''Yaşayan'' Fırıldak Kristalleri ve Yaşamın Kökeni
/old/content_media/db45bf5eebaffa6913d1c68c12b5dcec.jpeg)
- Çeviri
- Nanoteknoloji
- Abiyogenez
Bu Makalede Neler Öğreneceksin?
Bu bölümü yapay zekâ hazırlar.- Michigan Üniversitesi araştırmacıları, nanoparçacıkların farklı yönlerde döndürülmesiyle kendi kendine organize olan 'canlı döner kristaller' adlı yapılar oluşturduklarını keşfettiler.
- Nanoparçacıkların kendi kendine birleşmesi, doğrudan çekim olmadan parçacıkların yapraklarının çarpışması sonucu evre ayrışmasıyla gerçekleşiyor ve bu durum nano pompa benzeri cihazların geliştirilmesine olanak sağlıyor.
- Araştırma, nanoparçacıkların üç boyutlu sıvı kristallere dönüşebileceğini göstererek hem malzeme bilimi hem de yaşamın kökeni hakkında yeni anlayışlar sunmaktadır.
Nanoparçacıkları döndürmek, onları Michigan Üniversitesi araştırmacılarının 'canlı döner kristaller' diye adlandırdığı bir nevi nano pompaya dönüştürüyor. Bu durum, tesadüfen de olsa yaşamın kökenine ışık tutmuş oluyor. Araştırmacılar bu kristallere “canlı” diyor, çünkü temel kurallardan bir anlamda kendi yaşamlarını kuruyorlar.
Stuart W. Churchill Collegiate Kimya Profesörü Sharon Glotzer ve ekibi, farklı nanoparçacıkların eşzamanlı olarak bir kısmı saat yönünde ve bir kısmı saat yönünün tersi yönde olmak üzere dönmesini sağlarlarsa parçacıkların kendiliğinden karmaşık bir mimari inşa ettiklerini buldu.
Ekip, nano parçacıkların bu davranışını, nanoteknolojideki en büyük zorluklardan biri olan, karmaşık süreçlere ihtiyaç duymadan parçacıkların "kendi kendine birleşmesini" (self-assembly) sağlamaya çalışırken buldu. Parçalar bir kum tanesinden bin kez küçükken, yapılandırma için normal teknikler artık etkili olmuyor. Bu sebeple, Glotzer gibi araştırmacılar yaşamın başlangıcında olmuş olabileceği gibi düzensizlikten düzene doğal olarak geçiş yolları arıyorlar. Aynı zamanda Malzeme Bilimi ve Mühendisliği, Makromoleküler Bilim ve Mühendisliği, Fizik ve Uygulamalı Fizik Bölümü profesörü olan Glotzer şöyle söylüyor:
Bunu anlayabilirsek, sadece malzeme ve cihaz yapmak için yeni yollar hayal etmekle kalmayız, bir kimyasal çorbadan ilk canlı yapıların nasıl oluştuğunu da anlamaya başlayabiliriz. Biyolojinin kurgulama zorluklarına yaklaşım yollarından biri, inşa edilen yapılara sürekli enerji vererek onları beslemektir. Nanoparçacıklara da bunu uyguladık.
Saha araştırmacıları parçacıklara bir yöne ilerlemek gibi belli bir hareket için enerji verilirse, parçacıkların bir diğerini etkileyip grup oluşturduğunu buldu. Glotzer'in ekibi parçacıkların tamamının dönmesi sağlanırsa ne olacağını araştırdı. Glotzer'in laboratuvarında bir araştırmacı olan Daphne Klotsa şöyle diyor:
Kendileri organize oluyorlar. Asla ön göremediğimiz bir toplu dinamik oluşturdular.”
Ekibin bilgisayar simülasyonları, bir hava hokeyi masasında bulunan iki fırıldak seti gibi düşünülebilir. Masadan itilen hava, bazı fırıldakları saat yönünde, bazılarını saatin ters yönünde çeviriyor. Fırıldaklar yeterince iyi sabitlenip yapraklar birbiri ardına dönmeye başladığında, ekip kendi içlerinde saat yönünde dönenler ve dönmeyenler olarak bölündüklerini ve araştırmacılar arasında "evre/faz ayrışması" (phase separation) olarak bilinen kendini örgütleme davranışına gittiklerini buldu. Klotsa şöyle söylüyor: “Buluşun önemi, gerçek bir çekim olmadan evre ayrışmasını elde etmemizden geliyor.”
Bu kendi kendine dizilenmeyi "sağduyuya aykırı" olarak nitelendiriyor. Çünkü aynı dönüşe sahip fırıldakları birbirine iten veya zıt yöne dönenleri birbirinden uzağa iten doğrudan bir kuvvet bulunmuyor. Ayrışmanın oluşma sebebi fırıldakların yapraklarının çarpışması. Bir fırıldak çifti aynı yönde dönüyorken, yaprakları karşılaştığında ters tarafa dönüyor oluyorlar. Bu, yaprakların birbirini iterek ve birbirine yapışarak en azından yüzeysel olarak fırıldak çiftlerinin tekmiş gibi davranmalarını sağlıyor. Ancak, ters tarafa dönen yapraklar karşılaştığında aynı yöne dönmeye başlıyor ve birbirlerine yapışmıyorlar. Aynı yöne dönen fırıldaklar birbirine bağlanırken daha uzun zaman geçirdiklerinden kademeli olarak gruplara ayrılıyorlar.
Fırıldaklar saat yönünde dönenler ve dönmeyenler olarak ikiye ayrıldıklarında, gruplar arasındaki bağ, grupta dönmeyen parçacıklar için bir yol oluyor. Bağlı yapraklar, sınır boyunca bu dönmeyen parçacıkları itiyor ve fırıldakların daha ağır olduğu tarafa geri dönme olasılıklarını düşürüyor. Ekip, bu durumdan bir cihazdaki cisimleri taşıyacak bir tür nano pompa gibi yararlanılabileceğini söyledi.
Bilgisayar simülasyonları düz bir yüzey gibi iki boyutlu iken, ekip döner parçacıkların “canlı” üç boyutlu kristallere de dönüşebileceğini umuyor. Parçacıklar kendi eksenlerinde serbestçe dönebilecekleri için sonuç olarak sıralı eksene sahip üç boyutlu bir sıvı kristal oluşturabilirler.
Sonuçlar 2014 Şubat'ın son haftası Physical Review Letters dergisinde çevirimiçi olarak yayınlandı ve American Physical Society'nin (Amerikan Fizik Topluluğu) 6 Mart 2014'teki toplantısında sunuldu.
Bu makale üzerine konuşmaya devam et
Topluluk sohbetine katıl, yorum bırak veya ayrıntılı bir soru sor.
- Mmm... Çok sapyoseksüel!1

- İnanılmaz1

- Muhteşem!0

- Tebrikler!0

- Bilim Budur!0

- Güldürdü0

- Umut Verici!0

- Merak Uyandırıcı!0

- Üzücü!0

- Grrr... *@$#0

- İğrenç!0

- Korkutucu!0

- Çeviri Kaynağı: Phys.org | Arşiv Bağlantısı
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misin?
Şu iki siteden biriyle hemen destek olabilirsin:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracıyla 01.11.2026 23:44:43 tarihinde oluşturuldu. Evrim Ağacı'ndaki içerikleri birden fazla editör sürekli gözden geçiriyor, güncelliyor ve geliştiriyor. Bu çıktıdan sonraki güncellemeleri görmek ve içeriğin en güncel hâlini okumak için şu adrese git: evrimagaci.org/s/2253
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı sürece izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş hâlleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz.