Temizlik Hastaları: Takıntılarınızdan Kurtulun, Çünkü Abartılı Titizlik Sizi Hastalıklardan Korumuyor!
Temizlik Hastaları: Takıntılarınızdan Kurtulun, Çünkü Abartılı Titizlik Sizi Hastalıklardan Korumuyor!

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Bu mevsim hastalanmak istemiyor musunuz? Elbette, temel şeyleri duymuşsunuzdur: her yerde yanınızda bir el temizleyici bulunsun. Halka açık alanlardaki kapıların ve lavabo kapılarının tutacaklarını peçeteyle tutun. Metroda yanınızda oturan kişi keyifsiz görünüyorsa ve öksürmeye başlarsa nefesinizi tutun... Kötü haber ise, titizlik hastalarının (veya temizlik hastalığı, temizlik takıntısı hastalığı) kılı kırk yaran alışkanlıkları muhtemelen onları pek korumuyor. Gelin hep birlikte bazen "titizlik hastalarının" yaptıkları, koruma açısından pek de işe yaramayan davranışlara bir bakış atalım.

 

Tuvalet kapısını tekmeleyi bırakabilirsiniz!

Elbette tuvalet kapısının üzerinde bazı pis mikroplar bulunabilir. Fakat sizden önce tuvalet kapısını kim kullandıysa ve eliyle sifonu çektiyse, muhtemelen o bakterileri ellerinden tuvalet kapısına da aktarmıştır. Bu yüzden, tuvalet kapısını yine tekmeleyip yine açmadıkça, muhtemelen aynı noktadaki mikroplara dokunacaksınız. İşinizi yaptıktan sonra ellerinizi yıkadığınız müddetçe bunda bir sorun yoktur.

 

...ve kapıları peçetelerle birlikte açmayı da!

Tuvalet kapısı tutacakları ve kirli metro direkleri, bakteriler için uygun üreme ortamları gibi görünüyor. Geçenlerde bir genetikçi, bir metro direğini tutmayı, 10.000 insanla el sıkışmaya benzetmişti. Fakat durum tam olarak böyle değil. Kirli eller E. coli ve muhtemelen zararlı diğer bakterileri taşıyabilse de, tırabzanlarda ve kapı tutacaklarında bulacağınız mikropların çoğu zararsızdır.

Üstelik, tutacakları peçetelerle kavrıyor ve onlarla temastan kaçınıyorsanız ve sonra peçeteyi cebinize veya çantanıza koyuyorsanız, bakteriyi yalnızca daha sonra dokunacağınız bir noktaya taşıyorsunuz. 

 

Çantanızda taşınıdığınız küçük el temizleyicileri de atabilirsiniz!

El temizleyicileri bütün bakterileri öldüremez, bu yüzden yapabildiğiniz zaman sabun ve sudan vazgeçmeyin. Örneğin, genelde bulaşmış yiyecekler yoluyla geçen ve ishal yapan bir mikrop olan norovirüs ile öldürücü ishale sebep olabilen ve çoğunlukla yaşça büyük yetişkinleri etkileyen C. difficile, el temizleyicilerine karşı dayanıklıdır.

El temizleyicinin içinde bolca alkol bulunmadığı sürece (CDC sadece yüzde 60 veya daha fazla içeren çözeltileri kullanmayı öneriyor), sabun ve suyun öldürebileceği kadar yaygın bakterileri öldürecektir.

 

...ve yakınınızda bulunan biri öksürdüğü zaman, ürpertici bir şekilde nefesinizi tutmayı bırakın!

Birisi ağzını veya burnunu kapatmadan hapşurur veya öksürürse, aslında kendi bakterisini havaya fırlatıyordur. Hapşırma parçacıkları, saatte 321 kilometreye yaklaşan hızlarda seyahat eder; öksürük parçacıkları ise saate yaklaşık 80 km hızla seyahat eder.

Eğer zaten pis mikropların erişim alanı içinde bulunuyorsanız, nefesinizi tutmanın, onların ağzınız, burnunuz veya gözlerinizle temasa girmesini önleme ihtimali düşüktür. Yüzünüzün önünde doğrudan asılı halde duran bakterileri çekmenizi önleyecektir, fakat hepsi bu kadardır.

 

Toplu taşıma kullanma konusunda da kendinizi tamamen iyi hissetmelisiniz!

Genetikçilerden oluşan bir takım, New York metrosunda bulunan tüm bakterileri belgelediler. Araştırmaları sonucunda metro içerisinde yaklaşık 600 farklı mikrop türünün bulunduğunu ortaya koydular - ki bu mikropların büyük çoğunluğu "tanımlanamaz" bakterilerdi. Buna rağmen, neredeyse tümü tamamen zararsızdı!

Sonuç olarak, etrafınızda bulunan kelimenin tam anlamıyla her yüzey, bakteriyle kaplıdır. Vücudunuzun aşağı yukarı 1.3 kilogramı, sadece bakterilere aittir. Eşyaların "mükemmel şekilde temiz" olabileceği fikri bir efsaneden ibarettir. Yaşamak için bakterilere ihtiyacımız vardır.

Daha önemlisi, kendinizi günlük patojenlere (şu derimizde, bağırsaklarımızda ve evcil hayvanlar ile böceklerin vücutlarında bulunanlar) maruz bırakmanın aslında sizin için iyi olabileceğini öne süren bulgular vardır, özellikle genç bir yaşta maruz kalırsanız. 

 

Ayrıca, klozeti peçetelerle kaplamanıza gerek yoktur!

Tuvalet koltuklarının bulaşıcı hastalıkları yayabileceği sonucuna ulaşan bir karı ve koca icatlarının patentini 1920'lerde aldıktan sonra kamu tuvaletleri, oturma yerlerini şu dayanıksız ve sinir bozucu katmanlarla doldurmaya başladılar. Neyse ki, bunun gerçekten uzak olduğunu biliyoruz. HIV ve uçuk gibi virüsler dayanıksızdır, yani sıcak ve güzel bir insan vücudunun dışında çok iyi hayatta kalamazlar.

Yine de diğer çoğu sert yüzey gibi, tuvalet koldukları E. coli ve enfeksiyona neden olan streptococcus gibi yaygın mikroplar taşıyabilirler, fakat hasta olmak için önce onlara ve sonra yıkanmamış ellerinizle ağzınıza veya gözlerinize dokunmanız gerekirdi. Bu yüzden işiniz bittikten sonra ellerinizi yıkıyorsanız, hasta olmamanız gerekir.


Kaynak: Bu yazı ScienceAlert sitesinden çevrilmiştir.

Yaşlandıkça ve Büyüdükçe Zaman Neden Daha Hızlı Akıyor Gibi Hissederiz?

Binlerce Yıldır Dişlerimizi Fırçalamadan Yaşıyoruz, Şimdi Neden Fırçalayalım Ki?

Yazar

Katkı Sağlayanlar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Editör

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler
  • Anasayfa
  • Gece Modu

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim