Gece Modu

Bu yazı, Evrim Ağacı'na ait, özgün bir içeriktir. Konu akışı, anlatım ve detaylar, Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından hazırlanmış ve/veya derlenmiştir. Bu içerik için kullanılan kaynaklar, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Firavun Tutankamon'un mezarı lanetli miydi? İnsanlarla Dinozorlar aynı dönemde yaşadı mı? Yaşam kendiliğinden oluşabilir mi? Doğru bilinen yüze yakın bilimsel yanılgının ardındaki gerçeği keşfedin.

Önsözü ile Lucie Parker tarafından yazılan, İlhami Gümüş tarafından çevrilen TÜBİTAK'ın "Doğru Bildiğimiz Bilimsel Yanılgılar" isimli kitabında evrim konusunda hayli yanlış bilgiler işleniyor. Kitapta komplo teorileri, ekin tarlalarına Dünya dışı canlıların bıraktığı işaretler, Dünya'nın düz olduğu safsatası anlatılıyor. Bunun gibi birçok sahte bilim veya yanlış bilinen bilgiler güzelce açıklanıyor. Bilimsel yöntemle sınanmış bilgiler ile düzenlenmiş hali anlatılıyor.

Ancak ne yazık ki "Evrim" kısmında çok ciddi çarpıtmalar bulunuyor. Öyle ki modern insanın şempanzeler ile akrabalığının olmadığı açık açık yazılmış. Başlıktan da anlaşılacağı gibi "İnsan Kuyruksuz Maymundan Evrimleşmiştir" şeklinde bir "yanılgı" olarak yansıtılmaktadır.

Hatta "Yaşam kendiliğinden oluşabilir mi?" gibi bir başlıkta spontane jenerasyon üzerinden abiyogenez de eleştiriliyor. Bu konuyu şuradaki yazımızda uzun uzun açıkladık. Kitaptaki metni, fotoğrafı ile birlikte doğrudan paylaşıyoruz:

İnsanın izlediği düşünülen evrim sürecinin bir zamanlar gayet açık olduğu düşünülüyordu: Öne doğru eğik kıllı kuyruksuz maymun, elindeki baltasıyla dik duran bir Neandertal'e dönüşür, o da sonunda takım elbise giyen ve elinde bir cep telefonu tutan kılsız bir insan hâlini alır.

Charles Darwin insanla bir kuyruksuz maymun türü olan orangutan arasında ortak bir bağ olabileceğinden şüphe duymuş ve şöyle demişti: "İnsan kibirli bir şekilde kendisinin çok büyük bir eser olduğunu düşünür ve kendini yarı ilah konumunda görür. Ben bu konuda daha alçak gönüllü olmanın daha doğru olduğunu düşünüyor ve insanların hayvanlardan geldiğine inanıyorum." Ancak bugün bilim insanları insanlar ile kuyruksuz maymunların çok farklı yollar izlediğine inanır.

TÜBİTAK'ın Doğru Bildiğimiz Bilimsel Yanılgılar kitabı, syf. 78-79.
TÜBİTAK'ın Doğru Bildiğimiz Bilimsel Yanılgılar kitabı, syf. 78-79.
Pedram Türkoğlu

Ancak bu efsaneyi daha iyi anlayabilmek için önce benzerliklerimizden başlayalım. Şempanzelerin DNA'sı insanlarınkiyle %98,8 oranında aynı olup başkalarına duyulan şefkat, saldırganlık, kendinin farkında olma ve akıl yürütme gibi özellikleri paylaşırlar. Her ikisi de alet kullanabilir ve bilgiyi sonraki kuşaklara aktarabilir.

Ancak benzerlikler bundan öteye pek geçmez. Bir şempanzenin beyni ve kafatasının büyüklüğü, insanın kafasının çeyreği kadardır. Daha büyük olan beynimiz bize çok açık bir avantaj sağlayarak karmaşık dil becerileri ve karmaşık kültürel sistemler geliştirmemizi mümkün kılar. Şempanzeler, insanın zorlukla hayatta kalabileceği Kongo'da yaşayabilecek niteliktedir. Bugün şempanzelerin soyu tükenmenin eşiğindedir, oysa insanların başı aşırı nüfus artışıyla derttedir. İnsanın atalarının Afrika'daki fosilleri çok karmaşık bir soyağacına sahiptir, öte yandan doldurulması gereken pek çok boşluk da vardır. Paleoantropologlar, bazen kuyruksuz maymun bazen de insana ait gibi görünen, ayak izleri ve uyluk kemiği ile kafatası parçaları keşfetmiştir. Bu, kuyruksuz maymunlarla insanların Afrika'nın güney ve doğusunda birlikte yaşadığını gösterir. Parçalar eksik olsa da bilim insanları şempanzelerle insanların ortak bir atadan geldiği görüşünü reddeder. Fosillerden anladığımız şey açık: Hayvanat bahçesindeki şempanzeyle bir akrabalığımız yok.

Kitaptaki Yanlışların Doğruları

1) "Kuyruksuz maymun, takım elbiseli insana dönüşür."

Taksonomik olarak insan diye tanımladığımız Homo cinsi, zaten bir kuyruksuz maymun (Hominoidea) türüdür! Bunu daha iyi anlamak için, buradan Yaşam Ağacı projemizdeki primatlar takımına bakabilirsiniz. Ayrıca sık sık anlattığımız gibi evrimsel biyolojide yaşayan hiçbir canlı, bir diğerine dönüşmez! Aynı dönemde var olmuş türler, farklı soy hatlarında türleşerek günümüz halini almıştır ve çeşitlenmeye devam edecektir. Keza evrimsel süreçte bir "son" veya bir "tamamlanma" bulunmaz. Evrim, popülasyondaki gen dağılımının nesiller içerisindeki değişiminden ibarettir. Hiçbir canlı "puf" diye bir anda var edilmemiştir. Kaldı ki evrimsel değişimin herhangi bir inanç ile ilgisi yoktur. Dolayısıyla bilimsel gerçekleri şahsi inançlar haline getirmenin insan türünün bilgi birikimine hiçbir katkısı olmayacaktır. Aksine önyargılar oluşturarak, yeni bilgiler edinmeyi engelleyecektir.

2) "Bilim insanları, insanlar ile kuyruksuz maymunların çok farklı yollar izlediğine inanır."

Bilimsel teorilerin herhangi bir "inanç" ile ilgisi olmadığını ve bu teorilere "inanılmadığını" tekrar tekrar vurgulamanın anlamı yok diye düşünüyoruz. Bilimsel teoriler "bilinir" veya "bilinmez." Diğer yandan günümüzde hiçbir akademik dergide taksonomik olarak insanın başka bir ailede sınıflandırıldığı bilgisi yoktur. Multidisipliner çalışmalar sonucu görüyoruz ki insan primatlar takımı içerisinde kuru burunlu primatlar (Haplorhini) dediğimiz alt takıma üyedir. Bu alt takımda simiyenler veya maymunlar diye bilinen Simiiformes adlı aşağı takımda sınıflandırılır. Ardından aşağı burunlu maymunlar (Catarrhini) küçük takımı ve kuyruksuz maymunlar (Hominoidae) üst ailesi gelir. Hominoidae üst ailesi içerisinde insangiller diye bilinen Hominidae ailesinde bulunur. Bu ailede orangutanlar, goriller, şempanzeler, insanlar ve ataları mevcuttur. Modern insan dediğimiz Homo sapiens türü, omurgalı canlılar arasında anatomik, fizyolojik, paleontolojik, genetik ve etolojik olarak kuyruksuz maymunlar olarak tanımlanır. Sonuçta "İnsan" diye bir taksonomik aile yoktur. Zaten mantar veya bitki olarak da sınıflandırılamayacağına göre, bu gerçeği reddetmenin anlamı yok.

3) "İnsan beyni şempanze beyninin 3 katıdır."

Evet, doğru. Fakat şunu hatırlatmakta fayda var, zekayı tam olarak tanımlayamadığımız için "bilişsel fonksiyonlar" terimini kullanmak daha faydalı olacaktır. Bu da dolaylı olarak beyin kütlesinden ziyade beyin/vücut oranı ile ilişkilidir. Serebral korteks dediğimiz beyin bölgesi hatıra, dikkat ve farkındalık gibi bilişsel fonksiyonlar ile ilişkilidir. İnsanın serebral korteksi, şempanzelerin serebral korteksinden yaklaşık 2 kat daha fazla nöron barındırır. Ayrıca nöron davranışları da farklıdır. Bu da görüldüğü üzere Dünya'yı ele geçirmemizi sağlayan bilişsel aktivitelere sebebiyet vermiştir.

Ancak bu demek değildir ki "En üstün canlı insandır." Her canlı yaşadığı çevre ile ilişkili olarak üstünlük özellikleri gösterir. Örneğin bir şempanzenin kısa süreli hafızabir insandan kat kat daha fazladır. Çünkü insanlar yüz binlerce yıldır yaşadıkları çevre ile ilişkili olarak uzun süreli hafıza tarafından avantaj sağlamış olabilir. Diğer yandan bu çalışmanın aslında tam tersini söyleyen, şempanzelerin kısa süreli hafızaları ile ilişkili olmadığını, bundan ziyade bireysel bir başarı olduğunu söyleyen başka bir çalışma bulunuyor. Yani şempanzelerin kısa süreli hafızaları insanlardan daha iyi değil; bu konuda eğitim görmüş söz konusu şempanzenin bireysel başarısı. Her iki durumda da şempanze ile insanın birinin diğerinden daha "gelişmiş" olduğunu göstermez. Sadece milyonlarca yıldır bulundukları çevre nedeniyle seçilime uğradıklarını ve avantajlı özellikleri sonraki nesillere aktardıklarını gösterir.

4) "İnsanların aksine şempanzelerin soyu tükenme eşiğindedir."

Bu da algıda seçicilikten başka bir şey değildir. Zira insanlar, yıllardır şempanzelerin (Pan troglodytes) doğal hayatını yok ediyor, onları hayvanat bahçelerine hapsediyor. Afrika'daki yasak avcılık şempanzelerin nüfusunu fazlasıyla azaltmıştı durumda. Yıllardır bilimsel çalışmalarda kullanılmak üzere yakalanmışlardır. Kongo gibi Afrika ülkelerinde yasa dışı evcil hayvan satışları için kaçırılmışlardır. Ayrıca birçok simiyen hastalık etkeni nedeniyle de popülasyonları yok olmuştur. 1900'lerin başında 1 milyona yakın birey olduğu hesaplanırken; günümüzde 172.700 ile 299.700 arasında birey olduğu hesaplanıyor. IUCN Kırmızı Liste tarafından Endangered (EN), yani Tehlikede olarak sınıflandırılırlar.

Günümüzde koruma altına alınsalar da, şempanze gibi primatların üreme hızı insanlar gibi memeliler içerisinde kısmen yavaş olduğu için nüfuslarının eski haline gelmesi yıllar alacaktır. Unutmamak gerekir ki Türkiye topraklarında da yıllar önce kaplan ve daha eskiden aslan bulunuyordu. Ancak insanlar, artan nüfusu ile birlikte diğer canlıları yok ediyor.

Sonuç olarak onları yakalayıp, para için hayvanat bahçelerine koyanlar da biziz. Bu onların başarısızlığı değil, bizim başarımız (!) Büyük beyinlerimizin evrimsel olarak getirisi olmalı. Basit ekoloji mantığı. Yüksek bilişsel fonkisyonlar sosyokültürel yapı geliştirerek nüfus artışına sebebiyet veriyor. Nüfus artışı da diğer hayvanların aleyhine oluyor. Dolayısıyla bu, insanların sebep olduğu bir sonuçtur.

5) "Parçalar eksik olsa da bilim insanları şempanzelerle insanların ortak bir atadan geldiği görüşünü reddeder."

Evrim, yaklaşık 150 yıldır test ediliyor ve edilmeye devam edecek. Ancak girdiği her testten başarılı çıkıyor. Günümüzde tıptan mühendisliğe, biyolojiden matematiğe birçok alanda evrimsel algoritmalardan ve verilerden yararlanılıyor. Bu konuda sitemizde birçok yazı dizisi mevcut. En basitinden buradan başlayabilirsiniz. Parçaların eksik olması, izlenilen yolun görülemediği anlamına gelmiyor. Günümüzde sadece Homo sapiens türü için Evrim Ağacı'nda inanılmaz fosil çeşitliliği mevcut. Aynı şekilde şempanzelerin de evrimsel akrabalıklarını gösteren fazlası ile fosil kaydı var. Fosil kaydının mevcut olması, o canlının "çok gelişmiş" olduğuna işaret etmez. Sadece jeolojik şartlar uygun olduğu için kemikleri günümüze kadar korunmuş olduğu anlamına gelir.

Şempanzeler ve diğer canlılar da insanlar kadar "karmaşıktır." İnsan, hayvanlardan evrimleşmemiştir; doğrudan doğruya bir hayvan türüdür. Bunun aşağılayıcı herhangi bir yönü bulunmuyor. Zira "aşağılama" sıfatlarını zaten biz yapıyoruz. İnsanın, diğer canlılar ile akraba olması muhteşem bir gerçektir. Her zaman dediğimiz gibi, "Bu yaşam görüşünde ihtişam var!"

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 3
  • Tebrikler! 14
  • Bilim Budur! 8
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 2
  • Güldürdü 5
  • İnanılmaz 1
  • Umut Verici! 1
  • Merak Uyandırıcı! 1
  • Üzücü! 11
  • Grrr... *@$# 18
  • İğrenç! 2
  • Korkutucu! 7
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • L. Parker. (2019). Doğru Bildiğimiz Bilimsel Yanılgılar. ISBN: 978-605-312-292-0. Yayınevi: TÜBİTAK.
  • F. Mora-Bermudez, et al. (2016). Differences And Similarities Between Human And Chimpanzee Neural Progenitors During Cerebral Cortex Development. eLife | Arşiv Bağlantısı, sf: 24.
  • T. Humle, et al. Chimpanzee. (2016, Mart 24). Alındığı Tarih: 11 Ocak 2020. Alındığı Yer: IUCN Red List | Arşiv Bağlantısı
  • N. S. Fleur. U.s. Will Call All Chimps ‘Endangered’. (2015, Haziran 12). Alındığı Tarih: 11 Ocak 2020. Alındığı Yer: New York Times | Arşiv Bağlantısı

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 28/02/2020 00:44:23 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/8192

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Cehalet, korkunun anasıdır.”
Herman Melville
Geri Bildirim Gönder