Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Yeni Soru Sor
Paylaşım Yap
Sorulara Dön
Eren Bönceoğlu
Eren Bönceoğlu
10.7K UP
Üye 22 Aralık 2024
5

Tanrı her insan için farklı şeyler ifade edebilir. İnançlı kullanıcıların Tanrı algısı nasıl? Gerçekten merak ediyorum?

Yalnızca kendi merakım için soruyorum.
4 Cevap - 747 görüntülenme
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
4 Cevap
Halim Yusuf Pilavcı
Araştırmacı Yazar 27 Aralık 2024

Tanrı, sadece insanın düşüncelerinde var olan soyut bir ütopya algısıdır. Gerçekliği asla kanıtlanamaz. İnsanın, kendine hayali bir arkadaş edinmesi gibi, kendine özgü bir Tanrı yaratmış ve bunu insanlığa yaymak için din, inanış, görüş gibi neticelerle süslemiştir. Dayanaklarının tutarlı olması için de bu tarz görüşleri ve inançları yazılı bir kaynağa geçirip, bunun adını kutsal kitap olarak bizlere sunmuşlardır. Tanrı, sadece insanın kendi düşüncelerinde var olandır.

8
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sena Küçükkıvanç
Yazar&Editör 27 Aralık 2024

Bazen düşünüyorum da, insanların "Tanrı" dediği o kavram, tıpkı herkesin aynı gökyüzüne bakmasına rağmen farklı şekillerde yıldızları yorumlaması gibi... Kimisi en parlak yıldızın altındaki "kutup noktasına" yöneliyor, kimisi bildiğimiz Güneş'e bakıp onun tanrısallığını düşünüyor. Ama ben bu çeşitlenmeyi genellikle insanların kendi kültürel, psikolojik veya toplumsal ihtiyaçlarından kaynaklı bir yansıma olarak görüyorum.

Diyelim ki bir arkadaşım var, çocukluğundan beri dinî törenlerin içine doğmuş. Orada Tanrı'yı adeta bir baba figürü gibi tasavvur etmiş. Omzuna dokunup "Hadi evladım, iyi insan ol, güzel işler yap" diye seslenen, her an orada olan bir varlık. Bir başkası, ki bu da farklı bir şehirde başka bir aile içinde büyümüş olsun, Tanrı'yı daha uzak, soyut ve belki "kâinatı başlatan ilk hareket" gibi bir şey olarak görüyor. Üçüncü bir kişi ise, Tanrı'yı neredeyse bir "canlı bilgisayar" ya da "kozmik yazılım mühendisi" şeklinde kurguluyor; evrenin her noktasında kodları yazan, fizik yasalarını da o şekilde var eden bir güç…

Bana göre, şayet bir sistemin işleyişini açıklamak için fizik, kimya ve biyoloji denen muazzam bilimsel alanlara başvurabiliyorsak, tanrısal bir müdahale hipotezine pek gerek kalmıyor gibi hissediyorum. Nasıl ki Gödel'in Eksiklik Teoremi (ki matematiksel sistemlerin kendi içindeki tutarlılığı ve tamlığı sorgulayan efsanevi bir kuramdır) bize her kapıyı net bir şekilde açmıyorsa, evrende de belki henüz ulaşamadığımız veya tam çözemediğimiz noktalar var. Ama bu noktaları 'Tanrı var çünkü açıklanamadı' diye kapatmak, benim gözümde "eski bir binadaki yarığı kâğıt bantla kapatmak" gibi bir şey oluyor. Bantı yapıştırdın, evet; ama acaba temeldeki çatlağı gerçekten kapatabildin mi, yoksa göz ardı mı ettin?

Tüm Reklamları Kapat

Öte yandan inançlı insanların Tanrı algıları (örneğin Hristiyan, Müslüman, Hindu veya eski Yunan mitolojisine inanan biri ya da valhallacı artık meşrebine göre) hayli farklılık gösterebiliyor. "Bakın geçmişte şöyle şöyle olmuştu, işte birileri kurtulmuştu" diye anlatıyorlar. O anlatıda Tanrı, doğrudan mucizelerle devreye giren bir varlık konumunda. Bu da bazen sanki eski bir mahalle esnafının, "Bakkal amca olmasa yokluk içinde kalacaktık, Allah razı olsun ondan" demesine benziyor. Bir çeşit şefkatli koruyucu algısı... Ama bir diğer tarafta, mesela bazı Budist akımlarının "Tanrı" kavramı bile yoktur; orada daha çok evrenin ve zihnin doğasına yönelik, 'her şey değişir, her şey dönüşür' anlayışından bahsederler.

Evrenin oluşumunu açıklamak için kullandığımız en temel formüllerden bir tanesi, Einstein'ın ünlü enerji-kütle denkliği . Bu formül diyor ki, kütle ve enerji birbirinin farklı görünümleridir. Bu bakış açısıyla biz madde-enerji ilişkisinin tek bir "kozmik kaynağa" işaret ettiğini söyleyebiliriz ama burada "tek bir kaynaktan çıktı, o kaynağa Tanrı diyelim" demek, aslında bilimsel çerçevenin dışında bir tercih. Aynı şekilde, kuantum mekaniğinde dalga fonksiyonu dediğimiz (psi) ya da pisi pisi :) sembolü ile gösterilen olasılık dağılımı var. O dalga fonksiyonunun çöküşü, gözlemle ya da etkileşimle ilgili. Kimi, "İşte bak Tanrı gözlemliyor o yüzden çöküyor" diyor. Ben ise bunun, sadece doğanın rastgelelik içeren yapısının bir ifadesi olduğunu savunuyorum. Tanrısal bir gözleme gereksinim duymuyorum.

Canlılık ve özellikle insan bilinci, evrenin belirli kimyasal ve biyolojik yasalarının bir doğal sonucu. Yani Darwin'in evrim kuramı, genetik varyasyonlar ve doğal seçilimle oluşan türleşme süreçleri, zamanla "insan" dediğimiz karmaşık türü evriltmiş. O karmaşıklık, yine de bir "üst akıl" arayışına yol açabiliyor. Nasıl ki geriye doğru bakıp "DNA gibi muhteşem bir kodlama sisteminin arkasında bir programcı olmalı" düşüncesi popülerse, ben de şöyle derim: "Yanardağların püskürttiği lavlar, jeokimyasal süreçler içinde katalize olan amino asitler, milyarlarca yıllık seçilim ve mutasyon döngüleri sonucunda o denli karmaşık canlı sistemleri üretti ki, 'programcıya' gerek kalmadan bir yazılım benzeri düzen ortaya çıkabildi." Tıpkı suyun er ya da geç yolunu bulması gibi, yeterli zaman ve uygun koşullar sağlandığında, basitten karmaşığa doğru bir akış yaşanması hiç de şaşırtıcı değil.

Tabii, inançlı insanlar arasında Tanrı algısının bu denli çeşitlenmesi, bana göre insanların duygu ve düşünce dünyasındaki çeşitlilikle ilintili. Bir benzetme yapayım: Arabanın far ışığı yolda ne varsa aydınlatır ama gözlemcinin gözlüğünün rengine göre farklı algılar oluşur. Mavi filtreli gözlükte yollar biraz soğuk tonlu görünür, sarı filtreli gözlükte ise her şey sıcak ve güneşli gibi algılanır. Aslında yol aynıdır ama gözlükler farklıdır. Bence "Tanrı" konusu da biraz böyle: Birisi "sevgi dolu baba" olarak görür, diğeri "kâinatın sofistike mimarı" olarak görür.

Tüm Reklamları Kapat

Evrendeki düzenliliği ve olağanüstü karmaşıklığı açıklamak için bugüne kadar inşa ettiğimiz bilimsel teoriler gayet yeterli görünüyor. Henüz açıklayamadığımız noktalar elbette var, ancak bu boşluklara "Tanrı" etiketini yapıştırıp sorunu çözmüş gibi yapmak, şahsen bana pek mantıklı gelmiyor. Elimdeki verilerle konuştuğum zaman, "Tanrı" algısının daha çok kültürel, psikolojik ya da sosyal bir ihtiyaçtan türediğini düşünüyorum.

İnançlılara sorarsan ise, elbet işin derin manevî boyutlarından bahsedecekler, "iç huzur" veya "sonsuz yaşam" gibi vaatlerle Tanrı'nın varlığını hissediyorlar. Buna karşılık, ben "Hepimiz yıldız tozundan ibaretiz, ölümle birlikte bilincin sonlanması doğal süreçtir" diyorum. Tıpkı bir dalganın sahile vurduktan sonra geri çekilip suda kaybolması gibi. Dalga bir zamanlar vardı, sonra yok oldu; ama su orada kaldı. "Siz de bu evrenin geçici bir dalgasısınız, geride evren ve enerjisi kalacak" diyorum. Dolayısıyla inançlıların Tanrı algısı ile benim baktığım yer arasında gerçekten derin bir uçurum var. Yine de, herkesin kendi deneyimi ve yorumu birbirinden bağımsız filizlenip yeşeriyor, tıpkı iklim koşulları farklı olduğu için farklı bitkilerin yetişmesi gibi.

"Tanrı" kavramı inananlara apayrı renklerde ve hikâyelerde yansıyor. Bunu gözlemlemek, açıkçası insan türünün ne kadar yaratıcı ve sembolik düşünebilen bir varlık olduğunu hatırlatıyor bana. Fakat benim tarafımdan bakınca, bir açıklama uğruna (örneğin evrende düzeni sağlamak veya yaşama anlam katmak adına) "ilahi bir varlık" ortaya atmak yerine, halihazırdaki bilimsel bilgilerle yetinmek daha tutarlı geliyor. Bu benim yolum, tabii ki herkesinkine saygı duymak kaydıyla... belirli şartlar altında tabii :)

Bu cevap, soru sahibi tarafından en iyi cevap seçilmiştir. Ancak bu, cevabın doğru olduğunu garanti etmez.
14
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Silinmiş Üye
Silinmiş Üye panteist 22 Aralık 2024

ben panteistim, kendi açımdan anlatmak gerekirse gelişen bir tanrı algımız var, evrendeki her şeyi kendimiz dahil tek bir canlı varlık olarak olarak görüyoruz, buna da "tanrı" diyoruz. bize göre herhangi bir şey kendinden başka bir varlık yaratamaz, yarattığı şey kendi parçasıdır. Bilmediğimiz çok şey var, örneğin dna'nın kendini kopyalamadaki bilinci gibi bilimin erişemediği ölçülemeyecek kadar küçük noktalarda olan olayları bunlara bağlıyoruz. Evrim diye incelediğimiz şey de tanrının hareket biçimi. Yani bu varlık ilkel de olsa, bir bilince sahip olmasaydı, bir öncekinden daha iyi olmak, geleceğe işe yarar bilgileri aktarmak gibi bir işe girişir miydi? Farklı boyutlarda kendini tekrar eden işleyiş, ortak olan ne varsa onlara tutunuyoruz, bize vaat edilen bir öteki dünya yok, her şey burada ama enerji asla yok olmuyor, yani biz de aslında ölmüyoruz sadece form değiştiriyoruz, bilim de felsefe de bizim gibi düşünen insanlar için tanrının kendini incelemesinden başka bir şey değil. Başka birine zarar vermek kendimize zarar vermekle aynı şey, böyle bir empati biçimimiz var, hayvanlar da dahil tüm canlılar bizim parçamız, bu yüzden ekstra bir ahlak sistemine ihtiyaç duymuyoruz.

6
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Silinmiş Üye
Silinmiş Üye Niçe seven biri 28 Aralık 2024

Ey büyük güneş, her sabah bıkmadan usanmadan doğuyor ve bize ışığını enerjini veriyorsun, fakat biz bunu anlamasaydık ne işe yarardı enerjin, biz bu anlamı vermesek var olabilir miydin? Biz mi sana muhtacız yoksa sen mi bize, var olabilmek için.

6
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla Cevap Göster
Cevap Ver
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close