Bu Reklamı Kapat
Bu Reklamı Kapat

Stockholm Sendromu: Hayatta Kalmak için Bağlanmak

Stockholm Sendromu: Hayatta Kalmak için Bağlanmak
12 dakika
107,073
  • Psikoloji
  • Evrimsel Psikoloji

1973 yılında İsveç'te Jan-Erik Olsson isimli bir adam, Kreditbanken adlı bankaya silahlar ve patlayıcılarla girdi. Havaya ateş açtı, "Herkes yere yatsın, parti başlıyor!" diye bağırdı. Bu sırada müşteriler ve birçok banka görevlisi dışarı kaçtı. Soyguncu, dört banka görevlisini rehin aldı. Banka, polisler tarafından kuşatıldı.

Arabulucu, soyguncuyla iletişime geçtiğinde, soyguncunun talepleri yüklü miktarda para, biraz mühimmat, cezaevinden bir arkadaşının kendi yanına getirilmesi ve bankanın önünde hazır bir araba bulundurulmasıydı. Soyguncunun dediğine göre talepleri yerine getirilirse, bu arabaya arkadaşıyla birlikte binip, gidecekti.

Bu Reklamı Kapat

Polis, hükümlü olan arkadaşını dışarı çıkararak bankaya getirdi; bankanın önüne onlar için bir araba bırakıldı. Parayı da kendisine teslim etti. Ancak soyguncu, paraları ve arkadaşını alıp kaçamıyordu; çünkü polis kuşatmayı kaldırmıyordu. 

Polis, tavanda bir delik açtı, iki soyguncu polisin içeriye uyuşturucu gaz vereceğini düşünerek (ve doğru tahmin ederek) rehinelerden birisinin boynuna ip bağlayıp tavana astı; ancak rehinenin ayakları yere değdiği için, bir türlü ölmüyordu. Soyguncular, zekice bir açıklama geliştirdiler: Polise, eğer içeriye uyuşturucu gaz verirlerse, bu rehinenin uyuyakalacağını ve artık ayakları yere değmeyeceği için, boğularak öleceğini söylediler.

Bu Reklamı Kapat

Jan Erik Olsson, bankanın kasasında rehineler ile birlikte
Jan Erik Olsson, bankanın kasasında rehineler ile birlikte
BBC

Bu kuşatma, birkaç saat değil, tam 6 gün sürdü. Altıncı gün, polis içeriye girdi ve soyguncular silahlarını atarak teslim oldular. Bu sırada, şaşırtıcı bir şekilde rehineler, kendilerini soyguncuların önüne atarak siper ettiler ve polisin soyguncuları vurmasını önlemeye çalıştılar, aynı anda "Sakın onlara ateş etmeyin!" diye bağırdılar.

Soyguncular, tutuklandıktan sonra garip bilgiler gelmeye devam etti. Rehinelerden biri olan Elizabeth Smart’ın, kuşatma boyunca bir noktada kaçma şansı olduğu halde, kendi tercihiyle kaçmadığı öğrenildi. 

Daha ilginç olan, bu olayların yaşanıp bitmesinden sonra bile rehinelerin soyguncuları hep desteklemiş olmalarıdır. Rehineler, mahkemede soygunculara karşı ifade vermekten kaçındılar; hatta aralarında para toplayıp, onların mahkeme masraflarını karşılamalarına yardımcı oldular. Sık sık onları hapishanede ziyaret ettiler. Soygundan yıllar sonra, History Channel üzerinden yayınlanan bir belgesele konuşan bir rehine, şöyle diyordu:

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Soyguncu beni öldürmeyeceğini, sadece bacağımdan vuracağını söyledi. Ne kadar nazik ve düşünceli bir insan olduğunu düşündüm.

Patty Hearst

Bu olaydan bir sene sonra ABD’de zengin bir ailenin kızı olan Patty Hearst, kendilerine Simbiyonez Özgürlük Ordusu diyen bir grup tarafından kaçırıldı. Grup üyeleri, kadını ışık geçirmez, ufak bir dolapta kilitli tuttular, sürekli ölümle tehdit ettiler ve ona defalarca tecavüz ettiler. Sadece birkaç gün "ödül" adı altında dolabın kapısı biraz açık bırakılarak, kadının hava almasına izin verildi. Patty Hearst, bu şekilde, o dolapta, iki ay boyunca yaşadı. 

Olayın üzerinden yaklaşık bir yıl geçtikten sonra Patty Hearst, San Francisco’da elinde tüfekle bir bankayı soymaya çalışırken yakalandı. Eski rehine, Tania takma adını almış ve kendisini kaçıran örgütün silahlı bir militanı olmuştu.

Patty Hearst, FBI tarafından tutuklandığında
Patty Hearst, FBI tarafından tutuklandığında
FBI

Tutuklandığında, bu ilginç dönüşümü şöyle ifade etmişti:

Ben bir şehir gerillasıyım. Herkes bilsin ki yüzüm gülüyor, kendimi bu şekilde özgür ve güçlü hissediyorum. Dışarıdaki tüm kardeşlerime selamlarımı ve sevgilerimi yolluyorum.

Jaycee Lee Dugard

1991’de birkaç görgü tanığı, küçük bir kızın bir çift tarafından kaçırıldığını gördüklerini söyleyerek polise başvurdu. Gerçekten de 11 yaşındaki Jaycee Lee Dugard kaybolmuştu. 2009 yılında 29 yaşındayken kendi başına California Polis Merkezi'ne gidip kendini tanıtana kadar polis, Jaycee’yi bulamamıştı ve kendisinden hiç haber alınamamıştı. Anlattığı kadarıyla bir karı-koca tarafından kaçırılmış, 18 yıl boyunca esir tutulmuştu. Cinsel ve fiziksel şiddete maruz kalmıştı. Bu sürede, iki çocuk doğurmuştu. 

Jaycee Lee Dugard ve kendisini kaçıran çift
Jaycee Lee Dugard ve kendisini kaçıran çift
The Richest

İlk baştaki tutsaklık döneminden sonra Jaycee, defalarca kaçma fırsatı bulmasına rağmen, bilerek kaçmamıştı. Hatta rehineliği boyunca uzunca bir süre, internet bağlantısı olan bir bilgisayara ve telefona erişimi vardı. Jaycee, bu çifte bağlılık hissettiğini ifade ediyordu.

Bu Reklamı Kapat

Natascha Kampush

2006 yılında, 18 yaşındaki Viyanalı Natascha Kampush, Wolfgang Priklopil tarafından kaçırılarak bir hücrede esir tutuldu. Başlarda sadece penceresiz bir hücrede tutuluyordu. Ancak zamanla adam, evin içine girmesine izin verdi. Evde temizlik ve yemekle uğraşmaya başladı. Birkaç yıl sonra da bahçeye çıkmaya başladı. Bir süre sonra adam, onu arkadaşlarıyla tanıştırmaya bile başlamıştı! Sekiz yıl boyunca Natascha aç bırakılmış, ciddi düzeyde fiziksel şiddete uğramış, tehdit edilmiş ve tecavüze uğramıştı. Buna rağmen kaçmamıştı. 

Sekiz yıl sonra Natascha, bir gün kaçtı. Kendisini kaçıran adam bunu öğrenince, bir trenin önüne atlayarak intihar etti. Haberi alan Natascha yıkıldı, etrafındakiler onu teselli etmekte zorlandılar. 

Natascha Kampush ve kendisini esir eden Wolfgang Priklopil
Natascha Kampush ve kendisini esir eden Wolfgang Priklopil
KidSpot

Esir edildiği süre içinde Natascha'yı görmüş olan adamın arkadaşları, kadının çok mutlu ve neşeli bir karakteri olduğunu ifade ediyorlardı. Daha sonra kendisiyle yapılan bir röportajda, Natascha şöyle diyor:

Evet, çok farklı bir hayat yaşadım; ama bir açıdan da bana faydaları oldu. Örneğin sigaraya ya da alkola hiç başlamamış oldum, hiç kötü arkadaşlarım olmadı.

Olaylardan sonra Natascha, sekiz yıl esir tutulduğu eve kendi isteğiyle yerleşti ve yanında her zaman Wolfgang'ın bir fotoğrafını taşıdı.

Bu Reklamı Kapat

Stockholm Sendromu Nedir?

Yukarıda bahsettiğimiz olaylar, bu tür tuhaf durumlara sadece birkaç örnektir. Medyada ve literatürde buna benzer çok sayıda benzer birçok olay bulmak mümkündür. Rehinelerin bu paradoks gibi görünen bağlılığı, daha sonra kamuoyunda ve akademik camiada ünlü banka soygunu olayının geçtiği kentin adıyla, "Stockholm Sendromu" olarak tanımlanmıştır. 

İlk başlarda Stockholm Sendromu, rehinelerin kendilerini esir tutanlara karşı geliştirdikleri, sağduyuya aykırı olarak nitelendirilen sempatik duygulara işaret etmek için kullanılmıştır. Sonrasında ise yeni vakaların tespit edilmesiyle, anlamı zamanla genişlemiştir. Toplama kampındaki mahkûmlarda askerlere ve gardiyanlara karşı, tarikat/kült üyelerinde önderlerine karşı, fahişelerde kendilerini pazarlayanlara karşı, ensest mağdurlarında ebeveyne karşı, şiddete uğrayan kadınlarda kocalarına karşı gözlenen tuhaf ve anlaması güç bağlılık, Stockholm Sendromu'na dahil edilmiştir.[1]

Bunun nedeni nedir? Nasıl olur da bir insan, kendisi için yüksek derecede tehdit oluşturan ve kendine zarar veren birine karşı duygusal bağlılık hisseder? Nasıl olur da onu korumaya çalışır, eksikliğini özlemle hisseder ve onun ardından yas tutar? Dahası, nasıl olur da bir terör esiri, zaman içinde kendisini esir edenlerden birisi haline gelir?

Stockholm Sendromu'nun Evrimsel Avantajları

İnsanlarda Stockholm Sendromu olarak tanımlanan bu tepki türüne kimi sürüngenlerde ve insan dışındaki memelilerde, özellikle de şempanzelerde de rastlanmaktadır. Bu durum, konunun insanlarla sınırlı olmadığını, evrimsel tarihin bir parçası olduğunu düşündürmektedir.

Bu Reklamı Kapat

Agora Bilim Pazarı
Fuji Exclusive Mobil Şarj Merkezi

Telefonunuzu şarj ederken aynı zamanda en sevdiğiniz müzikleri dinleyin.

Kablosuz şarj özelliği mevcut akıllı telefonları güvenli bir şekilde şarj eder. Ayrıca film izlemek ve müzik dinlemek için telefon tutucusu olarak da tasarlanmıştır.

  • Ağırlık 122g
  • Boyutlar 109×66.6×60 mm
  • Ses Çıkış Gücü 3W
Devamını Göster
₺220.00
Fuji Exclusive Mobil Şarj Merkezi

Michael Chance, baskın bir erkek tarafından saldırıya uğrayan maymunların, saldırıdan sonra kendisine saldıran bu maymuna sığındığını belirtir.[2] Ona göre bunun nedeni, şiddete uğrayan maymunun kendi güvenliğini sağlamaya çalışmasıdır. Maymun, bulunduğu ortamdaki en güçlü maymunun hangisi olduğunu, yaşayarak öğrenmiştir. Hayatta kalmak için gruptaki güçlü bireye "biat etmesi" gerektiğini anlamıştır. Yenilen maymunun muhtemelen aciz, yaralı, güçsüz olduğu izlenimi uyandırmak için kendisini şiddetle tırmaladığı ve tırnaklarını yediği de gözlenmiştir.

Benzer şekilde köpekler, güçlü bir köpek kendisine saldırdığında sırt üstü yatıp bacaklarını oynatarak yavru köpekleri "taklit ederler". Bu şekilde, kendilerinin bu güçlü bireye karşı ciddi bir tehdit olmadıkları mesajını verirler.

Pragmatist perspektife göre Stockholm Sendromu'nun kurban için işlevi, kendisinin özgürlüğünü kısıtlayana karşı geliştirdiği olumlu duyguların, travma ile başa çıkma kapasitesini artırmasıdır.[3] Bu durumda birey, o denli travmatik bir deneyim yaşamaktadır ki, içinde bulunduğu yoğun stresi azaltabilecek tek durum, kendisini esir tutanla geliştirdiği olumlu bağdır.

Sugiyama'ya göre avcı toplayıcı topluluklarda kadınların, rakip kabileler tarafından kaçırılıp bir daha da kurtarılamaması durumu çok yaygındı.[4] Evrimsel bir perspektiften bu durumda yaşamkalımın ve dolayısıyla gen aktarımının sağlanması için Stockholm Sendromu'nun işlevsel olduğu düşünülebilir. Stöfsel’in, bu durumun kadınlarda ve gençlerde daha çok yaşandığına ilişkin bulgusu da bu açıklamayla tutarlıdır.[5]

İki farklı grubun (insanlar bağlamında kabilenin ya da ordunun) savaştıktan sonra, yenilen tarafta sağ kalanların kendilerini savaşı kazanan gruba adamış olmaları, yaşamkalım açısından gayet makul bir açıklama gibi görünüyor.[6]

Toplumsal Savunma Mekanizmaları

Dee Graham, Stockholm Sendromu ifadesini sadece bireysel travmaya karşı geliştirilen bir psikolojik tepki türü olarak sınırlamaz, ezilen bir grubun ya da kitlenin travmatik bir duruma karşı verdiği tepkiyi de kapsadığını belirterek, “Toplumsal Ölçekli Stockholm Sendromu” ifadesini kullanır.[7] Graham, özellikle kötü muameleye maruz kalan kadınların tutumuna odaklanır; bu kadınların, erkek şiddetinden kaçınmak için duygusal, fiziksel ve cinsel açıdan onları memnun etmek zorunda kalarak bir süre sonra bunu içselleştirdiklerine değinir. Bu içselleştirme, kadının durumundan ve ilişkisinden memnun olması, kendisini ezene bağlanması şeklinde ortaya çıkar. 

Dünya'nın birçok kültüründe kadınların, kendi seçimleri olmayan, belki kendilerinden çok yaşlı, belki de çok saldırgan bir erkekle evlendirilmelerine rağmen akıl sağlıklarını koruyarak hayatlarını sürdürebilmeleri de bununla ilgili olabilir.

Stockholm Sendromu'na göre kurban/ezilen durumunda olan topluluk, kendilerini tehditle, şiddet yoluyla ve özgürlüklerini kısıtlamakla yoğun strese sokan kişilerin bakış açısını benimseyebilir. Bu durumda artık kendi bakış açılarına göre bir "kurban/ezilen" durumunda değildirler. İçinde bulundukları durum, bir anda meşru ve doğru bir duruma, kendilerini ezen insan da aslında yanlış anlaşılmış bir kişiye, hatta bir tür "kahraman"a dönüşür. 

Böyle bir dönüşüm size inanılmaz geliyor olabilir. Ancak sıra dışı durumlarda insanların tepkisi de sıra dışı olabilmektedir. İnsanın, gerçekliği apaçık ortada olan bir duruma karşı bakış açısının travmatik olaylarda ne kadar ciddi bir şekilde değişebileceği ile ilgili bir araştırma, Speckhard tarafından yapılmıştır.[8] Araştırmacı, 2002 yılında Moskova Tiyatrosu silahlı 50 Çeçen militan tarafından basılıp içeridekiler rehin alındığında; hatta silahlı çatışma sonucu 130 rehine ve tüm saldırganlar öldürüldüğünde, orada izleyici olarak bulunan insanların bir kısmının bunu, "sanatsal bir gösteri" olarak algıladığını belirtir. 

Ağır stres koşulları altında insanın bakış açısı, bu koşulları ve onları yaratanları farklı bir şekilde kavramsallaştıracak şekilde değişir. İnsan, bu yeni bakış açısı doğrultusunda davranışlarını da değiştirir.

Bu Reklamı Kapat

Mağdurların, içinde bulunduğu olumsuz koşullardan kurtulma ümidi tükendiğinde, göz önünde ve muktedir görünen bir güce bağlanarak her şeyi onun açısından, onun gibi düşünmesi durumunun toplumsal ölçekli yansımaları da vardır. Ezilenler, bir yandan bu "güç" sahibi kişi ya da kişilerin gazabından korkarlar, bir yandan da bu hiyerarşik ve güce dayalı ilişkiyi zihinlerinde normalleştirerek bilişsel açıdan çelişkilerini azaltırlar. Kendisine şiddet uygulayan eşini sevdiğini söyleyen kadınlar, tacize ve suistimale uğrayan çocuklar, ağır ekonomik ve hak ihlaline uğramasına rağmen totaliter bir yönetimi destekleyen kesimler bu duruma örnektir. 

Mağdur, Nasıl Ezen Tarafa Geçer?

Peki, Patty Hearst vakasında mükemmel bir örneğini gördüğümüz, mağdurun ezen taraf haline gelmesine ne sebep olmaktadır? Mağdur, kendisini baskılayan koşullardan kurtulmasına karşın nasıl hâlâ bu kodlara göre hareket etmektedir?

İnsan dâhil her türün bireyleri, doğdukları andan itibaren çevresel koşulları gözlemleyerek kendisine bir "yaşam normu" tasarımı oluşturur. Bu tasarımı kısıtlı ve dar bir çevrede oluştursa bile, genelleme yaparak tüm dünyaya ve yaşama atfeder. Şiddete ve tacize uğrayan çocuklar, bu şartlardan kurtulduklarında bile daha saldırgan ve karamsardır, bu çocuklar suça daha eğilimlidir.[10] Şiddete uğrayan kadınlar çocuklarını daha çok döverler.[11] Uzun süre dezavantajlı koşullar altında yaşayan insanların da daha çok suça bulaştıkları bilinmektedir. Şiddetli olumsuz koşullarda bulunan insanların bu davranışlarının nedeni elbette onların cinsiyeti, etnik grubu, ırkı vb. değil; olumsuz koşullardan kaynaklanan yaşantı birikimleridir.

Zira dünyaya ilişkin tasarımları, dünyanın vahşi, adaletsiz ve kötücül bir yer olduğudur. Yaşamkalımlarını sürdürebilmek için kişiliklerini ve davranışlarını buna adapte etmişlerdir, artık hayatın temelinin hiyerarşiye ve güce dayandığına inanırlar. Buna uygun hareket ederler. 

Bu Reklamı Kapat

Bu şekilde bir zamanın mağdurları, ezilenleri, acı çekenleri dünyanın nasıl bir yer olduğuna dair kötücül bir tasarım oluşturur, hayatta kalabilmek için de bu tasarıma uygun davranırlar. 

Bu insanlar ancak kendi tasarımlarına uygun hareket ettiklerinde güvenli ve göreli özgür olduklarını hissederler. İnandıkları kurtuluş yolu güce sahip olup, onu diğerlerini baskılamak için kullanmaktır. Böyle insanlar adalete değil, hiyerarşiye inanırlar. Artık tutsak değil özgürdüler, mağdur değil muktedirdirler.

Evrimsel, psikolojik ya da sosyolojik açıklamaların hepsinde mevcut ortak bir noktadan söz edilebilir: Kendini seçeneksiz hisseden birey, yeni şartlarına adapte olur. Çünkü her bir canlı türü için hayatta kalmanın odak noktası, çevreye uyum sağlamaktır. Bu çevresel şartlar ne kadar sıra dışı olursa, birey de o kadar sıra dışı bir uyum yapmaya çalışır. Birçok durumda da sağladığı uyum sadece davranışsal boyutta kalmaz, düşünsel/duygusal bir dönüşüm de geçirir.

Bir insanın yüksek dereceden bir tehlike ile karşılaştığında doğal içgüdüsü, diğer türlerde olduğu gibi savaşmak ya da kaçmaktır. Bu, tüm hayvanların en temel dürtülerindendir. 

Bu Reklamı Kapat

Ancak bireyin tehdit karşısında “savaş ya da kaç” seçeneklerinin ikisi de mümkün olmadığında seçtiği üçüncü bir yol olarak, tehdit yaratan bireyin aslında tehdit olmayabileceği şeklindeki düşünsel/duygusal dönüşüm onu hayata bağlar. Freud, yüksek tehdit altında bulunan bir insanın, içinde bulunduğu duruma uygun savunma mekanizması geliştirerek kendisini tehdit edenle empati kurabileceğinden, bu şekilde zihnen “tehdit edilen”den “tehdit eden”e dönüşebileceğinden bahseder. Yani mağdur, saldırganla empati kurar.[9]

Seçenekleri tükenen birey kendisine farklı bir seçenek yaratmış olur.

Savaşamaz, kaçamaz; ancak bakış açısını ve davranışını değiştirir.

Başa çıkamayacakları bir durum, tehdit ya da şiddet altında köpekler sırt üstü yatıp bacaklarını sallar, maymunlar tırnaklarını yer, insanlar ise boyun eğip diz çökerler. 

Onlara diz çöktürenler ise, büyük olasılıkla, bir zamanlar başkasına diz çökenlerdir.

Okundu Olarak İşaretle

Bu içeriğimizle ilgili bir sorunuz mu var? Buraya tıklayarak sorabilirsiniz.

Soru & Cevap Platformuna Git
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 56
  • Muhteşem! 45
  • İnanılmaz 35
  • Merak Uyandırıcı! 23
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 21
  • Korkutucu! 16
  • Bilim Budur! 9
  • Üzücü! 8
  • Grrr... *@$# 6
  • İğrenç! 4
  • Güldürdü 3
  • Umut Verici! 3
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • ^ L. A. Cordon. (2019). Popular Psychology: An Encyclopedia. ISBN: 978-0-313-32457-4. Yayınevi: Greenwood Press.
  • ^ M. R. A. Chance. (1988). Social Fabrics Of Mind. ISBN: 0-86377-097-5. Yayınevi: Hove: Lawrence Erlbaum Associates.
  • ^ S. M. Auerbach, et al. (1994). Interpersonal Impacts And Adjustment To The Stress Of Simulated Captivity: An Empirical Test Of The Stockholm Syndrome. Journal of Social and Clinical Psychology, sf: 207-221. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ M. Sugiyama. (2014). Fitness Costs Of Warfare For Women. Human Nature, sf: 476-495. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ W. Stöfsel. (1980). Psychological Sequelae In Hostages And The Aftercare. Danish Medical Bulletin, sf: 239-241. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ H. K. Henson. (2002). Sex, Drugs, And Cults. An Evolutionary Psychology Perspective On Why And How Cult Memes Get A Drug-Like Hold On People, And What Might Be Done To Mitigate These Effects. The Human Nature Review, sf: 343-355. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ L. R. G. Dee, et al. (1995). Loving To Survive. ISBN: 9780814730591. Yayınevi: New York University Press.
  • ^ A. Speckhard. (2019). Soldiers For God A Study Of The Suicide Terrorists In The Moscow Hostage Taking Siege. ISBN: 9781400888979. Yayınevi: NATO Science Series.
  • ^ A. M. Sandler. (1996). The Psychoanalytic Legacy Of Anna Freud. The Psychoanalytic Study of the Child, sf: 270-284. | Arşiv Bağlantısı
  • J. E. Lansford, et al. (2007). Early Physical Abuse And Later Violent Delinquency: A Prospective Longitudinal Study. Child Maltreatment, sf: 233-245. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ E. Peled. (2011). Abused Women Who Abuse Their Children: A Critical Review Of The Literature. Agression and Violent Behaviour, sf: 325-330. | Arşiv Bağlantısı
Bu Reklamı Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 27/09/2022 17:02:03 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/7517

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Bu Reklamı Kapat
Size Özel (Beta)
İçerikler
Sosyal
Gönderiler
Eşey
Bilim İnsanları
Kimyasal
Aminoasit
Farmakoloji
Nükleotit
Makina
Nasa
Komplo
Evrimsel Biyoloji
Yüz
Diyabet
Aşılar
Deri
Molekül
Eşcinsellik
Acı
Kara Delik
Zihin
Analiz
Uyku
Epigenetik
Saç
Evrimsel Tarih
Klinik Mikrobiyoloji
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Gönder
Ekle
Soru Sor
Daha Fazla İçerik Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Paylaş
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nda reklamları 2 şekilde kapatabilirsiniz:

  1. Ücretsiz üye girişi yapmak: Sitedeki reklamların %50 kadarını kapatmak için ücretsiz bir Evrim Ağacı üyeliği açmanız ve sitemizi/uygulamamızı kullanmanız yeterli!

  2. Maddi destekçilerimiz arasına katılmak: Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın

Önizleme
Görseli Kaydet
Sıfırla
Vazgeç
Ara
Raporla

Raporlama sisteminin amacı, platformu uygunsuz biçimde kullananların önüne geçmektir. Lütfen bir içeriği, sadece düşük kaliteli olduğunu veya soruya cevap olmadığını düşündüğünüz raporlamayınız; bu raporlar kabul edilmeyecektir. Bunun yerine daha kaliteli cevapları kendiniz girmeye çalışın veya diğer kullanıcıları oylama, teşekkür ve en iyi cevap araçları ile daha kaliteli cevaplara teşvik edin. Kalitesiz bulduğunuz içerikleri eleyebileceğiniz, kalitelileri daha ön plana çıkarabileceğiniz yeni araçlar geliştirmekteyiz.

Soru Sor
Aşağıdaki "Soru" kutusunu sadece soru sormak için kullanınız. Bu kutuya soru formatında olmayan hiçbir cümle girmeyiniz. Sorunuzla ilgili ek bilgiler vermek isterseniz, "Açıklama" kısmına girebilirsiniz. Soru kısmının soru cümlesi haricindeki kullanımları sorunuzun silinmesine ve UP kaybetmenize neden olabilir.
Görsel Ekle
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform, aklınıza takılan soruları sorabilmeniz ve diğerlerinin sorularını yanıtlayabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Gerçekten soru sorun, imâdan ve yüklü sorulardan kaçının.
Sorularınızın amacı nesnel olarak gerçeği öğrenmek veya fikir almak olmalıdır. Şahsi kanaatinizle ilgili mesaj vermek için kullanmayın; yüklü soru sormayın.
2
Bilim kimliğinizi kullanın.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla sorular ve cevaplar, bilimsel perspektifi yansıtmalıdır. Geçerli bilimsel kaynaklarla doğrulanamayan bilgiler veya reklamlar silinebilir.
3
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Sahtebilimi desteklemek yasaktır.
Sahtebilim kategorisi altında konuyla ilgili sorular sorabilirsiniz; ancak bilimsel geçerliliği bulunmayan sahtebilim konularını destekleyen sorular veya cevaplar paylaşmayın.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Soru Ara
Aradığınız soruyu bulamadıysanız buraya tıklayarak sorabilirsiniz.
Alıntı Ekle
Eser Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, fark edildiğinde ufku genişleten tespitler içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Formu olabildiğince eksiksiz doldurun.
Girdiğiniz sözün/alıntının kaynağı ne kadar açıksa o kadar iyi. Açıklama kısmına kitabın sayfa sayısını veya filmin saat/dakika/saniye bilgisini girebilirsiniz.
2
Anonimden kaçının.
Bazı sözler/alıntılar anonim olabilir. Fakat sözün anonimliğini doğrulamaksızın, bilmediğiniz her söze/alıntıya anonim yazmayın. Bu tür girdiler silinebilir.
3
Kaynağı araştırın ve sorgulayın.
Sayısız söz/alıntı, gerçekte o sözü hiçbir zaman söylememiş/yazmamış kişilere, hatalı bir şekilde atfediliyor. Paylaşımınızın site geneline yayılabilmesi için kaliteli kaynaklar kullanın ve kaynaklarınızı sorgulayın.
4
Ofansif ve entelektüel düşünceden uzak sözler yasaktır.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Sözlerinizi tırnak (") içine almayın.
Sistemimiz formatı otomatik olarak ayarlayacaktır.
Gönder
Tavsiye Et
Aşağıdaki kutuya, [ESER ADI] isimli [KİTABI/FİLMİ] neden tavsiye ettiğini girebilirsin. Ne kadar detaylı ve kapsamlı bir analiz yaparsan, bu eseri [OKUMAK/İZLEMEK] isteyenleri o kadar doğru ve fazla bilgilendirmiş olacaksın. Tavsiyenin sadece negatif içerikte olamayacağını, eğer bu sistemi kullanıyorsan tavsiye ettiğin içeriğin pozitif taraflarından bahsetmek zorunda olduğunu lütfen unutma. Yapıcı eleştiri hakkında daha fazla bilgi almak için burayı okuyabilirsin.
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform; okuduğunuz kitaplara, izlediğiniz filmlere/belgesellere veya takip ettiğiniz YouTube kanallarına yönelik tavsiylerinizi ve/veya yapıcı eleştirel fikirlerinizi girebilmeniz içindir. Tavsiye etmek istediğiniz eseri bulamazsanız, buradan yeni bir kayıt oluşturabilirsiniz. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Önceliğimiz pozitif tavsiyelerdir.
Bu platformu, beğenmediğiniz eserleri yermek için değil, beğendiğiniz eserleri başkalarına tanıtmak için kullanmaya öncelik veriniz. Sadece negatif girdileri olduğu tespit edilenler platformdan geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
2
Tavsiyenizin içeriği sadece negatif olamaz.
Tavsiye yazdığınız eserleri olabildiğince objektif bir gözlükle anlatmanız beklenmektedir. Dolayısıyla bir eseri beğenmediyseniz bile, tavsiyenizde eserin pozitif taraflarından da bahsetmeniz gerekmektedir.
3
Negatif eleştiriler yapıcı olmak zorundadır.
Eğer tavsiyenizin ana tonu negatif olacaksa, tüm eleştirileriniz yapıcı nitelikte olmak zorundadır. Yapıcı eleştiri kurallarını buradan öğrenebilirsiniz. Yapıcı bir tarafı olmayan veya tamamen yıkıcı içerikte olan eleştiriler silinebilir ve yazarlar geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
4
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Eser Ara
Aradığınız eseri bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.
Tür Ekle
Üst Takson Seç
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, yaşamış ve yaşayan bütün türleri filogenetik olarak sınıflandırdığımız ve tanıttığımız Yaşam Ağacı projemize, henüz girilmemiş taksonları girebilmeniz için geliştirdiğimiz bir platformdur. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Takson adlarını doğru yazdığınızdan emin olun.
Taksonların sadece ilk harfleri büyük yazılmalıdır. Latince tür adlarında, cins adının ilk harfi büyük, diğer bütün harfler küçük olmalıdır (Örn: Canis lupus domesticus). Türkçe adlarda da sadece ilk harf büyük yazılmalıdır (Örn: Evcil köpek).
2
Taksonlar arası bağlantıları doğru girin.
Girdiğiniz taksonun üst taksonunu girmeniz zorunludur. Eğer üst takson yoksa, mümkün olduğunca öncelikle üst taksonları girmeye çalışın; sonrasında daha alt taksonları girin.
3
Birden fazla kaynaktan kontrol edin.
Mümkün olduğunca ezbere iş yapmayın, girdiğiniz taksonların isimlerinin birden fazla kaynaktan kontrol edin. Alternatif (sinonim) takson adlarını girmeyi unutmayın.
4
Tekrara düşmeyin.
Aynı taksonu birden fazla defa girmediğinizden emin olun. Otomatik tamamlama sistemimiz size bu konuda yardımcı olacaktır.
5
Mümkünse, takson tanıtım yazısı (Taksonomi yazısı) girin.
Bu araç sadece taksonları sisteme girmek için geliştirilmiştir. Dolayısıyla taksonlara ait minimal bilgiye yer vermektedir. Evrim Ağacı olarak amacımız, taksonlara dair detaylı girdilerle bu projeyi zenginleştirmektir. Girdiğiniz türü daha kapsamlı tanıtmak için Taksonomi yazısı girin.
Gönder
Tür Gözlemi Ekle
Tür Seç
Fotoğraf Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, bizzat gözlediğiniz türlerin fotoğraflarını paylaşabilmeniz için geliştirilmiştir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Net ve anlaşılır görseller yükleyin.
Her zaman bir türü kusursuz netlikte fotoğraflamanız mümkün olmayabilir; ancak buraya yüklediğiniz fotoğraflardaki türlerin özellikle de vücut deseni gibi özelliklerinin rahatlıkla ayırt edilecek kadar net olması gerekmektedir.
2
Özgün olun, telif ihlali yapmayın.
Yüklediğiniz fotoğrafların telif hakları size ait olmalıdır. Başkası tarafından çekilen fotoğrafları yükleyemezsiniz. Wikimedia gibi açık kaynak organizasyonlarda yayınlanan telifsiz fotoğrafları yükleyebilirsiniz.
3
Paylaştığınız fotoğrafların telif hakkını isteyemezsiniz.
Yüklediğiniz fotoğraflar tamamen halka açık bir şekilde, sınırsız ve süresiz kullanım izniyle paylaşılacaktır. Bu fotoğraflar nedeniyle Evrim Ağacı’ndan telif veya ödeme talep etmeniz mümkün olmayacaktır. Kendi fotoğraflarınızı başka yerlerde istediğiniz gibi kullanabilirsiniz.
4
Etik kurallarına uyun.
Yüklediğiniz fotoğrafların uygunsuz olmadığından ve başkalarının haklarını ihlâl etmediğinden emin olun.
5
Takson teşhisini doğru yapın.
Yaptığınız gözlemler, spesifik taksonlarla ilişkilendirilmektedir. Takson teşhisini doğru yapmanız beklenmektedir. Taksonu bilemediğinizde, olabildiğince genel bir taksonla ilişkilendirin; örneğin türü bilmiyorsanız cins ile, cinsi bilmiyorsanız aile ile, aileyi bilmiyorsanız takım ile, vs.
Gönder
Tür Ara
Aradığınız türü bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.