Evrim Ağacı Soru & Cevap
Reklamı Kapat
Puan Ver
4
Puan Ver

Sosyalleşmenin sanal hale bürünmesi insan psikolojisine ne gibi zararlar verebilir?

1
195 görüntülenme
Teşekkür (4)
Hatırla (1)
Takip (2)
Paylaş
Reklamı Kapat
1 Cevap

Bilişim çağında internet ile beraber düşünce, duygu ve davranışlarda değişerek sanal yaşam, sanal kültür ve sanal davranışlar ortaya çıkmıştır. Teknolojik gelişmelere paralel olarak sosyal yaşantıdaki değişikliğin birey davranışına yansıdığı görülmektedir. Bu yansıma bireyi yalnızlığa sürükleyerek yabancılaşma sürecine götürmektedir. Sanal iletişimin yaygınlaşmasıyla yüz yüze görüşme oranının azaldığı, insanların birbirinden uzaklaştığı, bilgisayar ve televizyon başında vakit geçirildiği, her türlü rezervasyon, alışveriş vs. için sanal kanalların tercih edildiği anlaşılmıştır.

Her teknoloji, toplumlar üzerinde sosyal ve toplumsal dönüşümler meydana getirmektedir. Özellikle iletişim teknolojileri, toplumların alışkanlıklarında, kültürlerinde, iş yaşamlarında, eğitim sistemlerinde değişimler yaratmaktadır. Modernleşmeyle birlikte ortaya çıkan yaşam tarzları, geleneksel toplumsal düzenin tamamen ortadan kaybolmasına yol açmaktadır. Modernliğin getirmiş olduğu dönüşümler, önceki dönemlere özgü olan değişim biçimlerinden daha etkili olmuştur

Bireyler arzularını, isteklerini, dertlerini, sıkıntılarını başka insanlarla paylaşarak rahatlamak isterler. Anlatılmak istenenin karşı tarafa istenen kanaldan iletilmemesi halinde, düşüncelerin bir başka kimlik ve kişilik altında maskelenerek verildiği ortaya çıkmaktadır. Sanal ortamda hiçbir sansüre ihtiyaç hissedilmeden başkalarının düşünceleri aktarılıyormuşçasına deşarj ortamlar olarak kullanılmaktadır.

Sanal iletişim araçları insanlara gerek bedenen gerekse zihnen zarar vermektedir. Fizyolojik olarak hareketsizliğe bağlı gelişen kireçlenme, göz bozuklukları, ışınlanmanın verdiği halsizlik, bel ve boyun fıtıkları gözlemlenebilir. Uzun süre bilgisayar, televizyon vs. önünde kalan insanlarda uykusuzluğa bağlı olarak gerginlik, huzursuzluk, iş performansında düşüş, unutkanlıklar gibi durumlar ortaya çıkmaktadır. İnsanların sosyal, ekonomik, başarısına olumsuz etki eden aile içi huzursuzluk ve çatışma, okul, iş yaşamının performans düşüşünün temelinde sanal faktörler yatmaktadır.

Enformasyon ve iletişim teknolojilerindeki ilerlemeler, yalnızlaşmanın boyutlarını arttırmaktadır. Bu durum mekan sorunsalı ile yakından bağlantılı görülmektedir. Zamanının tamamına yakınını bilgisayar başında, internete girerek geçiren özellikle genç bireyler, geleneksel eğlence mekanlarını terkederek yeni sosyalleşme mekanları olan sosyal paylaşım ağlarına yönelmektedir. Bununla birlikte gençler, “internet cafe kültürü” olarak adlandırılan mekanlarda, aynı mekanı paylaştıkları halde birbirleriyle tek kelime konuşmadan, bilgisayarlarla etkileşim içinde olmaları yalnızlaşmanın boyutlarını vahim derecede arttırmaktadır.

Erich Fromm’a göre; modern toplumlarda yabancılaşma olgusu toplumun her alanına yayılmış vaziyettedir. Bu nedenle de insan, korkak ve yabancılaşmış bir halde yer almaktadır. Fromm’a göre, tüketim ve yabancılaşma durumunu, bireyin kendi benliği ile olan ilişkisinde görülmektedir. Bu düşünce çerçevesinde bireyin özgüveni, “benliğini hissetme” durumu başkalarının kendisi hakkında biçtikleri değerden başka bir şey değildir. Yani kişi kendi değerini kendisi belirlememektedir. Günlük yaşamda, kişinin başarısı popüler olup olmadığı ile yakından bağlantılıdır. Bu durumda, birey kendi dışındaki güçlerin elinde bir araç haline gelmektedir.

İnternet kullanımında aşırıya kaçan bireyler, ruhsal yalnızlaşma sorununun yanı sıra çevresine hatta ailesine yabancılaşarak; yalnızlaşan toplumlar ortaya çıkmaktadır. Özellikle iletişim teknolojilerinin yalnızlaştırıcı etkisi, insanı toplumdan soyutlayarak, hayattan uzak tutan bir özellik taşımaktadır. Bu durumun neticesinde de sosyal, psikolojik sorunlar baş göstermektedir

Sonuç olarak sanal sosyalleşme bireyi yalnızlığa sürüklemekte, olumsuz benlik algısı geliştirebilme, kendine yabancılaşma gibi durumların baş rolüdür diyebiliriz. İnsan, sosyal bir varlıktır. Farklı insanlar görmeye, onlarla etkileşime geçmeye muhtaçtır. Bir bireyin "ben yaşamak için kimseye ihtiyaç duymuyorum." demesi de yanlıştır çünkü Abraham Maslow, ihtiyaçlar hiyerarşinin 3. basamağına "Ait Olma/Sevgi" duygusunu koymuştur. Bu basamaktaki ait olma ve sevilme/sevme ihtiyacı minimum düzeyde doyurulmadıkça insanlarda içsel bir huzursuzluk başlar. Teknoloji aracılığıyla uzaktan görüştüğümüz insanlar her zaman yalnızlığımızı gidermez, bizi görmeyen bir kişi her yüzümüzü bilmez. Bu da bireyin içine kapanmasına neden olur. Ayrıca bireyin olumsuz benlik algısı geliştirmesi de sosyal medyada dayatılan "güzellik algısı" ile ilgilidir. Hepimiz birbirinin aynısı olan yüzler görüyoruz internette. Bir şekilde bize bu fikirler empoze ediliyor. Birey, kendisini bu algıdaki şekilde göremeyinde daha da çok içine kapanıyor ve kendine dair olumsuz benlik algısı geliştiriyor. Kendisine olan sevgisizliğini sanal ortamda gidermeye çalışıyor. Sanal ortamın bir diğer yanı da insanlar gerçek yaşamdan uzaklaşıyor. Sanal ortam, bize bin bir türlü imkan sağlıyor ancak bazı insanlar hayal alemine kapılıp hayattan kopma derecesine gelebiliyorlar. Ayrıca sanal ortamda çok fazla zaman geçirmek çeşitli bağımlılıklara da neden olabiliyor.

Küçük yaş gruplarının sanal ortamda vakit geçirmesi ise kesinlikle aile tarafından denetlenmesi gereken bir durum çünkü kötü zihniyetli insanlar tarafından çocuklar çok fazla istismar ediliyor bu sanal ortamda. Ayrıca şiddet içerikli oyunlarla bir nevi bu duyguyu tadıyorlar ve içselleştiriyorlar. Temiz zihinleri kötü bilgilerle kirleniyor. Çocuklar, yetişkinler, yaşlılar... Her yaş grubu sanal alemde zorbalığa, tacize, hakarete maruz kalabiliyor.

Sanal ortamda vakit geçirmek tamamen zararlı değil tabi ki. Zararlı olan; sanal ortam ve gerçek ortamdaki dengeyi sağlayamamak. Her şeyin fazlası zarar derler. Sanal aleme dalmanın fazlası da bireyleri ciddi anlamda tehdit eden bir durum. Yararları var mı bu ortamın? Elbette. Ama dediğim gibi, ortamı nasıl kullandığınıza göre zarar ve yarar oranı değişir.

Daha detaylı bilgi için kullandığım kaynakları ekliyorum, gerçekten güzel iki makale. Okumanızı tavsiye ederim ve iyi günler dilerim :)

Kabul Edilen Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver
Teşekkür
Paylaş
1
Cevap Ver
Bu soruya cevap vermek için lütfen
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Reklamı Kapat
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Yapmayı düşündüğünüz işlerle nam salamazsınız.”
Henry Ford