini öne sürüyorlar. Asıl büyük soru ise şu: Bu ne zaman olacak?
Hayır, Bir Süper Patlamanın Vakti Gelip Geçmedi
Bir sonraki Yellowstone süper patlamasının vaktinin çoktan geldiğine dair pek çok söylenti dolaşıyor; ancak son araştırmaların da doğruladığı üzere durum hiç de öyle değil.
Bahsedilen Mesa Falls patlamasının yanı sıra, iki milyondan biraz daha uzun bir süre önce gerçekleşen Huckleberry Ridge patlaması ve 630.000 yıllık Lava Creek patlaması olmak üzere iki büyük patlama daha yaşanmıştı.
Bu üç patlamanın ortalama tekrarlanma süresi 735.000 yıldır. Böylesine küçük bir örneklem boyutu göz önüne alındığında istatistiksel bir kesinlikten söz edemesek de, bir başka süper patlamanın an meselesi olduğunu düşünmek için hiçbir neden bulunmuyor.
Mesa Falls patlamasının çok büyük olmasına rağmen süper sıfatını hak etmediğini de belirtmekte fayda var; çünkü bu patlamanın oluşturduğu çökeltilerin hacmi, gereken 1.000 kilometreküplük eşiğin altında kalmıştı.
Sonuç olarak, gerçekten büyük olan iki patlama arasındaki süre aslında bir buçuk milyon yıla daha yakındır. Gerçek şu ki, bir sonraki Yellowstone süper patlamasının gerçekleşmesi çok uzun zaman alabilir; ancak o gün mutlaka gelecek.
Patlama gerçekleştiğinde ise hem Amerika Birleşik Devletleri hem de tüm gezegen üzerindeki etkisi devasa boyutlarda olacak.
Yıllar Önce Yellowstone Patladığında Neler Oldu?
Gelecekteki bir Yellowstone süper patlamasının neye benzeyeceği hakkında fikir sahibi olmak için, geçmişe bakıp birçok ortak özelliği bulunan o eski patlamaları incelememiz gerekiyor.
Bu patlamaların hepsinde öylesine büyük bir infilak yaşandı ki, püsküren magma parçalanarak devasa miktarda kül yarattı.
Ayrıca her patlamanın ardından boşalan magma rezervuarının üzerindeki kabuk çöktü ve bu da dev bir kalderanın oluşmasına yol açtı. Günümüzdeki 60 kilometre genişliğindeki Yellowstone Kalderası da en son gerçekleşen Lava Creek patlaması sırasında oluştu.
Her bir süper patlama, çöküşle sonlanan bir patlama döngüsünün zirvesini işaret etse de; bu durumun öncesinde ve sonrasında daha küçük ölçekli volkanik aktiviteler de yaşandı. Bu bulgu, Yellowstone tehdidiyle ilgili tartışmalarda pek dile getirilmeyen önemli bir noktayı vurguluyor: En büyük üç patlama arasında çok sayıda küçük patlama yaşandı ve bunların birçoğu şiddetli patlamalar değildi.
Aslına bakılırsa Yellowstone'daki son patlama, yaklaşık 70.000 yıl önce lavın nispeten sessiz bir şekilde yüzeye çıkmasından ibaretti.
Uyarı İşaretlerini Gözlemlemeye Çalışmak
Ancak gelin asıl büyük patlamalara odaklanalım; dürüst olmak gerekirse herkesin merak ettiği asıl konu da bu. Yellowstone kendini bu volkanik felakete hazırlarken ve bizzat patlama sırasında neler yaşarız?
Büyük bir patlamanın hazırlık evresinin ne kadar sürdüğü ve uyarı işaretlerinin neler olacağı, hakkında pek fazla şey bilmediğimiz bir konudur. Günümüzde bile yanardağ etrafında kaplıcalar, fokurdayan çamur havuzları ve bir sürü yer sarsıntısı bulunuyor. Bu esnada yeryüzü, sanki aşağıda dev bir yaratık uyuyormuş gibi sürekli yükselip alçalıyor; ki bir bakıma gerçekten de öyle.
Bir süper patlamanın öncesinde, daha küçük patlamalarda gördüğümüz uyarı işaretlerinin benzerlerini beklemek mantıklı görünebilir. Belki de bu işaretler on yıllar veya daha uzun bir süre boyunca artan bir huzursuzlukla, sadece çok daha büyük bir ölçekte karşımıza çıkacaktır.
Ancak Endonezya'daki bir başka süper yanardağ olan Toba Dağı'ndaki geçmiş patlamalar üzerine yapılan araştırmalar, durumun pek de böyle olmadığını öne sürüyor. Bulgular, uyarı işaretlerinin çok zayıf olabileceğini ve dünyayı değiştirecek boyutta bir patlamanın yaklaştığına dair çok az ipucu sunabileceğini gösteriyor.
Bu durum, Yellowstone yanardağının yaklaşık 100 kilometre yakınında yaşayan herkes için çok kötü bir haber; çünkü kıyamet koptuğunda kaçmak için çok az şansları olacak.
Elbette bu, bir Yellowstone süper patlamasının hiçbir belirti vermeden aniden ortaya çıkacağı anlamına gelmiyor. Jeologlar tarafından yakın zamanda yapılan saha çalışmaları, 630.000 yıllık Lava Creek olayından önce muhtemelen yıllar, hatta belki on yıllar arayla gerçekleşen iki küçük çaplı patlama olduğunu ortaya koydu.
Yanardağ yeniden uyandığında, muhtemelen yine aynı senaryoyu göreceğiz: Ana yemeğin habercisi olan daha küçük "başlangıç" olayları. Olası felaketi hafifletme açısından bakıldığında böylesi bir senaryodaki en büyük sorun, hangi patlamanın (eğer olacaksa) "süper" olacağını tahmin etmeye çalışmaktır. Püsküren materyalin miktarı ancak olay sona erdikten sonra ölçülebileceği için, patlamanın boyutu önceden tam olarak anlaşılamayacaktır.
Yine de Yellowstone'un 500, 750 veya 1.000 kilometreküp kül ve enkaz kusmasının pek bir önemi yok. Çünkü ortaya çıkan bu tablo, Amerika Birleşik Devletleri için her halükarda yıkıcı ve felaket boyutunda olacaktır.
Gökyüzü Başımıza Yıkıldığında Neler Olacak?
Ne zaman gerçekleşirse gerçekleşsin, bir sonraki Yellowstone süper patlamasını gözden kaçırmak imkansız olacak. İster yanardağın hemen yanı başında yaşayın, ister gezegenin öbür ucunda olun; patlamanın sonuçlarından kaçmak mümkün olmayacak.
Patlamanın, en azından başlangıçta, magma rezervuarının üzerindeki şişen kabuğun en zayıf olduğu yerden kırılarak tek bir bacaya odaklanması muhtemeldir.
Gazla dolu ve muazzam bir basınç altında olan kıvamlı riyolit magması yüzeyi kırarak parçalanacak; ilk patlama, o sırada o civarda bulunacak kadar şanssız olan herkesi sağır edecektir.
Ses hızından daha süratli bir şekilde yukarı doğru fışkıran kül ve pomza bulutu dakikalar içinde uzayın sınırına ulaşacak; sonrasında yatay olarak yayılarak aşağıda kalan her yeri zifiri karanlığa gömecektir.
Yellowstone ve çevresindeki bölgeye yağan sıcak kül ve pomza sağanağı yangınlar çıkaracak, havayı ısıtacak ve nefes almayı neredeyse imkansız hale getirecektir. Ancak henüz en kötüsü yaşanmadı; durum çok daha da kötüleşecek.
Patlama sütununun bir kısmı kendi ağırlığı altında çöktükçe, her yöne doğru fırlayan ve piroklastik akıntı olarak bilinen sıcak kül, akkor gaz ve erimeye yüz tutmuş pomza parçalarından oluşan hızlı akıntı dalgalarını tetikleyecektir.
Saatte 300 kilometreyi aşan hızlarla ilerleyen, tepeleri aşıp vadileri dolduran bu piroklastik akıntılar, yanardağ bacasının yaklaşık 100 kilometre yakınındaki her şeyi yok edip gömecek; çam ağaçlarından çizgili sincaplara, geyiklerden insanlara kadar her canlıyı kömüre çevirecektir.
Bu sırada kül ve pomza sütununun üst kısmı hızla genişleyecek; hakim rüzgarlara karşı bile baskı yaparak ilerledikçe karanlık ile kül tufanı getiren, giderek büyüyen devasa bir şemsiye oluşturacaktır.
Küller, 24 saat içerisinde Amerika Birleşik Devletleri'nin büyük bir kısmına ve Kanada'nın bazı bölgelerine düşerek enerji hatlarını çökertecek, elektronik aletleri kısa devre yaptıracak, ulaşımda kaosa neden olacak, tarlalardaki ekinleri yok edecek ve su kaynaklarını kirletecektir. Düzenli hayat tamamen durma noktasına gelecektir.
USGS araştırmacılarından Larry Mastin ve meslektaşları tarafından gelecekteki bir Yellowstone süper patlamasının yaratacağı kül bulutuna dair yapılan modelleme, çoğu senaryoda kalınlığı bir santimetreden fazla olan kül tabakasının, birkaç milyon kilometrekarelik bir kara parçasını kaplayacağını gösteriyor.
Miami ve New York gibi şehirler sadece birkaç milimetrelik kül yağışıyla olayı atlatabilecekken; Chicago, San Francisco ve Kanada'daki Winnipeg gibi çok daha uzak bölgelere 3 santimetreye kadar kül düşecektir.
Denver ve Salt Lake City gibi 1.500 kilometreden daha yakın olan her yerde son derece yıkıcı kül yağışları yaşanacak; Yellowstone'a yaklaşıldıkça külün kalınlığı metreleri bulacaktır.
Kül parçacıkları atmosferdeki su için birer çekirdek görevi göreceğinden dolayı; bu kaosu daha da büyütecek şiddetli yağmurlar tetiklenecek, ülkenin büyük bir kısmı çamur denizine dönecek, nehirler tıkanacak ve geniş çaplı seller yaşanacaktır.
Küller ayrıca arsenik, kadmiyum, kurşun ve cıva gibi toksik metallerden oluşan devasa bir yükü de beraberinde getirecek; bu da suların, ekinlerin ve hayvan yemlerinin uzun vadeli olarak kirlenme potansiyeli taşıdığı anlamına gelmektedir.
Tüm bu küllerin tek seferde atılmaması, patlamanın muhtemelen yeni bacalar açıldıkça aşamalar halinde gerçekleşmesi ve böylece olayın yıkıcı etkisinin daha da uzaması kuvvetle muhtemeldir.
En kötüsü, magmanın büyük kavisli çatlaklar boyunca devasa perdeler şeklinde püskürdüğü zirve aşamasında yaşanabilir. Bu çatlaklar, magma rezervuarının üzerindeki merkezi kabuk bloğunun, yeni bir kaldera oluşturmak üzere aşağıda boşalan alana doğru çökmesiyle açılacaktır.
Tüm bu felaket haftalarca, hatta belki de bir ay boyunca sürebilir. Ancak emin olun, bu sadece başlangıç olacaktır.
Süper Patlamanın Ardından Oluşacak Küresel Güneşlik
Yoğun ve geniş çaplı kül yağışının etkileri Kuzey Amerika'nın büyük bir bölümünde tarımı yerle bir edip ABD ekonomisine diz çöktürecek olsa da, olayın en kötü yanı bu değildir.
Atmosferde kalan küller oldukça hızlı bir şekilde yere çökecektir; ancak patlama sırasında stratosferin çok yükseklerine fırlatılan ve haftalar içinde tüm gezegene yayılacak olan devasa miktardaki kükürtdioksit gazı için aynı şey söylenemez.
Bu gaz, atmosferik su buharıyla birleştiğinde küresel bir "örtü" oluşturan incecik parçacıklardan oluşan bir aerosol meydana getirir. Bu örtü, gezegeni gelen güneş ışığından korur ve yüzey sıcaklıklarını düşürür.
Filipinler'deki Pinatubo Dağı'nın 1991 yılında patlaması, küresel sıcaklıkların birkaç yıllığına yaklaşık 0,5 °C düşmesine neden olmuştu. Bu olay 20. yüzyılın en büyük ikinci volkanik patlaması olmasına rağmen, Yellowstone'un Lava Creek süper patlamasından yaklaşık yüz kat daha küçüktü.
Birkaç yüzyıl geriye gittiğimizde; Endonezya'daki Tambora yanardağının 1815 yılında gerçekleştirdiği ve Pinatubo'dan üç ila dört kat daha büyük olan devasa patlaması, küresel hava durumu üzerinde büyük bir etki yaratmış ve Avrupa'da "Yazsız Yıl" olarak bilinen döneme yol açmıştı.
Tüm kıtada ve Amerika Birleşik Devletleri'nin doğusunda yaşanan yaygın hasat yetmezlikleri, sivil huzursuzlukları ve ekmek isyanlarını tetiklemiş; gelişmiş dünyada yaşanan son büyük geçim krizini beraberinde getirmişti.
Peki Tambora'dan 25 kat daha büyük, gelecekteki olası bir Yellowstone patlamasının sonucu ne olurdu?
Ölçeği büyütmenin çok daha şiddetli bir iklimsel etkiyle sonuçlanacağını düşünmek oldukça mantıklıdır; nitekim bilgisayar modellemeleri de durumun aynen böyle olduğunu gösteriyor. Yellowstone süper patlaması boyutlarındaki bir olayın ardından küresel sıcaklıkların ortalama 4 °C'ye kadar, karalar üzerinde 7 °C'ye kadar ve Kuzey Amerika'nın orta kesimlerinde ise 10 °C'den daha fazla düşeceği tahmin ediliyor.
Sıcaklıklar birkaç yıl içinde yeniden yükselmeye başlasa da, önceki seviyelerine dönmeleri en az birkaç on yıl sürer. Hiç de şaşırtıcı olmayan bir şekilde, kutuplardaki deniz buzu örtüsü belirgin oranda artar ve küresel hava durumu modellerinde büyük değişiklikler meydana gelir.
Neredeyse Buzul Çağı sıcaklıklarına dönmekle eşdeğer olan böylesine şiddetli bir soğumanın küresel tarım için felaket olacağını söylemeye bile gerek yok. Bu durum, hem az gelişmiş hem de gelişmiş ülkelerde yaygın hasat kayıplarına ve akıl almaz boyutlarda bir kıtlığa yol açacaktır.
Tüm bunlar göz önüne alındığında, küresel toplumun ve ekonominin bugün bildiğimiz haliyle ayakta kalması büyük bir sürpriz olur. Ancak bu kasvetli tablonun içinde küçük de olsa bir umut ışığı bulunuyor.
Yakın tarihli bir NASA araştırması bu fikir birliğini bozarak, araştırmacıların büyük belirsizlikler olduğunu kabul etmelerine rağmen, Yellowstone'un bir sonraki süper patlamasının ardından yaşanacak sıcaklık düşüşünün Pinatubo veya Tambora sonrası dönemden çok da büyük olmayabileceğini öne sürdü. O halde bu iyi bir haber mi? Belki de.
Sonuç olarak, Yellowstone tekrar patlayana kadar ortaya çıkacak soğumanın ne kadar şiddetli olacağını tam olarak bilemeyeceğiz. Havalar ne kadar soğursa soğusun, patlamanın Amerika Birleşik Devletleri üzerindeki doğrudan etkisinin dünya çapında muazzam yansımaları olacak ve küresel toplum ile ekonominin dayanıklılığını ciddi şekilde test edecektir.
Belki de sahip olduğumuz tek teselli, son araştırmaların da bize gösterdiği üzere, böyle bir felaketin yakın zamanda gerçekleşecekmiş gibi durmamasıdır.
Evrim Ağacı'nda tek bir hedefimiz var: Bilimsel gerçekleri en doğru, tarafsız ve kolay anlaşılır şekilde Türkiye'ye ulaştırmak. Ancak tahmin edebileceğiniz gibi Türkiye'de bilim anlatmak hiç kolay bir iş değil; hele ki bir yandan ekonomik bir hayatta kalma mücadelesi verirken...
O nedenle sizin desteklerinize ihtiyacımız var. Eğer yazılarımızı okuyanların %1'i bize bütçesinin elverdiği kadar destek olmayı seçseydi, bir daha tek bir reklam göstermeden Evrim Ağacı'nın bütün bilim iletişimi faaliyetlerini sürdürebilirdik. Bir düşünün: sadece %1'i...
O %1'i inşa etmemize yardım eder misiniz? Evrim Ağacı Premium üyesi olarak, ekibimizin size ve Türkiye'ye bilimi daha etkili ve profesyonel bir şekilde ulaştırmamızı mümkün kılmış olacaksınız. Ayrıca size olan minnetimizin bir ifadesi olarak, çok sayıda ayrıcalığa erişim sağlayacaksınız.
Makalelerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!
Bu makalemizle ilgili merak ettiğin bir şey mi var? Buraya tıklayarak sorabilirsin.
Soru & Cevap Platformuna Git- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- Çeviri Kaynağı: BBC Science Focus Magazine | Arşiv Bağlantısı
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?
Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 02/07/2026 00:34:39 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/23337
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.
This work is an exact translation of the article originally published in BBC Science Focus Magazine. Evrim Ağacı is a popular science organization which seeks to increase scientific awareness and knowledge in Turkey, and this translation is a part of those efforts. If you are the author/owner of this article and if you choose it to be taken down, please contact us and we will immediately remove your content. Thank you for your cooperation and understanding.