Evrim Ağacı Soru & Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

Zamanın ezelden beri var olduğunu var sayarsak, sonsuza kadar geçmişe giden bir sistemde sonsuz geçmişten günümüze nasıl gelmiş olunabilir?

Zamanın bir noktasına gelmek için önce sonsuz zamanı aşmış olmak gerekmez mi bu durumda? Bu nasıl mümkün olabilir?

3
Teşekkür
Hatırla (1)
Takip
Paylaş
3 Cevap

Zamanın bir sınıra tabi olmamasını bende pek anlayamamıştım ve kendimce açıklamaya çalışmıştım. Teorim şuydu;

Zaman sadece hareketi açıklamak için (bilinçsel,fiziksel değişimler vb.) uydurduğumuz bir kavramdır. Bir yerde hiçbir fiziksel hareket ve bilinçsel hareket yoksa orda zamandan bahsedemeyiz. Yani bir ortam düşün maddesel hareket yok ama sen varsın, bilincin akıyor o zaman zamanda vardır. Ama seninde bilincin akmasın dursun zaman artık o ortamda yoktur çünkü hareket yoktur(Tabi bunlar bana göre)(Başka birisi de böyle düşünüyorsa haberim yok. Neden TEORİM dedim diye sormayın sonra).

İşte bu yüzden ben hareketin olması ve olmaması diye durumu açıklıyorum. Yani zaman uydurma bir kavramdır bir yol değildir ordan buraya nasıl geldik diye sorulmaz(Bana göre).

DİPNOT: Burda ben böyle diyorum ama zamanla ilgili bende bir soru sormuştum ve orda bana zaman kütlesi olan herşey için akar denmişti. Tabi ben tam anlayamadım neden böyle olduğunu ama genede banada böyle açıkladıklarını bil. https://evrimagaci.org/soru/tanrinin-zamandan-buyuk-olmasi-imkansiz-degil-mi-3524

Teşekkür
Paylaş
2

Bilindik anlamda zaman, büyük patlama sonrası oluşmuş bir olgu olduğu için ezeli olduğunu düşünmek teknik olarak hatalı olacaktır. 1 2 ve 3. Boyut gibi o da sonradan oluşmuştur.

Bu nedenle şimdiye ulaşmanın herhangi bir önkoşulu yoktur. Bu boyutta kütle sahibi olmak yeterlidir.

Ayrıca zaman harekete bağlı değildir. Harekete bağlı değişir, ancak varlığı hareketten bağımsızdır .

Bütün hareketin tamamen durduğu fizik evrende zaman geçmeye devam eder.

Teşekkür
Paylaş
1

Zaman, olayları öncelik-sonralık ilişkisi içerisinde anlamamızı sağlayan bir kavramdır. Varlıklardan bağımsız apayrı bir varlığı, uzay-zamanda bir hacmi (?), yoktur. Zamanın akışı (yahut varlıkların hareketlerine dair algımızın hızı) izafidir. Ancak teorik olarak bir gözlemcinin zamanda geriye gitmesi olanaksız olduğundan yavaş veya hızlı hep ileri akar. İmkansız görmemin sebebi bir gözlemci geçmiş zamana gittiği takdirde gittiği teknik olarak geçmiş zaman olmayacaktır. Zira gerçek anlamda geçmiş zamanda, o gözlemcinin bulunmaması gerekirdi. Diğer bir değişle böyle bir durumda zaman en azından gözlemci açısından ileri akar ve onun geleceğinde geçmiş zamandaki durumun oluşmasına neden olur. Bu gerçek anlamda bir geri gidiş değildir. Soru açısından ikinci önemli kavram "sonsuzluk". Sonsuzluğu bir nokta olarak düşündüğümüzde soruyu bu şekilde sormamız da doğaldır. Ancak sonsuzluk zamanda bir nokta değil sonu gelmeyen bir süreçtir. Dolayısıyla ezeli sonsuzluk da geçmiş zamanın sonunun olmamasıdır. Bu durum kanaatimce fiktif de değildir. Zira başta da belirttiğim gibi zaman ile olayları öncelik-sonralık ilişkisi içerisinde anlamlandırırız. Eğer geçmişte hiçbir varlığın olmadığı bir an tecrübe edilseydi bu mutlak yokluk anında hiçbir olay gerçekleşmeyecekti ve mutlak yokluk durumu sonsuza kadar sürecekti. Ancak bugün bir şeyler var. O halde geçmişte hangi anı ele alırsak alalım en azından bir varlığın mevcudiyeti, bu varlığın öncelik-sonralık ilişkisi içerisinde dış dünyayı değiştirmesi veya kendisinin kendiliğinden değişime uğraması, zorunludur. Bu zorunluluk nedeniyle olsa gerek "ilk madde", "arke" kavramı daha Antik Yunan'da ileri sürülüyor ve tüm varoluş bir "ilk maddeye" dayandırılıyor. Yaygın dinler ise bu ilk "maddeyi" metafizik bir boyuta taşıyarak ona ilahi bir bilinç katıyor. Özetle sonsuz geçmişe sonsuzluk bir anı ifade etmediği için gitmek mümkün olmadığından sonsuz geçmişten günümüze gelme gibi bir ifade de hatalıdır diye düşünüyorum.

Teşekkür
Paylaş
0
Cevap Ver
Bu soruya cevap vermek için lütfen
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Gerçek olarak isimlendirdiğimiz her şey, gerçek olarak niteleyemeyeceğimiz şeylerden oluşuyor. Eğer ki Kuantum Mekaniği sizi derinden sarsmadıysa, onu henüz anlamamışsınız demektir.”
Niels Bohr
Geri Bildirim Gönder